08/07/2026
Tıp tarihinin en büyük ve en karanlık felaketlerinden biri: Talidomid Faciası.
1957 yılında Alman bir ilaç şirketi, hamile kadınların sabah bulantılarını, uykusuzluğunu ve stresini bıçak gibi kesen bir "mucize ilaç" piyasaya sürdü. En büyük iddiaları ise ilacın "tamamen zararsız" olmasıydı. Kısa sürede 50'den fazla ülkede peynir ekmek gibi satılmaya başlandı.
Ancak birkaç yıl içinde acı gerçek ortaya çıktı:
Korkunç Etki: Hamileliğinin ilk aylarında bu ilacı içen kadınların bebekleri; kolları ve bacakları gelişmemiş, elleri ve ayakları doğrudan gövdelerine bağlı şekilde (fokomeli) doğmaya başladı.
Bilanço: Dünya genelinde 10.000'den fazla bebek uzuv bozukluklarıyla doğdu, binlerce bebek ise anne karnında öldü. Doğan çocukların ancak yarısı hayatta kalabildi.
Türkiye'nin Gizli Kahramanı: Dünyayı yıkan bu facia Türkiye’ye hiç uğramadı. Çünkü dönemin efsane tıp insanı Prof. Dr. Şükrü Kaymakçalan, "Bu ilacın testleri yetersiz, ülkeye sokulamaz" diyerek Sağlık Bakanlığı'na direndi ve binlerce Türk bebeğinin hayatını kurtardı. Benzer bir kahramanlığı ABD'de de Frances Kelsey adlı bir FDA görevlisi yaptı.
Bu felaket, bugün kullandığımız ilaçların piyasaya çıkmadan önce geçtiği o aşırı katı ve zorlu test süreçlerinin (özellikle hamilelik testlerinin) ana sebebi oldu.