28/12/2025
Burdur’un Kalbi Neden Hâlâ Bu Parkta Atıyor?
Burdur’da Bir Park Var… Ama Herkes Bilmez Ne Olduğunu
Burdur’da bir yer vardır. Yanından geçersin, çay içersin, belki oturup iki laf edersin ama fark etmezsin…
Oysa orası, şehrin sustuğu yerde hâlâ konuşan bir hafızadır.
Adı bugün Üçgen Park derler. Kimileri Üzümlü Park diye bilir.
Ama asıl mesele adı değildir.
Mesele, bu parkın neden hâlâ insan çektiğidir.
Peki ne var burada?
Bir çay mı?
Bir gölge mi?
Yoksa kimsenin anlatmadığı bir hikâye mi?
Bu parkta oturan yaşlılar vardır. Gözleri çaya değil, geçmişe bakar. Çünkü burası bir zamanlar park değildi. Ne banka vardı ne kaldırım. Burada üzüm bağları uzanırdı. Rüzgâr esti mi bağ yaprakları hışırdar, Burdur’un bereketi konuşurdu.
Şehir büyüdü, bağlar çekildi. Ama park kaldı.
Neden?
Çünkü burası pazar yoluydu. Salı Pazarı’nın kalbi buradan atardı. Peynir pazarı yukarıdaydı, esnaf aşağıdaydı. İnsanlar alışveriş için değil, birbirini görmek için gelirdi.
Bir de bahar vardı…
Hıdırellez.
Bugünkü resmî binaların olduğu yerde bir zamanlar ateşler yakılırdı. İnsanlar dilek tutar, oynar, gülerdi. Şimdi kimse ateş yakmıyor ama bazı geceler Burdur’un eski neşesi hâlâ toprağın altında kıpırdar.
Bu parkta bir zamanlar araba sesi yoktu. Nal sesi vardı. Faytoncular dizilir, semerciler çalışırdı. Nakliye atla yapılır, söz senet yerine geçerdi. Bereket vardı. Gölge vardı. Ağaç vardı.
Sonra zaman değişti.
Ağaçlar kesildi.
Park yenilendi.
Ama bir şey kaldı.
İnsan.
Çünkü teknoloji her yeri kafe yaptı ama burayı kahvehane yapamadı. Burada lüks yok. Ama gelen kendini yabancı hissetmez. Çünkü burası çay satılan bir yer değil; hatıra paylaşılan bir mekândır.
O yüzden hâlâ insanlar gelir.
O yüzden hâlâ oturan kalkmak istemez.
O yüzden bu park, sıradan bir park değildir.
Burdur’u anlamak isteyen, önce buraya oturur.
Bir çay söyler.
Ve fark etmeden geçmişle aynı masaya oturur.
Çünkü bazı yerler vardır;
görünmez…
ama hissedilir.
Üzümlü Park işte onlardan biridir.
Hüseyin Yıldız (kalemşah)
Kültür Ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi