12/08/2026
Büyük Birlik Partisi Banaz İlçe Başkanından Zehir Zemberek Sözler: “Biz Bu İhanete Ortak Değiliz!”
Büyük Birlik Partisi Banaz İlçe Başkanı Mehmet Kurtuluş, son günlerde Türkiye'nin gündeminde olan PKK terör örgütü ve terör örgütü mensuplarına yönelik hazırlanan yeni yasal düzenlemelere ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Kurtuluş, açıklamasında PKK'nın geçmişten bugüne gerçekleştirdiği terör eylemlerine ve hayatını kaybeden asker, polis ve sivillere dikkat çekerken, terör örgütüyle herhangi bir şekilde müzakere edilmesine ve örgüte siyasi meşruiyet kazandırılmasına sert tepki gösterdi.
“Vatana, millete, şehitlerimize ve gazilerimize ihanet edenlerle aynı çatı altında bulunmamız, Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'na ihanettir.” ifadelerini kullanan Kurtuluş, Büyük Birlik Partisi'nin ve kendisinin siyasi duruşunun bu konuda açık ve net olduğunu vurguladı.
Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu'nun çizgisinden ayrılmayacağını belirten Kurtuluş, açıklamasında “Ben Mehmet Kurtuluş olarak Muhsin Başkanın bayrağını şerefle taşıyacağıma yemin ederek bu yola çıktım.
Ne yolumdan dönerim ne de Muhsin Başkan'a ihanet edilmesine müsaade ederim.” ifadelerine yer verdi.
Kurtuluş'un sosyal medya hesabından yaptığı ve kamuoyunda dikkat çekecek ifadelerin yer aldığı açıklamanın tamamı şöyle:
BU YOL, MUHSİN YAZICIOĞLU'NUN YOLUDUR!
Ben Büyük Birlik Partisi Banaz İlçe Başkanı Mehmet Kurtuluş olarak bugün bazı sözleri söylemek zorundayım.
Kim ne düşünürse düşünsün, kim nasıl yorumlarsa yorumlasın; benim için bazı meselelerin siyaseti, makamı, koltuğu ve hesabı olmaz.
Çünkü konu vatandır. Bayraktır. Şehitlerimizdir.
PKK terör örgütü, yıllardır bu milletin evlatlarının kanına girmiş; askerimizi, polisimizi, korucumuzu ve sivil vatandaşımızı katletmiştir.
On binlerce insanımızı hayattan koparmıştır.
Ve o insanların içerisinde Türk de vardır, Kürt de vardır, Alevi de vardır, Sünni de vardır, Laz da vardır.
Çünkü PKK'nın düşmanlığı bir etnik kimliğe değil, bu ülkenin bütünlüğüne, milletimizin kardeşliğine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşıdır.
Peki bugün geldiğimiz noktada ne oluyor?
Dün silah zoruyla, tehditlerle, baskıyla vatandaşımızın iradesine müdahale eden terör örgütüyle mücadele etmesi gereken devlet, bugün aynı örgütle pazarlık masasında muhatap haline getiriliyor.
Ben buradan soruyorum:
PKK kimdir ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti onunla muhatap olmaktadır?
Terör örgütü elebaşı kimdir ki birileri tarafından “sayın”, birileri tarafından “kurucu önder” gibi ifadelerle anılabilmektedir?
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üç-beş çapulcunun karşısında aciz midir?
Değildir!
Ama unutulmamalıdır:
Yol olur kardeşim, yol!
Dün dağa çıkan eşkıyaya makam, mevki ve siyasi karşılık verirseniz; yarın bir başkası da “Ben de dağa çıkarım, benimle de masaya oturun” der.
Devletin gücü, teröristle masaya oturmakla değil; milletinin iradesini, hukukunu ve güvenliğini korumakla gösterilir.
BENİM ÇİZGİM BELLİDİR!
Yaklaşık bir yıl önce bana, Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun Nizam-ı Âlem davasının, İ'la-yı Kelimetullah anlayışının, ülkücülük, milliyetçilik, vatan ve millet davasının bayrağını taşıma görevi teklif edildi.
Ben bu görevi onurla ve şerefle kabul ettim.
O günden bugüne de Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun izinde, onun davasına leke getirmemek için mücadele ediyorum.
Bizler;
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diyerek yetiştirildik.
Bizlere vatanın, bayrağın ve milletin; makamdan da, koltuktan da, şahsi menfaatlerden de önce olduğu öğretildi.
Bizim için bayrak, vatan ve millet; canımızdan, malımızdan, hatta gerektiğinde evladımızdan önce gelir.
Şimdi kimse bizden, vatanımıza ve milletimize silah doğrultmuş eli kanlı bir terör örgütüyle yapılan pazarlıkları normal karşılamamızı beklemesin.
Beklemeyin!
Çünkü biz bunu kabul etmiyoruz.
PKK ile herhangi bir şekilde pazarlık yapılmasını, terör örgütüne siyasi meşruiyet kazandırılmasını veya terör suçlularına milletimizin vicdanını yaralayacak şekilde ayrıcalık tanınmasını şehitlerimize, gazilerimize ve bu millete karşı büyük bir haksızlık ve ihanet olarak görüyoruz.
MUHSİN YAZICIOĞLU'NUN BAYRAĞINI YERE DÜŞÜRMEYECEĞİM!
Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun çizgisinde, davasının eri ve kalesi olarak durduğum yerde açıkça söylüyorum:
PKK terör örgütüdür.
Ve benim nazarımda Abdullah Öcalan, pkk terör örgütünün elebaşıdır.
Bu gerçeği değiştirecek hiçbir siyasi hesap, hiçbir masa, hiçbir ittifak ve hiçbir makam benim için kabul edilebilir değildir.
Şayet bir siyasi oluşum, bir ittifak veya herhangi bir yapı pkk ile pazarlık yapanlarla aynı çizgide buluşuyorsa, ben Mehmet Kurtuluş olarak buna sessiz kalmayı kendi davamı inkâr etmek olarak görürüm.
Çünkü ben bu yola çıkarken Muhsin Başkanımızın bayrağını şerefle taşıyacağıma söz verdim.
O bayrak benim için bir parti logosundan ibaret değildir.
O bayrak;
Nizam-ı Âlem'dir.
İ'la-yı Kelimetullah'tır.
Ülkücülüktür.
Milliyetçiliktir.
Vatanseverliktir.
Millet sevdasıdır.
Şehitlerin emanetidir.
Ve ben o emaneti makam uğruna da, koltuk uğruna da, siyasi hesap uğruna da yere düşürmem.
Bu sebeple bugün büyüklerimize açıkça sesleniyorum:
Eğer pkk ile pazarlık yapanlarla kurulan bu siyasi ortaklığın, bu anlayışın ve bu yolun devam ettirilmesi düşünülüyorsa; artık bu ortaklıktan ayrılmanın zamanı gelmiştir.
Bunu söylememek, uyarmamak, susmak;
benim duruşuma da, karakterime de, inandığım davaya da aykırıdır.
Kim sözlerimi doğru anlar, kim yanlış anlar umurumda değildir.
Kim kızar, kim küser, kim beni eleştirir; o da umurumda değildir.
Çünkü ben Mehmet Kurtuluş olarak yarın çocuklarıma ve ülküdaşlarıma;
“Ben Muhsin Yazıcıoğlu'nun bayrağını taşıdım ama o bayrağın pkk ile pazarlık yapanlarla aynı safta görülmesine sessiz kaldım.”
demek istemiyorum.
Ben böyle bir Mehmet Kurtuluş olmayacağım!
Ne davamdan dönerim.
Ne sözümden dönerim.
Ne de Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun emanetine ihanet edilmesine sessiz kalırım.
Benim çizgim bellidir.
Benim tarafım bellidir.
Benim davam bellidir.
Ve son sözüm şudur:
PKK TERÖR ÖRGÜTÜDÜR.
ÖCALAN, PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ELEBAŞIDIR.
TERÖRLE PAZARLIK OLMAZ!
ŞEHİTLERİN EMANETİ PAZARLIK MASASINA KONULAMAZ!
VATAN BÖLÜNMEZ, BAYRAK İNMEZ, BU MİLLET YENİLMEZ!