KANAL 60 MEDYA

KANAL 60 MEDYA Mevlananın "Tokat'a gitmek gerek ,Çünkü Tokat'ta insan ve iklim mutedil" diye övdüğü tek şehirdir.

Tokat'ın Kültür ve Toplum İçerikli Sosyal Medyası...

Facebook gönderilerinizde etiketlemeyi unutmayın.

07/06/2026

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SÜLEYMAN KAYA'DAN SERT ELEŞTİRİ: "HER ŞEY TEK ADAMIN İRADESİNE BAĞLANDI"

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Süleyman Kaya, Tokat'ta gerçekleştirilen İl Başkanlığı toplantısında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Başkanlık sistemini sert sözlerle eleştiren Kaya, Türkiye'nin 2017 referandumu sonrası "tek adam yönetimine" sürüklendiğini öne sürdü.

Parti teşkilatları ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda konuşan Kaya, 2017 yılında yapılan anayasa referandumuna dikkat çekerek, referandumun ardından yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ülkede denge ve denetim mekanizmalarını zayıflattığını savundu.

Kaya, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle birçok alanda önemli kararların alınabildiğini belirterek, "Mahkemelerin kapatılabildiği, tapulu arazilere el konulabildiği ve her türlü hukuksuzluğun önünün açıldığı bir süreç yaşandı" ifadelerini kullandı.

Muhalefetin yeterince etkili bir duruş sergileyemediğini de öne süren Kaya, ülkedeki tüm yetkilerin tek merkezde toplandığını iddia ederek, "Artık her şey bir kişinin iradesine bağlanmış durumda. Bu düzen, Osmanlı Devleti'nde bile bu şekilde değildi" dedi.

Kadim Abimiz...Makamla, unvanla değil, karakteriyle duruşu olanı severim.  30 yıldır tanıdığım Kadim Durmaz tam da böyle...
06/06/2026

Kadim Abimiz...

Makamla, unvanla değil, karakteriyle duruşu olanı severim.

30 yıldır tanıdığım Kadim Durmaz tam da böyle bir insan.

CHP Tokat Milletvekili olabilir, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. CHP ile uyuşan hiçbir şeyimiz olmayabilir. Ama Kadim Durmaz bizim için her şeyden önce Tokat’ın Kadim Abisi...

Naziktir, adamdır, hatırşinastır.

Memleket sevdalısı.

Yıllardır bu şehrin derdiyle dertlenen, insanlarıyla gönül bağı olan bir değerdir.

Ona yapılan her türlü olumsuzluk, doğrudan Tokat’a yapılmış sayılır.

5 Haziran’da Çevrecik beldesinde yaşananları hepimiz gördük, duyduk.

Bazı çevreler olayı abartmak, provoke etmek ve Kadim Abiyi zor durumda bırakmak için adeta yarıştı.

“Araca sığındı, kurtarıldı” gibi yakıştırmalar yapıldı.

Oysa Kadim Durmaz’ın bizzat yaptığı açıklama her şeyi ortaya koydu.

Davet üzerine gitmiş, hemşehrileriyle selamlaşmış, Özgür Özel ile Tokat’ın geleceği ve ara seçimler üzerine normal bir görüşme yapmış ve ayrılmış.

Bırakın da bir milletvekili kendi şehrinin meselelerini partisinin grup başkanıyla konuşsun.

Özgür Özel Tokat’a gelince Kadim Durmaz’ın gitmemesi zaten yakışmazdı.

Tam tersine, Tokat için yapılması gereken bir iştir.

Burada asıl mesele şudur.

Tokat siyasetini kimse nezaketsizleştirmemelidir. Yuhalama veya linç gibi eylem ve söylemleri normalleştirmek, Tokat’a ve siyaset kültürüne yapılacak en büyük kötülük ve çok tehlikeli bir durumdur.

Halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik etmek, insanları galeyana getirmek, şiddete yönlendirmek kabul edilemez.

Orada yaşananlar, bir kaç ahlaksızın yaptığı iştir.

Tokat’ın asil duruşuyla, kadirşinaslığıyla hiçbir ilgisi yoktur.

Kadim Durmaz’ı sevenler de sevmeyenler de şunu çok iyi bilsin.

O, Tokat’ın evladıdır.

Siyasi kimliğinin ötesinde bir Tokatlı duruşu vardır.

Bu duruşu zedelemeye kimsenin hakkı yoktur.

Kadim Durmaz"a sahip çıkmak, kendimize sahip çıkmaktır.

O makamda Tokat’ı temsil ediyor.

Tokat’ımızın evladı Kadim Durmaz’ın yolu açık olsun…

Vesselam.

Hüseyin Kömür

Makamla, unvanla değil, karakteriyle duruşu olanı severim. 30 yıldır tanıdığım Kadim Durmaz tam da böyle bir insan.

Tarihi Köprü Ayakta,10 ile 20 Yıllıklar Yıkıldı! Su, her zaman yolunu bulur.Yeter ki biz o yolu doğru planlamış olalım.T...
03/06/2026

Tarihi Köprü Ayakta,10 ile 20 Yıllıklar Yıkıldı!

Su, her zaman yolunu bulur.

Yeter ki biz o yolu doğru planlamış olalım.

Tokat’ta yaşanan sel ve taşkın afeti, bunu bir kez daha acı bir şekilde gösterdi.

Tokatta ki ekipler yoğun mesai yaparken, onlarca dekar ekili tarım arazisi sular altında kaldı.

Zarar ziyan çok büyük.

Tokat merkezde iki köprü yıkıldı.

Özellikle dikkat çeken nokta ise, 750 yıllık tarihi Hıdırlık Köprüsü dimdik ayakta kalırken, 20 yılını doldurmamış bazı modern köprüleri ne yazık ki kendi elimizle yıktık.

Bu tablo, hem altyapı kalitesini hem de geleceğe bakışımızı sorgulatıyor.

Bu köprüleri yapana, müsade edenlere, yeni köprü masrafları rücu ettirilmeli

Ayrıca, milyarlarca lira harcanarak alınan taşkın tedbirleri yetmedi.

Barajlar taştıktan sonra konuşulan onca konunun, aslında sel gelmeden önce konuşulması gerekiyordu.

Çok kişi ile görüstüm, araştırmalar okudum bu süreçte.

500 yıllık taşkın haritası var ama, uygulanmamış, ihmaller ve çok yanlışlar yapılmış.

Onları da diğer köşe yazılarımda aktaracam.

Ancak geçmişe takılıp kalmak yerine bu felaketi Tokat için bir milat kabul etmeliyiz.

Bundan sonra tedbir kelimesini bir kenara bırakıp, taşkın riskini kalıcı olarak ortadan kaldıracak büyük yatırımlara odaklanmalıyız.

Tokatta çok calışıp, görünmeyen arkadaşlarada teşekkür ederim bu arada.

Önceden risk alıp, doğru karar alanlar var.

Tokat İl Genel Meclisi ve özellikle Başkan Ali İhsan Gürel, tam da bu vizyonun örneğini iki yıl önce gösterdi.

Meclis, İl Özel İdaresi’nin araç filosunu yenileme kararı alarak geleceği bugünden görmüştü.

“Ne olmuş?” diye soranlara cevabı sel gecesi verdiler.

Yenilenen o güçlü iş makineleri, yağmurun en şiddetli, suların en azgın olduğu saatlerde gece-gündüz demeden sahada çalıştı.

İl Özel İdaresi, Tokat Belediyesi ve tüm ekipler büyük bir fedakârlıkla mücadele etti.

Vali, İl Özel İdaresi ile uyum içerisinde bir calışma yapıldı.

Bu uyumlu çalışma ve zamanında alınan karar, Tokat’a önemli bir kazanç sağladı.

Ali İhsan Gürel gibi genç, dinamik, çalışkan ve yarını görebilen başkanlara sahip olmak ilimiz için önemli...

Fakat bikiyoruz ki, tek seferlik kahramanlıklar yetmez.

Artık sistematik ve kalıcı çözümler üretme zamanı geçtiğini yaşadık.

Tüm kurumlar da aynı ferasetle hareket etmek zorunda.

Ali İhsan Gürel gibi, genç, vizyoner, memleketi için gece gündüz çalışan ve proaktif yöneticilere daha fazla destek verilmeli, görev alanları genişletilmeli.

Vekil Musrafa Arslan'da aynı anlayışla sahada, çiftcinin sorunlarǰ üzerine çok gayret gösterdi...

Sel felaketinin hemen ardından Valiliğimiz koordinasyonunda başlatılacak hasar tespit çalışmalarında özellikle çiftçimizin zararının en kısa sürede karşılanması büyük önem taşımakta.

Geçen yıl don, bu yıl sel…

Çiftçi artık belini doğrultamıyor.

Tokat’ta mahalli afet durumu ilan edilmeli ve yaralar hızla sarılmalı.

Ayrıca şehrimizin kaynaklarını bundan sonra daha verimli kullanmalıyız.

Artık öncelik; altyapı güçlendirme, taşkın önleme projeleri ve istihdam olmalı.

24 saat esasına göre çalışacak, güçlü bir AFAD koordinasyon birimi de acilen kurulmalı.

Böylece olası kriz anlarında daha hızlı ve etkili müdahale edilebilmeli.

Tokat bu selden ders çıkarmalı.

Su akıp gitti ama biz arkasından bakmak zorunda değiliz.

Bundan sonra suyun yolunu değil, kendi geleceğimizin yolunu biz belirlemeliyiz.

Vesselam

Hüseyin Kömür

01/06/2026

Tarihi Selçuklu Köprüsü Sulara Teslim Oldu: 4 Gözünden 3’ü Su Altında Kaldı

Tokat’ta günlerdir etkisini sürdüren yoğun yağışlar ve Almus Barajı’nda su seviyesinin maksimum doluluk oranına ulaşması nedeniyle Yeşilırmak’ta su seviyesi kritik noktaya yükseldi.

Barajdaki dolusavaktan kontrollü şekilde sürdürülen su tahliyesinin ardından ırmakta taşkın meydana gelirken, çevredeki tarım arazileri de sular altında kaldı.

Taşkının en dikkat çeken noktalarından biri ise Pazar ilçe girişinde bulunan ve yaklaşık 8 asırlık geçmişe sahip tarihi Selçuklu taş köprüsü oldu. 1238 yılında inşa edilen köprünün dört gözünden üçünün tamamen su altında kaldığı görüldü.

Tarihi yapının çevresinde su seviyesinin yükselmesi vatandaşlar tarafından da endişeyle takip edildi.

Yeşilırmak boyunca birçok noktada suyun taşkın seviyesine ulaştığı belirtilirken, özellikle nehir kenarındaki tarım arazilerinde zarar oluştuğu öğrenildi.

Bölgede ekiplerin su seviyesini yakından takip ettiği, olası risklere karşı gerekli tedbirlerin sürdürüldüğü bildirildi.

Vatandaşlar, son yılların en yüksek su seviyelerinden birinin yaşandığını ifade ederken, tarihi Selçuklu taş köprüsünün büyük bölümünün sular altında kalması taşkının boyutunu gözler önüne serdi.

Yetkililer ise vatandaşların dere ve ırmak kenarlarından uzak durmaları konusunda uyarılarını sürdürüyor.

31/05/2026

Ne Güzel Enayi Yerine Konuluyoruz!

Öncelikle Tokat’ımıza, çiftçimize geçmiş olsun.

Yoğun yağışlar sonrası şehrimiz, çiftçimiz bir afad yaşadı.

Yazdık, konuştuk ve not aldık.

Turhal, Erbaa ve Pazar’da halen afad durumu devam ediyor.

Notlarımdan bazılarını köşe yazılarımda sizinle paylaşmak için aldım.

Dere yatağını satan mı dersiniz, ırmak kenarlarına hülle ile petrol ofisi açanlar mı?

Doğa intikamını alıyor, bizde şahit oluyoruz!

Belediye Başkanı Kemal Yazıcıoğlu ne dedi, "artık gereğini yapacağız".

Bizde bu sözünüzün devamını bekleyeceğiz başkanım.

Bir gazeteci olarak günlerce, haftalarca araştırma yapıyor, gece gündüz yazıyorum. Meslektaşlarım her krizde, her felakette 24 saat nöbet tutuyor, risk alıyor, kapı kapı dolaşıyor. Yazılarımın bedelini ise mahkemelerde, tazminat dosyalarında ödüyorum. Bu ülkede bedel ödeyenler belli: Kalemini oynatanlar, risk alanlar, sesini çıkaranlar.

Ama Tokat’ta bedel ödemeyen bir kesim var. Rahat koltuklarında oturan, bol aidatla beslenen bazı STK ve Oda başkanları.

Bayram öncesi Tokat’ı vuran sel ve taşkın felaketinde ne yaptılar?

Hiçbir şey.

Tokat Ziraat Odası, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Odaları, Esnaf Kefalet Kooperatifleri…

Hepsi sessiz.

Parmaklarını kıpırdatmadılar.

Ne bir yardım kampanyası, ne koordinasyon, ne de “yanınızdayız” diye bir açıklama.

Sanki Tokatlı değilmiş gibi, sanki bu şehirde üye aidatlarını toplayan onlar değilmiş gibi davrandılar.

Tokatta bir oda ve stk sorunu var arkadaşlar.

Bu kurumlar ne için var?

Sadece aidat toplamak, koltuk ısıtmak ve seçim dönemlerinde fotoğraflık durmak için mi?

Afet anında, esnaf dara düştüğünde, çiftçi zarar gördüğünde nerede bu odalar?

Hangi üyesinin yanında oldular?

Hangi mağdurun elinden tuttular?

Bu sessizlik utanç vericidir.

Bu kayıtsızlık, vatandaşa ve üyelerine ihanetir.

Tokatlı esnaf, çiftçi, tüccar artık iyi bilsin.

Kriz anında ortada olmayan, sel suları basarken “ bizi ilgilendirmez” havasına bürünen bu yapılar, normal zamanda da sizi temsil etmiyor.

Sadece sizi kullanıyor.

Aidatlarınızla, oyunuzla, isminizle koltuklarını güçlendiriyorlar.

Uyarıyorum

Bu kadar kolay enayi yerine konulmayın.

Bu kurumlar sizden sorumlu.

Onları sorgulayın, hesap sorun, gerekirse değiştirin.

O koltuklarda oturmaya hakları yok bunların.

Gazeteci bedel ödüyor. Vatandaş bedel ödüyor. Ama bunlar sadece maaş ve prestij topluyor.

Arkadaşlar olan şehrimize oluyor.

Sesleri çıkmıyor bunların.

Sizin sesiniz çıksın.

Vesselam

Hüseyin Kömür

CRS Şık Makas Yeniden!Geçenlerde uzun zamandır merak ettiğim, bir dönem üretimini durdurmak zorunda kalan CRS Şık Makas ...
25/05/2026

CRS Şık Makas Yeniden!

Geçenlerde uzun zamandır merak ettiğim, bir dönem üretimini durdurmak zorunda kalan CRS Şık Makas fabrikasını (Cross Tekstil) yerinde görmeye karar verdim.

Gittim, gezdim, gördüm… İçim rahatladı, umutlandım.

Tesis gerçekten güzel, niyet de güzel. Fabrika tekrar üretime başladı, makineler çalışıyor, umut yeşeriyor.

İstihdam artsın, Tokat’ın ve ülkemizin ekonomisine katkı sağlasın diye dua ediyorum. Fabrikanın eski haline, hatta daha da ilerisine dönmesini canı gönülden diliyorum.

Kim Şık Makas diye sorduğumda bana Genel Müdür Serdar Karadeniz, İnsan Kaynakları Müdürü Cansu Kara ve Üretimden Sorumlu Müdür Yardımcısı Uğur Bahadır tanıttılar.

Şık Makas Grubu, Türk tekstilinin köklü ve saygın bir ismi. 1939’da Adapazarı’nda küçük bir erkek takım elbise atölyesi olarak kurulmuş. Yılların tecrübesiyle bugün tam entegre denim üretiminde dev bir oyuncu haline gelmiş. 1970’lerden beri özellikle denim konfeksiyon ve yıkama alanında uzmanlaşmışlar.

İstanbul merkezli grup, Tokat’taki tesisleriyle birlikte toplam 5.000’den fazla kişiye istihdam sağlıyor. Tokat fabrikası 2015’te Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulmuş. 2600’ün üzerinde çalışanı, geniş kapalı alanı ve son teknoloji makineleriyle dikimden yıkamaya, ütüden paketlemeye kadar her şeyi kendi bünyesinde yapan modern bir tesis. Yıllık üretim kapasiteleri milyonlarca parça seviyesinde ve ürünlerinin büyük kısmı Avrupa’ya ihraç ediliyor. Cross Jeans markasıyla da biliniyorlar.

O makineleri görünce insan “işte tekstilin babası” diyor. Türkiye’de kalite ve tecrübe anlamında eşi benzeri az bulunan bir yer.

Ne yazık ki son yıllarda Türk tekstil sektörü çok ağır bir kriz yaşadı. Yüksek enerji maliyetleri, enflasyon, döviz kuru sorunları, finansmana erişim zorlukları ve Uzak Doğu rekabeti birçok fabrikayı zorladı. 2025’te hazır giyim ihracatımız ciddi şekilde geriledi, binlerce firma küçüldü ya da kapandı.

Tokat’taki CRS fabrikası da bu fırtınadan payını aldı. Bir dönem üretim durdu, maaşlarda sıkıntılar yaşandı. Bu sadece fabrikanın sorunu olmadı; esnafı, nakliyecisi, işçisiyle birlikte bütün Tokat’ı etkiledi.

Ama şimdi tablo değişiyor. Fabrika yeniden nefes alıyor, makineler dönmeye başladı.

Burada üretilen sadece kot pantolon değil, Tokat için umut üretiliyor. Orada çocuklarına ekmek götüren anneler, babalar var. Fabrika canlanınca Tokat da canlanacak. İstihdam artacak, dükkanlar hareketlenecek, ihracat kamyonları yine yollarda olacak.

Benim hayalim şu: Bu köklü Türk firması eski gücüne kavuşsun, hatta daha da büyüsün. Son teknoloji yatırımlarla otomasyonu artırsın, sürdürülebilir üretimde öncü olsun, gençlerimize yeni iş imkânları sunsun.

CRS Şık Makas gibi firmalar ayakta kalırsa, Türkiye’nin tekstilde dünya markası olma iddiası da sürer.

Bir fabrikanın yeniden canlanması sadece ekonomik rakamlarla ölçülebilecek bir şey değil. Ben oradayken gördüm; büyük bir azim ve “üretim olsun” diye çırpınan bir irade var. Çalışanların da yüzü gülsün, hak ettikleri ücrete ve şartlara kavuşsunlar, en büyük temennim bu.

Yerli üretim, ihracat, istihdam…

Bunlar laf değil, milletin ekmeği, geleceği demek.

Tokat’a ve CRS ailesine buradan bir kez daha “geçmiş olsun” diyorum. Fabrika eski gücüne, hatta daha fazlasına kavuşsun. Makineler hiç susmasın, Türk bayrağı o tesisin üzerinde gururla dalgalansın.

Giden görmüş biri olarak söylüyorum: Bu fabrika Tokat’a çok yakışıyor.

İnşallah yakında çok daha güzel haberler alırız.

Vesselam

Hüseyin Kömür

Tokat’taki Sel Beklenmeyen Bir Afet Değildi; Yıllar Önce Verilmiş Ama Uygulanamayan Bir Karardı11 yıl önce planını yaptı...
25/05/2026

Tokat’taki Sel Beklenmeyen Bir Afet Değildi; Yıllar Önce Verilmiş Ama Uygulanamayan Bir Karardı

11 yıl önce planını yaptığımız, 4 yıl önce her bir önlemi tek tek yazılan bir afeti, bugün kamyonlarla k*m torbası taşımaya çalışıyoruz.

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu”nun makalesini okudum.

Yayınlanma: 25 Mayıs 2026

Bu günlerde Tokat’tan gelen görüntüleri hepimiz izliyoruz: Yüzlerce kamyon, k*m torbaları, gece gündüz çalışan ekipler, tahliye edilen mahalleler, taşkın riskine karşı kontrollü olarak yıkılan köprüler… İdarecilerimiz gerçekten insanüstü bir gayret gösteriyor; bunu küçümsemek haksızlık olur.

Ancak bir afet uzmanı olarak rahatsız edici bir gerçeği söylemek zorundayım: Bu kahramanlık, yıllar önce ödemediğimiz faturanın bugün kapımıza dayanmış halinden ibarettir. Yağmur, kar erimesi ve baraj tahliyesi bir doğa olayıdır. Onu “afete” çeviren ise doğa değil, bizim yıllardır almadığımız önlemlerdir.

Bu Afetin Senaryosu Yıllar Önce Yazılmıştı

Bunu boşuna söylemiyorum. 2015 yılında Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün başlattığı çalışmada Türkiye’nin ilk havza taşkın yönetim planını Yeşilırmak Havzası için biz hazırladık; planın danışmanıydım. Plan, dört temel hedef altında 71 ayrı tedbir tanımladı.

2022’de ise AFAD, 32 kurumla birlikte Tokat İl Afet Risk Azaltma Planı’nı (İRAP) hazırladı: İki ana amaç, 16 hedef, 85 eylem. Bu iki belge raflarda dursun diye değil, uygulansın diye yazıldı. Her ikisi de tehlikeyi adıyla tanımladı, alınması gereken yapısal ve yapısal olmayan önlemleri sıraladı, her önlem için birinci derecede sorumlu kurum ile destekleyici paydaşları belirledi ve çoğuna teslim tarihi koydu.

Rapor “Şurada Şu Olacak” Dedi; Aynen Oldu

En çarpıcı olanı şu: Bu raporlar genel geçer temennilerden ibaret değildi. 2022 İRAP’ı, Turhal’da nehrin kuzey kesimindeki seddelerin “oldukça alçak” olduğunu ve 50 yılda bir görülen sıradan bir taşkında bile (yaklaşık 229 m³/s) suyun seddeleri aşacağını, yaklaşık 128 hektar alanın 2-3 metre derinlikte su altında kalacağını açıkça yazmıştı.

Tokat merkezde Behzat Deresi üzerindeki yanlış yapılmış köprülerin debiyi geçiremeyeceğini, Erbaa’da Kelkit’in taşacağını tek tek hesaplamıştı. Yani bu ay yaşadıklarımız bir sürpriz değil, yıllar önce yazılıp imzalanmış bir senaryonun aynen sahneye konmasıdır.

1 Liralık İhmalin 15 Liralık Faturası

Şimdi en sevmediğimiz konuya, paraya gelelim. İRAP’ın daha ilk sayfasında, Tokat Valisi’nin imzasıyla şu cümle yer alıyor: “Risk azaltma, afetlere müdahale edilmesi ve iyileştirme çalışmalarından daha az maliyetlidir.”

Bu yalnızca benim görüşüm değil; BM ve AFAD verilerine göre, risk azaltmaya harcanan her 1 liranın, afet sonrası onarımda 15 liraya kadar tasarruf sağladığı bilinmektedir. Bugün Tokat’ta dökülen yüzlerce kamyon dolusu malzeme, çalışan personel, yıkılan köprüler ve sular altında kalan on binlerce dekar tarla (haberlere göre 9.850 ila 13.738 dekar), işte o zamanında ödemediğimiz 1 liranın faiziyle geri dönmüş halidir.

Tutan Sedde Haber Olmaz, Yıkılan Köprü Olur

Peki neden planlarımızı uygulamıyoruz, neden risk azaltmaya para harcamak istemiyoruz? Cevap acı ama basit: Çünkü önleme görünmezdir, müdahale ise gösterişlidir.

Tutan bir sedde haber olmaz; yıkılan bir köprünün başında verilen poz olur. Bir törenle kurdele kesebileceğiniz baraj, sessizce temizlenmiş bir dere yatağından her zaman daha caziptir. Biz başarıyı, afetin hiç olmamasıyla değil, afet anındaki kurtarmayla ölçmeye alışmışız. Oysa risk yönetiminin en büyük başarısı, hakkında hiçbir haber yapılmayan, hiç yaşanmayan afettir.

Kriz yönetimi alkış ister, risk yönetimi sabır.

Kriz yönetimi bir kahramanlık sahnesidir; risk yönetimi ise sıkıcı bir muhasebe işidir. Sistem hangisini ödüllendiriyorsa, idareciler de doğal olarak onu üretir. Önleme yapan değil, enkazı kaldıran takdir görür.

Burada bir parantez açmak istiyorum: Sel anında gece gündüz çalışmak, insanları zamanında tahliye etmek, can kaybını önlemek hem zorunlu hem de çok değerlidir. Bu ekiplere hepimiz teşekkür borçluyuz ve bu kez can kaybı yaşanmaması sevindiricidir. Ancak yapmak zorunda olduğumuz bir görevi “başarı hikâyesi” gibi sunmak, ondan önceki ihmali gizler. Bu, yangında itfaiyeciyi alkışlarken ocağı açık bırakanı sormamaya benzer.

Su kapıya dayandığında iş işten geçmiştir. Afet anındaki hiçbir gayret ne kadar insanüstü olursa olsun afet öncesi risk azaltma ihmalini telafi edemez. Çünkü sel yükseldiğinde sedde örülmez, dere yatağı genişletilmez, köprü yeniden tasarlanmaz, imar yanlışı geri alınmaz. Geriye yalnızca zararı yönetmek kalır.

Bu afetin kaderi, Mayıs 2026’nın o gürültülü haftasında değil; 2015 ile 2025 arasındaki o sessiz yıllarda belirlendi.

İyi Haber: Planlar Hâlâ Masada

Planlar hâlâ duruyor, önlemler hâlâ geçerli. Yapmamız gereken yeni bir şey keşfetmek değil; bildiğimiz, yazdığımız, sorumlusunu ve tarihini belirlediğimiz işleri bu kez gerçekten tamamlamaktır.

Raporları güncelleyelim, bütçesini ayıralım, sorumlu kurumlara teslim tarihiyle zimmetleyelim ve en önemlisi takip edip bitirelim. Çünkü bir sonraki selin ne kadar zarar vereceği, tam da şu an, hava sakinken belirleniyor.

Gelin bu kez farklı karar verelim.

Gerçek kahramanlık, tutan bir seddedir; kimsenin farkına bile varmadığı, hiç yaşanmayan bir afettir.

Kaynaklar:
- Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı / SYGM, 2015)
- Tokat İl Afet Risk Azaltma Planı – İRAP (AFAD, 2022)
- Mayıs 2026 sel olayına ilişkin güncel haberler
- UNDRR / PreventionWeb afet risk azaltma fayda-maliyet verileri

11 yıl önce planını yaptığımız, 4 yıl önce her bir önlemi tek tek yazılan bir afeti, bugün kamyonlarla k*m torbası taşımaya çalışıyoruz. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu”nun makalesini okudum. Yayınlanma: 25 Mayıs 2026 Bu günlerde Tokat’tan gelen görüntüleri hepimiz izliyoru...

Tokat  Sulara Teslim OlurkenSu bereketti, Tokat için bu yıl felaket oldu.Emekler suya karıştı, tarlalar çamura teslim ol...
23/05/2026

Tokat Sulara Teslim Olurken

Su bereketti, Tokat için bu yıl felaket oldu.

Emekler suya karıştı, tarlalar çamura teslim oldu.

Yeşilırmak, Kelkit, Çekerek ve kolları, günlerdir yağan şiddetli yağışların ve eriyen karların yüküyle kabardı, yataklarından taştı.

Turhal, Pazar, Almus, Niksar, Erbaa, Yeşilyurt ve birçok ilçede tarım arazileri sular altında kaldı, köyler ve mahalleler tahliye edildi, köprüler yıkıldı.

Almus Barajı’nın doluluk oranı yüzde 100’e ulaşınca kontrollü önlemler devreye girdi.

Tokat Valiliği koordinasyonunda binlerce hane tahliye edildi, on binlerce vatandaş güvenli bölgelere alındı.

Devlet ve yerel yönetim ekipleri gece gündüz sahada çalışırken can kaybı olmaması en büyük teselli olsa da, ekonomik ve manevi yıkım büyük oldu.

Bu felaket sadece bir doğa olayı değil.

Plansız yapılaşma, dere yataklarına göz yumulması ve uzun yıllardır ihmal edilen taşkın koruma altyapısının acı bir sonucunu yaşadık.

Tarım şehri Tokat’ta çiftçinin bir yıllık emeği, umudu ve geleceği bir anda sulara gömüldü.

On binlerce dekar arazi etkilendi, hayvanlar, ekipmanlar ve yerleşimler zarar gördü.
Tarlada kalan umutlar, evlerdeki çaresizliklere dönüştü.

Şimdi atılması gereken en acil ve öncelikli adım, zarar gören ilçelerin ve köylerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilmesidir.
Bu ilan bir an önce yapılmalı.

Çünkü afet bölgesi statüsü, hasar tespitinin hızla tamamlanmasını, devlet desteğinin devreye girmesini ve yaraların en kısa sürede sarılmasını sağlayacak.
Çiftçilere nakdi yardım, kredi kolaylığı, borç ertelemesi ve TARSİM kapsamı dışındaki zararların karşılanması bu statüyle mümkün hale gelecektir. Resmi süreç bir an önce işletilmeli, bürokrasi hızlandırılmalı.

Çiftçilere tohum, gübre, mazot desteği ve faizsiz kredi sağlanmalı, esnaf ve küçük işletmeler de bu desteklerden yararlandırılmalı.

Ziraat Bankası, Tarım Kredi ve Bağ-Kur borçları faizsiz olarak ertelenmeli.

Uzun vadede ise köklü çözümleri masaya yatırma zamanı geldi.

Dere yataklarındaki riskli yapılaşma gözden geçirilmeli, imar affı benzeri uygulamalardan kesinlikle vazgeçilmeli.

Modern taşkın setleri, bentler ve erken uyarı sistemleri kurulmalı, Almus Barajı başta olmak üzere barajların havza yönetimi yeniden ele alınmalı.

DSİ’nin taşkın koruma projeleri hızlandırılmalı, şehir planlaması “suyla barışık” bir anlayışa kavuşturulmalı.

Artık betona değil, doğaya saygılı bir şehirleşme modeline geçmeliyiz.

Peki neden dün yapılan bugün felakete dönüşüyor.

Tüm bunlar yapılırken yönetimde liyakat ve vizyona dikkat etmediğimizden.

Geçmiş dönemlerde dere yataklarındaki sorunlar sıkça tartışılmıştı. Özellikle eski Belediye Başkanı Adnan Çiçek’in 10 yıllık döneminde yapılan bazı köprüler bu selde yıkıldı. Yanlış belediyecilik anlayışı, yetersiz planlama ve dere yataklarına yeterince önem vermeyen yaklaşım, bugün Tokat’ın ağır bedel ödemesine neden oldu.

Adnan Çiçek yok ama bıraktığı sorunları bugün bile yaşıyoruz.

Bu durum, şehri seven, teknik bilgiye ve vizyona sahip kişilerin yönetime gelmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Belediye başkanları, valiler ve milletvekilleri siyasetin ötesinde şehri seven, çalışkan ve geleceği planlayan kişiler olmalı.

20-30 yıllık risk yönetim planları hazırlanmalı, Tokat’ı benzer felaketlere karşı daha dirençli hale getirecek adımlar atılmalı.

Bu felaket aynı zamanda bir uyarı.

İklim değişikliği artık kapımızda. Daha sık ve daha şiddetli yağışlar, taşkınlar ve kuraklık dönemleri bekleniyor.

Tokat gibi tarıma dayalı iller bu gerçeğe göre hazırlık yapmazsak, yarın çok daha büyük bedeller ödeyebiliriz.

Geçmiş olsun demekle olmaz artık.

“Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilmeli, Tokat yeniden planlamalı.

Risk devam ederken resmi uyarılara uyalım.

Sular çekildikten sonra hesap sorma ve kalıcı çözüm üretme vakti gelmiştir.

Tokat’ımıza, çiftçilerimize ve tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.

İnşallah su ile tarlalar yeniden bereketlenecek.

Vesselam

Hüseyin Kömür

Tokat  Sulara Teslim OlurkenSu bereketti, Tokat için bu yıl felaket oldu.Emekler suya karıştı, tarlalar çamura teslim ol...
23/05/2026

Tokat Sulara Teslim Olurken

Su bereketti, Tokat için bu yıl felaket oldu.

Emekler suya karıştı, tarlalar çamura teslim oldu.

Yeşilırmak, Kelkit, Çekerek ve kolları, günlerdir yağan şiddetli yağışların ve eriyen karların yüküyle kabardı, yataklarından taştı.

Turhal, Pazar, Almus, Niksar, Erbaa, Yeşilyurt ve birçok ilçede tarım arazileri sular altında kaldı, köyler ve mahalleler tahliye edildi, köprüler yıkıldı.

Almus Barajı’nın doluluk oranı yüzde 100’e ulaşınca kontrollü önlemler devreye girdi.

Tokat Valiliği koordinasyonunda binlerce hane tahliye edildi, on binlerce vatandaş güvenli bölgelere alındı.

Devlet ve yerel yönetim ekipleri gece gündüz sahada çalışırken can kaybı olmaması en büyük teselli olsa da, ekonomik ve manevi yıkım büyük oldu.

Bu felaket sadece bir doğa olayı değil.

Plansız yapılaşma, dere yataklarına göz yumulması ve uzun yıllardır ihmal edilen taşkın koruma altyapısının acı bir sonucunu yaşadık.

Tarım şehri Tokat’ta çiftçinin bir yıllık emeği, umudu ve geleceği bir anda sulara gömüldü.

On binlerce dekar arazi etkilendi, hayvanlar, ekipmanlar ve yerleşimler zarar gördü.
Tarlada kalan umutlar, evlerdeki çaresizliklere dönüştü.

Şimdi atılması gereken en acil ve öncelikli adım, zarar gören ilçelerin ve köylerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilmesidir.
Bu ilan bir an önce yapılmalı.

Çünkü afet bölgesi statüsü, hasar tespitinin hızla tamamlanmasını, devlet desteğinin devreye girmesini ve yaraların en kısa sürede sarılmasını sağlayacak.
Çiftçilere nakdi yardım, kredi kolaylığı, borç ertelemesi ve TARSİM kapsamı dışındaki zararların karşılanması bu statüyle mümkün hale gelecektir. Resmi süreç bir an önce işletilmeli, bürokrasi hızlandırılmalı.

Çiftçilere tohum, gübre, mazot desteği ve faizsiz kredi sağlanmalı, esnaf ve küçük işletmeler de bu desteklerden yararlandırılmalı.

Ziraat Bankası, Tarım Kredi ve Bağ-Kur borçları faizsiz olarak ertelenmeli.

Uzun vadede ise köklü çözümleri masaya yatırma zamanı geldi.

Dere yataklarındaki riskli yapılaşma gözden geçirilmeli, imar affı benzeri uygulamalardan kesinlikle vazgeçilmeli.

Modern taşkın setleri, bentler ve erken uyarı sistemleri kurulmalı, Almus Barajı başta olmak üzere barajların havza yönetimi yeniden ele alınmalı.

DSİ’nin taşkın koruma projeleri hızlandırılmalı, şehir planlaması “suyla barışık” bir anlayışa kavuşturulmalı.

Artık betona değil, doğaya saygılı bir şehirleşme modeline geçmeliyiz.

Peki neden dün yapılan bugün felakete dönüşüyor.

Tüm bunlar yapılırken yönetimde liyakat ve vizyona dikkat etmediğimizden.

Geçmiş dönemlerde dere yataklarındaki sorunlar sıkça tartışılmıştı. Özellikle eski Belediye Başkanı Adnan Çiçe’in 10 yıllık döneminde yapılan bazı köprüler bu selde yıkıldı. Yanlış belediyecilik anlayışı, yetersiz planlama ve dere yataklarına yeterince önem vermeyen yaklaşım, bugün Tokat’ın ağır bedel ödemesine neden oldu.

Adnan Çiçek yok ama bıraktığı sorunları bugün bile yaşıyoruz.

Bu durum, şehri seven, teknik bilgiye ve vizyona sahip kişilerin yönetime gelmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Belediye başkanları, valiler ve milletvekilleri siyasetin ötesinde şehri seven, çalışkan ve geleceği planlayan kişiler olmalı.

20-30 yıllık risk yönetim planları hazırlanmalı, Tokat’ı benzer felaketlere karşı daha dirençli hale getirecek adımlar atılmalı.

Bu felaket aynı zamanda bir uyarı.

İklim değişikliği artık kapımızda. Daha sık ve daha şiddetli yağışlar, taşkınlar ve kuraklık dönemleri bekleniyor.

Tokat gibi tarıma dayalı iller bu gerçeğe göre hazırlık yapmazsak, yarın çok daha büyük bedeller ödeyebiliriz.

Geçmiş olsun demekle olmaz artık.

“Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilmeli, Tokat yeniden planlamalı.

Risk devam ederken resmi uyarılara uyalım.

Sular çekildikten sonra hesap sorma ve kalıcı çözüm üretme vakti gelmiştir.

Tokat’ımıza, çiftçilerimize ve tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.

İnşallah su ile tarlalar yeniden bereketlenecek.

Vesselam

Hüseyin Kömür

Yeşilırmak, Kelkit, Çekerek ve kolları, günlerdir yağan şiddetli yağışların ve eriyen karların yüküyle kabardı, yataklarından taştı.

23/05/2026

Dolusavak’ta Son Durum

Almus Barajı Dolusavak bölgesinde su tahliyesi kontrollü şekilde devam ediyor. Debide zaman zaman yükselme gözlemlense de şu an için yetkililer tarafından açıklanan olumsuz bir durum bulunmuyor.

Address

Tokat

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when KANAL 60 MEDYA posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to KANAL 60 MEDYA:

Share