16/05/2026
17alevikadinlar Ceren Ateş
Elif Ana Türbesi’ne Çirkin Saldırı:
İnanca ve Kadın Kimliğine Yönelik Bir Provokasyon
Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan ve Alevi toplumu için en önemli kutsal mekanlardan biri olan Elif Ana Türbesi yerleşkesi, dün sabah saatlerinde çirkin bir saldırı ve yakma girişimine sahne oldu.
Yakma meselesi özellikle Alevi toplumu için ciddi bir travmadır...
Yakıla yakıla bu günlere gelmiş Aleviler, ateşin ne olduğunu bilirler.
Edinilen bilgilere göre, Adıyaman’dan geldiği belirlenen M.S.Ç. isimli şahıs, sabah saat 08:00 civarında kutsal mekan yerleşkesine girdi. Saldırganın ilk olarak Alevi inanç önderi Elif Ana’ya ait heykele zarar vermeye çalıştığı, ancak bunda başarılı olamayınca yerleşkede bulunan Mehmet Baba heykelini ateşe verdiği bildirildi. Çıkan yangın nedeniyle çevredeki bazı ağaçlar da zarar gördü. Ki bu ağaçlar da Alevi halkı için kutsaldır!
Olayın ardından hızla harekete geçen güvenlik güçleri, şüpheli şahsı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise şahıs hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "mala zarar verme" suçlarından adli soruşturma başlattı.
Aleviliğe ve Kadın Kimliğine Saldırı
Bu çirkin eylem, adli bir "mala zarar verme" vakasından çok daha derin anlamlar taşımaktadır ve asla gözden kaçırılmaması gereken gerçekleri barındırmaktadır:
İlk olarak; Elif Ana, sıradan bir tarihi figür değildir. O, bizzat gösterdiği kerametlerle, bilgeliğiyle ve duruşuyla sonradan "ocak" olmuş, Alevi toplumu için kutsallık mertebesine erişmiş çok güçlü bir inanç önderidir. Son dervişlerdendir. Elif Ana’nın varlığı, Alevi inanç kurumunun ve yol önderliğinin yalnızca erkeklere ait olmadığının, kadının bu inancın tam merkezinde yer aldığının kapı gibi, sarsılmaz bir ispatıdır.
Bu nedenle, onun anısına ve kutsal mekanına yapılan bu saldırı, yalnızca Alevi inancına yapılmış bir saldırı değildir. Bu eylem, aynı zamanda Alevilikteki kadın figürune, kadının inançsal ve toplumsal kimliğine yönelik de bir saldırıdır.
Toplumsal barışı ve inanç özgürlüğünü hedef alan bu tür provokasyonların karşısında durmak, yalnızca Alevi toplumunun değil, adalete, kadına ve inanca saygı duyan herkesin ortak sorumluluğudur. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve arkasındaki zihniyetin hak ettiği cezayı almasını yakından takip edeceğiz.