30/08/2026
İşte İstiklal Harbimiz bu suretle görüş birliğiyle sona erdi.
Gerçi milletimizin istiklalini kurtarmak için dört yıldır sürdürdüğümüz askerî, idari ve siyasi icraat ve teşebbüsler hakkında Mustafa Kemal Paşa ile bazı fikir ayrılıklarımız dolayısıyla münakaşalarımız olmuştu. Fakat sonunda fikir ve el birliğiyle yürümek ve başarılı olmak büyük mazhariyetti. Çünkü her fikrimiz, her hamlemiz şuurlu ve hesaplıydı; tabii neticeleri de başarılıydı. Mustafa Kemal Paşa, benim fikirlerimi apaçık ve bütün samimiyetimle söyleyip yazan bir adam olduğumu ve bütün düşüncelerime hâkim olan ruhun millet ve memleket meselesi olduğunu çoktan beri bilirdi. Bu dört yıllık müşterek fedakârlığımızdaki feragatimi, vefakârlığımı ve açık yürekliliğimi sonuna kadar yakından görmüşlerdi. Bundan sonra yüz yüze, göz göze görüşmekle hassalarımdan hiçbir şey kaybetmediğimi ve düşüncelerimdeki samimiyeti daha kolay gösterebilecektim. Ancak bundan sonraki işlerimizde mesele, ruhi bakımdan dahi çok çetin olacaktı.
Çünkü zafer sulhuna kavuştuktan sonra İstiklal Harbi’nin hakikatleri, o tehlikeli günlerdeki fikir ve hareketleri cılız veya menfi olanlar tarafından örtbas edilerek bir düziye yalan söylenmiş; bütün işler bir şahsa mal edilerek milletin hâli ve istikbali tek ele teslim olunmuştur. Bu suretle hürriyet ve hakikat zincirlenerek zindana atıldıktan sonra, tek iradeye esir olan yeni ve eski emeksizler, hakiki mal sahiplerine her vasıtayla saldırarak onların haklarını çiğnemiş ve çiğnetmişlerdir. Onların bu tufeyli gayretleri boşa gitmemiştir. Kolayca, fakat şerefsizce servet ve saadetlerini bol bol elde etme fırsatına kavuşmuşlardır.
Şimdiye kadar İstiklal Harbi hakkında yazılan ve söylenenlerle benim şu kitabım karşılaştırılınca, bu hakikatler yaman bir surette görülecektir. İnkılap Hareketleri adlı eserim de o devirdeki hâlimizi ve çalışmalarımızı gösterecek, birçok yalan yanlış yayını süngerleyecektir.
Burada şu vecizeyi tekrarlamak yerinde olur:
Vatandaş!
Yanlış bilgi felaket kaynağıdır. Her işin evvela hakikatini ara ve öğren! Sonra münakaşasını istediğin gibi yap! Birincisi vicdanına, ikincisi seciye ve irfanına dayanır.
Şark Cephesi Kumandanı
Kâzım Karabekir Paşa