Kaldıraç Hareketi

Kaldıraç Hareketi Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Kaldıraç Hareketi, Magazine, Caferağa Mah. Serasker Caddesi No:35 Kadıköy, Istanbul.

🔴 İktisat tarihi üzerine notlar – 1✍ Hakkı Taşdemir"Ekonomi fakültelerinde çok az yer verilir Marx’ın görüşlerine. İktis...
28/07/2026

🔴 İktisat tarihi üzerine notlar – 1
✍ Hakkı Taşdemir

"Ekonomi fakültelerinde çok az yer verilir Marx’ın görüşlerine. İktisat tarihi derslerinde şöyle bir üzerinden geçilir birkaç cümle ile. Gençlerin Marx’ı öğrenmemesi, tartışmaması için özel bir çaba sarf edilir. Buna mukabil ÇUŞ’lar (çok uluslu şirketler) dâhil olmak üzere büyük olarak nitelendirilecek tüm işletmelerin üst yöneticilerinin ve dünyanın en ünlü üniversitelerinin ekonomi fakültelerinde profesör olarak görev yapan hocaların kitaplığında müstesna bir yeri vardır “Das Kapital”ın. Marx’ın yıllar süren bir uğraşı sonucu oraya çıkarmış olduğu bu eser bir başucu kitabı olmasa da her daim güvenilir bir referans ekonomistler için.

Çelişikmiş gibi görülen bu durum bir gerçeğin yansıması aslında. Adına kapitalizm denilen ekonomik sistemin işleyiş mekanizmasını çözen kişidir Marx. İşleyiş mekanizmasını çözdüğü gibi sistemin zayıf halkalarını da çelişkilerini de açığa çıkarmış, neden ve nasıl yıkılacağını da açıklayarak insanlığa değeri ölçülemeyecek bir eser bırakmıştır. Burjuvazi ve onun uşakları bu eserin değerinin farkındadırlar. Bu nedenle Das Kapital’i her zaman bir referans olarak ellerinde bulundururlar ve kapitalizmin yaşadığı sıkıntılı süreçlerin nedenlerini anlamak, yaşadıkları zorlukları aşmak için her zaman ona başvururlar. Burjuva ekonomisine yön veren ideologlarının Marx’ı pek çok Marksistten daha iyi anlamış olduklarını söylersek eğer iddialı bir cümle sarf etmiş olabiliriz belki ama gerçeğin ifadesidir bu."

🔗 https://kaldirac6.org/iktisat-tarihi-uzerine-notlar-1/

🔴 Sermayenin zincirlerini kırabilmektedir özgürlük…✍ Temel Demirer & Sibel Özbudun "Friedrich Engels’in, “Kavranmadığı s...
27/07/2026

🔴 Sermayenin zincirlerini kırabilmektedir özgürlük…
✍ Temel Demirer & Sibel Özbudun

"Friedrich Engels’in, “Kavranmadığı sürece zorunluluk kördür… Özgürlük, zorunluluğun kavranmasıdır,”[3] formülasyonuyla müsemma ve “İnsan özgür doğar; ama her yerde zincirlenmiştir,”[4] diye tanımlanan özgürlük, çarpıtılmaya en müsait kavramlardan biri olmuştur.

Tıpkı “Özgür Özel, CHP ve sol için tek güvence ‘momentum’ yoksa süreç olarak faşizm hızlanarak laik Cumhuriyetin, hakların ve özgürlüklerin son kalıntılarını da yok edecek!”[5] ifadesindeki üzere…

“Nasıl” mı?

Gayet basit; “kimin cumhuriyeti” ya da “hangi özgürlükler” veya “hangi laiklik”tir sözü edilen? Sonra “denize düşen yılana sarılır” söylemini anımsatan böylesi genellemeler ne kadar doğrudur?!

Yanıt Søren Kierkegaard’ın, “Aldanmanın iki yolu vardır. Birincisi, gerçek olmayan bir şeye inanmak; diğeriyse, gerçek olana inanmayı reddetmektir”; Henry Miller’in, “Toplumun dili uyumdur: Yaratıcı bireyin dili ise özgürlüktür. Dünyayı oluşturan insanlar gerçekliğe gözlerini kapattığı sürece, yaşam cehennem olarak devam edecektir,” sözlerindeyken, ekleyelim:

Çağlar boyunca insanlığın kadim düşü özgürlük, sınıfsal bir kavramdır. Sınıflı, sömürücü düzen(sizlik)lerinin adı değişse de, ezilenlerin/sömürülenlerin özgürlük tutkusu, arzusu hiç tükenmedi. Nihayetinde tarih sahnesine çıkan ücretli köleler, yani işçiler devraldılar özgürlük mücadelesinin kızıl sancağını…

Bizim sözünü ettiğimiz özgürlük, kızıl sancağa mündemiç olup, burjuvalardan nefret edenlerindir…"

🔗 https://kaldirac6.org/sermayenin-zincirlerini-kirabilmektedir-ozgurluk/

🔴 Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…✍ Fikret Başkaya"Neden bu kadar kolay yönetebiliyorlar, aldatabiliyorlar, oyalaya...
26/07/2026

🔴 Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…
✍ Fikret Başkaya

"Neden bu kadar kolay yönetebiliyorlar, aldatabiliyorlar, oyalayabiliyorlar, manipüle edebiliyorlar, ülkenin varını yoğunu bu kadar kolay yağmalayabiliyor, talan edebiliyorlar?

Herhangi bir tarihsel-toplumsal olayı veya süreci, anlamak, tanımlamak, bilince çıkarmak için bir dizi neden sıralamak âdettendir. Fakat o kadarı yeterli değildir… Bir de bütün nedenler içinde asıl nedeni nedenler hiyerarşisinin başına yerleştirmek gerekir…

Türkiye’nin şimdilerde içine sürüklendiği çürümeyi, sefil durumu anlamak için yüz yıl geriye gitmek gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğu’nun doğrudan devamıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet kutsaldı… Onun doğrudan devamı olan Cumhuriyet rejiminde daha da kutsal… Devletin kutsal sayıldığı yerde de “gerisi teferruattır” denir…

Cumhuriyetin ilanına giden süreçte emekçi halk kitlelerinin bir dahli olmadı… Esasen Cumhuriyet de ikinci İttihatçı rejimiydi… İlerleyen dönemlerde de kitlelerin sosyal-politik süreci etkilemesine izin verilmedi… Padişahın-sultanın kulunun bir cumhuriyetin yurttaşı olması engellendi… Yurttaş bilinci olsaydı ülke bugünkü utanç verici durumda olur muydu? 1923-1946 aralığında örgütlenmek, dernek, sendika, siyasi parti kurmak yasaktı… 1946’da dernek, sendika, siyasi parti kurmanın önü açıldı ama devletin istemediği örgütler hemen kapatılıyordu veya işlevsizleştiriliyordu… İktidar partisi olan CHP’den Demokrat Parti çıkarıldı. 1950 sonrasında askerî darbeler dışında insanların önüne sandık kondu ama sandıktan hiçbir zaman halk iradesi çıkmadı…"

🔗 https://kaldirac6.org/araci-da-rotayi-da-degistirme-zamani/

🔴 İskoç Sosyalist Partisi (SSP) ile röportaj✍ Kaldıraç InternationalGeçtiğimiz dönemde İskoç seçimlerine giren İskoç Sos...
25/07/2026

🔴 İskoç Sosyalist Partisi (SSP) ile röportaj
✍ Kaldıraç International

Geçtiğimiz dönemde İskoç seçimlerine giren İskoç Sosyalist Partisiyle konuştuk. Röportajımızda partinin seçim stratejisi ve taleplerinin yanı sıra Birleşik Krallık’ta işçi sınıfının sorunları, siyasi dinamikler, son dönemde gerçekleşen göçmen karşıtı pogromlar, anti-emperyalist ve anti-militarist mücadele ve Birleşik Krallık’ın emperyalist savaştaki rolü gibi konuları tartıştık.

🔗 https://kaldirac6.org/iskoc-sosyalist-partisi-ssp-ile-roportaj/

🔴 Bay Kemal aparatı, Saray Rejimini güçlendirmeye yeter mi?✍ Aysun Sadıkoğlu"Bu kayyum operasyonunun NATO toplantısının ...
24/07/2026

🔴 Bay Kemal aparatı, Saray Rejimini güçlendirmeye yeter mi?
✍ Aysun Sadıkoğlu

"Bu kayyum operasyonunun NATO toplantısının öncesine getirilmesi de önemlidir. 7 Temmuz’da NATO toplantısı vardır ve bu toplantıda kritik kararlar alınacağı açıktır.

Şimdi bu noktaları birleştirmek gerekir.

Kuşoğlu’nun ve Külünk’ün açıklamaları biliniyor. Elbette Bay Perinçek’in açıklamalarını da duymadık değil. Hepsi Erdoğan’ın prompter’ından dökülen sözlerdir. Demek artık bu prompter’lar elek gibi olmuş, sözcükler dökülmekte ve dökülen sözcükleri mesela Perinçek kapmakta ve hemen bir “sağlıklı” cümleye çevirmektedir.

Bay Kemal’in iki kritik mesajı vardır:

İlki, parti içinde birlikte yürüdüğü FETÖ’cülerden söz etmekte, bunları fark edemediği için özür dilemektedir.

Bu mesaj, yeni tutuklamalar ve tehditler demektir. Demek ki Özel ve arkadaşları, İmamoğlu’nun yanına gönderilmekle tehdit edilmektedir. Anlamak zor değil, ya hizaya geleceksiniz ya da Silivri orada, demektedirler. Özel bir yandan Bahçeli’nin eline sarılmakta, diğer yandan ise TBMM’ye yürümektedir.

TBMM ve Anıtkabir yürüyüşleri kitleleri toplamaktadır ama nostalji kokmaktadır. Yürünmesi gereken yerler oralar değildir. Siyasetin merkezi TBMM değildir, Saray’dır.

Bay Kemal’in açıklamalarının ikincisi, ilgiye değerdir. Bay Kemal, Osmanlı coğrafyasında etkili olmayı söylemektedir. Barrack’ın, müşfik monarşisine uygundur. Demek Suriye, Irak, Ermenistan, Balkanlar içindedir. Ve bu konuda Saray Rejiminin hattına oturmuştur ve CHP’yi de buraya çekmek istemektedir. Bunları, Kuşoğlu’nun açıklamaları ile birleştirmek gerekir."

🔗 https://kaldirac6.org/bay-kemal-aparati-saray-rejimini-guclendirmeye-yeter-mi/

🔴 İşçi sınıfının direnişi, sendika mafyası ve uzlaşmacı sol✍ Fikret Soydan"Bugün, işçi ve emekçilerin direnişinin önünde...
23/07/2026

🔴 İşçi sınıfının direnişi, sendika mafyası ve uzlaşmacı sol
✍ Fikret Soydan

"Bugün, işçi ve emekçilerin direnişinin önünde en büyük engel, sendika mafyası ve liberal soldur (ya da uzlaşmacı sol, reformist sol).

İşçi hareketi, daha genel olarak söylersek, gelişmekte ve sürmekte olan kitlesel direniş büyümelidir. Bu bir. Büyümek yetmez, süreklilik kazanmalıdır, bu iki. Ve nihayetinde, üçüncü olarak devrimcileşmelidir, yani örgütlenmelidir.

Demek ki kitlesel direnişin bir hatta dönüşmesi gereklidir.

Bunun için, devrimcileşmek, devrimci anlamda örgütlenmek şarttır.

İşçi sınıfı, sınıf bilinci ile hareket etmek zorundadır.

İşçi, öğrenci, kadın, çevre direnişlerinin öncü unsurları, direnişin öncüleri hâlinde örgütlenmek üzere, devrimci sosyalist bir çizgide, devrimci saflarda örgütlenmek zorundadır. Bu elbette biz devrimcilerin görevidir. Ama bu, direnişin içinde önder hâline gelmiş olan unsurların görevidir de.

Bugün tüm direnişi, işçi ve emekçi direnişi (kadın, gençlik vb. içinde) olarak isimlendireceksek, bu direnişin bir kararlılığa kavuşması, yayılması ve örgütlü hâle gelmesi esas gündemdir.

Bu nedenle, birleşik emek cephesi, bugün önemli bir adımdır. Tüm devrimcileri, tüm direniş hattı içindekileri bir rotada toplayacak birleşik emek cephesi, Saray Rejimine karşı direnişin de merkezi olacaktır. Bugün Saray Rejimine karşı her yol ve araçla savaşmak zorunludur ve şarttır. Bu, durum, devrimci örgütlenmeyi zorunlu kılmaktadır. Ciddi ve kararlı bir mücadele başka türlü örülemez."

🔗 https://kaldirac6.org/isci-sinifinin-direnisi-sendika-mafyasi-ve-uzlasmaci-sol/

🔴 Savaşa "mola" mı?✍ Deniz Adalı"Demek ki ABD cephesi, yeni bir nefes alma döneminin ardından, yeniden saldırıları devre...
22/07/2026

🔴 Savaşa "mola" mı?
✍ Deniz Adalı

"Demek ki ABD cephesi, yeni bir nefes alma döneminin ardından, yeniden saldırıları devreye sokacaktır. Buna şüphe yoktur. Bu durumda ABD, AB’yi ve Japonya’yı da içine dâhil edeceği yeni saldırılar devreye sokacaktır.

Avrupa’da İran saldırısı sırasında, özellikle İspanya’da ortaya çıkan, ABD isteklerine hayır deme eğilimi, yayılma potansiyeline sahiptir.

Ama savaş, emperyalist cephe için, başta ABD için bir ihtiyaç, bir zorunluluktur. Enerji, ilaç, iletişim ve silah tekelleri kârlarına kâr katmaktadır. Ama dahası, ABD hegemonyasını bırakmak istememektedir."

🔗 https://kaldirac6.org/savasa-mola-mi/

🔴 Saplantı: Aşk illüzyonunda benlik yitimi ve açıklıktan korkmak✍ İdil Özkurşun"Mayıs ayında vizyona giren Obsession (Sa...
21/07/2026

🔴 Saplantı: Aşk illüzyonunda benlik yitimi ve açıklıktan korkmak
✍ İdil Özkurşun

"Mayıs ayında vizyona giren Obsession (Saplantı) filmi oldukça başarılı bir gişeyle açılış yapmasının yanı sıra çokça da konuşuldu. Sanıyorum ki bu popülerliğinin asıl kaynağı, filmin estetik veya teknik niteliklerinden çok çağın en yakıcı sorunlarından olan ilişkilenme sorunlarına dair temaları barındırması. “Toksik ilişkiler”, kıskançlık, takıntı, bağımlılık, rıza vb. konuları işleyen Obsession üzerinden, ben de bu yazıda biraz ilişkilere dair bir tartışma yürütmek ve filmin yorumlanma biçimlerine dair birkaç söz söylemek istiyorum. Henüz filmi izlememiş olanlar için de açıklayıcı olmasını gözeterek yazmakla beraber, filmi hâlâ vizyonda izleme şansınız olduğu gibi internet üzerinden de izleme olanağının bulunduğunu da not düşeyim.

Düşük bütçesi, yönetmeni Curry Barker’ın bir youtuber olması, son dönemin alegori ve korku sinemasının iç içe geçtiği filmler modasını yakalaması ve tıpkı yakın zamanda vizyona giren “Drama” gibi ilişki gerilimine aynı zamanda mizahî bir yaklaşım getirmesi gibi sebeplerden de dikkat çeken Obsession’ın elbette ki bu kadar konuşulması ve izlenmesinin ardındaki ana sebep konusu. Obsession, iş arkadaşı Nikki’ye aşık olan ancak ona karşı hislerini dile getiremeyen Bear’ın, bir hediyelik eşya dükkânından satın aldığı dilek çubuğundan çaresizce medet ummasıyla başlar. “One Wish Willow” adı verilmiş olan bu oyuncağı kırarak “Nikki’nin kendisini dünyadaki herkesten ve her şeyden daha çok sevmesini” dileyen Bear’ın dileğinin beklenmedik şekilde kabul olmasıyla olaylar gelişir. Ancak bu dileğin gerçekleşmesi bir rüyadan ziyade bir kâbusu başlatacaktır. Nikki’nin Bear’ı “dünyadaki herkesten çok sevmesinin” yarattığı bu bağımlılık ve “delilik” hâli, günümüz ilişkilerinde normalleşmeye başlayan aşırı davranışların korku estetiğiyle harmanlanmış bir tezahürüne dönüşür."

🔗 https://kaldirac6.org/saplanti-ask-illuzyonunda-benlik-yitimi-ve-acikliktan-korkmak/

🔴 Türkiye’de kadın emeği ✍ Sosyalist Kadın Hareketi İstanbul "Türkiye’de kadın istihdamı, ücret eşitsizliği ve sendikal ...
20/07/2026

🔴 Türkiye’de kadın emeği
✍ Sosyalist Kadın Hareketi İstanbul

"Türkiye’de kadın istihdamı, ücret eşitsizliği ve sendikal örgütlenmeye ilişkin güncel veriler, yapısal eşitsizliklerin derinliğini gözler önüne seriyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılında yayımladığı verilere göre ülke nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların istihdam oranı %32,5 ile erkeklerin (%66,9) yarısının altında kalıyor. Dünya Ekonomik Forumunun 2025 Küresel Cinsiyet Açığı Raporu Türkiye’yi 148 ülke arasında 135. sıraya yerleşti. DİSK-AR’ın hesaplamalarına göre ise geniş tanımlı kadın işsizliği %33,8’e ulaşıyor.

Çalışan kadınların yaklaşık üçte biri kayıt dışı istihdam ediliyor, yarı zamanlı çalışma oranı erkeklerin iki katı düzeyinde seyrediyor. Çalışma hayatında geçirilen süre de eşit değil: kadınlarda 20,2 yıl olan bu süre erkeklerde 39,2 yıla çıkıyor. Bu uçurum doğrudan emeklilik haklarını etkiliyor; 65 yaş üstü tek kişilik hanelerde yaşayanların %74’ü kadın, bu yaş grubunda kadın yoksulluk oranı ise %17,9.

Ücret eşitsizliği eğitimle kapanmıyor, aksine derinleşiyor. 2023 yılı verilerine göre yükseköğretim mezunlarında cinsiyet temelli ücret farkı %17,4, lise mezunlarında %20. STEM alanlarında bu fark %14,7 düzeyinde."

🔗 https://kaldirac6.org/turkiyede-kadin-emegi-i-sosyalist-kadin-hareketi-istanbul/

🔴 Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile röportaj*"Kaldıraç: Özellikle son aylarda Öğretmen Sendikasının haklı taleplerl...
19/07/2026

🔴 Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile röportaj*

"Kaldıraç: Özellikle son aylarda Öğretmen Sendikasının haklı taleplerle sözlerini sokağa taşıdığını görüyoruz. Okuyucularımız için sürecin başlangıcını özetler misiniz?[1]

Özel sektörde çalışan eğitim emekçilerinin sorunları özellikle 2014 sonrası katmerleşerek büyüdü. Ne olmuştu 2014’te; özel sektörde çalışan öğretmenleri koruyan taban maaş yasası, yani özel sektörde çalışan bir öğretmenin kamudaki meslektaşından düşük maaşa çalıştırılmasının önüne geçen yasa, torba yasa marifetiyle kaldırıldı. Bu aslında patroncu, piyasacı anlayışın eğitimi tam anlamıyla kuşatması demekti. O tarihten itibaren özel sektörde çalışan öğretmenler yer yer asgarî ücrete, yer yer asgarî ücretin altında çalıştırılmaya başlandı. Hâl böyle olunca bir taban maaş olmaması, özel sektörde çalışan eğitim emekçileri için başlı başlına bir sorun hâline geldi. Sendikamız kurulduğu tarihten itibaren taban maaş hakkı başlıca taleplerimiz arasında yer alıyor. Esas olarak bu talep etrafında bir araya geliyor, örgütleniyor ve bunun mücadelesini veriyoruz. İlk kurulduğumuz yıllarda özel sektördeki eğitimin genel ahvali de bizim çalışma koşullarımız da toplum tarafından pek bilinmiyordu aslında. Mücadele kendi yolunu yönünü bulurken aynı zamanda toplum da bizim koşullarımızdan, özel sektörde eğitimin durumundan daha çok haberdar hâle geldi. 2022’de Ankara Öğretmen Buluşması’ndan, Meclis Nöbeti’nden Büyük Öğretmen Yürüyüşü’ne ve bu yılki Ankara Öğretmen Direnişi’ne sendika tüm birimleriyle özel sektörde örgütlenmez denilen 400 bin eğitim emekçisinin gündemini memleket gündemi hâline getirdi ve bu bağlamda muhatabiyetler geliştirdi."

🔗 https://kaldirac6.org/ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-ile-roportaj/

Address

Caferağa Mah. Serasker Caddesi No:35 Kadıköy
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kaldıraç Hareketi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category