30/08/2026
Geçen yıl ağustos ayının son pazar günüydü. Sumud Filosu’na katılmak için İtalya’nın Sicilya Adası’na doğru yola çıktık. Fotoğraflar o ilk günden. Birbirini çok az tanıyan, hatta bazılarımızın ilk kez karşılaştığı insanlardık. Ama aynı duygularla yola çıkmıştık: Gazze’ye gidecektik. Askerlik yapanlar bilir, ilk günden kırk yıllık ahbap gibi davranır gençler. Biz de daha ilk saatlerde birbirimizin hayatlarına ortak olduk. Bu arada eşlerimiz de arkadaş oldu. Çocuklarımızın yeni amcaları, halalarıydık. Bu bağı Gazze ördü, ilmek ilmek işledi.
Ümmetin evlatlarına, Gazzeli çocuklara gidiyorduk…
Sicilya’nın bir kasabasında ev tuttuk, günlerce eğitim aldık, hazırlıklar yaptık. Fakat henüz önümüzde ne olduğunu bilmiyorduk.
Gazze bizi, hayatımızın en çetin yolculuklarından birine hazırlıyordu.
Daha ilk günlerde kalabalıklaştık. Doktorlarımız; Haşmet, Halil ve Ergün abiler bizim eve geçti. Hüsamettin Abi’yi, Hakan’ı, Erol’u yemeklere aldık. Yatıya misafir ettik. Bazen salonda 15 kişi olduk. Aynı sofradan, aynı tabaktan yedik. Dikkatinizi çekerim: Tek bir gün, hatta tek bir an bile kimse kimsenin sınırını aşmadı. Kimse kimseyi incitmedi, işine karışmadı.
“Ne yiyeceğiz?” diye düşünmedik. Bunu yüksek sesle sormadık da. Gazze yolunda önümüzde ne varsa ona razıydık. Namazlarımızı cemaatle kıldık. Uzun tesbihatlar yaptık. Konuştuk, düşündük, stratejiler belirledik. Teknelere bineceğimiz sabahın gecesinde ise bambaşka bir hâl vardı. Uzun bir tesbihatın ve duanın ardından birbirimize sarıldık. Hüngür hüngür ağladık.
Aynı filoda ve Gazze yolunda olacaktık ama ayrı teknelerdeydik. Sanki yıllardır kaldığımız yurttan ayrılıyor gibiydik. Oysa 15 gün önce birçoğumuz tanışmıyorduk. İçtenlikle helalleştik.
Çünkü bir sonraki karşılaşmamızın ne zaman, nerede ve hangi şartlarda olacağını bilmiyorduk.
Nitekim o sabah ayrıldık ve Siyonistlerin hapishanesine kadar tam 22 gün teknelerimiz karşılaştıkça selamlaşabildik.
Tam bir yıl oldu. Gazze’ye gidemedik ama tekrar tekrar denedik. Tam bir yıldır zihnen ve kalben hep yoldayız. Kendi aramızda hep söylüyoruz, buradan da yazayım: Gazze biz bir gün geleceğiz.