08/04/2026
Cide’de En Tehlikeli Virüs: İftira ve Yalan
Cide küçük bir yer. Herkes birbirini tanır, herkes bir şekilde birbirine dokunur. Böyle bir yerde en büyük güç ne para ne makamdır; en büyük güç güvendir. Ama ne yazık ki son zamanlarda bu güveni zedeleyen iki büyük sorun giderek yayılıyor: iftira ve yalan söylemi.
İftira, olmayanı olmuş gibi göstermektir. Yalan ise gerçeği bilerek eğip bükmektir. İkisi çoğu zaman birlikte yürür. Çünkü iftira atabilmek için önce yalan gerekir. Ve bu ikili, özellikle kendi çıkarı için hareket edenlerin en kolay başvurduğu yöntem haline gelir.
Bir işi kapmak için…
Bir rakibi saf dışı bırakmak için…
Bir koltuğa ulaşmak için…
Gerçekler yetmeyince devreye yalan girer, ardından iftira gelir. Ve ortaya kirli bir düzen çıkar.
Ama şu unutuluyor: Cide’de hiçbir şey gizli kalmaz. Bugün konuşulan bir yalan, yarın başka bir ağızdan başka bir şekilde çıkar ortaya. Gerçekler gecikebilir ama kaybolmaz. Ve gerçek ortaya çıktığında sadece iftiraya uğrayan değil, o yalanı üreten kişi de herkesin gözünde yerini kaybeder.
Yalanın en tehlikeli tarafı ise alışkanlık haline gelmesidir. Bir kere söyleyen, ikinciyi daha kolay söyler. Zamanla kişi kendi söylediği yalana bile inanmaya başlar. İşte o noktada mesele sadece bir kişilik zaafı olmaktan çıkar, toplumsal bir hastalığa dönüşür.
İftira ise daha ağırdır. Çünkü sadece söz değildir; bir insanın onuruna, emeğine, hayatına yapılan bir saldırıdır. İnsanların zihnine şüphe düşürmek bile başlı başına bir yıkımdır. Temizlenmesi zaman alır, izi ise uzun süre kalır.
Cide’nin gerçeği şudur: Bu ilçe dedikodu ile değil, güvenle ayakta kalır. Eğer yalan ve iftira normalleşirse, kimse kimseye inanmaz hale gelir. O zaman ne esnaf kalır ne dostluk ne de dayanışma.
Bugün birine atılan iftira, yarın size dönebilir.
Bugün başkasına söylenen yalan, yarın sizi vurabilir.
Bu yüzden mesele sadece “kimin haklı olduğu” değildir. Mesele, nasıl bir Cide istediğimizdir.
Dürüstlüğün konuşulduğu bir Cide mi…
Yoksa yalanın ve iftiranın dolaştığı bir Cide mi…
Herkes bir gün kendi sözünün yükünü taşır.
Ve bu hayatta en ağır yük, yalanla kazanılmış itibarın çöküşüdür.