Adagazetesi

Adagazetesi İstanbul Marmara Denizi Prens adalarından güncel haberler

Kınalıada Mührü Kırılan Restoran İkinci Kez MühürlendiKınalıada’da Su Sporları Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren bir r...
03/08/2026

Kınalıada Mührü Kırılan Restoran İkinci Kez Mühürlendi

Kınalıada’da Su Sporları Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren bir restoran, ruhsat usulsüzlüğü ve adres uyuşmazlığı gerekçesiyle Adalar Belediyesi tarafından mühürlendi. Dün vurulan mührün kırılarak faaliyetin sürdürülmek istenmesi üzerine zabıta ekipleri bugün mekanı yeniden mühürledi.

Kınalıada Su Sporları Kulübü içerisinde yer alan bir restoranın faaliyetleri, Adalar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimler sonucunda durduruldu. İşletmenin resen mühürlenmesinin ardında ise "kapı numarası ve ruhsat" usulsüzlüğü yattığı ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre; zabıta ekiplerinin yaptığı denetimlerde restoranın fiziki olarak "2" numaralı kapıda (girişte) hizmet verdiği görüldü. Ancak işletmeciler tarafından resmi ekiplere ibraz edilen çalışma ruhsatının 12 numaralı kapıya, yani doğrudan Kınalıada Su Sporları Kulübü'nün kendisine ait olduğu tespit edildi.

Kapı numaralarındaki bu açık çelişkiyi tespit eden Adalar Belediyesi Zabıta ekipleri, dün mekanı resen mühürleyerek faaliyetten men etti. Ancak mühürleme işleminin üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra, kimliği belirsiz şahıslar tarafından kapıdaki mühür kırılarak (mühür fekki) kanun çiğnendi.

Durumun tespit edilmesi üzerine bugün (3 Ağustos) yeniden harekete geçen zabıta ekipleri, 2 numaralı demir kapıya gelerek tutanak tuttu. "Mühür fekki" (mührün koparılması/bozulması) nedeniyle kapı yeni bir resmi tutanakla tekrar mühürlenerek restoranın faaliyeti kesin olarak durduruldu. Mührü bozarak suç işleyen kişi veya kişiler hakkında yasal işlem başlatılması bekleniyor.

İstanbul Adalar'da Gayrimenkul Raporu: Ortalama Konut Fiyatı 14.5 Milyon TL'yi Gördü!İstanbul'un en gözde ve tarihi loka...
03/08/2026

İstanbul Adalar'da Gayrimenkul Raporu: Ortalama Konut Fiyatı 14.5 Milyon TL'yi Gördü!

İstanbul'un en gözde ve tarihi lokasyonlarından biri olan Adalar ilçesinde, gayrimenkul piyasasındaki hareketlilik dikkat çekiyor. Temmuz 2026 sonu itibarıyla açıklanan verilere göre, ilçedeki ortalama bir konutun fiyatı 14.5 milyon TL'yi aşarken, son 5 yıllık (Ocak 2021 - Haziran 2026) değer artışı %1067,88 olarak kaydedildi.

https://adagazetesi.com.tr/istanbul-adalarda-gayrimenkul-raporu-ortalama-konut-fiyati-14-5-milyon-tlyi-gordu.html

Bir Vefa, Bir Tabela Ve Silinmek İstenen Hafıza: Hrant Barsamyan’ın Adını Kim, Neden Sildi?İstanbul’un Adalar’ı sadece v...
03/08/2026

Bir Vefa, Bir Tabela Ve Silinmek İstenen Hafıza: Hrant Barsamyan’ın Adını Kim, Neden Sildi?

İstanbul’un Adalar’ı sadece vapurların yanaştığı, yazlıkçıların nefes aldığı toprak parçaları değildir; aynı zamanda bu şehrin çok kültürlü hafızası, hoşgörünün ve ortak yaşamın en canlı tanıklarıdır. Ancak ne yazık ki bazen bu hafızaya, bu ortak yaşama ince ince, sessiz sedasız müdahaleler ediliyor.

Tıpkı bugünlerde Kınalıada’da yaşadığımız o anlamsız, o üzücü olay gibi...

Kınalıada’nın meşhur futbol sahasının girişinde yer alan, adanın çocuklarına sporu sevdiren efsanevi bir ismin hatırasını yaşatan “Hrant Barsamyan Futbol Sahası” tabelası sırra kadem bastı. Yerinde yeller esiyor.

Peki kimdi Hrant Barsamyan? Neden o tabela oradaydı?

Bugün o tabelayı yerinden sökenlerin (veya sökülmesine göz yumanların) muhtemelen bilmediği bir tarihi hatırlatalım. Hrant Barsamyan, 1920’lerde İstanbul’da spor faaliyetlerinin filizlenmesine öncülük eden, 1926 yılında kurulan Şişli Spor Kulübü’nün (Nor Şişli) kurucu kadrosunda yer alan bir spor sevdalısıydı. Hayatını atletizme, jimnastiğe ve en önemlisi gençlere adamış bir İstanbullu Ermeni spor adamıydı.

O saha sadece bir toprak yığını değil, 1950’lerden 1970’lere kadar Türk futbolunun efsane isimlerinin dostluk maçları yaptığı, ter akıttığı bir mabettir. Kınalıada'nın yerli halkı ile Ermeni cemaatinin barış içinde sosyalleştiği, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Ermenileri Patrikliği himayelerinde düzenlenen Geleneksel Navasartyan Yaz Festivali’nin kalbinin attığı yerdir. Yüzlerce gencin centilmence yarıştığı, Maral Müzik ve Dans Topluluğu'nun gösteriler yaptığı, büyük konserlerin verildiği bir kültür merkezidir.

O Tabela Oraya Kolay Asılmadı!

O tabelanın sökülmesi sadece bir metal parçasının indirilmesi demek değildir; aynı zamanda büyük bir emeğin ve ahde vefanın çöpe atılmasıdır. Zira Hrant Barsamyan’ın isminin o sahaya verilmesi hiç de kolay olmamıştı. Adalılar, sporseverler bu vefa borcunu ödemek için tam 10 yıl boyunca bürokrasiyle ve çeşitli engellerle mücadele etti.

Nihayetinde sağduyu galip geldi ve 17 Ağustos 2014’te, Adalar Belediye Meclisi'nin kararıyla o tabela oraya asıldı. Açılışı bizzat dönemin Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç yapmıştı. O gün orada, bu işe ömrünü ve mesaisini harcayan başta merhum Hikmet Abanoz olmak üzere, Garo Hamamcıoğlu ve Avedis Hilkat’in haklı gururu vardı.

Şimdi soruyorum: 10 yıllık bir mücadeleyle, meclis kararıyla asılan, sporu ve kardeşliği temsil eden bu tabelayı KİM, HANGİ CÜRETLE, NEDEN KALDIRDI?

Bu bir bürokratik işgüzarlık mıdır? Birilerinin şahsi hazımsızlığı mıdır? Yoksa adanın çok kültürlü hafızasına yapılmış bilinçli bir saygısızlık mıdır?

Gençlere sporu sevdiren, sayısız sporcunun yetişmesine vesile olan ve o sahada bunca emeği bulunan bir spor adamının isminden kim, neden rahatsız olur?

Adalar yetkililerinden, yerel yönetimden ve spor camiasından acil bir açıklama bekliyoruz. Bizler, Kınalıada'nın hafızasıyla oynanmasına, sporun birleştirici ruhuna gölge düşürülmesine sessiz kalamayız.

O tabela, Hrant Barsamyan'ın şahsında spora, emeğe, kardeşliğe ve İstanbul'un ortak kültürüne duyulan saygının bir simgesidir. Ve o simge, derhal, eski onuruyla ait olduğu yere geri asılmalıdır!

Hafızayı silmeye çalışanlara inat, hatırlamaya ve hatırlatmaya devam edeceğiz

Şükrü Abanoz

Sessiz Rüzgârların Adası: Burgazada’nın Zarafeti ve Görünmeyen Yüküİstanbul’un göz önündeki kalabalıklarından sıyrılıp d...
03/08/2026

Sessiz Rüzgârların Adası: Burgazada’nın Zarafeti ve Görünmeyen Yükü

İstanbul’un göz önündeki kalabalıklarından sıyrılıp denize doğru bakıldığında, Prens Adaları’nın her biri kendine has bir karakter sergiler. Ancak aralarında biri vardır ki, gösterişli kalabalıklara mesafeli, kendi kabuğunda yaşamayı seven mütevazı bir sığınaktır: Burgazada.

Büyükada’nın hengamesinden veya Heybeliada’nın hareketinden uzak kalan Burgaz; kendi içine dönük, fazla günübirlikçi ağırlamayan, huzuru ve sakinliği elden bırakmayan sevimli bir coğrafyadır. Öyle ki, adanın ön tarafındaki kısa yerleşim şeridinden çıkıp arka tarafa doğru adımladığınızda, sizi Kalpazankaya Kayalıkları ve doğanın bakir fısıltısı karşılar.

Küçük Olmanın Zarafeti: Tanıdık Yüzler, Ortak Hafıza
Burgazada’yı gezmesi, turlaması ve yürümesi oldukça zahmetsizdir. Her şey elinizin altındadır; adanın ölçeği küçük, ruhu rahattır. İnsanları birbirini tanır, selamlaşmak bir ada rutinidir.

Bu küçük coğrafya, çok kültürlü zengin mirasını bugün de sakince taşımaya devam eder:
• Tarihi Doku: Heybetli Ortodoks kilisesi ile mütevazı camisi yan yana, adanın yüzyıllardır süregelen hoşgörü iklimini özetler.
• Cuma Pazarı: Adanın kendine has ritimlerinden biridir Cuma günleri kurulan ada pazarı. Sadece bir alışveriş yeri değil, komşuların denk geldiği, havadislerin paylaşıldığı sosyal bir meydandır.

Sait Faik’in satırlarına ilham veren o el değmemişlik, adanın sokaklarında hâlâ hissedilir. Ancak bu sevimli küçüklük, beraberinde göz ardı edilemeyecek bir ada gerçeğini de getirir.

Madalyonun Diğer Yüzü: Yaşamanın Meşakkati
Dışarıdan bakıldığında "birkaç gün kalsam ne güzel olur" dedirten Burgazada, sürekli yaşayanlar için tam anlamıyla bir sabır ve zarafet sınavıdır. Adanın küçük ölçeği, ciddi bir arz sorununu beraberinde getirir.
Ada Gerçeği: Bir şey ihtiyacınız olduğunda "hemen yan bakkaldan alırım" diyemezsiniz. Stoklar kısıtlıdır, çeşit azdır ve ana karaya olan bağımlılık hayatın her alanında hissedilir.

Burgazlıların günlük yaşamda boğuştuğu temel zorlukları şöyle özetlemek mümkün:
• Ulaşım Çilesi: Vapur saatlerine endeksli bir hayat sürmek zorundasınızdır. Lodos çıktığında veya sis denizin üstüne çöktüğünde ada, dış dünyayla bağını tamamen koparır. Acil bir sağlık durumunda ya da işe yetişme telaşında ulaşım, her zaman adalıların zihnindeki en büyük soru işaretidir.
• Tedarik ve Lojistik: Temel gıda maddelerinden inşaat malzemelerine kadar her türlü ihtiyacın adaya getirilmesi ciddi bir maliyet ve emek ister.
• Altyapı Kısıtları: Kış aylarında sertleşen hava şartları, elektriğin ve İnternetin kesilmesi gibi durumlar ada hayatının görünmeyen meşakkatlerindendir.

Burgazada, İstanbul’un yanı başında ama bir o kadar da zamandan bağımsız kalmayı başarabilmiş nadide bir mücevherdir. Onu güzel kılan; sakinliği, Kalpazankaya’ya doğru uzanan yürüyüş yolları ve adalıların korumayı başardığı o sıcak komşuluk ilişkileridir.

Ancak bu güzelliğin arkasında, adada yaşamanın getirdiği ciddi meşakkatler ve kısıtlar yatar. Burgazlılar, bu zorluklara göğüs gererek adalarının o kendine has, sessiz ve kibar ruhunu yaşatmaya devam ediyorlar. Belki de Burgaz'ı gerçekten sevmek, sadece sakinliğini değil, taşıdığı bu yükü de anlamaktan geçiyordur.

Haluk Direskeneli

Kınalıada’da Ruhsat Oyununa Zabıta Engeli: O Restoran Mühürlendiİstanbul’un Prens Adaları’ndan Kınalıada’da, Su Sporları...
02/08/2026

Kınalıada’da Ruhsat Oyununa Zabıta Engeli: O Restoran Mühürlendi
İstanbul’un Prens Adaları’ndan Kınalıada’da, Su Sporları Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren restoran, işletme ruhsatındaki usulsüzlükler ve adres uyuşmazlığı sebebiyle Adalar Belediyesi tarafından mühürlendi.

Kınalıada Su Sporları Kulübü'nün içinde yer alan restoranın faaliyetleri, Adalar Belediyesi Zabıta ekiplerinin yaptığı denetimler sonucunda durduruldu. İşletmenin resen mühürlenmesine gerekçe olarak ise işletme ruhsatındaki "kapı numarası" usulsüzlüğü gösterildi.

Edinilen bilgilere ve iddialara göre; mühürlenen restoranın bulunduğu alanın fiziki kapı numarası 2 olmasına rağmen, denetimlerde ibraz edilen ruhsatının 12 numaralı kapıya, yani doğrudan Su Sporları Kulübü'ne ait olduğu anlaşıldı.

İşletmenin, kulüp adına düzenlenmiş olan bu ruhsatı kullanarak alkol satışı yaptığı tespit edildi. Olayın en dikkat çekici yanı ise; mekan sahiplerinin denetimler sırasında kulübün ruhsatını gösterip yasal olduklarını iddia etmeleri, ancak normal işleyişte kulüple olan bağlantı kapılarını kapatarak "tamamen bağımsız bir işletme" gibi faaliyet göstermeleri oldu.

Mekanın hem kulübün ruhsatını kullanıp hem de bağımsız bir işletme gibi çalışmasını ve kapı numaralarındaki bu ciddi çelişkiyi fark eden Adalar Belediyesi Zabıta ekipleri duruma müdahale etti. Yapılan durum tespitinin ardından söz konusu restoran, yasal mevzuata aykırı hareket ettiği gerekçesiyle zabıta ekiplerince resen mühürlenerek faaliyetten men edildi

02/08/2026

Heybeliada'da Korkutan Yangın: İtfaiye Ekipleri Büyümeden Söndürdü

Heybeliada’da ormanlık alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde büyümeden ve olası bir faciaya dönüşmeden söndürüldü.

Olay, bugün Heybeliada bir plajının üst tarafında bulunan ve "askeriye altı" olarak bilinen ormanlık bölgede meydana geldi. Ağaçlık alandan yükselen yoğun dumanlar, plajda güneşlenen ve denizdeki teknelerde bulunan vatandaşlar tarafından endişeyle izlendi.

Dumanları fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye hızla itfaiye ekipleri sevk edildi. Çam ağaçlarının yoğun olduğu bölgede rüzgarın da etkisiyle geniş bir alana yayılma riski taşıyan alevlere zamanında müdahale eden ekipler, yangını kısa sürede kontrol altına aldı.

İBB ve Adalar Orman İtfaiye ekplerinin erken ve etkili müdahalesi sayesinde alevler büyümeden tamamen söndürülürken, adadaki vatandaşlar rahat bir nefes aldı. Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.

02/08/2026

"SAKİN ŞEHİR" ADALAR'DA SES TERÖRÜ: ŞİMDİ DE İSKİ ALARMLARI UYKULARI KAÇIRIYOR!
"Sakin Şehir" adayı olan Adalar'da gürültü kirliliği bitmek bilmiyor. Deniz, martı ve rüzgar sesi dinlemek için Adalar'ı tercih eden vatandaşlar; gece yarılarına kadar süren müzik sesleri, bitmek bilmeyen hanutçu çığırtkanları ve motor gürültülerinden sonra şimdi de sabaha kadar susmayan İSKİ alarmlarıyla mücadele ediyor.

Adalar'da yaşayan vatandaşların huzuru, son dönemde artan gürültü kirliliği nedeniyle ciddi şekilde bozulmuş durumda. Özellikle Kınalıada başta olmak üzere adalarda yaşanan çevreye rahatsızlık veren müzik yayınları ve çığırtkanlık sorununa, altyapı tesislerindeki teknik arızalar da eklendi. Burgazada'dan sonra Kınalıada'da da baş gösteren İSKİ alarmı sorunu, ada halkını gece yarısı uykusundan etti.

Alınan bilgiye göre, Kınalıada’da sahil kesiminden yüksek kısımlardaki su deposuna su basan temiz su terfi merkezinde gece saatlerinde teknik bir arıza meydana geldi. Otomatik sistemde yaşanan aksaklık nedeniyle tesisin alarm sirenleri çalmaya başladı. İçerisinde elektrik trafolarının ve kritik altyapı donanımlarının bulunduğu tesisten yükselen şiddetli siren sesleri ve yanıp sönen ikaz ışıkları, ada sakinlerine panik ve huzursuzluk dolu anlar yaşattı. Gece yarısı başlayan alarm seslerinin sabaha kadar aralıklarla devam etmesi vatandaşları çileden çıkardı.

Yaşanan teknik aksaklığın münferit olmadığını belirten ada sakinleri, benzer bir durumun kısa süre önce Burgazada'da da yaşandığına dikkat çekti. Gürültüden uyuyamayan bir Kınalıada sakini yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:

"İSKİ'de böyle garip siren sesleri duyuyorum Kınalıada'da. Aynı geçen Burgazada'daki gibi, 22.30 civarları bu ses geliyordu ve çok rahatsız ediciydi."

Sadece doğanın sesini duymak istedikleri ilçelerinde "ses terörüne" maruz kaldıklarını belirten vatandaşlar, Adalar'ın "Sakin Şehir" vizyonundan giderek uzaklaştığını ifade ediyor. Ada sakinleri, hem İSKİ yetkililerinin bu tür otomasyon arızalarına karşı daha hızlı müdahale edecek bir sistem kurmasını hem de yerel yönetimlerin diğer gürültü kaynaklarına (hanutçular, yüksek sesli müzik, motorlar) karşı denetimleri artırmasını talep ediyor.

Bir Dönem Devrimiydi, Şimdi İskeleler Boş: İstanbul Deniz Otobüslerinin Hüzünlü Hikâyesi2000’li yılların başında İstanbu...
02/08/2026

Bir Dönem Devrimiydi, Şimdi İskeleler Boş: İstanbul Deniz Otobüslerinin Hüzünlü Hikâyesi

2000’li yılların başında İstanbul’da deniz ulaşımı, sadece bir seyahat aracı değil; Adalar ile kent merkezi arasında kurulan tıkır tıkır işleyen, prestijli ve konforlu güvenli bir yaşam ritmiydi.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Büyükada’nın Nizam ve Maden semtlerinden çıkan adalılar, günlük kıyafetleriyle yürüyerek deniz otobüsü iskelesine gelirlerdi. Güvenlikli, kapalı ve fırtına dışındaki tüm hava şartlarında yüksek hız sunan katamaran tipi deniz otobüsleri, yolcularını yalnızca 20 dakikada karşı kıyıya, Kabataş’a ulaştırırdı.

Kabataş’taki Şoförlü Araçlar ve Akşam Vapurunun Keyfi
O yıllarda henüz Taksim-Kabataş Füniküleri inşa edilmemişti. Kabataş İskelesi’nin çıkış kapısı, sabah saatlerinde kentin finans ve iş merkezlerine gidecek üst düzey yöneticileri bekleyen şoförlü siyah Mercedes’lerle dolup taşardı. İstanbul’un sermaye ve iş dünyası, Boğaz’ın trafiğine hiç takılmadan doğrudan mesailerine yetişirdi.

Akşam dönüşlerinde ise aceleye gerek yoktu. Günün yorgunluğunu geride bırakmak isteyen adalılar için Şehir Hatları vapurunun güvertesinde, Marmara’nın esintisi eşliğinde yapılan iki saatlik süzülüş, günün en huzurlu anına dönüşürdü.

Özelleştirme ve Kapanan Sayfalar
Ancak kent içi ulaşımda adeta altın çağını yaşayan bu sistem, İDO’nun (İstanbul Deniz Otobüsleri) özelleştirilmesi sürecinin ardından ciddi bir kabuk değişimi yaşadı. Akaryakıt fiyatlarındaki önlenemez artışlar, bakım ve yedek parça maliyetlerinin döviz bazlı olması ve işletmeci konsorsiyumun beklediği kârlılık oranlarına ulaşamaması, seferlerin birer birer aksamasına yol açtı.

Maliyet-kazanç dengesi tutmayınca önce sefer sayıları azaltıldı, ardından kârlı görülmeyen iç hatlar tamamen kapatıldı. Kamu hizmeti odaklı yaklaşımın yerini özel sektör kârlılığına bırakmasıyla birlikte, hız ve konfor üzerine kurulan bu ulaşım ağı sessizce tarih oldu.

Atıl İskeleler ve Çürümeye Terk Edilen Tekneler
Bugün gelinen noktada, zamanında milyonlarca dolarlık yatırımla filoya katılan ve milli servet niteliği taşıyan o hızlı deniz otobüslerinin bir kısmı Bostancı, Bakırköy veya çeşitli marinalarda sıra sıra dizilmiş halde çürümeye terk edilmiş durumda.

Büyükada’daki deniz otobüsü yanaşma iskelesi kapılarını tamamen kapatırken, Bostancı’daki devasa terminal binasının bir bölümü süpermarkete dönüştü. İstanbul gibi üç tarafı denizlerle çevrili ve trafik çilesiyle boğuşan bir metropolde, bir zamanlar hayatı kolaylaştıran bu güzelim servisin ve altyapının atıl kalması adalıların ve kent tarihçilerinin içini acıtmaya devam ediyor.

Mavi suların bu hızlı tanıklarının bir daha çalışıp çalışmayacağı belirsizliğini korurken, geride sadece nostaljik hatıralar ve "yazık oldu" dedirten boş iskeleler kaldı.

Haluk Direskeneli

Address

Kınalı Mahallesi Kınalı Sokak No:15
Adalar

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Adagazetesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share