07/05/2026
Yıllar önce avukat bir arkadaşımın Kadıköy Adliyesinde çalıştığını duyunca, annemi tanıyıp tanımadığını sordum. Kocaman açılmış gözleriyle;
“Deli Macide Hanım senin annen mi? Vallahi hiç hâkim fırçalayan bir avukatla tanışmamıştım” dedi.
Anneme sorduğumda gayet sakin;
“Usûle uygun davranmamıştır, ondan fırçalamışımdır” dedi.
80 yıllık hayatını hep böyle yaşadı Macoş. Hiç geri adım atmadan, korksa bile doğru bildiğini söylemekten çekinmeden. Ne iktidar tanıdı ne makam ne mevki, lafını hiçbir zaman sakınmadı. 40 yıllık devlet memurluğu hayatında en ufak bir sahtekarlığa, adam kayırmaya izin vermedi. Hatta devlete karşı işlediği suçlarını bildiği biri bulunduğu kurumun başına geçince, artık burada çalışamam deyip erkenden emekliliğini istedi.
Hiçbir zaman iktidar partisine oy vermedi, Sosyalizme ve Cumhuriyet’e inanmaktan asla vazgeçmedi.
Ona düşmanlık edenler bile hakkını teslim ederdi; “Macide yalan söylemez”. Doğruydu, ne pahasına olursa olsun, yalan söylemez, bazen sizi kırsa, üzse de küçük hesaplara girmez, hile yapmazdı.
Yaşamın boyunca âşık olduğu tek adamı babamı, hiç affetmedi. Ayrılıklarını asla yediremedi. 30 yıl ne yüzünü gördü ne iletişim kurdu. Son nefesini vermeden önce yatağının başına gelen babamla gene konuşmadı sadece bir kere gülümsedi.
68’ de İstanbul Üniversitesinde öğrencilere küfreden “Dekan Aldıkaçtı’yı tokatlayan kadın” olarak nam saldı. (Ki aslında yapmadığını söylemişti ama arkadaşlarına göre bunu ancak Deli Macide yapabilirdi)
Hayatında en çok ağladığı gün yakın dostları Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asıldığı gündü. 52 yıl sonra, tam o gün 6 Mayıs’da toprağa verdik onu. Vasiyeti üzerine mezarı başında Deniz Gezmiş’in asılmadan önce son isteği olan Rodrigo’nun gitar konçertosu çalındı.
Hazine Avukatı Macide Birol yaşadığı gibi gururla, boyun eğmeden ayrıldı aramızdan, ardında lekesiz bir hayat bırakarak.
Hoşçakal annem…
Denizler bekliyordur Deli Macide’yi, bizden de selam götür onlara…
Hoşça kal…