Kanal Kayseri

Kanal Kayseri Kanal KayseriTV Kayseri yerelinde güncel olayları objektif bir biçimde,içerikler üreten
TV Kanalıdır.

Erciyes Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hakan Gümüş Aday Oldu -Kayseri TV-​Kayseri – Köklü yükseköğretim kurumlarınd...
01/08/2026

Erciyes Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hakan Gümüş Aday Oldu -Kayseri TV-

​Kayseri – Köklü yükseköğretim kurumlarından Erciyes Üniversitesi'nde (ERÜ) rektörlük seçimleri ve adaylık süreçleri hareketli bir döneme girerken, üniversitenin kendi bünyesinden önemli bir isim adaylığını açıkladı. Uzun yıllardır başarılı akademik çalışmaları ve tıp alanındaki hizmetleriyle tanınan Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Gümüş, Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü için aday olduğunu duyurdu.

​ Akademik Başarılarla Dolu Bir Özgeçmiş

​1996 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Prof. Dr. Hakan Gümüş, ihtisasını yine aynı üniversitede Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda tamamladı. Ardından Çocuk Nörolojisi yandal uzmanlığını alarak alanında uzmanlaşan Gümüş, 2010 yılında doçent, 2015 yılında ise profesör unvanını aldı.

​Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Mustafa Eraslan Çocuk Hastanesi bünyesinde yıllardır hem geleceğin hekimlerini yetiştiren hem de binlerce küçük hastanın şifa bulmasına öncülük eden Prof. Dr. Gümüş, tıp dünyasında ulusal ve uluslararası düzeyde yaptığı araştırmalarla tanınıyor.

"Üniversiteyi Daha İleriye Taşımak İçin Yola Çıktık"

​Adaylığıyla ilgili akademik camiada ve Kayseri'de büyük bir yankı uyandıran Prof. Dr. Hakan Gümüş'ün, üniversitenin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı misyonlarını daha da ileriye taşımayı, akademik liyakati güçlendirmeyi ve ERÜ’yü küresel ölçekte rekabet eden bir araştırma üniversitesi konumuyla taçlandırmayı hedeflediği belirtiliyor.

​Erciyes Üniversitesi'nin potansiyelini yakından bilen, kökleri bu topraklara ve üniversiteye dayanan bir bilim insanının rektörlük yarışına katılması, üniversite personeli ve öğrenciler tarafından memnuniyetle karşılandı. Seçim sürecinin üniversite camiasına ve Kayseri'ye hayırlı olması temenni ediliyor. - HABER KAYSERİ TV -

Cem Küçük Tutuklandı...Cem Küçük, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şa...
01/08/2026

Cem Küçük Tutuklandı...

Cem Küçük, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen Cem Küçük'ün nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki sorgusu tamamlandı.

Hakimlik, Küçük'ün tutuklanmasına karar verdi.

Ne olmuştu?
Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cem Küçük, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Savcılıkta ifade veren Küçük, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda şüpheli Küçük'ün çeşitli zaman diliminde canlı yayın programında farklı soruşturma dosyasından tutuklu bulunan Fatih Keleş ile ilgili yorum yaptığı, söz konusu canlı yayın programının video çözümlenmesi incelendiğinde "Fatih Keleş'in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı." şeklinde haber yaparak yanlış bilgiyi alenen yaydığı belirtilmişti.

Bir diğer canlı yayın programında ise Küçük'ün "Berkay Gezgin İBB'den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var." diyerek yanlış bilgiyi alenen yaydığının tespit edildiği kaydedilen yazıda, Küçük'ün bir süre geçtikten sonra ise söz konusu haberle ilgili farklı paylaşımlar yaptığı aktarılmıştı.

Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin algı yaratacak şekilde paylaşımlar yaptığı, bu paylaşımların kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu bağlamda somut olayda "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilen yazıda, Küçük'ün üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi istenmişti. -HABER KANAL KAYSERİ TV-

30/07/2026

Kiler yapmak için başladı, yeraltı şehri inşa etti
Karısının ricası üzerine kiler yapmak için işe koyulan adam işin sonunda öyle bir şey yaptı ki evi gören herkes şaşıp kaldı.

Erivan yakınlarında yaşayan inşaat ustası Levon Arakelyan’ın hayatı eşinin kendisinden patates ve kışlık erzakları saklamak için serin bir kiler istemesiyle değişti. Sıradan bir inşaat ustası olan Levon evinin altında küçük bir çukur kazmak için işe koyuldu. Ancak kazdıkça bu iş onun için basit bir kiler yapımından çıkıp mistik bir tutkuya dönüştü.

Levon Usta, tam 23 yıl boyunca neredeyse gün ışığı görmeden yerin altına doğru ilerledi.

Bu hikayeyi asıl mucizevi kılan şey ise Levon’ın kullandığı yöntemdi. Teknolojinin tüm imkanlarına sahip olabileceğimiz modern çağda usta hiçbir ağır iş makinesi, ekskavatör, hatta elektrikli matkap bile kullanmadı. Devasa yeraltı kompleksini sadece geleneksel el aletleriyle, çekiç, murç ve keskiyle santim santim oydu.

Yerin 21 metre altına inen bu büyüleyici labirentten tam 600 kamyon dolusu taş ve toprak çıktı. Levon bu devasa kütleyi tek başına kovalara doldurarak insan gücüyle yüzeye taşımayı başardı.

Kazı sırasında ilk olarak aşırı sert bir siyah bazalt tabakasına denk gelen usta, pes etmek yerine insanüstü bir çabayla bu duvarı deldi. Alt katmanlarda ise bölgeye özgü daha yumuşak volkanik tüf kayalarına ulaşınca, yeraltı şehrine heykelsi figürler ve ince mimari detaylar işlemeye başladı.

Levon Arakelyan’ın ailesinin anlattığına göre, bu yeraltı şehrinin çizilmiş hiçbir mimari planı veya projesi yoktu. Usta, kazacağı bir sonraki koridorun yönünü, odaların yerleşimini ve duvarlara yapacağı sanatsal işlemeleri geceleri rüyasında görüyor, sabah uyanır uyanmaz hiçbir ölçüm yapmadan doğrudan taşa aktarıyordu. Dışarıdan bakıldığında sıradan, tek katlı bir mahalle evi gibi duran yapının altında, zamanla yedi odadan oluşan 300 metrekarelik devasa bir yeraltı labirenti oluştu.

Bu mistik yolculuk, dramatik bir sonla noktalandı. Levon Usta, iki büyük tüneli birbirine bağlayan son duvarı kırıp çalışmasını tamamladıktan hemen sonra, 67 yaşında geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.

Eşinin patates ricasını kıramayan bu azimli ustanın vefatının ardından ailesi, onun 23 yıllık emeğini yaşatma kararı aldı. Levon’ın çalışırken giydiği kıyafetler, ömrünü adadığı çekiç ve keskileri ile fotoğrafları o günden beri evde sergileniyor. Levon’un Yeraltı Dünyası (Levon’s Divine Underground) adıyla bilinen bu yer, günümüzde dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin hayranlıkla ziyaret ettiği gizemli bir müze olarak varlığını Sürdürüyor. _ Haber Kanal Kayseri TV _

17/07/2026

Tuzu kuru sırça köşkte yaşayan

17/07/2026

Son Güven bükücüler

AHBAP soruşturması. Haluk Levent ve 13 kişi tutuklandı.Ahbap Derneği soruşturmasında aralarında Haluk Levent'in de bulun...
16/07/2026

AHBAP soruşturması. Haluk Levent ve 13 kişi tutuklandı.

Ahbap Derneği soruşturmasında aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 19 kişi tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Levent'in yanı sıra iddiaların odağındaki asistanı Yeliz Kaya ve avukat Ece Güner de dahil 14 kişi tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 24 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı. 23 şüpheli sabah saatlerinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Şüphelilerden 23'ü, işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Bir şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 19 kişi tutuklama talebiyle, 6 kişi ise adli kontrol istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Haluk Levent’in tutuklamaya sevk yazısı da ortaya çıktı. Yazıda, "Yardımların şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde yönetildiğine ya da sarf edildiğine dair kuvvetli şüphe içeren emarelerin belirdiği, bu şüphe ve delillerin, gerek şüphelinin şahsi zaafları ve ekonomik durumu gerekse de ikmal olunan MASAK raporunda yapılan tespitler neticesinde kuvvetlendiği." ifadeleri yer aldı.

Savcılık, Zafer Yay, Emrah Gödeniler, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Abdülcevat Özkan, Kemal Öztünç, Erhan Dökmeci, Yusuf Can Ertit, İlker Çetin, Yeliz Kaya, Ece Güner, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak'ı tutuklamaya sevk etti.

Sulh ceza hakimliği, gece yarısı Haluk Levent, Yeliz Kaya, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Öztünç, Şehmus Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeniler, Zafer Yay, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu'nun tutuklanmasına karar verdi.

Öte yandan, jandarma ekiplerince gözaltına alınan 17 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

NE OLMUŞTU?

Haluk Levent, kurucusu olduğu Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin kişisel hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 12 Temmuz'da Bursa’da gözaltına alındı. İstanbul'a getirilen Levent'e “Dernekler Kanunu’na muhalefet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “örgüt üyeliği” suçlamaları yöneltildi.

Soruşturmada, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından toplanan bağışların kullanımı ve dernek çalışanları arasındaki yüksek tutarlı para transferleri inceleniyor. Dosyaya yansıyan iddialar arasında, bazı çalışanların banka hesaplarının para transferlerinde kullanılması ve yüksek miktarlarda bahis işlemi yapılması da bulunuyor. Haluk Levent ise emniyetteki ifadesinde kendisine yöneltilen bazı iddiaları reddetti. Operasyonda toplam gözaltı sayısı ise 38 oldu.

İDDİALAR NE?

Dosyaya yansıyan ifadelerde Sevda Kurt adlı şüpheli, Haluk Levent tarafından yaklaşık 90 milyon lira zarara uğratıldığını öne sürdü. Kurt’un farklı tarihlerde Levent’in yönlendirdiği hesaplara yüksek tutarlarda para gönderdiği, adresindeki aramada ise Levent tarafından imzalandığı belirtilen 1 milyon 750 bin dolarlık borç tutanağının bulunduğu iddia edildi. Ayrıca avukat Ece Güner de ifadesinde Levent’e toplam 1 milyon 570 bin dolar borç verdiğini ve bu paranın büyük bölümünü geri aldığını iddia etti. - HABER - KANAL KAYSERİ TV-

Bugün Kanal Kayseri TV 10 yılını doldurdu! Bu topluluğu güçlü tutmaya yardımcı olduğunuz için hepinize teşekkürler.Kanal...
10/07/2026

Bugün Kanal Kayseri TV 10 yılını doldurdu! Bu topluluğu güçlü tutmaya yardımcı olduğunuz için hepinize teşekkürler.

Kanal Kayseri imtiyaz sahibi

Nuh Mehmet Yakuter

HAYIRLI CUMALAR Hz. Eyüb’ün (a.s.) Büyük İmtihanı ve Ayetlerin İzahatı​"Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani o, Rabbine: 'Doğrusu...
10/07/2026

HAYIRLI CUMALAR

Hz. Eyüb’ün (a.s.) Büyük İmtihanı ve Ayetlerin İzahatı

​"Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani o, Rabbine: 'Doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu' diye seslenmişti." (Sâd Suresi, 41. Ayet)

​"Ve Eyyûb da: 'Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin' diye niyaz etmişti." (Enbiyâ Suresi, 83. Ayet)

İzahı :

Hz. Eyüb, hem büyük bir zenginliğe, çok sayıda hayvansa ve araziye hem de hayırlı evlatlara sahipti. Tefsir kaynaklarında (İbn Kesir, Taberî) aktarıldığı üzere; şeytan onun bu şükür ve ibadet halini çekemeyerek, "Eğer malı ve evladı olmasaydı sana ibadet etmezdi" diyerek musallat olmak için izin istemiştir. İlahi hikmet gereği, insanoğluna sabrın en yüksek mertebesini göstermek için Hz. Eyüb ağır bir imtihana tabi tutulmuştur:

​Malının Yok Olması: Şeytan önce onun sürülerine ve ekinlerine afetler musallat ederek tüm servetini kısa sürede elinden almıştır.

​Evlatlarının Vefatı: Hz. Eyüb’ün çocukları (rivayetlere göre 10 veya daha fazla evladı) bir gün bir araya gelip yemek yerlerken, şeytanın sebep olduğu şiddetli bir rüzgar veya sarsıntı neticesinde oturdukları ev üzerlerine yıkılmış ve hepsi bu göçük altında can vermiştir. Hz. Eyüb, evlat acısını en derinden yaşamıştır.
​Bedenindeki Hastalık: Şeytan son olarak onun bedenine musallat olmuş; tepeden tırnağa tüm vücudunu ağır, yaralar açan ve insanları kendisinden uzaklaştıran bir hastalık kaplamıştır.

​Tüm bu dehşetli kayıplara rağmen Hz. Eyüb asla isyan etmemiş, "Veren de O, alan da O" diyerek secdesinden ve tevekkülünden ödün vermemiştir. Ancak hastalık kalbine ve zikreden diline zarar verecek aşamaya geldiğinde, sırf Rabbine ibadet edememe korkusuyla o meşhur duasını yapmıştır.

Aziz ve Kıymetli Mümin kardeşlerimiz :

​Bugün, acıların en büyüğüyle harmanlanmış ama teslimiyetin en yücesiyle taçlanmış Eyyûbî bir sabrı kuşanma günüdür. Hz. Eyüb; malını yangınlarda, bütün evlatlarını ise üzerlerine yıkılan bir evin göçüğü altında saniyeler içinde kaybeden, ardından bedenini saran amansız hastalıklarla bir başına kalan bir peygamberdi. Şeytan; evlat acısıyla, fakirlikle ve hastalıkla onun kalbine vesvese okları fırlatırken, o kalbini sadece Allah’a kenetledi.

​Bizim dertlerimiz, onun imtihan deryasında bir katre bile değilken; ufak bir sarsıntıda ümitsizliğe düşmek, şikayet bayrağını açmak mümine yakışmaz. Hz. Eyüb’ün bize öğrettiği en büyük ders şudur: Şeytan ne kadar büyük zararlar verirse versin, dünya üzerimize ne kadar yıkılırsa yıkılsın, dilimizden şükrü, kalbimizden tevekkülü söküp atamaz.

​Müjdeyi Unutmayalım:
İmtihan bittiğinde Allah Teâlâ ona: "Ayağını yere vur, işte yıkanacak ve içilecek serin bir su!" (Sâd, 42) buyurdu. Hastalığı şifa buldu, kaybettiği evlatları ve malları kendisine kat kat fazlasıyla geri iade edildi. Çünkü: "Şüphesiz ki biz, sabredenleri müjdele!" (Bakara, 155) ayeti hakkıyla tecelli etmişti.

​Rabbim bu mübarek cuma gününün hürmetine; bizlere evlatlarımızla, mallarımızla veya bedenimizle sınandığımızda Hz. Eyüb’ün sarsılmaz metanetini nasip eylesin. Şeytanın hile ve vesveselerinden, ümitsizlik girdaplarından bizleri muhafaza buyursun. Göçük altında kalan umutlarımıza inşirah, dertli gönüllerimize Eyyûbî şifalar ihsan eylesin.

​Cumanız mübarek, sabrınız cemîl, tevekkülünüz daim olsun.

Es-Seyid Fakr Miskin Kul

NuhBaba

Eşek aşkı nereden başladı diye sormuşDedi ki türkiye'de eşek sütü 900 lira litresi oradan diye cevap vermiş
30/06/2026

Eşek aşkı nereden başladı diye sormuş
Dedi ki türkiye'de eşek sütü 900 lira litresi oradan diye cevap vermiş

Levh-i Mahfuz’un Kanlı Mührü: Kerbela, Zalimin Karanlığı ve Hüseynî Teslimiyet​Kainat, Yaratıcı’nın "Kûn" (Ol) emrindeki...
21/06/2026

Levh-i Mahfuz’un Kanlı Mührü: Kerbela, Zalimin Karanlığı ve Hüseynî Teslimiyet

​Kainat, Yaratıcı’nın "Kûn" (Ol) emrindeki harflerin tecellisiyle örülmüş mukaddes bir kütüphanedir. Bu kütüphanenin en hüzünlü ve en nurlu sayfası, hicri altmış birin on Muharrem’inde, Kerbela denilen o kızgın k*m çölünde yazılmıştır. Kerbela; sadece suyun aziz azalarına esirgendiği bir kuraklık sahnesi değil; ezel bezminde takdir edilmiş bir "Elif" duruşunun, yeryüzünün saltanat delisi zalimlerine karşı ilahi bir set oluşudur.

​1. Zulmün Esfeli ve Yezidî Karanlık

​el-Muğni’nin ve tüm İslam hukukunun adaleti ikame eden satırlarında zalim, hakkı gasp eden ve nizamı bozan şer odağıdır. Kerbela’da bu şer, Yezid ve onun emrindeki satılmış vicdanların suretinde tecelli etmiştir. Onlar, dünya mülkünün geçici ve aldatıcı şehvetine kapılarak, "Kaf-Ha-Ya-Ayn-Sad" sırrının yeryüzündeki taşıyıcısı olan Nur-ı Muhammedi’yi söndürebileceklerini sandılar.

​Zalim, sadece kılıç sallayan değil; kalbi esma-i ilahinin nurundan mahrum kalmış, harflerin batınında zifiri karanlığa (zulümata) mahk*m olmuş bedbahttır. Karşılarında ise fani sarayların, altın ve gümüşün kölesi olmuş bir yığın duruyordu; ruhları mühürlenmiş, ebedi hüsranın dehlizlerine yuvarlanmış birer gölgeydiler.
​2. "Ey Zalim! Beni Rabbimle Korkutamazsın!"

​Kufe ordusunun etrafını sardığı, okların fırtına gibi estiği o dehşet anında, zalimlerin tehditlerine karşı İmam Hüseyin’in dudaklarından dökülen o mehabetli haykırış, gök kubbeyi titretmiştir:

​"Ey Zalim! Beni Rabbimle korkutamazsın! Ölüm benim için şeref, sizin için ise ebedi bir azap vesikasıdır."
​Bu söz, alelade bir cesaret beyanı değildir. Şemsü’l-Maarif’in esrar pencerelerinden bakıldığında bu haykırış, "Lâ ilâhe illâllah" kelime-i tevhidindeki o büyük reddedişin (Lâ) can bulmuş halidir. Zalim, elindeki ölüm tehdidini bir güç zannederken; Hz. Hüseyin, ölümü Sevgili’ye kavuşma kapısı, ilahi bir vuslat vaktinin (vefkinin) tamamlanması olarak görüyordu. Rabbini hakkıyla bilen ve O’nun celal ile cemal esmalarına aynı rızayla teslim olan bir ruhu, fani hiçbir kılıç veya tehdit korkutamazdı.

​3. Esrar-ı Teslimiyet ve Rıza Makamı

​Zahiri fıkıhta musibet anında gösterilmesi gereken en yüksek mertebe sabır ve vakardır. Hz. Hüseyin, el-Muğni’nin cenaze ve cihat bölümlerinde işlenen o ulvi İslam adabını salt tefekkürle değil, bizzat kanıyla sergilemiştir. O, feryat etmedi, isyan etmedi; o, haksızlığın karşısında eğilmeyen bir "Elif" gibi dimdik dururken, kalbini bütünüyle el-Hayy ve el-Kayyûm olan Allah’a bağladı.
​Şemsü’l-Maarif’in remizlerine göre, Hz. Hüseyin’in Kerbela’daki her adımı, göklerdeki meleklerin hayranlıkla izlediği batıni bir zikir halkasıydı. O'nun sarsılmaz teslimiyeti, harflerin sultanı olan "Elif"in sükuneti gibiydi. Toprağa düşen mübarek kanı, yeryüzündeki adaletsizliğin ve kötülüğün anlına vurulmuş ebedi bir bozgun mührü oldu. Kılıçlar bedenini parçaladı belki, ama onun rıza ve teslimiyet nuru, zamanın ve mekânın sınırlarını aşarak arşa yükseldi.

​Sonuç olarak; Kerbela’yı anmak, zalimin zilletini ve mazlumun izzetini kalbin en derin odalarında hissetmektir. Yezid’in sarayları çoktan rüzgarın savurduğu küller gibi tarihin çöplüğüne gömülmüşken; Hz. Hüseyin’in "Beni Rabbimle korkutamazsın" nidası, kalbini esrar-ı ilahiye açmış her müminin ruhunda bir meşale gibi yanmaya devam ediyor.

​Rabbim bizleri o yüce imamın izzetinden, haksızlığa boyun eğmeyen vakur duruşundan ve canı pahasına kuşanılan o muazzam teslimiyet sırrından mahrum eylemesin.

Fakr Miskin kul Esseyit NuhBaba

Address

Hunat Mahallesi Sivas Caddesi 20/10 Melikğazi/Kayseri
Melikgazi
38000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kanal Kayseri posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category