Fethiye Alternatif Bakış

Fethiye Alternatif Bakış Gerçeğin peşinde, görünmeyenlerin de anlatıldığı, halkın ve haklının yanında,
Özel haber, yerel haber ve yorum sayfası

FUAR İLLÜZYONU: ESTİRİLDİĞİ SÖYLENEN FETHİYE RÜZGARINA KARŞI YAŞANAN SESSİZLİKÖnceki yıl olduğu gibi geçtiğimiz sezon so...
19/09/2026

FUAR İLLÜZYONU:
ESTİRİLDİĞİ SÖYLENEN FETHİYE RÜZGARINA KARŞI YAŞANAN SESSİZLİK
Önceki yıl olduğu gibi geçtiğimiz sezon sonunda da fuar heyeti, paylaştıkları fotoğraflar eşliğinde katıldıkları fuarlarda “Fethiye Rüzgarı” estirildiğini iddia etti; turizmde turist sayısında yükseliş olacağı müjdelendi. “Muğla genelinde düşüş var ama Fethiye yükseliyor” sözleri paylaşıldı.

Ardından Orta Doğu’da krizler, savaşlar patlak verdi. Yine de o tozpembe tablo değişmedi: Fethiye’ye olan güçlü ilginin hissedildiğini belirterek, “Avrupalı turist açığını Çinlilerle, Ruslarla, yerli turistlerle, hatta Hintlilerle kapatırız" dediler.

Ancak yaz gelip sezon başladığında, pembe tabloların gerçekle uyuşmadığı acı bir şekilde ortaya çıktı.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler Temmuz’un sonuna kadar ciddi kapasite sorunlarıyla boğuştu. Çarşıda, pazarda yaprak kımıldamadı; Fethiye’nin can damarı olan İngiliz turist ise sokaklarda neredeyse hiç görünmedi. Yerli turist ise rotayı çoktan Yunan adalarına kırmıştı.

Şimdi bir sezon daha kapanmak üzere ve seçilmişlerimiz şimdiden "Fethiye’yi nerede, nasıl tanıtsak?" telasının içine düşmüş durumda. Daha fuar takvimi bile başlamadan Fethiye rüzgarı estirme söylemleri yeniden başladı.

Oysa o rüzgarın bir anlam taşıması için önce Fethiye esnafının, sokaktaki insanın yüzünü güldürmesi gerekiyor. Fuarlardaki yapay ilgiyi, süslü beyanları Fethiye sokaklarında hissedemedikten sonra estirilen rüzgarın neye faydası var? Oteller boş, sokaklar sessiz kaldıktan sonra o fuarlarda neyin rüzgarının estirildiği de koca bir meçhul olarak kalıyor.

İşin özü; turisti kaçırdık, tatilciyi adalara kaptırdık, şimdi de masa başı hamasetle günü kurtarmaya çalışıyoruz.

***r

MUHATAP DEĞİŞİNCE TETİKÇİ VATANSEVER Mİ OLUYOR?Fethiye Gündem Gazetesi, son haftalarda “foncu medya”, “Alman vakıfları” ...
19/09/2026

MUHATAP DEĞİŞİNCE TETİKÇİ VATANSEVER Mİ OLUYOR?
Fethiye Gündem Gazetesi, son haftalarda “foncu medya”, “Alman vakıfları” ve “provokasyon” iddialarıyla hedef gösterilmeye başlandı.

Süreç, Gündem Fethiye’den Hülya Çetinkaya’nın Muğla Deştin’de kurulmak istenen çimento fabrikasına ilişkin dava dosyasında dikkat çeken bir ayrıntıyı ortaya çıkarmasıyla başladı.
Çetinkaya, dava sürecindeki bilirkişi raporunun dijital bilgilerinde, çimento şirketinin danışmanıyla bağlantılı olduğu ileri sürülen bir ismin yer aldığını ortaya koyarak bunu haberleştirdi.

Bu haberin ardından önce Muğla Flaş, ardından Muğla Postası tarafından Gündem Fethiye’yi hedef alan yayınlar yapılması dikkat çekti.

Bazı kişiler de sosyal medya paylaşımlarında, Muğla Flaş ile Muğla Postası’nın haberindeki iddiaları gerçek kabul edercesine suçlayıcı ifadeler kullanarak Gündem Fethiye’yi adeta devlet ve millet düşmanı gibi göstermeye başladı.
Gündem Fethiye’den Burak Necip Başar ise bir röportajındaki kadın ve LGBTIQ+ haberleri ve bu toplulukların sesini duyuracaklarını söylemesi nedeniyle “LGBT destekçisi” olarak suçlanarak sön günlerde gündeme gelen “Ailem güvende” operasyonlarına atıfta bulunuldu.

Fethiye Kent Konseyi ise Gündem Fethiye’nin yaptığı çalışmayı gazetecilik faaliyeti olarak değerlendirdi ve Gündem Fethiye ile çalışanlarına sahip çıkan bir açıklama yaptı.
Bu açıklamanın ardından Kent Konseyi de hedef haline geldi.

Özellikle Muğla Flaşta yapılan nitelendirmelerde etik dışı ifadeler yer aldı.

Muğla Flaş, birkaç yıl önce Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı da benzer yöntemlerle hedef almıştı.

Nitekim Muğla Flaş ve benzeri mecralar, Muğla Gazeteciler Cemiyeti (MGC) başta olmak üzere bölgedeki meslek örgütleri tarafından geçmişte sıkça “korsan yayın”, “naylon haber sitesi” ve “tetikçi mecra” olarak tanımlanmış ve kamuoyu uyarılmıştı.

Yurt dışı fonlarıyla yürütülen gazetecilik faaliyetlerini benimsemiyorum. Bu yönteme karşı bir duruşum var. Bu konuda farklı düşünenler veya bunu savunanlar olabilir. Benim gibi karşı duranlar da olabilir.

Ancak bu karşı duruş, ucuz kahramanlığa ya da linç kampanyasına dönüşmemeli.
Hülya Çetinkaya’yı tanımam. Kendisiyle konuşmuşluğum bile yok.

Çimento fabrikası kurulsun ya da kurulmasın tartışmasını da ayrı tutuyorum.

Ama Deştin’de kurulmak istenen çimento fabrikasıyla ilgili davada bilirkişi raporunun arkasındaki şirket bağlantısını ortaya koyan haberi gazetecilik açısından başarılı ve çok önemli buluyorum.

Çetinkaya’nın ortaya koyduğu bağlantının doğru olup olmadığı elbette araştırılabilir. İddia doğru değilse belgeleriyle ortaya konur.

Bir kişi ya da kurumun hatası, yanlışı varsa eleştirilir.
Bir suç varsa kanıtlarıyla ortaya konur ve yargıya taşınır.
Ama bunun yolu linç ya da yargısız infaz değildir. Hele hele ahkam kesme, had bildirme gibi ucuz kahramanlık hiç değildir.

Adalet bir gün hepimize lazım olabilir. Hukuk işletilirken iyi ya da kötü insan ayrımı yapılmaz.
Çünkü hukuk da gazetecilik de kişiye göre değişmez.

TÜRKİYE GAZETECİLERİ HAK VE SORUMLULUK BİLDİRGESİ (ETİK/MESLEKİ BOYUT)
Bu metin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından kabul edilen mesleki etik çerçevesidir. İlgili ilke ve yükümlülükler Bildirge'de şu şekilde yer alır:
"Gazetecinin Sorumluluğu" (Madde C): "Gazeteci, mağdurun, güçsüzün, yoksulun ve 'sesini duyuramayanların' sesi olmakla yükümlüdür."
"Gazetecinin Temel Görevleri ve İlkeleri" (Madde E): "Gazeteci... Irk, etnisite, cinsiyet, dil, milliyet, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır."

FTSO MECLİSİ VE YÖNETİMİNDEN ORTAK İRADE:FETHİYE’YE MESLEK ORTAOKULU KAZANDIRILIYORFTSO Yönetimi ve Meclisi'nin kararlıl...
18/09/2026

FTSO MECLİSİ VE YÖNETİMİNDEN ORTAK İRADE:
FETHİYE’YE MESLEK ORTAOKULU KAZANDIRILIYOR
FTSO Yönetimi ve Meclisi'nin kararlılığıyla hayata geçirilen Meslek Ortaokulu projesi kapsamında eski meslek lisesi C Bloğu restore ediliyor. Toplam 18 milyon TL’ye mal olacak yatırımın 12,5 milyon TL'lik bölümü TOBB, kalan 5,5 milyon TL'lik kısmı ise FTSO bütçesinden finanse edilecek.
________________________________________
FTSO ile TOBB işbirliğiyle gündeme gelen ve Fethiye Mustafa Kemal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Merkez C Blok’un meslek ortaokuluna dönüştürülmesini öngören proje için protokol imzalandı.
Törene Muğla Valisi İdris Akbıyık, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, FTSO Başkanı Osman Çıralı ve ilgililer katıldı.

FTSO’nun bazı açıklamaları ile Osman Çıralı’nın seçim duyurularında, okulun FTSO tarafından yaptırılacağı belirtilmişti.

Edinilen bilgilere göre ise 18 milyon liralık tadilatın 5 milyon 500 bin lirasını FTSO, 12 milyon 500 bin lirasını ise TOBB karşılayacak.

PROJE MECLİSİN ONAYIYLA HAYATA GEÇTİ
Oda bütçesiyle hayata geçirilecek proje, Yönetim Kurulu’nun yanı sıra Oda Meclisi’nin de onayını gerektiriyor. Bu kapsamda, Meclis ve Yönetimin tam bir iş birliği içinde projeyi sahiplenmesi, sürecin başarısı açısından kritik bir rol oynuyor.

FTSO tarafından 18 milyon liralık katkı sağlanacağı şeklinde duyurulan proje, gerçekte FTSO ve TOBB’un ortak finansmanıyla gerçekleştirilecek.

Meslek ortaokulu, öğrencilerin meslekleri daha erken yaşta tanımasını ve uygulamalı eğitimle mesleki beceriler kazanmaya başlamasını amaçlayan bir eğitim modeli.
Bugünkü eğitim sisteminde öğrencilerin büyük ölçüde üniversiteye yönlendirilmesi, mesleki becerilerin ise geri planda kalması, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetişmiş eleman sorununu daha da önemli hale getiriyor.

KEŞKE DİĞER PROJELER DE HAYATA GEÇEBİLSEYDİ
Ancak Fethiye’nin mesleki eğitim ihtiyacı yalnızca bununla sınırlı değil.

Keşke geçen seçim öncesi açılacağı söylenen gemi yapım atölyesi de kazandırılabilseydi. Ya da daha sonra gündeme getirilen ve sonrasında unutulan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin Fethiye’de gemi inşa bölümü açılması gerçekleşebilseydi.

Fethiye’nin denizcilik ve tekne yapımında ciddi bir potansiyeli bulunmasına rağmen, tersanelerde usta sayısının her geçen gün azalması, mesleki eğitim açısından ayrıca düşünülmesi gereken bir konu.

Geçmiş dönemde verilen bazı sözlerin tutulmamış olması, FTSO'nun yeni projesi karşısında da haklı bir temkinlilik yaratıyor. Ancak bu kez tablonun farklı bir boyutu var.

18 milyon lirayı bulan yatırımın 12,5 milyon liralık kısmını TOBB’un üstlenmesi, projenin arkasında güçlü bir irade ve ortaklık olduğunu kanıtlıyor.

Şüphesiz ki bundan sonraki en önemli adım, imzalanan protokolün kararlılıkla uygulanması ve Fethiye’nin aradığı yetişmiş insan kaynağına kavuşturulması olacaktır.

PİLOTLAR BABADAĞ'DAN UZAKLAŞIYOR:ZAM VAR, TEPKİ VAR; PEKİ SEKTÖR TEMSİLCİLERİ NE YAPIYOR?KIRTUR’un zamları Babadağ’daki ...
18/09/2026

PİLOTLAR BABADAĞ'DAN UZAKLAŞIYOR:
ZAM VAR, TEPKİ VAR; PEKİ SEKTÖR TEMSİLCİLERİ NE YAPIYOR?
KIRTUR’un zamları Babadağ’daki pilotları tartışmaya açtı. Pilotlar; yüksek ücretler, altyapı ve güvenlik sorunları nedeniyle başka uçuş bölgelerine yöneldiklerini söylüyor. “Babadağ’ı hiç bu kadar sakin görmedim” sözleri dikkat çekiyor. Ayrıca change.org sitesi üzerinden düzenledikleri kampanyada da taleplerini dile getiriyorlar.
________________________________________
Babadağ’ın işletmecisi olan KIRTUR’un yamaç paraşütü ücretlerine yaptığı zamlar, bölgenin önemli turizm unsurlarından biri olan yamaç paraşütünde yeni bir tartışma başlattı.

Haberimize gelen yorumlarda pilotlar yalnızca fiyatlardan değil, pistlerin durumu, Babadağ’a ulaşım, iniş alanları ve güvenlik konularındaki sorunlardan da söz ediyor.

“PİLOTLAR BAŞKA YERLERE GİDİYOR”
Haberimize gelen yorumlardan birinde, arka arkaya yapılan zamların uluslararası solo pilotları Babadağ’dan uzaklaştırdığı ileri sürülüyor.
Yorumda, birçok deneyimli pilotun Babadağ yerine Fransa, İtalya, Slovenya, Avusturya gibi Avrupa’daki uçuş bölgelerine yönelmeyi düşündüğü belirtiliyor.

Aynı yorumda, ücretlerde yüzde 50-60’a varan artışlar yapılırken güvenlik ve altyapıda aynı ölçüde iyileştirme görülmediği savunuluyor.
Pilotların özellikle pistler, yollar ve iniş alanları konusunda yaşanan sorunlara dikkat çektiği belirtilerek, “Bu ek gelir nereye gidiyor, hangi somut güvenlik iyileştirmelerini finanse ediyor?” sorusu yöneltiliyor.

“BABADAĞ’I HİÇ BU KADAR SAKİN GÖRMEDİM”
Bir başka yorumda ise Babadağ’daki hareketliliğin azaldığı ileri sürülüyor.
Bölgede yaşayan yabancı uyruklu bir pilot olduğunu belirten yorumcu, “Burayı hiç bu kadar sakin görmemiştim” diyor.
Yorumda birçok pilotun geri dönmeyeceğini söylediği ve rezervasyonlarını iptal ettiği belirtiliyor.

Bir başka pilot ise uçuş başına 24 avroluk ücretin ve uygun bir çoklu uçuş/abonelik seçeneğinin bulunmamasının akro ve SIV pilotlarını bölgeden uzaklaştırdığını savunuyor.

GÖZLER KIRTUR’UN YANI SIRA SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDE
Ortaya atılan bu iddialar yalnızca KIRTUR’un fiyat politikasını değil, sektör temsilcilerinin tutumunu da gündeme getiriyor.

Yamaç paraşütü sektöründe faaliyet gösteren işletmeler açısından TÜRSAB Batı Akdeniz BTK ve FTSO’nun önemli bir konumu bulunuyor.
Bu kurumların yaşanan sorunların çözümü için yaptığı girişimler ise kamuoyuna yansımış değil.

Fuarlarda bölgenin tanıtımıyla ilgili açıklamalar sık sık gündeme gelirken, sektörün yaşadığı sorunların çözümü için hangi adımların atıldığı konusunda kamuoyunun yeterli bilgiye sahip olmadığı görülüyor.

ASIL SORU: PİLOTLAR NEDEN UZAKLAŞIYOR?
Yamaç paraşütü, Fethiye ve Ölüdeniz turizminin en önemli unsurlarından biri.
Pilotlar neden başka uçuş bölgelerine yöneliyor?
Babadağ’da alınan ücretlerin karşılığında hangi hizmetler sunuluyor?
Güvenlik ve altyapı konusunda dile getirilen iyileştirmeler yapıldı mı?
Ve sektör temsilcileri bu sorunların çözümü için ne yapıyor?

Babadağ’ı yeni pazarlarda tanıtmak önemli ancak bugün Babadağ’a gelen pilotların neden uzaklaşmaya başlamasının önüne geçmek daha da önemli!

Bu senenin zamlı fiyatlar şöyle:
Teleferik yetişkin: 700 Liradan 890 Liraya
Teleferik öğrenci: 525 Liradan 660 Liraya
Teleferik pilot: 200 Liradan 330 Liraya
Pist tandem (ikili uçuş): 1.150 Liradan 1.800 Liraya
Pist single (tekli uçuş): 575 Liradan 900 Liraya yükseltildi.

Zamlarda dikkat çeken nokta ise, yamaç paraşütü faaliyetlerine yönelik olarak ciddi artış yaşanması olmuştu.

Kampanya adresi: https://www.change.org/p/%C3%B6l%C3%BCdeniz-t%C3%BCrkiye-make-paragliding-safer-and-cheaper

3 ŞÜPHELİDEN BİRİ DAHA TUTUKLANDI, SAYI 7’YE ÇIKTISALDIRININ HEDEFİ KİMDİ?Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’nın 23 Ma...
17/09/2026

3 ŞÜPHELİDEN BİRİ DAHA TUTUKLANDI, SAYI 7’YE ÇIKTI
SALDIRININ HEDEFİ KİMDİ?
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’nın 23 Mayıs’ta bacağından vurularak yaralandığı silahlı saldırıyla ilgili soruşturma genişliyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheliden biri tutuklandı, ikisi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece saldırı soruşturmasında tutuklu sayısı 7’ye yükseldi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, “Sokaklar Güvende” operasyonu kapsamında Muğla genelinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda yakalanan 3 şüpheli, Fethiye Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Şüphelilerin saldırıya ilişkin bazı kişilere ulaşım ve maddi destek sağladığı, ayrıca azmettirici konumunda bulunduğunun değerlendirildiği belirtildi.

23 Mayıs’taki saldırının ardından yürütülen soruşturmada, saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen tetikçi ile bağlantılı olduğu belirtilen 6 şüpheli daha önce tutuklanmıştı. Yeni tutuklamayla birlikte dosyadaki tutuklu sayısı 7’ye çıktı.

Ancak soruşturmadaki en önemli soru hâlâ yanıtını bulmuş değil.
Saldırının hedefinin Alim Karaca olmadığı yönündeki iddialara rağmen, saldırının gerçekte kime yönelik olduğu ve neden gerçekleştirildiği konusunda kamuoyuna resmi bir açıklama yapılmadı.

Üstelik soruşturmanın genişlemesi, saldırıya ulaşım ve maddi destek sağladığı ve azmettirici konumunda bulunduğu değerlendirilen kişilerden birinin de tutuklanması, dosyanın arka planına ilişkin merakı daha da artırıyor.

Hedef Alim Karaca değilse, kimdi?
Ve o kişi neden hedef alınmıştı?

Bu soruların yanıtı, saldırının gerçek nedeninin ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor.

DÜN ELEŞTİRİYORDU, BUGÜN ÖVGÜLER DİZİYOR:DEĞİŞEN AHMET ARAS MI, AK PARTİ İKTİDARI MI?Geçmişte AK Parti iktidarını sert e...
17/09/2026

DÜN ELEŞTİRİYORDU, BUGÜN ÖVGÜLER DİZİYOR:
DEĞİŞEN AHMET ARAS MI, AK PARTİ İKTİDARI MI?
Geçmişte AK Parti iktidarını sert eleştirileriyle tanınan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın televizyon ekranlarında iktidar temsilcilerine arka arkaya övgü ve teşekkürlerde bulunması dikkat çekti. Aras’ın bu söylem değişikliği, “Siyasette yeni bir taktik mi, yoksa bir çekince mi var ya da ‘beni de AK Parti’ye alın’ mesajı mı?” sorularını gündeme taşıdı.
________________________________________
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın CNBC-e’de yayımlanan COP31 Sektörler Programı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı, İller Bankası ve Türkiye Çevre Ajansı hakkında olumlu ifadeler kullanarak teşekkür ve övgülerde bulunması, Aras’ın geçmişte AK Parti iktidarının uygulamaları ile bakanlara yönelik yaptığı sert eleştirileri yeniden gündeme getirdi.

TEŞEKKÜR VE ÖVGÜLER PEŞPEŞE GELDİ
Ahmet Aras, 20-25 dakika arasında süren programın yaklaşık 3-4 dakikalık bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı, İller Bankası ve Türkiye Çevre Ajansı’na peş peşe teşekkür ederek olumlu değerlendirmelerde bulundu.

“MERKEZİ HÜKÜMETLE ÇOK İYİ İLETİŞİM İÇİNDEYİZ”
Yerel seçim süreçlerinde ve kent gündeminde merkezi yönetimin Muğla’yı üvey evlat gördüğü yönündeki eleştirileriyle bilinen Aras’ın, ekranda, “Belediye olarak merkezî hükümetimizle çok iyi bir iletişim hâlinde bu projelerimizi hayata geçirmeye başladık” şeklindeki beyanı dikkat çekti.

PEKİ NE DEĞİŞTİ?
Ortada farklı tarihlerde söylenmiş farklı cümleler var.
Dün; liyakat tartışması üzerinden bir Tarım Bakanı için “makam işgal ediyorlar” diyen, başka bir konuda Bakan Kurum’a Göcek’teki koya günübirlik turizm tesisi için “Bu izni hangi gerekçeyle verdiniz? Ağaçları kesip günübirlik turizm tesisi yapmak hangi akla ve hangi vicdana sığar?” diye soran, Turizm Bakanlığı’nı ise “Kur politikası şu anda turizmcilerin belini bükmüş durumda”, “Kimse gıkını çıkartamıyor. Çünkü konuşanı içeri atıyorlar” sözleriyle eleştiren Aras...

Bugün; aynı merkezi yönetimle “çok iyi bir iletişim hâlinde” olduklarını söyleyen ve geçmişte eleştirdiği Bakan Kurum’a “bir kere daha teşekkür ederim” diyen Aras.
Dün merkezi hükümetin uygulamalarını ve bakanları eleştiren, bugün ise merkezi hükümete teşekkür ve övgülerde bulunan Ahmet Aras’ın söylemindeki bu değişimin gerekçesi, Muğla kamuoyunda merak konusu.

Aras’ın AK Parti’ye geçeceğine ilişkin kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor. Ancak geçmişte iktidara ve bakanlara yönelik sert eleştiriler yapan bir siyasetçinin bugün aynı iktidarın temsilcilerine yönelik kullandığı dil, daha önce zaman zaman gündeme gelen “AK Parti’ye geçecek mi?” sorusunu da yeniden gündeme getiriyor.

Bu söylem değişikliği yalnızca merkezi hükümetle daha iyi çalışma arayışının bir sonucu mu, yoksa Aras’ın siyasi geleceğine ilişkin başka bir hesabın işareti mi?

Değişen AK Parti iktidarı mı, yoksa Ahmet Aras’ın iktidara bakışı mı?

Bunu zaman gösterecek.

-e

KENT KONSEYİ SORDU, BELEDİYE CEVAP VERDİ:ŞİMDİ GÖZLER KENT KONSEYİ’NDEFethiye Kent Konseyi’nin 2. Etap Sahil Bandı ihale...
15/09/2026

KENT KONSEYİ SORDU, BELEDİYE CEVAP VERDİ:
ŞİMDİ GÖZLER KENT KONSEYİ’NDE
Fethiye Kent Konseyi’nin 2. Etap Sahil Bandı ihalesiyle ilgili bilgi edinme başvurusuna Fethiye Belediyesi’nin yanıt verdiği öğrenildi. Gözler şimdi, belediyenin verdiği yanıtları değerlendirecek Kent Konseyi’nin açıklamasına çevrildi
________________________________________
Fethiye Kent Konseyi, 2. Etap Sahil Bandı’nda yapılan ihale ve proje süreciyle ilgili olarak Fethiye Belediyesi’ne Bilgi Edinme Yasası kapsamında başvurmuş ve kamuoyunu yakından ilgilendiren sorular yöneltmişti. Yöneltilen sorular ve başvuru yapıldığı da kamuoyuyla paylaşılmıştı. Edinilen bilgilere göre Fethiye Belediyesi söz konusu dilekçeye resmi yanıtını verdi. Ancak Fethiye Kent Konseyince verilen yanıtın içeriği kamuoyuyla henüz paylaşılmadı.

ŞİMDİ SORULARIN DEĞİL, CEVAPLARIN ZAMANI
Şimdi ise kamuoyunun bilmek istediği şey çok daha basit:
Fethiye Belediyesi bu soruların hangilerine, ne cevap verdi?

Çünkü konu yalnızca bir ihale değil.
2058 yılına kadar bedelsiz kullanım hakkı bulunan bir alan için neden milyonlarca liralık ödeme yapıldığı, yıkım kararı bulunan yapıların akıbeti ve 2. Etap Sahil Bandı’nın nasıl kullanılacağı Fethiye halkını ilgilendiriyor.
Şimdi gözler belediyenin verdiği cevapta.

YANITLAR HANGİ SORULARA IŞIK TUTACAK?
Fethiye Belediyesi’nin Kent Konseyi’ne verdiği yanıtın, 2. Etap Sahil Bandı ihalesiyle ilgili şu kritik sorulara açıklık getirip getirmediği merak ediliyor:
-2058 yılına kadar bedelsiz kullanım hakkı bulunan alan neden yeniden ihaleye çıkarıldı?
-Fethiye Belediyesi, ihaleye neden itiraz etmedi?
-Belediye neden yıllık 16 milyon 700 bin TL + KDV ödeme yapmayı kabul etti?
-İhale edilen alanın imar ve kullanım durumu konusunda belediyenin değerlendirmesi ne?
-2023 yılında hakkında yıkım kararı verilen ruhsatsız yapılar ne olacak?
-Bu yapılar yeni projeye dahil edilecek mi?
-Kaçak yapıların projeye dahil edilmesinin hukuki sorumluluğu konusunda belediyenin görüşü ne?
-İhaleye katılım için yapılan olağanüstü meclis toplantısının usulü konusunda herhangi bir sorun görülüyor mu?

Ve en önemlisi:
Kent Konseyi’nin yönelttiği bu soruların tamamı yanıtlandı mı, yoksa bazı sorular yine cevapsız mı kaldı?

İNSAN HAYATI 70 GÜN RÖLANTİYE Mİ ALINDI? FTSO’DAN SEÇİM ÖNCESİ "BABADAĞ" MESAİSİBabadağ’da 6 Temmuz’da güvenlik alarmı v...
15/09/2026

İNSAN HAYATI 70 GÜN RÖLANTİYE Mİ ALINDI?
FTSO’DAN SEÇİM ÖNCESİ "BABADAĞ" MESAİSİ
Babadağ’da 6 Temmuz’da güvenlik alarmı verildi. 70 gün sonra FTSO’da toplantı yapıldı. Bu sürede FTSO ile TÜRSAB BTK üyelerinin sorununu çözmek için ne yaptı?
________________________________________
Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nda (FTSO) düzenlenen sektörel toplantıda, 2026 turizm sezonu değerlendirilirken yamaç paraşütü sektörünün sorunları, Babadağ’daki fiziki eksiklikler, ulaşım ve iniş alanlarının düzenlenmesi ile yeni pazar ve tanıtım çalışmaları ele alındı.

Ancak yamaç paraşütü pilotları yaşanan sorunların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar ulaştırılabilmesi amacıyla, 6 Temmuz’da güvenlik gerekçesiyle uçuşları durdurdu ve Babadağ’daki sorunlara dikkat çekmişti.

Pilotlar; kalkış pistlerinin uluslararası standartlara getirilmesini, altyapı sorunlarının çözülmesini, pist yollarının güvenli hale getirilmesini, denetimlerin artırılmasını ve Babadağ uçuş yönergesindeki sorunların giderilmesini istedi.

Pilotlar, insan hayatını ilgilendiren güvenlik sorunlarına da dikkat çekti.
Üstelik bu sorunlar yoğun turizm sezonunun ortasında yaşandığı için Fethiye turizmini de doğrudan ilgilendiriyordu.

Peki 6 Temmuz’dan sonra yaklaşık 70 gün geçti ve 14 Eylül’de Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nda (FTSO) yamaç paraşütü sektörünün sorunlarıyla ilgili toplantı yapıldı.
Toplantıda 2026 turizm sezonu değerlendirildi. Babadağ yolu, pistlerdeki fiziki eksiklikler, iniş alanları ve pilotların dile getirdiği sorunlar konuşuldu.
Yani 6 Temmuz’da pilotların dile getirdiği sorunların önemli bir bölümü, 14 Eylül’de FTSO’nun toplantısında yeniden gündeme geldi.

Burada gündeme gelen soru:
Toplantı neden sorunlar konuşulup tepki gösterilirken değil de şimdi yapıldı?
________________________________________
FTSO VE TÜRSAB NE YAPTI?
Yamaç paraşütü şirketleri FTSO ve TÜRSAB üyesi.
FTSO’nun iştiraki FGB ise Babadağ’ın işletilmesiyle ilgili ihale sürecinde yer alan kuruluş.
FGB’nin müdürlüğünü de FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çıralı yürütüyor.
FTSO ve TÜRSAB’ın sportif faaliyetleri doğrudan denetleme yetkisi bulunmayabilir.

Ancak üyelerinin faaliyetlerini, Fethiye turizmini ve insan hayatını ilgilendiren ciddi güvenlik sorunları ortaya çıktığında, sektörün temsilcileri olarak ne yaptıkları sorulabilir.
FTSO ve TÜRSAB, 6 Temmuz ile 14 Eylül arasında ne yaptı?

6 Temmuz’dan sonra pilotların dile getirdiği ve şirketleri de etkileyen sorunların tespiti için bir çalışma yapıldı mı?
Yapıldıysa hangi sorunlar tespit edildi?
Sorunların giderilmesi için işletmeciye veya ilgili kurumlara bildirim yapıldı mı?
Hangi girişimde bulunuldu, hangi sonuç alındı?
Kamuoyunun doğru değerlendirme yapabilmesi için bu soruların cevabı verilmelidir.
________________________________________
YOĞUN SEZON BİTTİ, FTSO SEÇİMİ YAKLAŞTI, TOPLANTI GÜNDEME GELDİ
Yoğun turizm sezonu büyük ölçüde geride kaldı.
FTSO seçimlerine yaklaşık bir ay kaldı.
Ve 14 Eylül’de sektör temsilcileri FTSO’da bir araya geldi.
Toplantıda, daha önce pilotların gündeme getirdiği sorunlar yeniden konuşuldu.

FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çıralı, Babadağ’ın Fethiye turizmi açısından önemine dikkat çekti. Pistlerdeki fiziki eksikliklerin giderilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Çıralı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektör temsilcilerinin yanında olacaklarını belirtti.

Ancak bir soru hâlâ ortada:
6 Temmuz’da pilotlar güvenlik gerekçesiyle iş bırakacak kadar ciddi sorunları açıklamışken, çözüm için neden 14 Eylül’e kadar beklendi?

İnsan hayatını ilgilendiren güvenlik sorunları için harekete geçmenizi engelleyen neydi?
Seçimlere yaklaşık bir ay kala yapılan bu toplantının amacı nedir?
Ve en önemlisi:
İnsan hayatını ilgilendiren bu sorunlar 6 Temmuz’da biliniyorsa, çözüm için neden bugüne kadar beklendi?

DTO SEÇİMLERİ ÖNCESİ FETHİYE DENİZCİSİNİN BÜYÜK SINAVI:BÜYÜKLERİN ÇIKARI MI, FETHİYE DENİZCİSİNİN HAKKI MI?İMEAK Deniz T...
14/09/2026

DTO SEÇİMLERİ ÖNCESİ FETHİYE DENİZCİSİNİN BÜYÜK SINAVI:
BÜYÜKLERİN ÇIKARI MI, FETHİYE DENİZCİSİNİN HAKKI MI?
İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi seçimleri öncesinde hareketlilik başladı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran ve beraberindeki heyet, Fethiye’de denizcilik sektörü temsilcileriyle bir araya geldi.

Kıran, Fethiye’de sektör temsilcileriyle buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Fethiye Şubesi ile Genel Merkez arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. Bazı denizciler bu buluşmayı seçim desteği olarak değerlendirdi. Ancak toplantının sektör temsilcilerini bir araya getirmesi de önemli olarak görüldü.
Yoğun ilgi gören yemeğin en dikkat çekici kısımlarında biri de, adaylardan Mehmet Eskici yemeğe 60-70 kişilik ekip arkadaşıyla birlikte gelmesi oldu. Daha sonra bu sayının 120’yi geçtiği ileri sürüldü.
Adaylardan Alim Somyürek ise yemeğe yine ekip arkadaşlarıyla katıldı.

BÜYÜKLERİN SÖZÜ MÜ, KÜÇÜKLERİN SORUNU MU?
Fethiye denizcisinin sorunları yıllardır çözülemiyor. Birçok sorun konuşuluyor ancak çözüm bulunamıyor.
Fethiyeli denizcilerin sorunları yeterince temsil ediliyor mu? Konuşmanın dışında ilgili kurumlara taşınıyor mu?

Burada DTO Genel Merkezi ile Fethiye Şubesi arasındaki ilişki de sorgulanmalı.
İstanbullu denizciyi büyük bir oteller, Fethiyeli denizciyi de küçük oteller gibi düşünün.
Devletin ya da karar vericilerin karşısında hangisinin sözü daha fazla dinleniyor?
Büyüklerin.

Peki küçüklerin oylarıyla büyüklerin çıkarları savunuluyorsa, Fethiye denizcisinin hakkı gerçekten savunuluyor mu?
DTO Fethiye Şube Başkanı İlkay Tugay da bazı Fethiyeli denizciler tarafından bu nedenle eleştiriliyor.
Bu eleştirilerin haklı olup olmadığını seçim sürecinde konuşmak, tartışmak gerekiyor.

FETHİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNLARINDAN BİRİ: TERSANLER İLE ÇEKEK YERLERİ
Fethiye tersanelerinin çalışma şartları ortada.
Olumsuz koşullarda çalışılıyor.
Ülkenin en iyi tekneleri, ülkenin en kötü çalışma ortamlarından birinde yapılıyor.
Tersanelerin taşınması artık ertelenmemeli.

Karaot olur, başka bir yer olur. Önemli olan, sektör zarar görmeden yeni tersane ve çekek alanlarının oluşturulması.
Çünkü denizcilik sadece tekne sahiplerinden ibaret değil.
Fethiye sanayisinde onlarca sektörü besliyor. Binlerce ailenin geçimini sağlıyor.
Bu nedenle mesele birkaç işletmenin değil, Fethiye denizciliğinin geleceğidir.

KOCA ÇALIŞ’TA NE OLUYOR?
Koca Çalış’ta “Özel Şartlı Tekne Bakım ve İmal Alanı” olarak görünen bazı araziler hâlâ tarla vasfındadır.
2011 yılında onaylanan ve yürürlükte bulunan imar planına göre 150 Dönümlük alan, Özel Şartlı Tekne İmal ve Bakım Yeri olarak görünüyor. Ancak imar planına “Özel Şartlı Yat Çekek yerinin yapılaşma şartları yatırım başlarken belirlenecektir. Kurum görüşleri alınıp ÇED raporunun onaylanmasından sonra faaliyete geçecektir” notu işlenmiştir.

Bunun yanında Fethiye Belediyesi “Özel Şartlı Yat Çekek İmal Yeri” için uygulama imar planını hazırladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderdi. Ancak Bakanlık Özel Şartlı Yat Çekek İmal Yeri için ÇED raporu istedi ve planı geri iade etti.

Buna rağmen bu arazilere tekneler çekilmeye başlandı.

Kurum görüşleri ile ÇED raporu alınmadan bu alanın yat çekek yeri olarak kullanılmasına hangi kurum izin verdi?

15 metreye kadar teknelerin çekilmesi konusundaki muafiyetten faydalanıldığı söyleniyor.
Ancak faaliyet bir şirket üzerinden yapılıyorsa ortada ticari bir faaliyet var demektir.
Ticari faaliyetin de ruhsatı ve izinleri olmalı.

Bir başka soru da şirketle ilgili.
Bu faaliyetin, DTO Fethiye Şube Başkanı İlkay Tugay ile TÜRSAB Başkanı Özgen Uysal’ın da ortakları arasında bulunduğu belirtilen Çıftlık Yat Çekek Anonim Şirketi üzerinden yürütüldüğü yönünde iddialar bulunuyor.

O zaman soru açık:
Koca Çalış’taki faaliyet hangi izinle yapılıyor?
Çıftlık Yat Çekek Anonim Şirketi’nin bu faaliyetle ilişkisi nedir?
Bu soruların cevabını kamuoyu bilmek istiyor.

Kurum temsilcileri sektörün önünün açılması için mücadele etmekle yükümlüdür. Yoksa bütün içinde ayrışmanın yolu açılırsa birlik oluşturulamadığı gibi çatışmaların da kapısı aralanır.

KARAOT’TA DÖRT YILDA NE YAPILDI?
Koca Çalış için çalışmalar yapılırken başka bir soru daha var:
Fethiye tersanelerinin Karaot’a taşınması için son dört yılda ne yapıldı?

Karaot yıllardır konuşuluyor.
Peki konuşmanın dışında hangi somut adım atıldı?

Geçen yıl DTO Fethiye Şubesi’nde yapılan toplantıda yaşananlar da bu nedenle önemli.

Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürü Salih Tan’ın, Fethiye Tekne, Yat İmalatçıları ve Çekekçileri İşletme Kooperatifi yöneticilerine şu sözleri söylediği ifade ediliyor:
“Sermayeniz yetmez. Siz yapamayacaksanız galiba. Ortak almanıza izin vermem. Karaot’u Bakanlık olarak alırım. Yatırım yapmak isteyen 3-5 tersaneci var. Verir geçerim.”

Bu sözler karşısında İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran ve DTO Fethiye Şube Başkanı İlkay Tugay ne yaptı?

İtiraz edildi mi?
Fethiye tersanecilerinin hakkı savunuldu mu?
Yoksa bu sözler karşısında sessiz mi kalındı?

SEÇİMİN ASIL SORUSU BU OLMALI
DTO Fethiye Şubesi seçimleri yaklaşırken mesele sadece kimin başkan olacağı değil.
Asıl mesele:
"Hangi aday Fethiye denizciliğinin yıllardır çözülemeyen sorunlarının çözülmesi için çalışır, mücadele eder?" sorusuna verilecek cevaptır.

Ve en önemli soru:
Fethiye denizcilerinin oyları yine büyüklerin çıkarları için mi kullanılacak, yoksa bu kez Fethiye’nin sorunlarını çözmek için mi?

Çünkü mesele birkaç kişinin değil.
Binlerce insanın ekmeği ve Fethiye denizciliğinin geleceğidir.

Address

Fethiye

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Fethiye Alternatif Bakış posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share