15/05/2026
1939 yılında meydana gelen ve Cumhuriyet tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak hafızalara kazınan Erzincan Depremi’nde, on binlerce insan enkaz altında yaşam mücadelesi verirken; dönemin Cumhuriyet Savcısı Yusuf İzzet Akçal yalnızca makamının sorumluluğunu değil, vicdanının yükünü de omuzladı.
Şehrin yıkıldığı, umutların karanlık altında kaldığı o gecede büyük bir risk aldı ve mahkûmlara;
“İnsan kurtarmak için gidin ve geri dönün.”
diyerek tarihe geçen bir karar verdi.
O karar, yalnızca enkaz altındaki insanlara değil, insanlığın vicdanına da nefes oldu.
Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Senoz Vadisi’nden yetişen Yusuf İzzet Akçal’ın hayatı; devlet hizmeti, memleket sevdası ve ağır imtihanlarla geçen bir ömrün hikâyesidir.
Ancak tarih, kahramanlarına her zaman merhametli davranmadı…
1960 darbesinin ardından başlayan Yassıada yargılamalarında Yusuf İzzet Akçal da tutuklandı; yıllarca devlet makamlarında millete hizmet eden bir isim, bu kez mahkeme salonlarında zorlu bir sınav verdi.
Yusuf İzzet Akçal’ın hatıralarını, döneme ışık tutan belgeleri ve bilinmeyen yönlerini ele alacağımız bu anlamlı söyleşiye tüm hemşehrilerimiz davetlidir.
Senozun bi kiymeti yeterince tanınmıyor.
İstanbul’da olup müsait olan kardeşlerimiz muhakkak gitsinler.
Ona olan vefa borcumuzu bi nebze Ödemiş oluruz…
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun..