06/12/2025
Samsun’un Salıpazarı ilçesinde…
Üç ay önce, bir baba… Şehit oğlu Mesut Yılmaz’ın emaneti olan kamyonetinin kundaklanışıyla yıkılmıştı.
O araç…
Sadece bir taşıt değildi.
Şehidin son hediyesi, son hatırası, son dokunuşuydu…
Mehmet Yılmaz, o gece alevlerin içinde yalnızca bir kamyoneti değil…
Oğlundan kalan bir parçayı kaybetmişti.
Gözyaşlarına hakim olamamış…
Bir baba yüreği bir kez daha yanmıştı.
Ama bugün…
Aynı kapı yeniden çalındı.
Bu kez kapının arkasında acı değil…
Oğlunun yol arkadaşları vardı.
Şehit Polis Mesut Yılmaz’ın polis okulu devreleri…
On iki yiğit meslektaşı…
Kendi aralarında topladıkları parayla,
Şehidin babasına yeni bir kamyonet aldılar.
Ne duyuru yaptılar…
Ne gösteriş…
Sessiz ama anlamı çok büyük bir vefa…
Kamyonetin anahtarı Mehmet Yılmaz’ın avuçlarına bırakıldığında,
Dizlerinin bağını çözmeye yetti bu vefa…
Evlat acısının bıraktığı boşluk belki dolmaz ama…
Evladının yoldaşlarının vefası, bir babanın yüreğine ilaç gibi dokundu.
Bu sadece bir araç değil…
Bu, “Mesut yalnız değil… Onun emaneti de yalnız değil” mesajıydı.
Bu, şehidimizin ailesine yapılan bir vefanın…
Unutulmayan bir kardeşliğin…
Görev arkadaşlığının ölümsüz bir örneğiydi.
Şehitlerimize rahmet…
Onlara sahip çıkan tüm yürekli insanlara ise minnetle…