Gurbet Postası Haber

(DE) IMPRESSUM:

Gurbet Postasi Haber ist eine Online-Zeitung für die Türken in Deutschland mit dem Sitz in Bielefeld. Sitz, Gerichtsstand und Gerichtsort: Bielefeld. Die Autoren sind für die auf der Gurbet Postası Haber Website veröffentlichten Artikel und Kommentare selbst verantwortlich und Gurbet Postası Haber kann nicht für deren veröffentlichten Artikel und Kommentare verantwortlich gemacht

werden. Auf Gurbet Postası Haber Website veröffentlichte Nachrichten, Spalten und Fotos können in keiner Umgebung verwendet und veröffentlicht werden, selbst wenn die Quelle ohne Erlaubnis zitiert wird. (TR) KÜNYE:

Gurbet Postası Haber, merkezi Almanya’nın Bielefeld şehrinde bulunan Almanya'daki Türklere yönelik bir online gazetedir. Sahibi ve yazı işleri müdürü Cengiz Kalinci’dir. Yer ve yargı yeri Bielefeld’dir. Yazarlar, Gurbet Postası Haber internet sitesinde yayınlanan yazı ve yorumlardan sorumlu olup, Gurbet Postası Haber, yazarların yayınlanan yazı ve yorumlarından sorumlu tutulamaz. Gurbet Postası Haber sitesinde yayınlanan haber, köşe yazısı ve fotoğraflar, kaynak belirtilerek izinsiz alıntı yapılsa dahi hiçbir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.

ALMANYA’DA FEDERAL MECLİS’TEKİ BÜTÇE OTURUMUNDA BAŞBAKAN MERZ VE AfD LİDERİ WEİDEL ARASINDA SERT İKTİDAR DÜELLOSU YAŞAND...
09/09/2026

ALMANYA’DA FEDERAL MECLİS’TEKİ BÜTÇE OTURUMUNDA BAŞBAKAN MERZ VE AfD LİDERİ WEİDEL ARASINDA SERT İKTİDAR DÜELLOSU YAŞANDI!

Almanya Federal Meclisi’ndeki (Bundestag) bütçe görüşmeleri, Başbakan Friedrich Merz ile aşırı sağcı AfD lideri Alice Weidel arasında sert bir sözlü düelloya sahne oldu. Yüksek sesli laf atmalar ve karşılıklı ağır suçlamalarla geçen oturuma Meclis Başkanı da müdahale etmek zorunda kaldı.

BERLİN – Almanya’da Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimlerin gölgesinde gerçekleşen genel görüşmelerde, siyasi tansiyon zirveye tırmandı. Meclisteki en büyük muhalefet partisinin temsilcisi olarak söz alan AfD Eş Başkanı Alice Weidel, iktidara ve doğrudan Başbakan Friedrich Merz’e yönelik sert eleştirilerle oturumu açtı.

Weidel: "Hükümet tam anlamıyla başarısız oldu"

Hükümetin Saksonya-Anhalt'taki seçmenin verdiği mesajı anlamadığını savunan Weidel, "Siyah-Kırmızı koalisyon bitmiştir. Halk politika değişikliği istiyor" diyerek AfD'nin iktidar hedefini yineledi.

Hükümeti "tam bir başarısızlık" içinde olmakla suçlayan Weidel; bütçe, enerji ve göç politikalarını hedef aldı. Yüksek vergiler ve izlenen enerji politikaları yüzünden ekonominin çöküşe geçtiğini iddia eden AfD lideri, ülkenin kışın ciddi bir gaz kriziyle karşı karşıya kalacağını öne sürerek Rusya’dan ucuz gaz alımına dönülmesi ve nükleer santrallerin yeniden açılması çağrısında bulundu. Dış politikada ise hükümeti "savaş propagandası" yapmakla suçladı.

Merz: "Demokratik kurumları aşağılıyorsunuz"

Weidel’ın ardından söz alan Başbakan Friedrich Merz, AfD’ye karşı sert bir hesaplaşmaya girdi. AfD’nin Saksonya-Anhalt'ta mutlak çoğunluğu elde edemediğini hatırlatan Merz, "Bu politikayla Almanya’nın hiçbir yerinde çoğunluğu sağlayamayacaksınız. Siz yıkıcı bir güçsünüz" dedi.

AfD’nin demokratik kurumları ve devlet temsilcilerini sistematik olarak aşağıladığını belirten Merz, partinin Rusya ile olan yakın ilişkisinin Almanya’nın çıkarlarına zarar verdiğini vurguladı: "Siz, Almanya'da yaşadığımız bu sorunun bir parçasısınız ve elimizdeki tüm imkanlarla sizinle mücadele edeceğiz."

Merz ayrıca, AfD’nin göçmenlerle ilgili kullandığı "yeniden göç" (Remigration) söylemini de sert bir dille eleştirerek, bunun köken ve ten rengine dayalı bir "etnik temizlik" arayışı anlamına geldiğini söyledi ve sağlık ile hizmet sektöründe çalışan milyonlarca göçmenin ülke için önemine dikkat çekti.

Meclis Başkanı'ndan salondan atma tehdidi

Başbakan Merz’in konuşması AfD sıralarından yükselen yoğun protestolar ve laf atmalarla sık sık kesildi. Gerilimin tırmanması üzerine Meclis Başkanı Julia Klöckner devreye girerek AfD’li milletvekillerini uyardı. Klöckner, "Burası futbol sahası değil" diyerek eylemlerine devam eden milletvekillerini salondan çıkarmakla tehdit etti.

Oturumu değerlendiren Merz, AfD’nin amacının dinlemek değil, ülkeyi ve meclisi destabilize etmek (istikrarsızlaştırmak) olduğunu belirtti. Kendi hükümetinin reform politikalarına da değinen Merz, reformların amacını halka anlatma konusunda eksik kaldıklarını özeleştiri olarak kabul etti ve reform kararlılığının süreceğini vurguladı.

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

ALMANYA’DA AKILALMAZ HIRSIZLIK: 10 GÜNDE 6 İSTASYON SAATİ ÇALINDI!Almanya’nın Stuttgart kenti ve çevresinde son günlerde...
09/09/2026

ALMANYA’DA AKILALMAZ HIRSIZLIK: 10 GÜNDE 6 İSTASYON SAATİ ÇALINDI!

Almanya’nın Stuttgart kenti ve çevresinde son günlerde yaşanan garip bir hırsızlık vakası Alman polisini alarm durumuna geçirdi. Kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, sadece 10 gün içinde tren istasyonlarında bulunan toplam altı adet dev istasyon saatini sökerek kayıplara karıştı. Federal Polis, hırsızları yakalamak için geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

İlk hırsızlık vakası, 29 Ağustos 2026 tarihinde Leonberg-Höfingen istasyonunda meydana geldi. Hırsızlar, merdiven ve özel aletler kullanarak perondaki her iki saati de yerinden söktü. Benzer olaylar kısa süre içinde Sindelfingen-Goldberg ve Leutenbach-Nellmersbach S-Bahn istasyonlarında da tekrarlandı.

"Tek başlarına çalışmaları imkânsız"

Olayla ilgili açıklama yapan Federal Polis Basın Sözcüsü Janna Küntzle, hırsızlığın profesyonelce planlandığına dikkat çekti:

"Çalınan saatlerin her biri 18 kilogram ağırlığında ve yerden 2,5 metre yükseklikte monte edilmiş durumda. Bu sebeple eylemin tek bir kişi tarafından gerçekleştirilmiş olamayacağını, birden fazla failin işin içinde olduğunu değerlendiriyoruz."

Tren ağı olmadan çalışmıyorlar

Olayı daha da ilginç kılan ise çalınan saatlerin işlevsizliği. Söz konusu saatlerin kendilerine ait bağımsız bir iç mekanizması bulunmuyor. Saatler yalnızca demiryolu ağının merkezi zaman sistemine kabloyla bağlandığında dakikası dakikasına çalışabiliyor. Dolayısıyla demiryolu ağı dışında bu saatleri çalıştırmak ya da kullanmak mümkün değil.

Alüminyum gövdeden oluşan saatlerin hurda veya malzeme değeri oldukça düşük olsa da hırsızlığın Demiryolları Şirketine (Deutsche Bahn) maliyetinin yaklaşık 30 bin avro olduğu belirtiliyor.

Sabotaj mı, koleksiyon sevdası mı?

Maddi değeri olmayan bu saatlerin neden hedef alındığı polis için şimdilik bir muamma. Olayın ardında bir koleksiyoncu pazarı mı yoksa farklı bir mesaj mı olduğu araştırılıyor.

ZDF kanalındaki ünlü antika programı "Bares für Rares"in teknik uzmana Detlev Kümmel ise olayın arkasında finansal bir motivasyon olmadığını düşünüyor. Kümmel, "Hiç kimse bu işten para kazanmak için bu kadar büyük bir zahmete girmez. Belki de birileri, Alman Demiryollarının son dönemdeki tren rötarlarına tepki göstermek amacıyla siyasi bir protesto eylemi yapıyordur" değerlendirmesinde bulundu.

"Nitelikli hırsızlık" suçlamasıyla soruşturmayı yürüten emniyet güçleri, görgü tanıklarının 0711 55049-1020 numaralı telefondan polisle iletişime geçmelerini istedi.

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

ALMANYA’DA TÜRK TOPLUMUNUN KAPANMAYAN YARASI: SAMİMİ İNANÇ MI, SÖMÜRÜLEN SAFİYET Mİ?Almanyalı gazeteci Cengiz Kalinci ya...
09/09/2026

ALMANYA’DA TÜRK TOPLUMUNUN KAPANMAYAN YARASI: SAMİMİ İNANÇ MI, SÖMÜRÜLEN SAFİYET Mİ?

Almanyalı gazeteci Cengiz Kalinci yazdı…

Kıymetli Gurbet Postası Haber (Almanya Haber) okurları,

Avrupa’da onlarca yıldır alın teriyle varlık mücadelesi veren Avrupalı Türkler, ne yazık ki manevi duygularının istismar edildiği karanlık bir döngünün içinde sıkışıp kalıyor. Kendi vatanından uzak olmanın getirdiği aidiyet arayışı, memleket hasreti ve dini değerleri yaşatma arzusu; kimi zaman denetimsiz, şeffaflıktan uzak yapıların ve "din tacirlerinin" en kullanışlı sermayesine dönüşüyor. Gözü kapalı yapılan yardımları bir "hayır yarışı" olarak görmek, gerçeği perdelemekten başka bir işe yaramıyor. Sosyo-psikolojik açıdan bakıldığında bu durum, iyiniyetin ötesinde bir istismar kabulü ve kişinin kendi sınırlarını koruyamaması halidir.

Sömürüye zemin hazırlayan psikolojik dinamikler

Toplumda sıklıkla "saflık" ya da "kandırılmak" olarak basite indirgenen bu durum, aslında bireyin iç dünyasındaki derin gereksinimlerden beslenir:

Aidiyet ve onay arayışı

Yabancı bir kültürde kök salmaya çalışan birey, dini veya toplumsal gruplara koşulsuz eklemlenerek "makbul vatandaş" veya "iyi Müslüman" statüsünü satın almaya çalışır.

Aşırı güven ve eleştirel düşünce eksikliği

Karşısındakini kendisi gibi dürüst varsaymak ve din söylemini kullanan figürleri sorgulanamaz ilan etmek, dolandırıcılığa açık kapı bırakır.

Vicdani rahatlama arzusu

Vatanından uzak kalmanın meydana getirdiği gizli suçluluk duygusu, kontrolsüz bağışlar kanalıyla bastırılmaya çalışılır.

Tıbbi bir tanı olmasa da, kişinin kendi emeğini, rızkını ve ruh sağlığını başkalarının çıkarlarına hesapsızca sunması, hayat kalitesini mahveden ciddi bir davranışsal kırılmadır.

Toplumsal uyanış için 3 stratejik adım

Bu istismar çarkını kırmak ve manevi değerleri koruyarak sağlıklı bir yardımlaşma bilinci oluşturmak için şu ilkelerin benimsenmesi şarttır:

1. Denetim ve şeffaflık sınırı oluşturun: Yardım etmek erdemdir; ancak kaynağı, bilançosu ve nereye harcandığı belgesiz olan yapılara verilen her kuruş, istismara ortak olmaktır. Şeffaf olmayan hiçbir yapıya alan açılmamalıdır.
2. Söylemi değil, niyeti ve eylemi sorgulayın: Kutsal değerleri maske olarak kullanan, sadece maddi talep anlarında ortaya çıkan kişi ve kurumlarla araya net bir mesafe konulmalıdır.
3. Manevi bütünlüğü ve öz saygıyı önceliklendirin: Kendi ailesinin, çocuklarının geleceğini ve rızkını korumak bencillik değil; hem akli hem de ahlaki bir sorumluluktur.

Sonuç

İyi niyet, sınır çizildiği sürece bir erdemdir. Sınırın kaybolduğu yerde iyiniyet bitter; yerini nitelikli bir sömürüye bırakır. Almanya’daki Türk toplumunun artık bu gerçekle yüzleşmesi, din ticareti yapan yapılara karşı duygusal değil, akılcı ve sorgulayıcı bir duruş sergilemesi gerekmektedir.

Almanya’da Türk toplumunu ilgilendiren bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle…

Cengiz Kalinci

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

ALMANYA’DA AfD ZAFERİNİN ARDINDAN REFORM TARTIŞMASI: SOSYAL BİRLİK DÜZENLEME İSTEDİ, EKONOMİSTLER UYARDI!Almanya'nın Sak...
09/09/2026

ALMANYA’DA AfD ZAFERİNİN ARDINDAN REFORM TARTIŞMASI: SOSYAL BİRLİK DÜZENLEME İSTEDİ, EKONOMİSTLER UYARDI!

Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde gerçekleşen eyalet seçimlerinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin zafer elde etmesi, ülkedeki reform tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sosyal yardım kuruluşları hükümeti sosyal politikaları gözden geçirmeye çağırırken, önde gelen ekonomistler ise reform kararlılığından taviz verilmemesi gerektiği konusunda uyardı.

"Sosyal kesintiler yeniden değerlendirilmeli"

Almanya Sosyal Birliği (SoVD), seçim sonuçlarının ardından Federal Hükümet’e planlanan reform projelerini gözden geçirme çağrısında bulundu. Rheinische Post gazetesine konuşan SoVD Başkanı Michaela Engelmeier, toplumsal güvencenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"İnsanlara güven veren, yükü adil bir şekilde dağıtan ve kamu hizmetlerini güçlendiren reformlara ihtiyacımız var. Hükümet, sosyal yardımlarda yapmayı planladığı kesintileri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmelidir. Toplumdaki memnuniyetsizliğe ve statü kaybı korkusuna verilecek yanıt, sosyal güvenliği daha fazla tartışmaya açmak olamaz."

Saksonya-Anhalt'taki seçim sonucunu "büyük bir endişe kaynağı" olarak nitelendiren Engelmeier; kurulacak her eyalet hükümetinin engellileri, yaşlıları ve yoksulluk riski altındaki bireyleri koruma performansına göre değerlendirileceğini vurguladı.

Ekonomistlerden uyarı: "Reform paketi bozulmamalı"

Diğer yandan, Almanya Ekonomi Bilirkişi Kurulu (Wirtschaftsweisen) üyeleri ise seçim sonuçlarından yanlış çıkarımlar yapılmaması gerektiği görüşünde. Hükümetin Emeklilik Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Martin Werding, emeklilik reformundan geri adım atılmaması gerektiğini belirterek, "Hükümet ve meclis kararlılığını korumalıdır. Komisyonun dengeli reform önerileri gerekirse ince ayarla düzeltilebilir ancak paket tamamen bozulup dağıtılmamalıdır. Demografik değişimin etkileri önümüzdeki 10 yıl içinde tam anlamıyla hissedilecek, bu yüzden reform şarttır" değerlendirmesinde bulundu.

"Sorunları ertelemek radikal partileri güçlendiriyor"

Ekonomi uzmanı Prof. Dr. Veronika Grimm de Augsburger Allgemeine gazetesine yaptığı açıklamada, Hristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ve Sosyal Demokratları (SPD) reform çabalarını aksatmamaları konusunda uyardı. Seçmen kazanmanın yolunun söylemlerden değil icraattan geçtiğini belirten Grimm, şu ifadeleri kullandı:

"AfD’ye yönelen seçmenleri uyarılarla değil, ancak inandırıcı çözümlerle geri kazanabilirsiniz. Gerekli reformlar yıllardır 'seçmenleri radikal uçlara iter' gerekçesiyle erteleniyor. Ancak asıl bu erteleme politikası, merkezin iş yapamaz hale geldiği izlenimini güçlü kılıyor. Merkez siyaset için asıl tehlike çok fazla reform yapmak değil, oy kaybı korkusuyla adımları sürekli ertelemektir."

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

ALMANYA’DA CAMİ VE MİNARE SAYISI ARTTIKÇA AHLAKSIZLIK VE YOLSUZLUK DA ARTIYOR!Almanyalı gazeteci Cengiz Kalinci yazdı…Kı...
08/09/2026

ALMANYA’DA CAMİ VE MİNARE SAYISI ARTTIKÇA AHLAKSIZLIK VE YOLSUZLUK DA ARTIYOR!

Almanyalı gazeteci Cengiz Kalinci yazdı…

Kıymetli Gurbet Postası Haber (Almanya Haber) okurları,

Almanya’da göçün 60 yılı aşan serüveni; bugün devasa kubbeler, gökyüzüne uzanan minareler ve milyonlarca euroluk külliye projeleriyle görünür bir mimari zafere dönüştü. Birinci neslin bodrum katlarında, soğuk depolarında başlattığı ibadet mücadelesi, bugün şehirlerin siluetine damga vuran prestijli yapılarla taçlanmış durumda. Mimarideki bu görkem, dışarıdan bakıldığında organize, köklü ve inancıyla bütünleşmiş bir toplum tablosu çiziyor. Ancak cemiyet hayatımızın kapalı kapıları ardında, o halıların ve çinilerin ötesinde yüzleşmekten ısrarla kaçındığımız yakıcı bir gerçek var: Mekânın hacmi büyüdükçe, ahlakın çapı küçülüyor.

Bugün Almanya Türk toplumunda tanık olduğumuz tablo, basit bir tezat değil, derin bir toplumsal tragedyadır. Cami sayıları artıyor, dernek bütçeleri milyonları buluyor, kurumsal yapılar her geçen gün genişliyor. Fakat aynı oranla; ticari sahtekarlıklar, kamu hakkı ihlalleri, vergi kaçırma, liyakatsizlik, kural tanımazlık ve bireysel çıkar hesapları da toplumsal dokuyu kemirmeye devam ediyor. Şehirlerin siluetine eklediğimiz her yeni minareyle birlikte, ne yazık ki ahlaki standartlarımız ve insani hassasiyetlerimiz biraz daha irtifa kaybediyor. Dini kurumlar fidan gibi çoğalırken, o kurumların vaaz ettiği temel ahlaki ilkelerin günlük hayattaki karşılığı adeta buharlaşıyor.

Tam bu noktada, mukaddes metinlerin en sert, en tavizsiz ihtarı olan Maun Suresi, bugün Köln’den Berlin’e, Frankfurt’tan Münih’e kadar uzanan bu ikiyüzlülüğün yüzüne tokat gibi iniyor. Birçoğumuzun ezbere okuduğu, dualarında tekrarladığı bu sure, görünürdeki dindarlık ile eylemdeki ahlaksızlık arasındaki makası şu sarsıcı tespitlerle deşifre eder:

* Dini sadece biçimsel ritüellerden ibaret sanıp; ticarette dürüstlüğü, toplumsal hayatta adaleti ve kul hakkını yok sayan zihniyet,

* İbadetini bir samimiyet vesilesi değil; toplumda bir prestij, bir nüfuz ve gövde gösterisi aracına dönüştüren sığ anlayış,

* Kamu hakkını, yetimin hakkını, işçinin alın terini esirgeyen; en ufak bir toplumsal yardımı ve iyiliği bile şahsi hesaplarına kurban eden yaklaşım...

Maun Suresi’nin "Yazıklar olsun o namaz kılanlara" haykırışı; ahlaktan, dürüstlükten ve merhametten koparılmış bir dindarlık iddiasına indirilen en ağır darbedir. Bu ilahi uyarı, dürüstlükten uzaklaşan ticari ilişkilerin, şeffaflıktan yoksun dernek yönetimlerinin, haksız kazançla yükselmeyi marifet sayan anlayışın ve gurbette birbirinin kuyusunu kazarken en ön safta saf tutan bireylerin ikiyüzlülüğünü açıkça gözler önüne serer.

Artık kendimizi ve toplumumuzu kandırmayı bırakmak zorundayız. Başarıyı, fethettiğimiz arsalarla ya da diktiğimiz betonların metrekaresiyle ölçme illüzyonuna derhal son vermeliyiz. Şehrin ortasına yükselttiğimiz bir minare, ticaretimizdeki hileleri örtmeye yetmez; görkemli bir kubbe, cemiyet hayatındaki yolsuzlukların üzerini kapatamaz. Kendi içimizdeki yozlaşmayla, ahlaki çürümeyle ve riyakarlıkla cesaretle yüzleşmediğimiz sürece; inşa ettiğimiz o devasa yapılar birer ibadethane değil, toplumsal ve manevi çöküşümüzün anıtları olarak kalacaktır.

Almanya Türk toplumu olarak ya temsil ettiğimiz değerlerin hakkını verip ahlakı merkeze alacağız ya da yükselttiğimiz o somut kubbelerin altında, kendi ikiyüzlülüğümüzün enkazı altında ezileceğiz.

Almanya’da Türk toplumunu ilgilendiren bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle…

Cengiz Kalinci

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

ALMANYA’DA 2026 KIŞ SAATİ UYGULAMASI YAKLAŞIYOR: SAATLER NE ZAMAN GERİ ALINACAK?FRANKFURT – Almanya’da sonbahar rüzgârla...
08/09/2026

ALMANYA’DA 2026 KIŞ SAATİ UYGULAMASI YAKLAŞIYOR: SAATLER NE ZAMAN GERİ ALINACAK?

FRANKFURT – Almanya’da sonbahar rüzgârları esmeye, yapraklar sararmaya ve alacakaranlıkta çalan alarmlar sabahları zorlaştırmaya başladı. Ancak sonbahar her yıl olduğu gibi bu yıl da teselli edici bir hediye sunuyor: Ekstra bir saat uyku. Almanya ve tüm Avrupa Birliği genelinde 2026 yılının Ekim ayında yaz saati uygulaması sona eriyor.

Standart saate, halk arasındaki adıyla kış saatine geçiş her yıl Ekim ayının son pazar günü gerçekleşiyor. 2026 yılında bu tarih, 24 Ekim Cumartesi gecesini 25 Ekim Pazar gününe bağlayan geceye denk geliyor. Gece yarısından sonra saatler tam 03.00’ü gösterdiğinde yelkovan 60 dakika geri alınarak saat 02.00’ye ayarlanacak.

Saatler ileri mi alınacak, geri mi? İşin püf noktası

Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve dijital saatler bu değişimi otomatik olarak gerçekleştirirken, mekanik saatler için manuel müdahale gerekiyor. Doğru yönü karıştırmamak için kullanılan popüler bir benzetme mevcut: İlkbaharda bahçe mobilyaları dışarı çıkarılır (saatler bir saat ileri), sonbaharda ise eve geri taşınır (saatler bir saat geri).

Günümüzdeki saat değişimi uygulamasının tarihsel kökeni 1970'lerdeki petrol krizine dayanıyor. O dönemde siyasetçiler, akşam saatlerinde gün ışığından daha fazla yararlanarak aydınlatma enerjisinden büyük tasarruf sağlamayı hedeflemişti. Ancak günümüzde uzmanlar bu etkinin geçerliliğini yitirdiğini belirtiyor. Akşamları ışıklar daha geç açılsa da, soğuk ilkbahar ve sonbahar sabahlarında haneler ısınmak için kaloriferleri daha erken çalıştırıyor. Almanya Federal Hükümeti de resmi bir açıklamasında durumu net bir şekilde özetlemişti: "Enerji tüketimi açısından yaz saati uygulamasının hiçbir avantajı bulunmamaktadır."

AB kararına rağmen uygulama sürüyor

Mart ayındaki saat değişimi birçok kişide hafif bir "jet-lag" etkisine yol açarken, kronobiyologlar sonbahardaki geçişi olumlu karşılıyor. Orta Avrupa Saati (MEZ), insan biyolojisine yapay yaz saatinden çok daha uygun bir yapı sunuyor. Almanya Uyku Araştırmaları ve Uyku Tıbbı Derneği (DGSM) Eski Başkanı Alfred Wiater, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: "Kış saati, doğal ışık koşulları dikkate alındığında uyku-uyanıklık ritmimiz için en faydalı olan koşulları sağlar." Sabah ışığının artması uyanmayı kolaylaştırırken biyolojik saati de dengeliyor.

Avrupa Parlamentosu 2019 yılında saat değişiminin kaldırılması yönünde oy kullanmış olsa da, bu karar Bakanlar Konseyi'nde bekletilmeye devam ediyor. Üye ülkeler, komşu devletlerin farklı standart saatleri seçmesi durumunda Avrupa genelinde karmaşık bir zaman dilimi haritasının oluşmasından endişe ediyor. Ortak bir yaz veya standart saat uygulaması üzerinde uzlaşma sağlanamadığı sürece, vatandaşlar saatlerini yılda iki kez ayarlamaya devam edecek.

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

08/09/2026

Türkiye'deki bazı TV dizileri ve programları Almanya'daki Türk toplumunun da ahlakını bozuyor!

ALMANYA EĞİTİMDE TARİHİNİN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE!Uluslararası öğrenci değerlendirme araştırması PISA'nın son sonuçları, A...
08/09/2026

ALMANYA EĞİTİMDE TARİHİNİN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE!

Uluslararası öğrenci değerlendirme araştırması PISA'nın son sonuçları, Almanya’daki eğitim sistemi için tam bir düş kırıklığı meydana getirdi. Ülkede teste tabi tutulan 15 yaş grubu öğrenciler; okuma, matematik ve fen bilimleri alanlarında PISA verilerinin toplanmaya başlandığı tarihten bu yana en düşük performanslarını sergiledi. Elde edilen son veriler, büyük tartışmalara yol açan 2000 yılındaki ilk PISA araştırmasının dahi gerisinde kaldı.

Yeni bir PISA şoku mu yaşanıyor?

2000 yılında elde edilen zayıf sonuçlar Almanya'da geniş çaplı bir eğitim reformu hamlesi başlatmış ve bu durum literatüre "PISA Şoku" olarak geçmişti. Münih Teknik Üniversitesinden araştırmayı yürüten uzmanlar, yaptıkları açıklamada yeni bir PISA şokundan bahsedilip bahsedilemeyeceğini değerlendirmek yerine, verilerin tarihsel olarak en düşük yetkinlik seviyesine işaret ettiğini vurguladı.

Öğrenci profilinin değişmesi ve zorlaşan öğrenme koşulları düşüşün temel nedenleri arasında gösterilirken, çözüm için okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi ve veri odaklı müfredat geliştirilmesi işaret edildi.

Temel becerilerden yoksun öğrenci sayısı artıyor

Araştırmaya göre Almanya'da teste katılan yaklaşık 6 bin 700 gencin dörtte biri fen bilimlerinde temel becerilere sahip değil. Okuma ve matematik alanlarında ise öğrencilerin üçte biri bu yetersizlik sınırında yer alıyor. Üst düzey başarı gösteren yetkin öğrencilerin oranı ise tüm kategorilerde yüzde 10'un altına gerilemiş durumda.

Almanya genelindeki ortalama puanlar şu şekilde gerçekleşti:

* Fen Bilimleri: 486 (2022'de 492)
* Okuma: 465 (2022'de 480)
* Matematik: 464 (2022'de 475)

Almanya ancak OECD ortalamasını yakalayabildi

Puan kayıplarına rağmen Almanya, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinin genel ortalamasını yakalamayı başardı. Çalışmayı hazırlayan uzmanlar, negatif trendin diğer OECD ülkelerinde de görüldüğünü ancak Almanya'daki gerilemenin çok daha belirgin olduğunu belirtiyor.

Estonya, Kanada, İsviçre ve Avusturya gibi 14 OECD ülkesi Almanya'yı geride bırakırken; Hollanda ve Fransa Almanya ile benzer seviyelerde yer aldı. Uzmanlar, Almanya'nın aşırı derecede geride kalmadığını ancak bir eğitim ülkesi olarak kendi iddiasını karşılayamadığını ve üst sıralarda yer alamadığını ifade ediyor. Araştırma dünya genelinde 91 ülkeden 760 bin öğrenciyi kapsıyor.

Ailenin sosyoekonomik durumu başarıyı doğrudan etkiliyor

PISA 2025 verileri, Almanya'da okul başarısının ailenin sosyoekonomik durumuna diğer ülkelere kıyasla çok daha sıkı bağlı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. 2015'ten bu yana bu makas daha da açılıyor. Almanya'da sosyoekonomik statü ile eğitim başarısı arasındaki bağın Kanada'ya kıyasla üç kat daha güçlü olduğu belirtilirken; sosyal açıdan dezavantajlı her 100 öğrenciden sadece 2'sinin yüksek başarı gösterdiği, avantajlı grupta ise bu oranın 25'e çıktığı aktarıldı.

Düşüşün nedenlerini değerlendiren eğitim araştırmacıları, 2000 yılından sonra yakalanan ivmenin zamanla kaybedildiğini, "Artık iyi durumdayız" algısıyla eğitimin önceliğini yitirdiğini belirtti.

Eğitim sistemi değişen öğrenci profiline yetişebiliyor mu?

Uzmanlar sorunun sadece göçmen nüfusuyla ilgili olmadığını; artan sosyal farklılıklar ve psikososyal problemlerin de öğrenci profilini değiştirdiğini vurguluyor. Asıl ayrım çizgisinin göçmen olup olmamakta değil, ailenin imkanlarında yattığı ifade edilirken; birçok ülkenin bu çeşitliliği bir güce dönüştürebildiği, Almanya'nın ise okul öncesi eğitim, öğretmen eksikliği ve dijitalleşme gibi alanlarda yetersiz kaldığı kaydedildi.

Federal Eğitim Bakanlığı yetkilileri ise konuya ilişkin yaptıkları değerlendirmede, eğitim sisteminin devasa zorluklarla karşı karşıya olduğunu kabul ederek şu ifadeleri paylaştı: "Şikayet etmenin faydası yok, gerçek bu ve okul sistemi buna uyum sağlamak zorunda." Bakanlık yetkilileri; kreşten okula geçişin kolaylaştırılması, erken çocukluk eğitimi ve okuma-yazma-dört işlem gibi temel becerilerin güçlendirilmesi için gerekli adımların atıldığını bildirdi.

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

08/09/2026

Almanya'da İGMG-Milli Görüş'ün baronu Kemal Ergün; susturmak için eski baron Yavuz Çelik Karahan'a (Osman Yobaş) ne kadar verdin?

ALMANYA’DA A3 OTOYOLU’NDA KATLİAM GİBİ KAZA: TIR SÜRÜCÜSÜ KAÇTI!Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Emmerich ya...
08/09/2026

ALMANYA’DA A3 OTOYOLU’NDA KATLİAM GİBİ KAZA: TIR SÜRÜCÜSÜ KAÇTI!

Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Emmerich yakınlarında, A3 otoyolunda meydana gelen feci trafik kazasında bir kişi hayatını kaybetti, hamile bir kadın ile 3 yaşındaki bir çocuk ağır yaralandı. Kazaya sebebiyet veren Hollanda plakalı tırın sürücüsü ise yardım etmek yerine olay yerinden kaçtı.

Şerit değiştirirken otomobili görmedi

Pazartesi akşamı Köln istikametinde seyir halinde olan Hollanda plakalı bir tır, Emmerich katılım noktası yakınlarında sağ şeritten sol şeride geçti. Bu sırada tır sürücüsünün, sol şeritte ilerleyen VW Golf markalı otomobili fark etmediği tahmin ediliyor.

Wuppertal kentinden olan 37 yaşındaki otomobil sürücüsü, çarpmamak için direksiyonu kırdı ancak aracın kontrolünü kaybederek takla attı.

Yardım etmek yerine olay yerinden kaçtı

Kazanın ardından tır sürücüsü, araçtakileri kaderine terk ederek hızla olay yerinden uzaklaştı. Kazada hurdaya dönen otomobilde bulunan 37 yaşındaki sürücü, olay yerinde hayatını kaybetti. Talihsiz adamın cansız bedeni itfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Polis yetkilileri, hayatını kaybeden sürücünün alkollü olabileceği ihtimali üzerinde dururken, bu durumun kazadaki etkisi araştırılıyor.

Hayati tehlike devam ediyor

Araçta bulunan 26 yaşındaki hamile kadın ağır yaralı olarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunan 3 yaşındaki çocuk ise kaza yerine sevk edilen ambulans helikopterle acil olarak hastaneye sevk edildi. Araçtakilerin aynı aileden olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.

Polis ekipleri, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken kaçan tır sürücüsünü yakalamak için bölgede büyük bir itfaiye ve polis operasyonu yürütüyor.

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

Adresse

~
Bielefeld
~

Telefon

+491758027991

Webseite

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Gurbet Postası Haber erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Service Kontaktieren

Nachricht an Gurbet Postası Haber senden:

Verknüpfungen

Teilen