03/05/2026
Bir gün Efendimiz (sav) kalkıyor ve kızı Hz. Fatıma’nın evine gidiyor.
Eve girdiğinde görüyor ki Hz. Fatıma, bir elinde kocasının söküğünü dikiyor, ayağıyla da Hz. Hasan’ı sallıyor, ağzıyla da Kur’an okuyor…
Bu haldeyken Efendimiz içeri girerken, kızı Fatıma “Buyur babacığım.” diyerek ayağa kalkıyor.
Ama Efendimiz, “Kalkma kızım, otur, otur.” diyerek ısrar ediyor.
Ama Hz. Fatıma yine ayağa kalkıyor. Efendimiz buna rağmen, “Keşke otursaydın kızım.” deyince, Hz. Fatıma merak ediyor:
“Babacığım, sen gelirsin de ben ayağa kalkmaz olur muyum? Niye otursaydım ki?”
Efendimiz, Hz. Fatıma’nın oturma sebebini şöyle anlatır:
“Kızım, hanımlar çok bahtiyardırlar, mesutturlar, kazançlıdırlar. Ben kapıdan içeri girdiğimde buranın meleklerle dolu olduğunu gördüm.”
“Babacığım, bu kadar melek niçin gelmiş buraya?”
“Her biri başka bir sebepten gelmişti. Sen elinde kocanın elbisesinin yırtığını dikiyorsun, hizmet ediyorsun. İşte meleklerin bir kısmı bu sebepten dolayı gelmişlerdi.
Bir hanımın gönül rızasıyla, isteyerek kocasına hizmet etmesi, meleklerin tebrik edeceği bir ibadettir.
Meleklerin bir kısmı da oğlun Hasan’ı ayağında salladığın için gelmişlerdi. Bir hanımın isteyerek ve severek, şefkatle çocuğuna bakması, meleklerin gelip seyredeceği bir hizmettir.
Sen ağzınla da boş durmuyordun, Kur’an-ı Kerim okuyordun. İşte meleklerin büyük bir kısmı da senin okuduğun Kur’an-ı Kerim’i dinlemek için gelmişlerdi.”
“Kızım, hanımlar eğer niyetlerini düzeltirlerse, duygularını güzelleştirirlerse ve saydığım bu hizmetleri şuurla, ibadet kastıyla yaparlarsa, yaptıkları bütün işler ibadete dönüşür.
Bir hanımefendi İslam şuuru ile hayatına bakarsa, zengin bir din kültürü ile hayatını ziynetlendirirse, kendi dünyasını İslami ölçülerle güzelleştirirse, bu hanımın ev hizmeti de ibadettir.
Daha doğrusu hanımların cennete gitmeleri, beylere nispetle daha öncelikli ve daha kolaydır. Bu da hanımlar için çok sevindirici, memnuniyet verici bir müjdedir.”
(Ahmed b. Hanbel, Mü