PUSULA HABER

PUSULA HABER Pusula Gazetesi Resmi Facebook Sayfası

Günlük aktuel ve çarpıcı haberleriyle tanıdığınız Pusula Gazetesi'nin resmi Facebook sayfasından da takip edebilir, gerçekleri sadece gerçekleri cesur ve özgün haberlerinden öğrenebilirsiniz

02/03/2026

Akepeliler izlemesin, Türkiye"nin gittiği yer İran'ın yaşadığı şeydir, Trump sapığının kardeşim, dostum, arkadaşım lafları, ağzını şaşpırdatmaktır, bu Türkiye'yi kurtarmaz, aksine ellerine verir, bunu göremeyecek kadar aptallaşmış sürülerin demokrasiyi kullanarak tek adam rejimi üretme aptallığından vazgeçip, kurumların yeniden yerine oturtmayı beceremezlerse, sonumuz bu olacak. Aklınızı başınıza alın.

01/03/2026
TAŞRADAN SARAYA UZANAN YENİ KÖYLÜLÜKHüseyin Canik Alat Dili tevazu, pratiği lüks, kökeni yoksul, arzusu saray… Türkiye’d...
29/11/2025

TAŞRADAN SARAYA UZANAN YENİ KÖYLÜLÜK
Hüseyin Canik Alat

Dili tevazu, pratiği lüks, kökeni yoksul, arzusu saray…
Türkiye’de son yirmi yılda yükselen muhafazakâr elit kültürü, sadece iktidarın değil, toplumun değer dünyasının da çehresini değiştirdi.
Ortaya gösterişçi, kitsch ve ahlaki olarak aşınmış bir yeni sınıf çıktı.

Artık körfezleşme dindar lüksün yeni estetiği.
Bugün sokakta, sosyal medyada, siyasette şöyle bir manzara beliriyor.
Altın yaldızlı sırça köşkler, VIP umre turları, helal sertifikalı tatil köyleri, dev cami kompleksleri, gösterişli iftar sofraları…
Bütün bu görüntüler, İslam’ın tarihsel etik mirasından değil, petrol zenginlerinin şatafat kültüründen geliyor.
Dinin dili hâlâ “tevazu”, “kanaat”, “israf haramdır”;
ama günlük pratikte israf en büyük statü sembolü.
Bu dönüşümün adı, "Körfezleşme."
Yani ekonomik ilişkilerden çok, bir görgü ve yaşam tarzı ithalatı.

Yeni muhafazakâr elit, klasik anlamda bir burjuvazi değil.
Köyden kente göçle başlayan hikâye, esnaflıkla ve cemaat-dernek ağlarıyla serpildi.
2000’lerden itibaren de devlet sayesinde hızlanan bir sermaye birikimi ile zirveye çıktı.
Bu sınıfın gücü ekonomik ancak kültürel sermayesi zayıf.
Bourdieu’nun söylediği gibi, habitus yer değiştirince hemen değişmiyor.
Köyden ayrılıyorlar ama köyün zihniyetini, ilişkiciliğini, “bizden olan/bizden olmayan” ayrımını şehir hayatının tam ortasına taşıyorlar.
Sonuçta ortaya şöyle bir tipoloji çıkıyor.
Lüks içinde yaşıyor ama görgü üretmiyor,
Devlete bağımlı zenginlik, bağımsız bir ahlak yaratamıyor,
Dindarlık bir vicdan meselesi değil, kimlik etiketi hâline geliyor
Liyakat değil, sadakat belirleyici oluyor.

Artık bugünün “köylülüğü” coğrafi değil, zihinsel.
Şehirde yaşıyorlar, rezidansta oturuyorlar, son model cihazlar kullanıyorlar fakat zihniyet hâlâ kapalı bir cemaat düzeninin kodlarıyla çalışıyor.
Eleştirel düşünce yok, biat kültürü var
Kural yok, tanıdık var
Kamusal yarar yok, kabile mantığı var
Soyut ilke yok, “reis iyi adamdır” siyaseti var

Bu nedenle modern köylülük, şehirleşmenin doğal bir evresi değil kentli olamamanın, kent kültürüne eklemlenememenin bir sonucu.
Körfezleşen muhafazakârlıkla birleşince kabalaşmış bir yeni elit ortaya çıkıyor.
Zengin, güçlü, öfkeli, hesap vermez…
Fakat bir o kadar da kırılgan.

En büyük çöküş, değerlerde yaşanıyor.
Geleneksel muhafazakâr dilde bir zamanlar önemsenen tevazu, kanaat, kul hakkı, israf hassasiyeti, edep…
Bugün sadece hutbelerin konusu.
Hayatta ise bambaşka bir gerçeklik var.
Sosyal medyada sergilenen lüks sofralar
Kamu kaynağının “bizimkiler yesin” mantığıyla dağıtılması
Torpil, kayırma ve sadakat ilişkileri
Gösterişçi hayırseverlik
“Kul hakkı”nın slogana dönüşmesi.

Bu çelişki genç kuşak için daha da yıkıcı.
Birçok genç, dindarlığı ahlakla değil, rant ve ikiyüzlülükle özdeşleştiriyor.
Dinden kopuşun bir kısmı inançsızlıktan değil, ahlaki hayal kırıklığından kaynaklanıyor.

Bugün Türkiye’nin yaşadığı sorun, sadece ekonomik bir kriz değil bir değer, bir kültür ve bir görgü krizi.

Körfezleşen muhafazakâr elit kültürü, hem modernliğin hem muhafazakârlığın altını oyuyor.
Bir yanda modernlikten sadece tüketim kısmını devralan bir sınıf, diğer yanda muhafazakârlıktan sadece yasakçı dilini retain eden bir zihniyet var.

Geriye gösterişli bir kabuk kalıyor öz ise hızla eriyor.

Türkiye’nin ihtiyacı, ne nostaljik muhafazakârlık ne de hamasi modernlik.
Erdem, emek, liyakat, sade yaşam ve kamusal ahlak etrafında yeni bir toplumsal sözleşme…

Aksi hâlde bu topraklarda gördüğümüz şey,
zenginleşen ama soylulaşamayan, güçlenen ama rafineleşmeyen, büyüyen ama derinleşmeyen bir modern köylü saray kültürü olarak kalacak....

YENİ AMS DÜZENLEMESİ İşsizler için son değişiklikler:Kısa süre içinde yeni çevrimiçi sistem "meinAMS" devreye girecek. İ...
20/11/2025

YENİ AMS DÜZENLEMESİ

İşsizler için son değişiklikler:
Kısa süre içinde yeni çevrimiçi sistem "meinAMS" devreye girecek.
İşsizler artık sadece iki durumda şahsen kuruma gitmek zorunda kalacaklar.

İşte Ayrıntılar.

İşgücü Piyasası Servisi'nde (AMS) 17 Kasım'da yeni bir dönem başlıyor: Mevcut eAMS çevrimiçi (online) sistemi, aşamalı olarak "meinAMS" ile değiştirilecek.
Değişim süreci 8 Aralık'a kadar sürecek ve sonrasında dijital ortama geçiş kaçınılmaz olacak.
Bu, Avusturya'daki birçok insanı ilgilendiriyor! 2024 yılında, 629.000'den fazla kişi mevcut eAMS hesabını kullandı ve toplamda 35,5 milyondan fazla erişim gerçekleşti. Hepsi yakında yeni sisteme alışmak zorunda kalacak.

Bunun somut olarak ne anlama geldiğini AMS sözcüsü Gregor Bitschnau şöyle açıkladı.
"Mevcut sistem 20 yıldan fazla bir süre önce geliştirilmişti, artık gereksinimleri karşılamıyordu ve yenilenmesi gerekiyordu"
Bitschnau, "5 Minuten".
Hedef, mümkün olduğunca çok sayıda resmi işlemi self servis alanına, yani çevrimiçi ortama taşımak.

Kişisel görüşmeler:
"MeinAMS ile müşterilerimize gereksiz yolculuklardan kurtulmalarını sağlarken, danışmanlarımızın müşterileriyle görüşme ve danışmanlık için daha fazla zaman ayırmalarını da sağlıyoruz!"

Yine de başvurularını yerinde yapmak isteyenler, bunu daha sonra da yapabilirler: "Başvurular kişisel olarak da yapılmaya devam edilebilir"
Ofisler her zamanki saatlerde açık kalacaktır.
Gelecekte kişisel görüşmeler sadece iki durumda zorunlu olacak!
"İlk başvuru yapıldığında veya iki yıldan uzun bir aradan sonra başvuru yapıldığında"

Aralık ayından itibaren neredeyse her şey çevrimiçi olarak yapılabilecek: başvurular, yardımlar, randevu alımları, iş başvuruları veya danışmanlara mesajlar.

"MeinAMS en hızlı, en güvenli ve en güvenilir yoldur."

8 Aralık 2025 tarihinden itibaren eAMS hesabı tamamen MeinAMS ile değiştirilecektir. Kullanıcılar bundan sonra sadece yeni platformu kullanabilecekler.
Mevcut eAMS hesabı müşterileri, yeniden kayıt olmaları gerekmeden MeinAMS'ye geçmeye devam edebilirler.
eAMS hesabındaki tüm veriler MeinAMS'de de bulunacak.

MeinAMS'nin tanıtımıyla AMS, modern ve hizmet odaklı bir yönetim için net bir sinyal veriyor. Platform, işgücü piyasası hizmetlerine erişimi kolaylaştırıyor ve daha fazla dijital self servis imkanı sunuyor. MeinAMS, müşterilerine internet dünyasından alışık oldukları konforu sunuyor"

AMS Başkanı Johannes Kopf ise yeni özellikleri şöyle açıkladı.

Yeni platform, gezinmeyi ve başvuru yapmayı kolaylaştırmak için kullanıcı dostu olarak tasarlanmıştır. MeinAMS akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlarda çalışşabiliyor.

MeinAMS'ye kayıt ve giriş

1-İlk kez kayıt olmak isteyen kişiler iki seçeneğe sahiptir: En güvenli ve önerilen seçenek, sadece birkaç dakika süren ID Austria üzerinden kayıt olmak.
ID Austria'nın tam sürümü gerekli değildir. ID Austria ve iki faktörlü kimlik doğrulama sayesinde kişisel verilerin korunması iyileştirilmiştir.

2-Henüz ID Austria sahibi olmayanlar, geçerli bir e-posta adresi ve kendileri seçtikleri bir şifre ile de kayıt olabilirler. E-posta adresi ve şifre ile kayıt işlemi, kimliği doğrulamak için posta ile bir RSA mektubu gönderileceğinden birkaç gün sürebilir. FinanzOnline veya kullanıcı adı + şifre ile eski kayıt yöntemleri artık desteklenmemektedir.

01/11/2025

ALMANYA’DA İGMG-MİLLİ GÖRÜŞ ŞOKU: BAĞIŞ PARALARIYLA GİZLİ TİCARİ AĞ MI KURULDU?

Almanya genelinde faaliyet gösteren ve merkezi yönetimi Köln’de bulunan İGMG-İslam Toplumu Milli Görüş, son günlerde yeniden kamuoyunun gündeminde. ”Der Krieg in unseren Städten” (Bizim Şehirlerimizdeki Savaş) adlı kitapta yer alan iddialar, Almanya’daki Müslüman toplumu ve sivil toplum çevrelerini sarsmış durumda.

Kitaptaki şok iddia: Gizli ticari ağ

Söz konusu kitabın 63. sayfasında, İGMG-Milli Görüş yıllardır Müslümanlardan topladığı bağışlarla Almanya genelinde gizli ve şüpheli bir ticari ağ oluşturduğu ileri sürülüyor. İddialara göre bu ağ, farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda şirketten oluşuyor.

Bu şirketlerin faaliyet alanları arasında şunlar bulunuyor:

• İthalat ve ihracat firmaları
• Mobilya üretim ve satış işletmeleri
• Fırınlar ve gıda market zincirleri
• Hukuk büroları ve danışmanlık şirketleri
• Seyahat acenteleri ve turizm şirketleri
• Havacılık ve charter firmaları
• Matbaalar ve yayınevleri
• Kesimhaneler ve gıda üretim tesisleri
• Otomobil alım-satım galerileri
• Marketing ve finans ofisleri
• Yatırım şirketleri ve düğün salonları

Kitaptaki iddialar, bu şirketlerin bir kısmının görünürde bağımsız Türk işletmeleri olarak faaliyet gösterdiği, ancak perde arkasında İGMG-Milli Görüş’ün finansal kontrolü altında olabileceğini öne sürüyor.

Bağışlar nerede kullanılıyor?

İGMG-Milli Görüş’ün Almanya’daki Müslümanlardan yıllardır topladığı yüksek miktardaki bağışların dini hizmetler dışında ticari yatırımlara yönlendirildiği iddiaları, cami cemaatleri arasında da ciddi rahatsızlık oluşturdu.

Özellikle son dönemde, İGMG-Milli Görüş Genel Başkanı Kemal Ergün’ün 472 bin Euro değerindeki lüks makam aracı da tartışmaların odağına oturdu. Eleştirmenler, bu durumun bağışların nasıl kullanıldığına dair şeffaflık eksikliğini açıkça gösterdiğini savunuyor.

Almanya’daki Müslümanlar açıklama bekliyor

Almanya’daki Türk ve Müslüman toplumu, bu iddialar karşısında İGMG-Milli Görüş yönetiminden net bir açıklama bekliyor. Köln merkezli kurumun şimdiye kadar bu konuda herhangi bir kamuoyu açıklaması yapmaması, soru işaretlerini artırıyor.

Kamuoyunda yankı

Alman basınında da yankı bulan bu iddialar, ülkedeki Müslüman kuruluşların finansal yapılarının ve şeffaflık politikalarının yeniden sorgulanmasına yol açtı.
Uzmanlar, dini toplulukların ekonomik faaliyetlerde bulunmasının yasalarca mümkün olduğunu, ancak bunun şeffaflık ve denetim ilkeleriyle uyumlu olması gerektiğini belirtiyor.

Sonuç

İGMG-Milli Görüş hakkındaki bu iddialar doğrulanmış değil. Ancak iddiaların ciddiyeti, hem Almanya’daki Müslüman topluluklar hem de resmi makamlar açısından detaylı bir inceleme ve açıklama gerektiriyor.
Kamuoyu şimdi şu sorunun cevabını bekliyor:

”İGMG-Milli Görüş, Almanya’daki Müslümanların bağışlarını gerçekten dini hizmetler için mi kullanıyor, yoksa perde arkasında geniş bir ticari imparatorluk mu kuruyor?”

Fotoğraf: google, spiegel
Editör: kenan baran

YASAL UYARI

Gurbet Postası Haber’de yayımlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır.
İzinsiz kopyalama, alıntılama veya paylaşım yasal suçtur ve tespit edilenler hakkında işlem başlatılacaktır!

Not: Haberlerimizi yalnızca alt kısımdaki ”Beğen (Gefällt mir)” ve ”Paylaş (Teilen)” butonlarıyla yasal şekilde paylaşabilirsiniz!

🇹🇷 GURBET POSTASI HABER 🇩🇪
🇹🇷 ALMANYA HABER 🇩🇪
- Almanya’daki Haberlerden, Haberiniz Olsun -

HERKES HADDİNİ BİLECEKGenel kültürü takvim yapraklarından ibaret tipler gelmiş, şunu yazamazsın, bunu niye yazdın diye o...
21/10/2025

HERKES HADDİNİ BİLECEK

Genel kültürü takvim yapraklarından ibaret tipler gelmiş, şunu yazamazsın, bunu niye yazdın diye olmayan akıllarınca külhanbeylik taslıyorlar.
Ulan siyaset ile ilgili yazıyorsam, senin ağzı açık televizyonda gördüğün siyasetçilerden yerli yabancı 12 parti başkanı, yüzlerce vekille oturmuş kalkmış, röportaj yapmış, soru sormuş, sohbet etmişliğim, parti kurmuş, aday olmuş, 3 seçim kampanyası idare etmişliğim, 20 yıllık gazeteciliğim var. İki televizyon programında moderatörlüğüm var. Politika ile ilgili ben yazmayacağım da fındık kadar beyninle sen mi yazacaksın hıyar, deyip geçiyorum.

Ekonomi ile ilgili yazıyorsam, dört yıllık Üniversite geçmişim, işletme okumuşluğum, iki şirket kurmuşluğum, 2 yıl reklam ajansı, 8 yıl gazete işletmişliğim var, senin gibi eşek gütmekten başka marifeti olmayan birisi değilim, sen kendi alanına bak, ekonomi senin neyine, sen ne anlarsın, deyip geçiyorum.

Hele din konusu daha eğlenceli! Sübhaneke okumayı bilmeyen hıyarlar, gelmiş, 20 yıllık İslami diye anılan derneklerde üst düzey görev yapmış, 40 sene içinde yaşamış, beş kere o kitabı anlayarak içinden geçmiş birisi olarak, cami kantininde çay içmekten öte bir işe yaramayan biri olarak ben susacağım da sen mi yazacaksın, hıyar deyip geçiyorum.

Resim, çizerim, müzikle uğraşmak, bazı enstrümanları çalmak gibi hobilerim var , grafik, ve bilgisayar gibi uğraşlarım var, onlarla ilgili paylaşımlarım olur, elimden geldiği kadarı ile konuşur yazar, yayınlarım.

Hıyar konusuna gelince, nasıl yetiştirilir, nasıl soyulur, nasıl yenilir, nasıl ısırılır bilirim ama hıyar konusuna girmem, uzmanlık alanım değildir, o nedenle, hıyar ile ilgili yazılarımı bulamazsınız. Haddimi bilirim, bildiğim konularda yazar çizerim, çünkü işim yazmak, çizmek.

Ama uzman olduğum bir konu daha var. Siyasetteki, ekonomideki ve dindeki hıyarlar. O hıyarları bana soracaksın. Bir hıyarı savunmak için, haddini bilmeden gelip külhanbeylik taslamayacaksın. Haddini bildirdiklerime sor, Sana anlatsınlar. Hıyarlık yapma.
O kadar.

17/10/2025

EFSANE | Söz: Çetin Mahmut | Müzik: Suno

Adresse

Ausstellungsgasse
Wiener Neustadt
2700

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von PUSULA HABER erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Service Kontaktieren

Nachricht an PUSULA HABER senden:

Teilen