Evrensel Kibris

Evrensel Kibris Haber sitesi

🔴Devlet denetlemiyor, bari siz yolcular denetleyinRana Sarro yazdı ✍️Hep şunu düşünüyorum. Limanlardan gemilerle yolculu...
14/09/2026

🔴Devlet denetlemiyor, bari siz yolcular denetleyin

Rana Sarro yazdı ✍️
Hep şunu düşünüyorum. Limanlardan gemilerle yolculuk yapanlar niye gemi faciasından sonra geriye dönük şikayetlerini dile getirdiler acaba?

Niye daha önce gazetelere video çekip göndermediler, gemilerin döküm saçım, kirli, bakımsız olduğunu söylüyorlar, hatta batan gemiye su girdiğini söylüyorlar fakat biz gazetecilerin bundan faciadan sonra haberimiz oluyor.

Çünkü biz gemiyle herhangi bir seyahat yapmıyorsak, vatandaşlar da haber vermezse nereden haberimiz olabilir ki. Dolayısıyla, gemileri kullanan özellikle Türkiye kökenli insanlara sesleniyorum. Lütfen kendinize 'güvenlik ve emniyeti' olsun layık görün. Bu lüks değildir, hayati bir gerekliliktir. İnsana yakışır bir muameledir.

Sırf uçak tarifelerinden üç- dört bin lira daha ucuza hizmet veriliyor diye af edersiniz eşya gibi taşınmayı kendinize layık görmeyin.

"Bizi götürsün de nasıl götürürse götürsün" mentalitesinde olmayın. Devlet denetlemiyor, Limanlar Dairesi'nde Denetleme Kurulu dahi yok, bari siz yolcular denetleyin. Rana Sarro Sarro ✍️

🔴 Hükümet gemileri denetleyen kişiyi başka göreve atamış❗️Rana Sarro yazdı ✍️Aylardır limanlardaki gemileri hangi merci ...
11/09/2026

🔴 Hükümet gemileri denetleyen kişiyi başka göreve atamış❗️

Rana Sarro yazdı ✍️
Aylardır limanlardaki gemileri hangi merci denetliyor diye araştırdım, öğrenemedim.

Meğer limanlarımızdaki gemiler KKTC'de hiçbir merci tarafından denetlenmiyormuş.

Sadece Türk Loydu tarafından denetleniyor. Yani ülkede gemi kontrolü yok! Limanlar Dairesi denetlemekten sorumlu değilmiş meğer!

Girne Liman Başkanlığı da gemileri denetlemiyormuş! Şaka gibi bir gerçek!

Eskiden Gemi Denetleme Kurulu vardı artık yokmuş. Gemi surveyi konusunda eğitim alan KKTC’deki tek kişi, Bakanlar Kurulu tarafından başka bir göreve atanmış.

Eski Bakan Erhan Arıklı patlattı bombayı! Gemi Denetleme Kurulu adı altında bir kurul bulunmadığını söyleyen Arıklı, gemi surveyi konusunda eğitim alan KKTC’deki tek kişinin Bakanlar Kurulu tarafından başka bir göreve atandığını açıkladı. Arıklı sanırım "siz beni sattınız, ben de sizi satarım" diyor.

Limanlardaki denetimlerin, yetki devri sözleşmesi kapsamında Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiğini ifade eden Arıklı, limanlara gelen gemilerin bu kuruluş tarafından sertifikalandırıldığını kaydetti.

Yani özetle şunu anlamalıyız. Gemiler Allah'a emanet, yolcular Allah'a emanet. Rana Sarro Sarro köşe yazısı ✍️

🔴 Katillerin çoğunun psikolojisi bozuktur!Rana Sarro yazdı ✍️Geçen gün yaşanan kadın cinayetinde, 60 yaşındaki kadın kaç...
11/09/2026

🔴 Katillerin çoğunun psikolojisi bozuktur!

Rana Sarro yazdı ✍️
Geçen gün yaşanan kadın cinayetinde, 60 yaşındaki kadın kaç kez şiddete maruz kalmış, tehdit edilmiş, polise başvurmuş, şikayetçi olmuş, mahkeme süreci yaşanmış ve mahkeme uzaklaştırma emri vermiş. Ama cinayeti işleyen koca halen dışarıda aynı şekilde yaşamaya devam etmiş.

Hapis yattı mı yatmadı mı bilmiyorum. Araştırmadım çünkü çok da önemli değil.

Çünkü hapse girip çıkmışsa psikolojik tedavi görmemiştir; hapse girmemişse ve henüz teminatla dışarda ise yine psikolojik tedavi görmemiştir.

Peki şiddete eğilimli kişilerin psikolojileri tamam mı? Psikolojik olarak sağlıklılar mı? Hayır tabi ki değiller. Ve hapse de girse bu bir tedavi değildir, girmese de düzelmez.

Mahkemelerimiz yalnız akli dengesi yerinde olduğuna dair yani cezai ehliyeti olduğuna dair kontrolden geçirilme emri verir. Halbuki psikolojik tedavi emri de verilmeli.

Kişinin cezai ehliyeti olabilir ama psikolojik sorunları vardır. Psikologlar iyi bilirler, çeşit türlü psikolojik sorun vardır. Tek bir türlü de değil.

Örneğin adam kontrolden geçirilir cezai ehliyeti vardır fakat öfke kontrolsüzlüğü vardır, paranoyaları vardır, hallüsünasyon görüyordur, kıskançlık krizleri vardır, ayrılmayı kabullenemiyordur ve bunun gibi altında yatan birçok neden olabilir.

Dolayısıyla bu konularda alanında uzman psikologlarla devletin çalışması gerekir.

Bunun için de Meclis'ten gerekli yasaların hazırlaması gerekir ki mahkemeler de bu tipleri cezaevine veya evine göndermesin.

Ne evine gönderildiğinde kişi düzelir ne de cezaevinde bir tedavi uygulanır.

Psikolojik tedavi uygulaması getirilmezse ne kadar isterseniz eylem yapın, hükümeti istifaya çağırın, caydırıcı ceza yasaları çıkarın fayda etmeyecektir.

Çünkü akıl var mantık var. Örneğin son yaşanan kadın cinayetinde erkek şahıs ceza alacağını, hapis gideceğini bilmiyor muydu elbette ki biliyor. Kendisi için o anda cezaların 20 yıl ya da 50 yıl olduğu farkeder mi? Bence etmez. Üstelik kadını öldürdükten sonra kendi canına da kıymak istemiş. Demek ki neymiş? Psikolojik sorunları vardı.

O nedenle bu yönde gerekli yasalar hazırlanıp, yargımızın da suçlu kişileri psikolojik tedavi görmesine emretmesinin önü açılmalıdır. Aksi halde koruma altındaki uzaklaştırma emri alan insanların cinayetleri yaşanmaya gözgöre göre devam edecektir.

Sosyal bir devlette, medeni ülkelerde psikolog ve aile psikoloğu desteği vardır. Bizde ise Allah'a emanet. Tedavisiz ceza yöntemiyle götürmeye devam ediyoruz.
Rana Sarro Sarro yazdı ✏️

🔴 LEFKE KAZA MAHKEMESİ’NDE AVUKAT F.G. CEZAEVİNE GÖNDERİLDİGadara Medya'nın haberine göre, Lefke Kaza Mahkemesi’nde bugü...
10/09/2026

🔴 LEFKE KAZA MAHKEMESİ’NDE AVUKAT F.G. CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Gadara Medya'nın haberine göre, Lefke Kaza Mahkemesi’nde bugün görüşülen bir dava kapsamında, tanıklara müdahale ettiği gerekçesiyle mahkeme huzuruna çıkarılan avukat F.G. hakkında teminat şartları belirlendi.

Mahkemenin belirlediği teminat koşullarını yerine getiremeyen F.G.’nin, 10 günü aşmamak üzere Merkezi Cezaevi’ne gönderilmesine emir verildi.

🔴 Fatma Ünal’dan açıklama: “Tuzaktan söz edenin kurduğu tuzağın içindeydim”UBP eski Kadın Kolları Başkanı Fatma Ünal, so...
08/09/2026

🔴 Fatma Ünal’dan açıklama: “Tuzaktan söz edenin kurduğu tuzağın içindeydim”

UBP eski Kadın Kolları Başkanı Fatma Ünal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada devam eden yargı süreciyle ilgili bugüne kadar konuşmadığını belirterek, bir gazeteci hakkında çeşitli iddialarda bulundu.
Ünal açıklamasında, kendisini tanıyanların kim olduğunu bildiğini ifade ederek, “Bugüne kadar devam eden yargı süreci hakkında konuşmadım. Çünkü beni tanıyanlar kim olduğumu zaten bilir” dedi.
Bir gazeteci kadının “tuzak, tehdit, baskı ve güvenin kötüye kullanılması” konularından söz ettiğini belirten Ünal, kendisinin ise yaşananların sadece izleyicisi olmadığını savundu.
Ünal, “Ben, bizzat yaşadığım olayda onun kurduğu tuzağın içindeydim” ifadelerini kullandı.
Kendisinin güven ilişkisi kurulduğunu öne süren Ünal, açıklamasında şu iddialara yer verdi:
“Benimle güven ilişkisi kurdu, kardeşi için benden iş istedi. Hasta olduğum bir dönemde benimle görüntülü görüşme yaptı ve görüşmeyi kaydetti. Ardından bu görüntüleri istediği bölümleri seçerek, istediği yerleri keserek kendi anlatısına uygun şekilde kullanmaya çalıştı.”
Ünal, açıklamasında kamuoyuna yönelik olarak, “Başkalarına tuzak ve tehditlerden söz eden bir gazetecinin, benim güvenimi kazanarak beni kayda alması ve ardından bu kaydı kendi istediği biçimde kullanması ne kadar güvenilirdir?” sorusunu yöneltti.
Özel görüşmeler, telefon konuşmaları ve görüntülü iletişim konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağıran Ünal, “Bazen tuzaktan en çok söz eden, tuzağın nasıl kurulduğunu en iyi bilendir” ifadelerini kullandı.
Ünal ayrıca açıklamasının sonunda, “Gerçek, kurgulanmış görüntülerden ve anlatılardan daha güçlüdür” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamasında dini bir ifadeye de yer veren Ünal, bazı kişilerle ilgili yeni iddiaları ilerleyen süreçte paylaşacağını belirterek, “Benden sırayla onları da anlatacağız” ifadelerini kullandı.

🔴 "50 yıldır olması gereken güvenlik prosedürü, facianın ardından uygulanmaya başlandı!"✍️ Gazetemize iletilen ve tek vi...
06/09/2026

🔴 "50 yıldır olması gereken güvenlik prosedürü, facianın ardından uygulanmaya başlandı!"

✍️ Gazetemize iletilen ve tek virgülünü dahi editlememizi gerektirmeyen, çok güzel ifade edilmiş bir Okuyucu Mektubu:

Merhaba Rana Hanım,

Yazılarınızı uzun zamandır ilgiyle okuyor, takdir ederek takip ediyorum.

Ben 1975 göçmeni bir ailenin çocuğuyum. Bu ülkede doğdum, büyüdüm; neredeyse 50 yıldır buradayım. Uçakla seyahat edemediğimiz dönemlerde Girne ve Mağusa limanları, Türkiye ile aramızdaki en önemli ulaşım noktaları oldu. Yıllardır araçlı ya da yolcu olarak defalarca bu limanları kullanmak zorunda kaldık.

Allah aşkına, bunca yıldır bu limanlara gerçekten bir çivi çakıldı mı?

Her yolculuk öncesi eşime söylediğim bir söz vardır: “Biz de mülteciler gibiyiz.”

Girne Limanı ayrı bir dert, orada hizmet veren gemiler ayrı bir dert… Bakımsızlık, düzensizlik ve hizmet eksikliği yıllardır adeta kaderimiz olmuş. En basitinden, gemiden indikten sonra ellerinizde bavullarla, yaz sıcağında uzun bir mesafe yürümek zorunda kalıyorsunuz. Yürüdüğünüz yol ise sanki taşlı bir tarla; o kadar bozuk ve bakımsız.

“Elbette servis var” diyecekler… Varsa ve gelirse tabii! Geldiğinde ise servisi görünce binip binmemek de terddüt ediyoruz.

Bizler araçlarımızla Türkiye’ye gitmek istediğimiz için Mağusa ve Girne limanlarını kullanmak zorunda kalıyoruz. Yani başka bir alternatifimiz yok. Bu nedenle bu limanların ve gemilerin durumu, bizim için sadece bir konfor meselesi değil; doğrudan yaşamımızın ve ulaşımımızın bir parçası.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan facianın ardından Taşucu’ndan adamıza dönüş için Akünler Gemisi’nin ilk seferlerinden biriyle yolculuk yaptık. Ve hayatımda ilk kez, bir görevli karşımıza geçerek can yeleğinin nasıl takılacağını ve acil bir durumda ne yapılması gerektiğini anlattı.

Düşünebiliyor musunuz? Neredeyse 50 yıldır olması gereken bir güvenlik prosedürü, ancak bir facianın ardından uygulanmaya başlandı.

Bu gerçekten çok acı ve çok üzücü…

İnsan ister istemez sormadan edemiyor: Siyasetçilerimiz ve bürokratlarımız bunca yıl bu gemileri ve limanları hiç kullanmadı mı? Bu limanların halini, gemilerin durumunu, vatandaşın yaşadığı sıkıntıları hiç mi görmediler?

Yoksa görmek istemediler mi?

Artık bundan sonrası için tek temennimiz; koltuk kavgalarını, siyasi hesapları ve günü kurtarma anlayışını bir kenara bırakıp gerçekten bu ülke ve bu ülkenin vatandaşları için bir şeyler yapmalarıdır.

Çünkü biz vatandaşlar lüks istemiyoruz.

Güvenli bir yolculuk, insanca hizmet ve yıllardır hak ettiğimiz düzgün bir ulaşım düzeni istiyoruz.

Çok mu şey istiyoruz?

Çok uzun bir yazı oldu fakat içimdekileri sizinle paylaşmak istedim saygı ve sevgilerle.

🔴 Girne Liman Başkanlığı bunlara nasıl göz yumardı? Rana Sarro yazdı ✍️ (Köşe Yazısı) Gemi faciasıyla ilgili Girne Liman...
04/09/2026

🔴 Girne Liman Başkanlığı bunlara nasıl göz yumardı?

Rana Sarro yazdı ✍️ (Köşe Yazısı)

Gemi faciasıyla ilgili Girne Liman Başkanlığı'nın sorumluluklarının yerine getirilip getirilmediği araştırılmalı.

Yargımız huzurunda bulunulan davada elbette ki gerek polisimiz gerekse yargımız herşeyin en doğrusunu biliyorlar. Bizim haddimiz değil akıl vermek.

Fakat biz de, "basın" ülkede dördüncü güç olduğuna göre, sorgulama görevimizi yapalım.

Bugün yapılan resmi açıklamada, gemi faciasından sonra "uçaklardaki güvenlik bilgilendirmesine benzer bir uygulama deniz yolculuklarında da uygulanacak" deniyor.

Şirketler sefer öncesinde yolculara can yeleklerinin nasıl uygulanacağını ve acil bir durumda nasıl hareket edilmesi gerektiğini uygulamalı olarak anlatmaya başlamış.

Bu uygulama zaten hep yapılmalıydı. Fakat yapılmıyordu. Allah'a emanet seferler yapılıyordu.

Gemilerde Uluslararası Denizcilik Anlaşmaları gereği "kabin emniyet anonsu" yapılması gerekirdi.

Şuanda yapılan uygulamanın daha önce seferlerde yapılmaması Liman Başkanlığı'nın yasaları çiğnenmesi anlamına gelmiyor mu? Bu usulsüzlük anlamına gelmiyor mu?

Öte yandan Filo Denizciliğin batan gemisindeki zanlı durumundaki mürettebatın eğitimsiz ve bilgisiz olduğu mahkemede beyan edildi. Mürettebat kabin emniyet anonsu yani güvenlik bilgilendirmesini kendileri bilmiyor ki, yolculara nasıl anlatsınlar?

Liman Başkanlığı, eğitimsiz mürettebatla batan geminin sefere çıkmasına nasıl izin veriyordu? Bu açıklama bekleyen bir başka soru.

Ayrıca gemilerde denetim başlamış. Filo Denizciliğin faaliyetleri durdurulurken, Akgünler Denizcilik gemileri ise Mersin'de denetlendi. Şimdiye kadar neden denetlenmezdi? Gemileri denetleme görevi esasen hangi mercinindir?

Liman Başkanlığı hiçbir soruya yanıt vermezken, sadece çıkıp, bir basın açıklaması yapıp basını polise şikayet etmekle tehdit etmişti.

Denetimde, Akgünler'in gemilerinde de eksikler tespit edildi ve geminin eksiklikleri tamamlanana kadar yükleme yapmasına izin verilmedi.

Peki, Limanlar Dairesi'ne bağlı Girne Liman Başkanlığı, eğitimsiz ve bilgisiz mürettebat yani personelle, bu gemilerin seferlerine nasıl izin verirdi bunun hesabını vermeli.

Bir de Akgünler de dahil batan geminin firması Filo Jet'in eksikliklerine nasıl göz yumuyordu bunları açıklamalı. Rana Sarro yazdı ✍️

🔴 Filo Denizcilik'in diğer gemilerini de denetleyin❗️ Rana Sarro yazdı ✍️ Bugün Türkiye'den şahsıma ulaşan bir uzun yol ...
02/09/2026

🔴 Filo Denizcilik'in diğer gemilerini de denetleyin❗️

Rana Sarro yazdı ✍️

Bugün Türkiye'den şahsıma ulaşan bir uzun yol tır şoförü, Filo Denizcilik'in batan gemisi haricindeki diğer bir hem tır hem yolcu gemisi olan Beşparmak isimli geminin de çok kötü durumda olduğunu iddia etti. "Beşparmak isimli gemi, batan gemiden daha kötü durumda" dedi. Bu bir iddia! Kontrolden geçirilmeli.

Gazetemin okuyucusu olduğu için şahsıma ulaşan ismi bizde saklı şahıs, bugün aynı zamanda CTP Vekili Fide Kürşat'a da ulaşarak, aynı bilgileri verdiğini anlattı.

Yetkililerden Filo Denizcilik firmasının faaliyetteki diğer tüm gemilerinin denetlenmesini talep ediyoruz.

Firmaya sefer izni verilecekse bari önce gemileri kontrol edin. Rana Sarro Sarro ✍️

🔴 Yerleşiklere 30 yılda vatandaşlık yok; Yabancılara 10 mühüre vatandaşlık! Rana Sarro yazdı✍️Ülkede yaşayan çok sayıda ...
27/08/2026

🔴 Yerleşiklere 30 yılda vatandaşlık yok; Yabancılara 10 mühüre vatandaşlık!

Rana Sarro yazdı✍️
Ülkede yaşayan çok sayıda aile, 30 yıldır halen KKTC kimliği alamadıklarını belirtirken; Pakistanlı, Türkmenistanlı, Bangladeşli ve diğer ülkelerden işlemeye gelenlere ise 10 mühüre vatandaşlık verildiği öğrenildi.

Türkiye kökenliler haricindeki işlemeye gelenler için, Muhaceret (oturma/çalışma) mühür şartı 10 yıl.

Dünkü köşe yazımıza gelen çok sayıda yorumda, 25-30 yıl arası ülkede bulunan ve ülkede doğmuş olan çok sayıda Türkiye kökenli vatandaşa kimlik halen verilmediği belirtiliyor.

Ülkede doğanlar dahi halen KKTC kimliği bekliyor.

İçişleri Bakanlığı'na bağlı Muhaceret Dairesi'nin kalıplaşmış yanıtları varmış, vatandaşlık başvurusu yapan kişilere.

"Dosyanız kayboldu... Dosyanız güvenliktedir... Dosyanız zaman aşımına uğradı" gibi gerekçeler sunuluyor.

Ülkede yerleşik hayat yaşayan ailelerin, vatandaşlık başvurularının, aslında tespitleri için kabul edildiği ve değerlendirilmediği düşünülüyor.

Bakanlığın hangi kriterleri gözönünde bulundurduğu ise bilinmiyor.

Bakan Dursun Oğuz, "Bir kişi 30 yılda vatandaşlık alamamışsa mutlaka bir nedeni vardır" demişti.

Ülkeye çalışmaya gelen Türkiyeli olmayan; yabancı uyruklulara 10 mühür şartıyla KKTC kimliği verilmesi ne kadar doğru?

Vatandaşlık verilmesinin bir kriteri olması ve adil olması gerekmiyor mu?

10 mühüre vatandaşlık verdikleri Türkmenistanlı bir şahıs geçtiğimiz gün eski kız arkadaşına terör estirdi, darp etti, ölüm tehdidi yaptı ve tutuklandı

Ama deport edemezler çünkü vatandaş... Vatandaş olduğu için aynı gün serbest bırakıldı.

Davaları hazır oluncaya dek serbest. Yargılanmayı beklerken, ülkesine kaçsa kim bulacak?

Sonuçta ülkesi burası değil Türkmenistan. Ailesi orada ama sırf 10 yılda vatandaşlık aldı diye mahkemeler usul gereği vatandaş diye tutuksuz yargılanmasına emrediyor.

Bakanlık ise kaç mühüre vatandaşlık verildiğini ve gözetilen kriterleri net olarak belirtmiyor.

"Bu da KKTC vatandaşlıkları gelişigüzel mi veriliyor" sorusunu akla getiriyor. Rana Sarro Sarro ✍️

🔴 Ekmek parası için gelenlere VATANDAŞLIK var; Ülkede yaşam sürenlere yok❗️Rana Sarro yazdı ✏️Geçen gün bir mahkeme habe...
27/08/2026

🔴 Ekmek parası için gelenlere VATANDAŞLIK var;
Ülkede yaşam sürenlere yok❗️

Rana Sarro yazdı ✏️
Geçen gün bir mahkeme haberi okuduk.
Türkmenistan asıllı KKTC vatandaşı şahıs, aşırı alkol etkisinde eski kız arkadaşının evini bastı ve kızı darp edip “Seni öldüreceğim” diye tehdit etti.

Minareliköy’de meydana gelen “Cinsel Taciz, Kasti Hasar, Darp, Sarhoşluk, Uygunsuz Tavır ve Hareket” suçlarından tutuklanan Türkmenistan asıllı KKTC vatandaşı mahkemeye çıkarıldı. Polis kızın kapısını tekmeleyip uygunsuz tavır ve harekette bulunduğunu söyledi.

Polis, kızın boğazını sıkarak darp ettikten sonra yüksek sesle “Seni öldüreceğim” dediği, küfür ettiği, cinsel tacizde bulunduğunu, rahatsızlık yaptığını ve üzerindeki tişörtünün yaka kısmını çekip yırttığını belirtti.

Bizim ülkemizde işte böylelerine verilen vatandaşlıklardan veya böylelerinin ülkede kaçak dolaşmasından ya da böyle tiplerin ülkeye sokulmasından rahatsızız.

Zaten her kasapta, her manavda, her markette, her dükkanda, her işletmede, her inşaatta yabancı uyruklular çalışıyor, buna laf etmedik henüz. Bizim itirazımız, bu gibi tiplerin ülkede bulunması, üstelik de vatandaşık almasınadır.

KKTC'yi vatan bilmiş, ülkede yerleşik yaşam süren insanlar 15-20 yıldır vatandaşlık alamıyorken, kim, nasıl verir bunlara KKTC vatandaşlığı?

İşverenler sırf giriş çıkış ücreti ödemesin diye jest malzemesi mi KKTC vatandaşlığı⁉️

Geçen gün Ada Haber'de yayınlanan bahse konu mahkeme haberine bir yorum geldi. Kadın, 25 yıldır ülkede yaşadığını ve halen vatandaşlık alamadığını yorum olarak yazmış. Neredeyse ülkede ölecek ve bir vatandaşlık çok görüldü.

Zaten duyuyoruz zengine, sanatçıya, gazinocuya, yatırımcıya gollifa gibi vatandaşlık dağıtıldığını ama kendi ülkesinin vatandaşına, vatandaşlığı vermiyorlar.

Muhaceret bu vatandaşlık işlemlerini neye göre, kime göre yapıyor Allah aşkına!

Türkiye'de neredeyse hiç yaşamamış ya da Türkiye'den çok ülkemizde yaşamış, aile kurmuş, ülkede 15-20-25 yıldır yaşam sürenlere vatandaşlık vermeyenler, ekmek parası kazanmak için ülkeye gelen yabancı uyruklulara vatandaşlık dağıtıyor. Bardon! ✍️

Address

Omorfo

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Evrensel Kibris posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Evrensel Kibris:

Shortcuts

Share