Moon Trading

Moon Trading Moon trading güvenli alış veriş 2023 yılında kurduğumuz marka şirketi, başladığı girişimcilik serüvenini e-ticaret ile güçlendirmeyi başarmış,.

Sunduğumuz kullanıcı öncelikli stratejilerimiz ve ayrıcalıklı müşteri portföyü ile değerini paha biçilemez şekilde ikiye katlayarak, marka değerimizi hassasiyetle zirveye taşımaya devam ediyoruz. Dünya standartlarını göz önünde bulundurarak çözüm ve güven içerikli ilkemiz ile yola çıktığımız bu serüvende; otorite rayından çıkmayarak, istikrarlı şekilde sayısız müşteriye en iyi marka sahipliğini ya

pmış durumdayız. Kuruluşundan günümüze süregelen profesyonellik, empati odaklı, dürüstlük ve gelişime açık bakış açımız ile istikrarlı büyüme sergileyerek, e-ticaret dünyasında saygın bir konuma yükselmeye hak kazandık. Markamız; e ticaret alanında en kaliteli ürünleri, tüketiciye en uygun fiyat ile sunma amacıyla kurulmuş olup, geride bıraktığımız 1 yıl boyunca da, sektörde yaklaşımımızı aynı titizlik dâhilinde korumaya devam etmekteyiz. Markamız üzerinden gerçekleştirdiğiniz tüm alışverişlerinizde; mağduriyet içermeyen, hızlı teslimat, iptal/iade/değişim bilinci ile yaklaşımını sağlayan müşteri temsilcilerimiz ile en keyifli alışveriş deneyimini yaşamayı mümkün kılıyoruz. Sektördeki son gelişmeleri ve kullanıcı alanındaki güncel talepleri takip ederek, çağdaş düzeydeki teknolojiyle buluşturuyoruz, en iyi ekip arkadaşlarımız, güçlü ve profesyonel idari yönetimimiz ile takibini gerçekleştirerek, tüketici haklarını en iyi şekilde yaşamanızı elde etmenizi sağlıyoruz. Hedefimiz; kullanıcı deneyimi ile e-ticaret camiasında “ziyaretçi memnuniyeti en yüksek” konumuna ulaşarak, halkın takdirini kazanmak ve sitemizden sorunsuz, mutlu tüketici konumunda ayrılmanızı sağlamak.

Örnek nitelikle misyonunu genişleterek, projelerini hayata geçirmeye devam eden markamız, standartların üstünde kaliteyle öncülük ederek, birçok memnuniyet beraberinde başarılı işlere imzasını atarak başarısına başarı katacak, güçlü kadro dâhilinde sorun odaklı çalışma prensibi ile organizasyonel şekilde sizin memnuniyetinizi sağlamaya devam edecektir.

ConverseRunstarİthal KaliteRahat TabanTam KalıpPlatform Taban36 37 38 39 40 nolarFiyat 1199₺Kargo Ucretsiz
03/10/2024

Converse
Runstar
İthal Kalite
Rahat Taban
Tam Kalıp
Platform Taban
36 37 38 39 40 nolar

Fiyat 1199₺
Kargo Ucretsiz

ConverseRunstarİthal KaliteRahat TabanTam KalıpPlatform Taban36 37 38 39 40 nolarFiyat 1199₺Kargo Ucretsiz
03/10/2024

Converse
Runstar
İthal Kalite
Rahat Taban
Tam Kalıp
Platform Taban
36 37 38 39 40 nolar

Fiyat 1199₺
Kargo Ucretsiz

Tükenmeden alın pişman olmayın
01/10/2024

Tükenmeden alın pişman olmayın

17/09/2024
DsquaredNew Model ⭐️ İthal Kaliteİçten Atom DikişTam KalıpBilek Model𝟒𝟎 𝟒𝟏 𝟒𝟐 𝟒𝟑 𝟒𝟒 𝟒𝟓 𝐧𝐨𝐥𝐚𝐫Fiyat 1299₺Kargo Ücretsizdir...
17/09/2024

Dsquared
New Model ⭐️
İthal Kalite
İçten Atom Dikiş
Tam Kalıp
Bilek Model
𝟒𝟎 𝟒𝟏 𝟒𝟐 𝟒𝟑 𝟒𝟒 𝟒𝟓 𝐧𝐨𝐥𝐚𝐫

Fiyat 1299₺

Kargo Ücretsizdir... Fiyatlara; Şeffaf Kargo Paketi Ücreti Dahildir.. Orijinal veya 1.Kalite Ürünlerdir..

28/08/2024

BARTIN

Yeşil'in denizle buluştuğu yerde Bartın'da,
Güzelliklerin, tarihin ve neşenin memleketi.
Yürekleri neşe dolu insanlar,
Hayatın her anını dolu dolu yaşayın.

Gülümsemeleri bulaşıcı, kahkahaları çok parlak,
Onların sıcaklığı ve nezaketi, gerçek bir zevk.
Aşk ve kayıp, çekişme ve kazanç hikayeleri,
Yağmurdaki bir bayrak gibi toprağın dokusuna dokunmuşlar.

Sesleri denizin dalgaları gibi yükselip alçalıyor.
Sevinçlerini ve üzüntülerini vahşi ve özgür bir şekilde paylaşırken.
Kalpleri umutla doluyor, ruhları coşuyor.
Sevginin esas olduğu bu harika yerde.

Esinti, açan çiçeklerin kokusunu taşır,
Güneş ufukta, parlak saatlerde batarken.
Yıldızlar geceleri elmas gibi parlıyor,
Göksel bir gösteri, gerçek bir zevk.

Bartın'da insan yaşıyor ve gelişiyor,
Yaşamları sevginin ve çabanın gücünün bir kanıtıdır.
O halde bu toprakların insanlarına şapka çıkartalım.
Onların sevinçlerine, kahkahalarına duruşlarına şapka çıkartıyorum.
BARTIN’LI Ayhan Ay

29/10/2017

ŞOFORÜN 10 ALTIN KURALI

Hemen hemen bütün şoförler, kendini çok iyi bir şoför olarak görür. Çünkü kullanılan araç, direksiyon simidini çevirince yön değiştirmekte, gaza basınca hızlanmakta, frene basınca yavaşlamakta ve durmaktadır.

En basit arabada bile 100 beygir gücünde motor vardır. 100 beygire birden deh (!) diyebilen bir insanın, kendini üstün görmemesi imkânsızdır.

Peki o zaman her sürücü, iyi şoför müdür? Tabii değildir. Hatta tam tersine, aslında her sürücü, kötü şofördür. Çünkü kendini çok iyi gördüğü için, diğer şoförlere ders vermeye çok meraklıdır. İşine gelmeyen en küçük bir olumsuzluk karşısında, anında zıvanadan çıkar. "Madem öyle, işte böyle" deyip, yolunu çalan veya yavaş hareket eden veya gereğinden fazla hızlı davranan diğer sürücülere hadlerini bildirmeye kalkar. İşte o zaman mutlaka trafik kurallarını ihlal eder ve kötü şoför olur.

Bu noktadan başlamak üzere iyi şoförlüğün on altın kuralını sıralayalım;

1. İyi bir şoför tepkili değil, etkili olmalı; Davranışlarıyla, diğer sürücülere iyi örnek olmalı ve teşekkür almalı. Kimsenin damarına basmamalı. Damarına basılırsa, aldırmamalı. Hiç bir zaman tedbiri elden bırakmamalı, terbiyeli olmaktan şaşmamalıdır.

2. İyi bir şoför görmeli ve göstermeli; Yoldaki diğer araçları, yayaları, hayvanları görmeli. Kendini onlara göstermeli. Sürpriz yapmamalı. Gerekiyorsa far ve korna kullanmalı. Sürücülerin en sık yaptıkları hata, başkalarının onları fark ettiğini varsaymalarıdır.

3. İyi bir şoför büyük resmi görmeli; Aracını, at gözlüğü takarak sürmemeli. Sadece kendi şeridine, yolun gittiğin yönüne bakmakla yetinmemeli, arkaya da bakmalı. Gözünü dört açmalı. Kaldırımda koşuşan çocukları, yolu geçmeye çalışan koyunları ve bayır aşağı gelen inekleri, çöp konteynerinden çıkan kediyi görmeli.

4. İyi bir şoför sadece aracını sürmeli; Araç sürerken başka iş yapmamalı. Telefonla konuşmamalı, kaset veya disk değiştirmemeli, yemek yememeli, gazete okumamalı, manzara seyretmemeli, yana veya arkaya dönüp yolcularla sohbet etmemeli.

5. İyi bir şoför frene erken, gaza geç basmalı; Sürücünün en büyük eğilimi, frene mümkün olduğu kadar geç, gaza mümkün olduğu kadar erken basmaktır. İçindeki bu doğal davranışı değiştirmeli. Tam tersini yapmalı. Frene erken, gaza geç basmalı. Kimseye arkadan çarpmamalı.

6. İyi bir şoför yolcusunu huzursuz etmemeli; Özellikle yanında oturan yolcu, sağ eliyle tutamağa sıkı sıkı sarılmışsa, şoförle birlikte frene basıyor ve gözünü yoldan ayırmıyorsa, hele hele hafif hafif terlemeye başlamışsa, derhal yavaşlamalı. Aracını daha sakin sürmeli. Yolcusuna seyahati zehir etmemeli.

7. İyi bir şoför sola açık, sağa kapalı dönmeli; Slalom yapar gibi, her viraja kapalı girmemeli. Sonra karşıda başka bir araç görüldüğünde şaşırmamalı.

8. İyi bir şoför viraja girmeden iyice yavaşlamalı, gaz vererek dönmeli, çıkarken hızlanmalı; Araç virajda, düz yolda davrandığı gibi davranmaz. Merkezkaç kuvveti, aracı dışa doğru savurur. Dönerken frene basılırsa, arka teker ön tekeri izleyemez. Aracın hâkimiyeti kaybedilir, yoldan çıkılır. Şeridinde kalarak viraj alamayan sürücüye, şoför denmez. Bu unutulmamalı.

9. İyi bir şoför aracı yönetmeli; Kullanılan araç şoföre itaat etmiyorsa, hatayı araçta değil, önce kendinde aramalı. Derhal yavaşlamalı. Hâlâ itaatsizlik devam ediyorsa, uygun bir yerde durmalı. Araçtan inmeli ve lastikleri kontrol etmeli. Lastikler tamamsa, bakıma sokmadan, araç alışılan tarzda sürülmelidir.

10. İyi bir şoför şerit çizgisini ortalamamalı; Yollar, adam başına bir şerit olmak üzere tasarlanmıştır. Bir buçuk şerit işgal ederek araç sürülmez. Trafik adaları, üstünden araç geçmesin diye zebra gibi boyanmıştır.

BU UNUTULUR MU ?  BİZ UNUTTUK AMA !!!  (Ama maalesef unuttuk...) Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz...
27/08/2016

BU UNUTULUR MU ? BİZ UNUTTUK AMA !!!

(Ama maalesef unuttuk...) Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi. Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri tutuluyordu. 12Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar. Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi... Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savaş bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, İngilizler'in işine gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, İngilizlerin beyinlerine işlenmişti. Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak İngiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez İngilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı... Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan İngiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler. Tabii ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti. Ama onlar unutmuyorlar... Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...
ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR, BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK!!!

DARBECİLER TARAFINDAN ŞEHİT EDİLEN POLİSİN DERİNCE’DEKİ BABA OCAĞINA ATEŞ DÜŞTÜ Türkiye’de darbe girişiminde bulunan ask...
17/07/2016

DARBECİLER TARAFINDAN ŞEHİT EDİLEN POLİSİN DERİNCE’DEKİ BABA OCAĞINA ATEŞ DÜŞTÜ



Türkiye’de darbe girişiminde bulunan askerlere yönelik yapılan operasyonlarda çıkan çatışmada darbeciler tarafından şehit edilen olan polis memuru Serdar Gökbayrak’ın Derince’de bulunan baba ocağına ateş düştü.
15-16 Temmuz tarihinde meydana gelen darbe girişimi sırasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli olan polis memuru Serdar Gökbayrak (45), darbecilerle çıkan çatışmada şehit oldu. Acı haberin gelmesiyle, şehidin Kocaeli’nin Derince ilçesi Sırrıpaşa Mahallesi Çavdar Caddesi Doğan Sokak üzerinde bulunan evine ateş düştü. Derince Kaymakam Vekili Hasan Hüseyin Can ile Derince İlçe Emniyet Müdürü Atilla Can tarafından şehidin ailesine acı haber verilirken, 112 Acil Servis Ekipleri hazırda bekledi. Acılı haberi alan şehidin ailesi ve çocukları sinir krizleri geçirdi. Şehidin annesinin adı Ferdane Açıksöz, babasının ise merhum Yaşar Açıksöz olduğu öğrenildi. Şehit polis memuru Serdar Gökbayrak, Necla Gökbayrak ile evli ve Ceyda Gökbayrak (17), Elif Gökbayrak (16) ve Alperen Gökbayrak(10) isimli 3 çocuk babasıydı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli olan şehit polis memuru Serdar Gökbayrak’ın İstanbul’da görev almadan önce Mardin’de çalıştı. Mardin’de çok sayıda başarılı göreve katılan şehit polis memuru Serdar Gökbayrak’ın, 2004 yılında Yaşafettin Açıksöz olan ismini Serdar Gökbayrak olarak değiştirdiği öğrenildi.
Şehit polis memurunun naaşının yarın defnedileceği öğrenildi.

3. Havalimanı ocağı’ Saray’ı da bitirecekHavalimanına malzeme üretmek için Saray’da 100 hektarlık ormanlık alana maden o...
23/06/2016

3. Havalimanı ocağı’ Saray’ı da bitirecek
Havalimanına malzeme üretmek için Saray’da 100 hektarlık ormanlık alana maden ocağı izni çıktı. Saray Doğayı Koruma Derneği karara karşı dava açmaya hazırlanıyor.

Cengiz-Mapa-Limak-Kolin-Kalyon ortaklığı ile kurulan İGA Havalimanı AŞ’nin 3. havalimanı projesi nedeniyle yoğun tahribata uğrattığı Ağaçlı köyü ve Işıklar köyünün ardından şimdi gözler Tekirdağ’a çevrildi. İşletme, 3. Havalimanı’na malzeme üretmek için Tekirdağ Saray’da Safaalan Mahallesi’deki 100 hektarlık ormanlık alana Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan maden ocağı izni aldı. Şirket ormanlık alanda dinamitlerle çalışacak. Saray Doğayı Koruma Derneği karara dava açmaya hazırlanıyor. Dernek üyeleri yaptığı açıklamada “Cerattepe halkı Mehmet Cengiz’e gereken cevabı verdi. Çocuklarımız,yarınlarımız için kazanmak zorundayız. Başka Saray’ımız, başka Safaalan’ımız yok” dedi.
Dinamitle çalışacaklar
Artvin’nin doğa harikası Cerattepe’de maden ocağı açmak isteyen Mehmet Cengiz’in ortak olduğu İGA Havalimanı AŞ’nin 3. Havalimanı için İstanbul’un ormanları için aldığı maden ocağı izinlerinin ardından bu kez de Tekirdağ, Saray’daki Safaalan Mahallesi maden ocağı tehdidi altında. Şirket, bakanlığa 20 Mayıs’ta 3. Havalimanı’na malzeme üretme gerekeçesiyle ormanlık alana Granit Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi kurma projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusunda bulundu.

Şirketin hazırladığı başvuru dosyasında faaliyet alanında açık ocak işletmeciliği yapılacağını belirterek granit üretimi için iş makinaları ve patlayıcı madde kullanılarak delme patlatma yöntemi ile çalışılacağını ifade etti. Üretim malzemelerinin tamamının 3 Havaalanı Projesi için kullanılacağı bahsedilen dosyada havaalanı inşaatının ardından faaliyetin sona ereceği kaydedildi. Bakanlık şirketin başvurusuna 1 Haziran’da “ÇED gerekli değildir” kararı verdi.
Saray Doğayı Koruma Derneği avukatı Demet Karpat karara karşı dava açmaya hazırlandıklarını belirterek dosya hazırlanırken Saray Belediyesi’nin ve Tekirdağ Halk Sağlığı Merkezi’nin görüşü alınmadığına dikkat çekti.
Dernek yönetimi tarafından yapılan yazılı açıklamada da “Her geçen gün daha da şiddetli bir şekilde hissettiğimiz doğa katliamlarına bölgemizde bir yenisi daha eklenmek isteniyor. Bu kez de Safaalan mahallemiz, İGA havalimanı şirketi tarafından açılmak istenen Patlatmalı Granit Taşocağı ve Eleme tesisi tehditiyle karşı karşıya! İşin skandal boyutu ise 100 hektarlık ormanlık alanı tahrip edecek, hayvancılığı bitirecek, halk sağlığında ciddi olumsuzluklara yol açacak bu proje için Çevre İl ve Şehircilik Müdürlüğü’nün ‘ÇED gerekli değildir kararı’ vermesi” denildi.
‘Gözünü bizim ormanımıza dikti’
Cengiz İnşaat’a da atıfta bulunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Cerrattepe’ye maden açmak isteğiyle oradaki halka her türlü zulmü etmiş Mehmet Cengiz’in de olduğunu söyleyelim ki meselenin özü herkes tarafından daha anlaşılır hale gelsin. Anlayacağınız Cerattepe’den eli boş dönen Mehmet Cengiz şimdi gözünü bizim ormanlarımıza dikmiş durumda! Bu proje ve verilen izin başlı başına bir hukuki skandaldır! Bu haliyle bu projenin hayata geçirilmesi bölge halkını ve bölge halkını temsil eden kurumları yok saymaktır. Bizler de bu dayatmayı bu sorumsuzluğu kabul etmiyoruz!

ayweb haberde yer alan yorumlar kullanıcıların kendi görüşleridir. Yazılanlardan ayweb haber portalı sorumlu tutulamaz

Üçüncü Havaalanı Projesi fiyatları uçurdu Üçüncü Havaalanı Projesi fiyatları uçurduİstanbul'a yapılması planlanan üçüncü...
21/06/2016

Üçüncü Havaalanı Projesi fiyatları uçurdu
Üçüncü Havaalanı Projesi fiyatları uçurdu
İstanbul'a yapılması planlanan üçüncü havaalanı projesi, bölgedeki arsa fiyatlarını katladı.
Proje öncesi metrekaresi 80 lira olan arsa fiyatları 300 liraya kadar yükseldi.
Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından biri olan ve 76 milyon 500 bin metrekarelik inşaat alanını kapsayan 3. havaalanı projesinin ilk etabının 2018 yılında hizmete açılması hedefleniyor. Karadeniz sahilinde Terkos gölüne yakın, Arnavutköy-Göktürk-Çatalca kavşağında 7700 hektar alanlık Akpınar ve Yeniköy köyleri arasına yapılacak havaalanı ile değerlenecek bölgeye ilgi yüksek.
Son 2 yılda özellikle Arnavutköy ve Çatalca ilçelerine olan ilgi ve bu ilgiye bağlı olarak artan fiyatları değerlendiren Keller Williams Türkiye Ülke Direktörü Emre Erol, şu açıklamayı yaptı:
“Havalimanı çalışmaları sürerken bir yandan da raylı sistem bağlantı projesinde gerekli adımlar atılmaya başlandı. Proje bedeli toplam 4 milyar 845 milyon 600 bin TL olarak açıklanan ve 13 istasyondan oluşan metro hattı ile kent merkeziyle 3. havalimanı arasında ulaşım 30 dakika gibi kısa bir süreye inecek. Toplu ulaşım ağının gelişmesine paralel olarak bölgedeki fiyatlar da artacak. 3. havalimanı projesi konuşulmaya başlanmadan önce bölgede metrekaresi 80 TL’den alıcı bulan arsa fiyatları bugün 250-300 TL’ye kadar çıkıyor. Şuan için ilgili bölgelerde yatırımcılar konuttan çok arsalarla ilgileniyor. Arnavutköy’de Tayakadın, Yeniköy, Durusu Gölü ve Karaburun mevkilerinde yüzde 30 ila 50 oranında artış söz konusu. Çatalca da değerlenen ilçelerden. Geçtiğimiz Ekim ayında metrekare fiyatları 1.500 TL civarında seyrederken şuan 2 bin TL’ye kadar yükseldi. Bu yükselişlerin devamı da muhtemel, talep artacak ve İstanbul genişlemeye devam edecek.”
-4 MİLYON KİŞİ GÖÇ EDECEK-
3. havaalanı projesi çevresinin tapuda su an tarla olarak geçtiğine dikkat çeken Erol, havaalanının 76 milyon 500 bin metrekarelik bir alana inşa edildiğini ifade etti. Proje çevresinde bulunan bölgelerin zamanla imara açılmasının planlandığını vurgulayan Erol, şu ifadeleri kullandı:
“İmar izinlerinin alınması beklenen 325 bin dönümlük arazi üzerine kurulacak yeni şehirlere 4 milyon kişinin ikamet etmesi bekleniyor. Bölgede sadece konut değil, otel, ofis, alışveriş merkezi, sanayi ve lojistik yatırımları da yer alacak. Suudi Arabistan, Lübnan, Katar ve Kuveyt’ten gelen yabancı yatırımcıların bölgeyle yakından ilgilendiğini söyleyebiliriz.

Address

Bartın

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Moon Trading posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Moon Trading:

Share