25Mart

25Mart Hür tefekkürün kalesi Hür tefekkürün kalesi
Haberler/Medya Sitesi

04/02/2025

YILGINLIK YOK!
KORKAKLIK YOK!
DÖNEKLİK YOK!
UYUŞUKLUK YOK!
TESLİMİYET YOK!

Millet var. Biz varız. Biz varsak millet var!;
"Bizi, "YOK SAYSALAR DA
Biz, "Ülke ve Milletimiz için",
DAHA ÇOK VAR OLACAĞIZ!"
Genel Başkanı

Korkaklık yok !Döneklik yok !Uyuşukluk yok !Teslimiyet yok !Millet var. Biz varız.Biz varsak millet var !
04/02/2025

Korkaklık yok !
Döneklik yok !
Uyuşukluk yok !
Teslimiyet yok !

Millet var. Biz varız.
Biz varsak millet var !

17/10/2024


SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEDEN ETKİSİZ? CEVAPLAR LÜTFEN YORUMA...
17/09/2024

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEDEN ETKİSİZ?

CEVAPLAR LÜTFEN YORUMA...

17/09/2024

"MEZARI KAZAN MI, GÖRÜNTÜYÜ YOK EDEN Mİ?" DAHA BÜYÜK SUÇLU?...
Sivas'ta hemen herkesin Yukarı Tekke Kabristanı'nda yatan bir yakını var. Ve bu şehrin insanı ölülerini, bu kabristanın düzeni, temizliği ve güvenliği noktasında bütün sorumluluğu üzerinde bulunduran Sivas Belediyesi'ne emanet etmiş bulunuyor.
Ama gelin görün ki geçtiğimiz günlerde bu şehrin kabristanında, kimliği belli bazı define avcıları amiyane tabirle "mezar patlatıyor", görüntüleri de güvenlik kameraları tarafından tespit edildiği halde, bu kimliği belli kişiler hakkında -Ankara'dan birilerinin emir ve direktifleriyle- hiç bir kanuni işlem yapılmıyor.
Şimdi burada asıl sıkıntı başlıkta ki sorudur:
"MEZARI KAZAN MI, GÖRÜNTÜYÜ YOK EDEN Mİ?" DAHA BÜYÜK SUÇLU?...
karar Sivas halkının!...

17/09/2024

BU ÜLKE NASIL OLDU DA 1980'Lİ YILLARI UNUTUVERDİ?

İmamoğlu'nun sahte diploması buz dağının su üstünde görünen yüzü, altını deştikçe derinlerdeki al gülüm ver gülüm yapısı ortaya çıkar!

Kolayı da var mahkemeye verilir ve haklı olup olmadığı ispatlanır!

Bir tarihte ekranda 'Orhan Pamuk hırsızdır' dedim ve millet şaşırdı kaldı ve devam ettim, mahkemeye veremez çünkü hırsızlığı 'tescillenmiş' olur ve veremedi!

Mesela birçok siyasinin sosyal medyadaki geçmişi falan tarih aralıkları silinmiştir, tıpkı İmamoğlu gibi!

Bu silme işini yapan profesyonel şirketler var!

Bu ülke, nasıl oldu da, 1980'li yılları unutuverdi?

Her şey gözümüzün önünde cereyan etti!

Oysa İslamcı sermayenin kökü Uğur Mumcu'nun 'rabıta' kitabındadır ve mesela Kalyon inşaatı, Çalık Holdingi, Albayraklar'ı en iyi Cumhuriyet Gazetesi yayın yönetmeni Işık Kansu bilir ama derine gidip bugünkü İmamoğlu beşli çete bağlantılarının köküne girecek cesareti bulamıyor!

Bir ülke nasıl unutur, 1980 darbe sonrası Kenan Evren'in kalkıp Suudi Arabistan'a gittiğini ve Suudların en büyük nişanını aldığını nasıl unuturuz ve bu görüşmeden sonra...

Özal'ın ve kardeşi Korkut Özal'ın 'özel finans kurumları' 'kalkınma bankacılığı' ve faizsiz bankacılık tartışmalarını ve faizsiz bankacılığın Albaraka ile Türkiye'ye geldiğini!

Ve Suud sermayesi, Kuveyt Türk, nicesi ve Yasin el Kadı'yı nasıl unutursunuz, Bereket Vakfı, Akabe İnşaat, Vakıflar, Hak Yatırım, ve Sabri Ülker ve Kalyon Grubu ve Çalık Holding ve Albayraklar ve bu sermayenin beslediği islamcı yapılar!

Bütün bunlar sadece Türk dış politikasının Orta-Doğu'ya çevrilmesi değil aynı zamanda Türkiye'deki sermaye yapısının değiştirilmesi ve İslamcı örgütlerin fonlanmasının önünü açtı!

Ve İslamcı örgütlerin 1980'li yıllarda bilfiil kurumsal olarak önünün açılması ta 1950'li yıllarda içimize giren Nato'nun bir projesi yani devletin istihbaratı! Yunanistan'ın Nato'ya girmesinin kapısı açılıyor ve aynı anda Suud Sermayesi Türkiye'de köklü hale geliyor ve sonra Türkiye Orta-doğu devletlerini yıkan parçalayan savaşlarda BOP başkanı oluveriyor!

Korkut Özal'ların ta o yıllarda petrol taşımacılıktan enerjiye kadar şirketleri olduğu ve tarihin henüz 1985'li yıllar olduğu!

Bunları içinizde bir ben mi gördüm, bunları içinizde bir ben mi okudum!

Değil, Türkiye on yıllarca faizsiz bankacılıkla yattı kalktı ve sıkı durun bu Suud bankalarında yöneticilik yapanların alayı bugün Ziraat, Halkbank, Vakıflar gibi bankaların baş yöneticileri!

Bunları öğrenmek için özel bir çaba da sarf etmedik!

Gelelim Rabıta kitabına! Rabıta malumunuz Suud merkezli ve fonlu örgüt, Türkiye ayağının başında da Salih Özcan diye bir adam var!

Salih Özcan nurcu, hatta Saidi Nursi'nin çok yakınından ve Milli Selamet'ten de vekilliği var!

Bu adamın ismini sadece ben mi hatırlıyorum, hayır, Salih Özcan ismini islamcı bütün örgütler kitle iyi bilir ve o yıllarda bilmeyen yoktu!

İslamcı örgütlerin palazlanması ve islamcı sermayenin önünün açılmasında Özal ve Korkut Özal'ın irtibatta olduğu bir isim!

FETÖ'cülerin Özal'a evliya mertebesine çıkartmasının sebebi bugünlerde başlar!

Bugün Beşli Çete dediğimiz şirketlerin ya doğuşu ya finişe kalkışı o yıllarda başlar!

Ve bu Salih Özcan o yıllarda İslamcı gençliğe vaatler sunuyordu, üniversite kazanamıyoruz diye üzülmeyin Kıbrıs'ta üniversite açıyoruz, sonra öğrendik Yakın Doğu mu?

80'li yıllarda bu yapının temel ayağı ANAP'tı, Necmettin Karadumanlar, Kemal Unakıtan'lar, Cengiz Gökçekler, Emin Saraçlar, nicesini bakın hala isimlerini unutmamışım!

Sonra, Suudların baş düşmanı Irak'a Amerikan askeri girecek tartışmaları başlayınca Suudlar uğruna Özal'ın 'bir koyup üç alacağız' deyip Kuzey Irak'a asker sokalım tartışmaları ve bunu kabul etmeyip istifa eden genelkurmay başkanı Necip Torumtay!

Yani önce sermaye geldi sonra bizimkiler petrol taşımacılığından bankacılığa fonlara vakıflara kadar beslendi ve sonra Orta-Doğu'ya askeri müdahalenin kapılarını açmaya başladık ve Davutoğlu'yla zirveye ulaştık!

Önce ANAP'ta kökleşip beslendiler sonra özellikle derin istihbarat kanadı Tansu Çiller'le çalıştı ve sonra Ilımlı İslam AKP'nin önü açıldı!

Bir tuhaf geçişi de gözünüze sokayım, Tansu'nun istihbaratçı danışman kadrosu 2011'li yıllardan sonra aynen Kılıçdaroğlu'yla resmen çalışmaya başladı!

Bu yapı bugün el altından kimlerle ilişki içinde, kimlerle iyi geçiniyor, kimlerin önünü açıyor, genel kanı şu, Tayyip'le çatışmaya girdiler, ve çatışmaya girme sebepleri neler, el altından yeni oyuncular mı devreye sokuyorlar, şu vergisini ödemeyen holdingler yoksa gerçekte Tayyip'in mi, sorunun temeli burada mı yatıyor? Beşli Çete aslında mallarına el koyulmuş mağdur çete mi?

Ya da inceleyin araştırın merak edin ve sorgulayın, yok!

Neden üstüne gidemiyorsunuz?

Yoksa fonlananlar içinde siz de var mısınız?

Cumhurbaşkanı adayımız diye öne sürdüğünüz adam Beşli Çete'nin adamı, tarihinden babasından memleketinden belediye başkanlığına yürü ya kuluma kadar ve bugüne, ilişkileri ortada, kimlerle oturdu kalktı kimlerle kanki, herkes ve hepimiz biliyoruz, ve etrafındaki adamların geçmişleri ve atadıklarının geçmişleri, hepimiz biliyoruz ve herkes ufak tefek ipucu sayılabilecek kanıtları da görmezden geliyor!

Kardeşlerim 'kanıttan' bol ne var, temaslar, iş ilişkileri, siyasi geçmiş gırla kanıt dolu, ancak kanıtlar yaza çize deşe deşe sisteme girer ve belge hüviyeti kazanır!

Herkes gördükleri duydukları yaşadıklarını dürüstlük ve cesaretle kaleme dökerse işte o zaman söylentiler kanıt haline gelir!

Bu yazı burada bitmiştir, the end, ancak 'dürüst' kelimesi bana güzel bir hikayeyi hatırlattı!

Eşcinsel tayfanın bir Kaos GL dergisi vardı, dergide bir de okuyucu sayfası vardı, okuyucudan gelen mektuplar yayınlıyor!

Bir eşcinsel çocuk da Sivas Kangal'dan bir mektup yazmış, şöyle: 'Arkadaşlar ben sizin gibi modern şehirlerde yaşamıyorum, Anadolu'nun çok muhafazakar bir ilçesinde mahrumiyet içinde yaşıyorum, düşünün bugüne kadar ancak 37 kişiyle birlikte olabildim!'

Ben de kalkıp çocuğa cevap verdim, muhafazakar bir ilçede 37 kişi bulmuşsun yine mahrumiyet diyorsun ulan New York gay barlarda senin kadar iş tutan yok!

Ünlü bir gazetemizin ünlü bir Kemalist yazarına neden göz göre okuyucunuzu seçmeninizi enayi yerine koyuyor sorgulamıyorsunuz dedim, -bizi t**a tutarlar, dedi!

Bir başka gazeteci arkadaş 'şimdi sırası mı' dedi!

Bir başka arkadaş 'valla önceleri bir şeyler çıtlatıyordum ama yazılarımı girmediler' dedi!

Ben de onlara yine Kaos GL dergisinde yayınlanan şu hikayeyi özet geçtim!

Eşcinsel bir çocuk askere gidecek ancak gitmek istemiyor ve eşcinsel raporu almak istiyor ancak o güne kadar müsabakası yok, bu yüzden bir partner bulması lazım!

Bir ÖDP'li gençle özgürlük barış konuşurken barda gözüne kesiyor, eve kadar getiriyor ve çocuğa: 'bak arkadaşım, işin gerçeği şu, seninle yatmak istememin sebebi aşk değil, askerden yırtmak için rapor almak!' deyince, ÖDP'li genç: 'işin içinde aşk, barış, kardeşlik yoksa ben yokum' deyip tüyüyor!

Çocuk çaresiz başka partner arıyor, bir gün İslamcı tayfadan bir çocuk buluyor, tam onu yatağa götürecek gerçeği anlatıyor: 'Bak arkadaşım, dürüst olmam lazım, seni partner seçtim çünkü askerlikten yırtmak için rapora ihtiyacım var!' deyince, islamcı çocuk, 'imanından kuşku duyan bir insanla benim de işim olmaz' deyip tüyüyor!'

Gel zaman git zaman, bu sefer barda bir ülkücü çocuk buluyor, ki, ülkücü boylu poslu, sırım pehlivan, içinden, ulan yaparsa tam bu yapar, diyor!

Ülkücü çocuğu tavlıyor ve eve götürüyor, tam yatağa girecekler, bak arkadaşım sana dürüstçe gerçeği söylemek zorundayım, ben senin yakışıklılığına vücuduna tav olduğum için değil askerlikten rapor almak için eve getirdim', der demez!

Ülkücü çocuk: 'Beni bu devlet işlerine karıştırmasan' deyip anında tüyüyor!

Gelelim kıssayı hisseye, bu kendine güya Atatürkçü diyen cenah da askerlikten-vatan görevinden yırtmak için kah Ekmeleddin'in kah Kılıçdaroğlu'nun kah İmamoğlu'nun yatağına giriyorlar, nereden mi anlıyorum, dürüstçe gerçeği söylemek gerekirse yazılarında kalplerinde 'aşk' yok, iman yok ve devlet işlerine girecek cesaret yok, yani sırf rapor almak için barda önlerine ilk kim çıkarsa!

NİHAT GENÇ

05/06/2024
2017 Referandumunda "EVET"çilerin en büyük vaadi, kurulacak yeni sistemle, ülkenin önünün açılacağı ve Türkiye'nin adale...
16/04/2024

2017 Referandumunda "EVET"çilerin en büyük vaadi, kurulacak yeni sistemle, ülkenin önünün açılacağı ve Türkiye'nin adaletten eğitime, eğitimden sağlığa, sağlıktan ekonomiye, ekonomiden dış siyasete hemen her alanda hız kazanarak "UÇACAĞI" idi.
Sırf bu iddia nedeniyle, ülkede çok keskin ayrışmaların yaşadığını da bizzat gördük. Ancak aradan geçen 7 yılın sonunda gördük ki, Türkiye her alanda 2017 öncesinden daha kötü durumdadır. Bunun en bariz kanıtı da dün Merkez Bankası'nın açıkladığı 818,2 Milyar TL zarar olmuştur.
Tek Adam Rejiminin, dünyada uygulanan ekonomik kaidelerle inatlaşması sonucunda, bu milletin cebinden 818,2 Milyar TL,
parası olmayan halktan alınarak,
parası olan halka 'Kur Korumalı Mevduat' adı altında aktarılmıştır.
Böyle bir uygulamanın 2017 öncesi sistemle hayata geçirilip, geçirilemeyeceği tartışmasını bir kenara bırakarak,
818,2 Milyar TL'nin ne kadar bir meblağ olduğunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerel seçimler öncesi yapmış olduğu "Emekliye 7 bin TL seyyanen zam vermek demek, hazineye ekstradan 1,4 Milyar TL yük demektir" ifadesi ile değerlendirirsek, Cumhurbaşkanının hesabıyla 16 Milyon emeklimize 1 yılda 584 defa 7 bin TL seyyanen zam vermek demektir.

15/04/2024

MERKEZ BANKASI 2023 YILINDA 818,2 MİLYAR TL ZARAR AÇIKLADI
Merkez Bankası 2023'te 818,2 milyar TL zarar etti! Bilançoya KKM ödemeleri damga vurdu
TCMB'nin 92. hesap dönemine ait 2023 bilançosu Resmi Gazete'de yayımlandı. TCMB 2023 yılında 818,2 milyar TL zarar etti. Dudak uçuklatan zarar KKM ödemelerinden kaynaklanıyor.

2022 YILINDA 72 MİLYAR TL KAR AÇIKLANMIŞTI
Merkez Bankası, 2023 yılı bilançosunu açıkladı. Buna göre realize edilen zararın 818,2 milyar TL olduğu bildirildi. Henüz realize edilmemiş "diğer" kalemler toplamı da 817,8 milyar TL olarak sabitlendi. Bu iki kalem; taşınan açık döviz pozisyonları ve KKM kur farkı ödemelerinden kaynaklandı. Banka 2022 yılında 72 milyar TL kâr açıklamıştı.
GENEL KURUL 30 NİSAN'DA
TCMB'nin bugün açıkladığı bilançoya ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısını ise 30 Nisan'da Ankara'da gerçekleşecek. Genel kurulda 2023 yılına ait bilanço, kâr ve zarar hesabının onaylanması gündemi de bulunuyor.

TCMB, KKM kaynaklı oluşan belirgin zarar nedeniyle 2023 dönemine ilişkin Hazine'ye kâr payı aktarımı yapmayacak.

𝗨̈𝗰̧𝘂̈ 𝗕𝗶𝗿 𝗔𝗿𝗮𝗱𝗮, 𝗕𝗔𝗟𝗜𝗞 𝗕𝗔𝗦̧𝗧𝗔𝗡 𝗞𝗢𝗞𝗔𝗥Sivas'ta çözülmeyen FETÖ gerçeğinin yıllar içerisindeki kahramanlarının günümüzdeki...
13/04/2024

𝗨̈𝗰̧𝘂̈ 𝗕𝗶𝗿 𝗔𝗿𝗮𝗱𝗮, 𝗕𝗔𝗟𝗜𝗞 𝗕𝗔𝗦̧𝗧𝗔𝗡 𝗞𝗢𝗞𝗔𝗥

Sivas'ta çözülmeyen FETÖ gerçeğinin yıllar içerisindeki kahramanlarının günümüzdeki mesaileri durmadan devam ediyor. Yıldızı parlatılmaya çalışılan, 𝐊𝐨𝐧𝐚𝐤𝐜̧ı 𝐕𝐚𝐥𝐢𝐧𝐢𝐧 𝐄𝐦𝐦𝐢𝐨𝐠̆𝐮𝐥𝐥𝐚𝐫ı 𝐀𝐲𝐝ı𝐧 𝐯𝐞 𝐔̈𝐫𝐠𝐮̈𝐩 𝐚𝐛𝐢𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧 𝐤𝐚𝐥ı𝐧𝐭ı𝐥𝐚𝐫ı 𝐢𝐥𝐞 𝐲𝐞𝐧𝐢 𝐝𝐨̈𝐧𝐞𝐦!
Sivas Belediye Başkanlığı zor iştir.
BBP'li çiçeği burnunda yeni Başkanımızı yönetsel açıdan kadro oluşturmada zor tercihler bekliyor.
Başkanın "𝘈𝘺𝘳ı𝘴̧𝘵ı𝘳𝘮𝘢𝘺𝘢𝘯, 𝘣𝘶̈𝘵𝘶̈𝘯𝘭𝘦𝘴̧𝘵𝘪𝘳𝘦𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘥𝘪𝘭 𝘷𝘦 𝘺𝘰̈𝘯𝘦𝘵𝘪𝘮 𝘴𝘦𝘳𝘨𝘪𝘭𝘦𝘺𝘦𝘤𝘦𝘨̆𝘪𝘻" söylemi kulağa hoş geliyor ancak bunun yanında seçilmesi için gecesini gündüzüne katan kendi teşkilatını küstürmek gibi riskler barındırıyor.
Yeni Başkanımızın; "𝗹𝗶𝘆𝗮𝗸𝗮𝘁𝗹𝗶 𝗸𝗮𝗱𝗿𝗼𝗹𝗮𝗿𝗹𝗮 𝘆𝘂̈𝗿𝘂̈𝘆𝗲𝗰𝗲𝗴̆𝗶𝘇" söylemi çok şık duruyor. U̲m̲a̲r̲ı̲z̲ ̲b̲i̲r̲ ̲ö̲n̲c̲e̲k̲i̲ ̲B̲B̲P̲'̲l̲i̲ ̲B̲e̲l̲e̲d̲i̲y̲e̲ ̲B̲a̲ş̲k̲a̲n̲ı̲ ̲a̲ğ̲a̲b̲e̲y̲i̲ ̲D̲o̲ğ̲a̲n̲ ̲Ü̲r̲g̲ü̲p̲ ̲B̲e̲y̲ ̲g̲i̲b̲i̲;̲ ̲i̲ş̲ ̲b̲i̲l̲m̲e̲y̲e̲n̲,̲ ̲e̲ğ̲i̲t̲i̲m̲s̲i̲z̲,̲ ̲ ̲k̲ö̲f̲t̲e̲c̲i̲l̲e̲r̲e̲,̲ ̲k̲e̲b̲a̲p̲ç̲ı̲l̲a̲r̲a̲;̲ ̲t̲e̲ş̲k̲i̲l̲a̲t̲ı̲ ̲k̲ü̲s̲t̲ü̲r̲m̲e̲y̲e̲l̲i̲m̲ ̲h̲a̲s̲s̲a̲s̲i̲y̲e̲t̲i̲ ̲i̲l̲e̲ ̲k̲a̲d̲r̲o̲s̲u̲n̲d̲a̲ ̲y̲e̲r̲ ̲v̲e̲r̲m̲e̲z̲.̲
Sivas Belediyesi yeni Başkanı Dr.Adem Uzun'un tercihleri merakla ve bir o kadar endişeyle bekleniyor.

Rakip partilerden umduğunu bulamayan bir takım eskilerin Yeni Başkanın çevresinde yer edinmeye çalıştıkları dillendiriliyor. Başkanı etkilemek için haklarında güzellemeler yapılan bir yığın adam varmış. Dilerseniz bir kaç örnekle konuya dikkat çekelim.
Ak Parti den umduğunu bulamayan, hatta Ak Parti den Sivas Belediye Başkan aday adayı olan Abdurrahim Ceyhan BBP'den kontenjanla Belediye Meclis üyeliğine seçildi.
Milli Görüş geleneğinden gelen, müteahhit kökenli Ceyhan; bilindiği üzere uzun dönem Sami Aydın'ın yardımcılığını yapmıştı.
O dönemlerden akıllarda kalan; 𝘀𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝘂 𝘃𝗲 𝘁𝗮𝗿𝘁ı𝘀̧𝗺𝗮𝗹ı 𝗶𝗺𝗮𝗿 𝗶𝘇𝗶𝗻𝗹𝗲𝗿𝗶, 𝗵ı𝘇𝗹ı 𝘁𝗿𝗲𝗻 𝗶𝘀𝘁𝗮𝘀𝘆𝗼𝗻𝘂𝗻𝘂𝗻 𝗧𝗼𝗸𝗶 𝗞𝗼𝗻𝘂𝘁𝗹𝗮𝗿ı𝗻ı𝗻 𝘆𝗮𝗸ı𝗻ı𝗻𝗮 𝘆𝗮𝗽ı𝗹𝗺𝗮𝘀ı 𝘁𝗮𝗿𝘁ı𝘀̧𝗺𝗮𝘀ı, 𝗘𝘀𝗸𝗶 𝗧𝘂̈𝗱𝗲𝗺𝘀𝗮𝘀̧'ı𝗻 𝘀̧𝗲𝗵𝗶𝗿 𝗱ı𝘀̧ı𝗻𝗮 𝘁𝗮𝘀̧ı𝗻𝗺𝗮𝘀ı 𝗳𝗶𝗸𝗿𝗶, 𝗘𝘀𝗸𝗶 𝗦𝗮𝗻𝗮𝘆𝗶𝗶 𝗦𝗶𝘁𝗲𝘀𝗶𝗻𝗶𝗻 𝗗𝗼𝗴̆𝗮𝗻 𝗨̈𝗿𝗴𝘂̈𝗽 𝗱𝗼̈𝗻𝗲𝗺𝗶𝗻𝗱𝗲 𝗱𝗼̈𝗻𝘂̈𝘀̧𝘂̈𝗺 𝗶𝘀̧𝗶𝗻𝗶𝗻 𝗱𝘂𝗿𝗱𝘂𝗿𝘂𝗹𝗺𝗮𝘀ı, 𝗲𝘀𝗸𝗶 𝗡𝘂𝗺𝘂𝗻𝗲 𝗛𝗮𝘀𝘁𝗮𝗻𝗲𝘀𝗶'𝗻𝗶𝗻 𝘆ı𝗸ı𝗹𝗺𝗮𝘀ı, 𝗦𝗶𝘃𝗮𝘀 𝗢𝘁𝗼𝗴𝗮𝗿ı𝗻ı𝗻 𝘀̧𝗲𝗵𝗶𝗿 𝗱ı𝘀̧ı𝗻𝗮 𝘁𝗮𝘀̧ı𝗻𝗺𝗮𝘀ı 𝗵𝗮𝗺𝗹𝗲𝘀𝗶 (𝗗𝗼𝗴̆𝗮𝗻 𝗨̈𝗿𝗴𝘂̈𝗽'𝘂̈𝗻 𝗼𝘁𝗼𝗴𝗮𝗿ı 𝘆𝗲𝗻𝗶𝗹𝗲𝗺𝗲𝘀𝗶 𝗶𝗹𝗲 𝗲𝗻𝗴𝗲𝗹𝗹𝗲𝗻𝗱𝗶), 𝘆𝗶𝗻𝗲 𝗲𝘀𝗸𝗶 𝗼𝘁𝗼𝗴𝗮𝗿 (𝗸𝗼̈𝘆 𝗴𝗮𝗿𝗮𝗷𝗹𝗮𝗿ı) 𝗮𝗿𝗮𝘇𝗶𝘀𝗶𝗻𝗲 𝗶𝗺𝗮𝗿 𝗶𝘇𝗻𝗶𝗻𝗲 𝗮𝘆𝗸ı𝗿ı 𝗯𝗶𝗰̧𝗶𝗺𝗱𝗲, 𝗻𝗲 𝗸𝗮𝗿𝘀̧ı𝗹ı𝗴̆ı𝗻𝗱𝗮 𝗼𝗹𝗱𝘂𝗴̆𝘂 𝗯𝗶𝗹𝗶𝗻𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻 𝗯𝗶𝗿 𝘀̧𝗲𝗸𝗶𝗹𝗱𝗲 𝘃𝗲𝗿𝗶𝗹𝗲𝗻 𝘀𝗼̈𝘇𝗹𝗲𝗿 𝘂̈𝘇𝗲𝗿𝗶𝗻𝗲 𝗳𝗮𝘇𝗹𝗮 𝗸𝗮𝘁 𝘆𝗮𝗽ı𝗹𝗺𝗮𝘆𝗮 𝗰̧𝗮𝗹ı𝘀̧ı𝗹𝗺𝗮𝘀ı (𝘀𝗲𝗰̧𝗶𝗹𝗱𝗶𝗸𝘁𝗲𝗻 𝘀𝗼𝗻𝗿𝗮 𝗗𝗼𝗴̆𝗮𝗻 𝗨̈𝗿𝗴𝘂̈𝗽 𝘁𝗮𝗿𝗮𝗳ı𝗻𝗱𝗮𝗻 𝗲𝗻𝗴𝗲𝗹𝗹𝗲𝗻𝗺𝗶𝘀̧𝘁𝗶𝗿) 𝗯𝗶𝗿 𝗰̧ı𝗿𝗽ı𝗱𝗮 𝗮𝗸𝗹𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗲𝗻 𝗶𝗰𝗿𝗮𝗮𝘁𝗹𝗮𝗿. 𝗕𝗶𝗿𝗮𝘇 𝗱𝗶𝗸𝗸𝗮𝘁 𝗲𝗱𝗶𝗹𝗶𝗿𝘀𝗲 𝗵𝗲𝗿𝗯𝗶𝗿𝗶 𝗿𝗮𝗻𝘁 𝗸𝗼𝗸𝗮𝗻 𝘁𝗮𝗿𝘁ı𝘀̧𝗺𝗮𝗹𝗮𝗿.
2019 yerel seçimleri öncesi Sami Aydın ve ekibinin aday gösterilmeyeceği anlaşılınca giderayak yakın akrabasını belediyeye yerleştiren Abdurrahim Ceyhan, bakalım yeni başkan döneminde hangi yakınını belediyeye alacak?
Diğer bir zatı muhterem ise Depremzedeleri yaşadıkları felakette yüzüstü bırakıp yangından mal kaçırır gibi 2023 yılı genel seçimlerinde Ak Parti'den Sivas milletvekili aday adayı olan Hatay eski Valisi Rahmi Doğan'ın yeğeni Kemal Doğan.
Vali ile olan bu yakınlığı kullanarak ticari ve siyasi destekler elde eden Kemal Doğan Ak Parti'den il genel meclis adayı yapıldı.
𝗬𝗲𝗻𝗶 𝗕𝗮𝘀̧𝗸𝗮𝗻ı𝗺ı𝘇 𝗗𝗿.𝗔𝗱𝗲𝗺 𝗨𝘇𝘂𝗻'𝘂𝗻; 𝗞𝗲𝗺𝗮𝗹 𝗗𝗼𝗴̆𝗮𝗻'ı 𝗸𝗼𝘀̧𝗮𝗿𝗮𝗸 𝗢𝘀𝗺𝗮𝗻 𝗔𝗴̆𝗮 𝗞𝗼𝗻𝗮𝗴̆ı𝗻𝗱𝗮 𝘇𝗶𝘆𝗮𝗿𝗲𝘁𝗲 𝗴𝗶𝘁𝗺𝗲𝘀𝗶 𝘃𝗲 𝗳𝗼𝘁𝗼𝗴̆𝗿𝗮𝗳 𝗶𝗰̧𝗶𝗻 𝘃𝗲𝗿𝗶𝗹𝗺𝗶𝘀̧ 𝗽𝗼𝘇 𝗰̧𝗼𝗸 𝗸𝗼𝗺𝗶𝗸 𝗼𝗹𝗱𝘂𝗴̆𝘂 𝗸𝗮𝗱𝗮𝗿 𝗺𝗮𝗻𝗶𝗱𝗮𝗿 𝗯𝘂𝗹𝘂𝗻𝗱𝘂 𝘃𝗲 𝘀̧𝗲𝗵𝗶𝗿𝗱𝗲 𝗲𝗻𝗱𝗶𝘀̧𝗲𝘆𝗲 𝘆𝗼𝗹 𝗮𝗰̧𝘁ı. 𝗔𝗱𝗲𝗺 𝗨𝘇𝘂𝗻 𝗶𝗰̧𝗶𝗻 "𝗻𝗲 𝘆𝗮𝗽𝗺𝗮𝘆𝗮 𝗰̧𝗮𝗹ı𝘀̧ı𝘆𝗼𝗿?" 𝗲𝗹𝗲𝘀̧𝘁𝗶𝗿𝗶𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗶 𝗯𝗲𝗿𝗮𝗯𝗲𝗿𝗶𝗻𝗱𝗲 𝗴𝗲𝘁𝗶𝗿𝗱𝗶.
Oldu olacak Bekir Sıtkı Eminoğlu ve Ahmet Duman'ı da kadroya katsın gibi ironik eleştiriler var. Belediyedeki yozlaşmaya karşı oy kullanmış, tercihini yapmış halkımız merakla olacakları bekliyor.

Yeni dönemde Dr.Adem Uzun'un kimlere görev verip vermediğini yakından takip edip göreceğiz.
𝗦𝗶𝘃𝗮𝘀'𝘁𝗮 𝘁𝘂̈𝗺 𝗸𝗶𝘁𝗹𝗲𝘆𝗲 𝗵𝗶𝘁𝗮𝗽 𝗲𝗱𝗲𝗰𝗲𝗴̆𝗶𝘇 𝗱𝗲𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗴𝗶𝗱𝗶𝘀̧𝗮𝘁 𝗔𝗸 𝗣𝗮𝗿𝘁𝗶 𝗸𝗶𝘁𝗹𝗲𝘀𝗶𝗻𝗲 𝘆𝗮𝗸ı𝗻𝗹𝗮𝘀̧ı𝗽 𝗵𝗶𝘁𝗮𝗽 𝗲𝗱𝗶𝗹𝗲𝗰𝗲𝗸 𝘀̧𝗲𝗸𝗹𝗶𝗻𝗱𝗲 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗺𝗹𝗮𝗻ı𝘆𝗼𝗿.
Şehri oluşturan tüm eğilimlerin temsil edilmesi isteniyorsa; liyakat sahibi, adı yıpranmamış, yeni ve dinamik yüzlerden yana tercih kullanılması beklentiler arasındadır.
𝗔𝗸 𝗣𝗮𝗿𝘁𝗶 𝗸𝗮𝗱𝗿𝗼𝗹𝗮𝗿ı𝗻ı 𝘀𝗲𝗰̧𝗶𝗺𝗹𝗲 𝗕𝗲𝗹𝗲𝗱𝗶𝘆𝗲𝗱𝗲𝗻 𝘂𝘇𝗮𝗸𝗹𝗮𝘀̧𝘁ı𝗿𝗺𝗮 𝗶𝗿𝗮𝗱𝗲𝘀𝗶 𝗼𝗿𝘁𝗮𝘆𝗮 𝗸𝗼𝘆𝗮𝗻 𝗦𝗶𝘃𝗮𝘀 𝗵𝗮𝗹𝗸ı 𝗻𝗮𝘀ı𝗹 𝗯𝗶𝗿 𝗱𝗮𝘆𝗮𝘁𝗺𝗮𝘆𝗹𝗮 𝗸𝗮𝗿𝘀̧ı 𝗸𝗮𝗿𝘀̧ı𝘆𝗮 𝗸𝗮𝗹𝗮𝗰𝗮𝗸?
Sivas BBP camiasının liyakat sahibi bir çok gönül vereni ve bürokratı olduğunu düşünüyoruz.
𝗕𝗕𝗣 𝗞𝗮𝗱𝗿𝗼𝗹𝗮𝗿ı 𝘃𝗲 𝗬𝗲𝗻𝗶 𝗕𝗮𝘀̧𝗸𝗮𝗻 𝗛𝗮𝗹𝗸ı𝗻 𝗺𝗲𝘀𝗮𝗷ı𝗻ı 𝗮𝗹𝗺ı𝘀̧ 𝗺ı, 𝘆𝗼𝗸𝘀𝗮 𝗮𝗹𝗺𝗮𝗺ı𝘀̧ 𝗺ı? bekleyip göreceğiz.
Fakat görünüyor ki, 𝗛𝗔𝗟𝗞𝗜𝗡 𝗜̇𝗥𝗔𝗗𝗘𝗦𝗜̇ 𝗬𝗢̈𝗡𝗘𝗧𝗜̇𝗠𝗗𝗘 𝗬𝗔𝗡𝗦𝗜𝗠𝗜𝗬𝗢𝗥.

ALINTI : SİVAS POSTASI

SUİKAST, BÜTÜN DETAYLARIYLA AYDINLANANA KADAR BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ!Milli Yol Partisi Sivas Belediye Başkanı Ada...
27/03/2024

SUİKAST, BÜTÜN DETAYLARIYLA AYDINLANANA KADAR BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ!

Milli Yol Partisi Sivas Belediye Başkanı Adayı Sayın Zeki Haral ile Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ve akrabaları ve Muhsin Yazıcıoğlu Sevdalısı Milli Yol Partililer ve Nizam-I Alem Ocakları Sivas İl Başkanlığı dün saat 16:30'da Kent Meydanında bulunan Milli Yol Partisi'ne ait Seçim Çadırı önünde, Muhsin Yazıcıoğlu Suikastının 15. yıl dönümü münasebeti ile bir Basın Açıklaması yaptılar.
Yapılan Basın Açıklamasında Milli Yol Partisi Sivas Belediye Başkanı Adayı Sayın Zeki Haral şunları söyledi;

"Yazılı ve görsel basınımızın güzide temsilcileri ve Asil Türk Milleti, Liderimiz Muhsin YAZICIOĞLU ve yol arkadaşları;
Erhan ÜSTÜNDAĞ, Yüksel YANCI, Murat ÇETİNKAYA, İsmail GÜNEŞ ve Kaya İSTEKTEPE 25 Mart 2009 Tarihinde organize bir şekilde planlanmış alçakça bir suikast sonucu Rahmet-i Rahman’a kavuşmuşlardır.

O kara günü bugün olmuş gibi hâlâ elem, keder ve dehşetle daha dün gibi hatırlamaktayız. Acımız taze, yüreklerimiz kanamaya devam etmektedir.

Bir avuç köylünün vicdanlarının sesini dinleme kararı ile, sözde arama-kurtarma plan ve koordinasyonu dışına çıkarak, kendi imkânları ve tahmin ettikleri mevkide arama yapmaları neticesinde Günün sonunda liderimiz ve dava arkadaşlarımızın cansız bedenleri bulunmuştur.

Eğer o köylü kardeşlerimiz inisiyatif almamış olsalardı şehitlerimiz o dağ başında daha kaç gün bırakılacaklardı?
Allah bilir.
Aradan geçen 15 yıl boyunca olayın aydınlatılması için bir arpa boyu bile yol kat edilememiş olması da Muhsin Yazıcıoğlu’nun sevenlerini, dava arkadaşlarını ve toplum vicdanını yaralamış, adalete olan güven duygusu ve inançlarını derinden sarsmıştır.

Soruşturmanın hasıraltı edildiği kanaati oluşan kamu vicdanının rahatlatılması, yitirilmiş olan adalet mekanizmasına olan inancın ve güvenin tesis edilebilmesi için çağrımızdır:
15 yıllık ilgisizlik, alakasızlık ve vurdumduymazlık yetmez mi? Bu alçak suikastla alakalı bütün dosyalar birleştirilmeli ve tek bir dosyada toplanmalıdır. Ana suikast davası biran önce açılmalı ve gerçekler ortaya çıkarılmalıdır.

Değerli basın mensupları ve Büyük Türk milleti!
‘’Adalet, canı yanan bir kişinin koşacağı ilk sığınaktır’’ Dedik bizlerde bir umut çok güvendiğimiz adalete koştuk ve sığındık. 15 yıldır sığındığımız adaletten olayın aydınlatılması noktasında aradığımız çaba ve gayreti maalesef ki göremedik.

Unutmamalıyız ki ‘’Adaletin küçüldüğü Hakkın tecelli etmediği ülkelerde, suç ve suçlular büyür’’ Muhsin başkanımız ve dava arkadaşlarımıza yapılanların bir daha yaşanmaması için Adalet Tecelli etmek zorundadır.
Geciktirilmemelidir.

Gerçekler ortaya çıkıp hak tecelli edene dek, bu suikast bütün detayları ile aydınlanana dek peşini bırakmayacak takipçisi olacağız.

Şahadetlerinin sene-i devriyesinde Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nu, Dava arkadaşlarımız Erhan ÜSTÜNDAĞ’ı, Yüksel YANCI’yı, Murat ÇETİNKAYA’yı, gazeteci kardeşimiz İsmail GÜNEŞ’i ve Pilot Kaya İSTEKTEPE’yi bir kez daha Rahmet, Minnet ve Hasretle anıyoruz. Makamları Âli mekanları Cennet Olsun…

Yüce Türk Milletinin önünde ve Şehit Liderimizin Manevi huzurunda bir kez daha söz veriyoruz. Yolun yolumuz, davan davamızdır.

Uzattığın O tertemiz ellerinden tutup akitleştiğimiz güne, seninle geçirdiğimiz zamana, verdiğimiz mücadeleye ve akdimize halel getirmeyeceğiz…

Yüce Türk Milletine Saygılarımızla….

Address


Telephone

2236464

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when 25Mart posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

  • Want your business to be the top-listed Media Company?

Share