05/19/2026
Çeyrek asır öncesi. Bir 19 Mayıs günü. O yılların heyecanını yaşayan bilir… Haftalar öncesinden başlayan bayram provaları, okul bahçesinde saatlerce güneş altında yapılan yürüyüşler, sıraya girerken edilen kahkahalar… Beyaz spor ayakkabıların özellikle temiz tutulduğu, tören sabahı erkenden kalkılıp ütülü gömleklerin giyildiği zamanlardı. Tribünlerden yükselen alkışlar, bando sesleri, elimizde salladığımız bayraklar… O günlerde herkes aynı coşkuda birleşirdi; mahalleler, okullar, caddeler tek yürek olurdu.
Bir de o yaşların masum telaşları vardı… Koridorda göz göze gelince kalbi hızlandıran lise aşkları, kantinde uzaktan bakmalar, arkadaşlarla eve yürürken edilen bitmeyen sohbetler… Teneffüste paylaşılan simitler, kasetten dinlenen şarkılar, ajandalara yazılan isimler… Şimdi dönüp bakınca insan en çok o samimiyeti özlüyor. Çünkü o yıllarda hayat yavaştı, insanlar gerçekti, anılar ise bugünkü gibi filtresiz ve içtendi… 19 Mayıs sadece bir bayram değil, koca bir gençliğin en güzel hatırasıydı.