26/05/2026
Bu ülkede artık vatandaş nefes almaktan, konuşmaktan korkar hale geldi.
Her gün yüzlerce insan aynı şeyden şikayet ediyor:
Fahiş cezalar, ağır yaptırımlar, bitmeyen baskılar…
Elbette kuralsızlığa ceza olsun!
Makas atana, aşırı hız yapana, ehliyetsiz araç kullanana gereken işlem yapılsın. Buna kimsenin itirazı yok.
Ama geçim derdindeki vatandaşın sırtına 100 bin, 200 bin liralık cezalar yüklemek adalet değil; alın teriyle yaşam mücadelesi veren insanı ezmektir.
Bu kararları hazırlayanlar hiç halkın arasına çıkıyor mu?
Aylarca evinden, eşinden, çocuklarından uzak kalan bir tır şoförünün nasıl ekmek mücadelesi verdiğini biliyorlar mı?
Sizin kalemde attığınız bir imza, bir ailenin hayatını karartıyor.
225 bin liralık ceza yüzünden bir tır şoförü canına kıydı, çocukları yetim kaldı.
Şimdi söyleyin…
Vicdanınız rahat mı?
Vatandaşın ekmek parasına göz dikerek ne kazandınız?
Bir insanın hayatını söndürmenin, bir yuvayı dağıtmanın hesabını hangi makam, hangi koltuk kapatabilir?
Masa başında alınan kararlarla milletin alın teri hiçe sayılıyor.
Garibanın son lokmasına uzanan el, adalet dağıttığını sanmasın.
Unutmayın…
Mazlumun ahı sessiz kalmaz.
Halkın feryadını duymayanlar, bir gün o vicdan yükünün altında kalır.
Bu millet cezalarla değil, adaletle yaşamak istiyor…