Tahakküm Haber

Tahakküm Haber Doğru Güvenilir Bağımsız Medya İçeriği

YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KUTLU OLSUN!Yaşamda en doğru yol göstericinin ilim ve fen olduğu bilinciyle; ülkemizin ve ulusu...
14/09/2026

YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KUTLU OLSUN!

Yaşamda en doğru yol göstericinin ilim ve fen olduğu bilinciyle; ülkemizin ve ulusumuzun daha güzel, daha iyi, daha doğru yarınlarına ulaşmak umuduyla; yeni eğitim öğretim yılını kutlarız!

❝Sayın gençler, yaşam mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı yaşamda yalnız iki şey vardır. Galip olmak, mağlup olmak. Size, Türk gençliğine terk edip bıraktığımız vicdanî emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız.
Milletin yükselme gerek ve şartları için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti, o yükselme aşamasına götürmek için, dikilecek engelleri hep birlikte önleyeceğiz. Bunun için beyinlerinize, sezişlerinize, bilginize, gerekirse bileklerinize, pazılarınıza, bacaklarınıza başvuracak fakat sonuçta ne olursa olsun kesinlikle o amaca varacağız. Bu millet, sizin gibi evlâtlarıyla lâyık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır.❞

Mustafa Kemal ATATÜRK
(Tarsus Gençler Yurdu'nda yaptığı konuşma, 18 Mart 1923.)

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUN!❝Efendiler, milletimiz burada kutladığımız büyük zaferden daha önemli bir zafer...
30/08/2026

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUN!

❝Efendiler, milletimiz burada kutladığımız büyük zaferden daha önemli bir zafer peşindedir. O zaferin anlamı, milletimizin ekonomi alanındaki başarılarıyla mümkün olacaktır. Bilirsiniz ekonomisi zayıf bir millet, fakirlik ve sefaletten kurtulamaz; kuvvetli bir uygarlığa, güvence ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasi felaketlerden yakasını kurtaramaz.

Memleketin idaresindeki başarı da ekonomisindeki kazanımlar derecesiyle orantılı olur. Hiçbir medeni devlet yoktur ki ordu ve donanmasından evvel ekonomisini düşünmüş olmasın. Memleket ve bağımsızlık savunması için vücudu gerekli olan bütün kuvvetler ve araçları ekonominin gelişmesi ve gelişmesiyle eksiksiz olabilir.❞

Mustafa Kemal Atatürk

Tarih: 30 Ağustos 1924 Yer: Dumlupınar
Konuşma: Şehit Asker Anıtı’nın temel atma töreninde yapılan konuşma

TEVFİK FİKRET ANMA(Metin Emre Kuşçu yazdı…)Ne zaman kelimelerce küfürler etsem bir şehre; “Sis”i okurum kendi kendime, N...
19/08/2026

TEVFİK FİKRET ANMA
(Metin Emre Kuşçu yazdı…)

Ne zaman kelimelerce küfürler etsem bir şehre; “Sis”i okurum kendi kendime,
Ne zaman ki pişman olurum sövdüğüme; “Rücu” ederim,
Ne zaman şikayet etsem vatanı kemikli bir but gibi kemiren o yamyamlardan; “Han-ı Yağma” derim,
Ne zaman dini kullanan takım elbiseli bir merkep görsem; onun “Tarih-i Kadim”indedir dilim...

Yazının tamamı internet sitemizde:
https://www.tahakkum.net/tevfik-fikret-anma

J. ONB. SÜLEYMAN AYDIN 15 AĞUSTOS 1984(Galeati Yayıncılık Sahibi V. Murat Tulga yazdı...)Sevgili gençler, bu yazıyı sizl...
15/08/2026

J. ONB. SÜLEYMAN AYDIN 15 AĞUSTOS 1984
(Galeati Yayıncılık Sahibi V. Murat Tulga yazdı...)

Sevgili gençler, bu yazıyı sizler için kaleme alıyorum. Her şeyi bizden daha iyi biliyorsunuz, bizlerden daha iyi yapıyorsunuz, istediğiniz zaman her şeyi google’a, chatgpt’ye pat diye sorup buluyorsunuz, bunların hiçbirinden en ufak bir şüphemiz yok ama birkaç önemli hususu, 15 Ağustos yaklaşıyor diye dikkatinize sunayım, belki ilginizi çekerim dedim.

15 Ağustos’ta ne olmuş ki diyebilirsiniz…?

Tavsiyemdir, bazı isimleri bazı tarihleri asla unutmayın. Çünkü bu isimler öyle bir acıyı çağrıştırır ki üzüntüden içiniz kavrulur, bu tarihler öyle bir kazınmıştır ki asla sökemezsiniz, atamasınız. Karşınıza çıkar durur.

İşte bu yüzden unutmayın diyorum ve ekliyorum;

“Bastığınız yerleri toprak diyerek geçmeyin tanıyın ve bu toprakların altında kefensiz yatanları da çok sık düşünün …”

Yıl 1984, aylardan Ağustos’tu. 15 Ağustos 1984... Karanlık basmıştı, saat 21:30’du.

Siirt/Eruh İlçe Jandarma Karakolu…

Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın bu karakolda askerliğini yapıyordu. Ailedeki dört kardeşin en büyüğüydü. Erzincanlıydı. Askerliği bitirdikten sonra öğretmen olmak istiyordu. 8 aylık askerdi, ilk günlerin acemiliğinden kurtulmuş artık karakolda başarılı, güvenilir bir er olmuştu. İlçe Jandarma Karakolu’nun dış dünya ile iletişiminin sağlandığı, karakola gelen giden evrakların kaydedildiği, alındığı ve gönderildiği, telsiz muhaberesinin yönlendirildiği kısaca karakolun haber ağının yönetildiği Muhabere Merkezinde görevliydi. Esasında o gün de diğerlerinden farklı bir gün değildi, yoğun biçimde günlük rutin faaliyetler devam ediyordu.

Sonra bir cayırtı koptu, karakol basılmıştı, Süleyman Onbaşı, görevinin gereği olarak durumu derhal ilgili üst komutanlığa rapor etmek durumundaydı. Telsizin başına geçti, irtibat kurmaya çalışırken hain bir mermi isabet etti, oracıkta düştü. Şehit oldu. Bu saldırıda komutanı Jandarma Astsubay Çavuş Memiş Arıbaş’da yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı, daha mesleğinin baharında olan genç astsubayımız da kurtarılamadı, kaldırıldığı hastanede hayatını müteakip günlerde kaybetti.

Eruh İlçe Jandarma Karakolu terör örgütü PKK tarafından basılmıştı. Türkiye bu kanlı örgütle tanışıyordu. Sadece Eruh değil aynı gün Şemdinli’de de eş zamanlı bir baskın olmuştu. Saldırıların talimatı bebek katili Abdullah Öcalan tarafından verilmiş, Siirt’in Eruh ilçesine yönelik saldırıların liderliğini Mahsum Korkmaz, Hakkâri’nin Şemdinli ilçesine düzenlenen saldırının liderliğini ise Abdullah Ekinci üstlenmişti. Teröristler Jandarma birliğine ait çok sayıda silah, mühimmat ve malzemeyi gasp etti. PKKlı teröristler, her iki ilçeyi de kısa bir süre kontrol altında tutarak ilçe meydanlarında, yöre kahvehanelerinde ve cami minarelerinden propaganda yaptı. Ayrıca, Ziraat Bankası’nı soymak amacıyla banka personelinin evlerine baskın düzenlediler. Bu olay, terör örgütü PKK’nın gerçekleştirdiği ilk büyük katliamdı.

Müteakiben katliamların, saldırıların ardı kesilmedi. Bu mücadelede günümüze kadar binlerce şehidimiz var… (Hem güvenlik kuvvetlerinden, hem de kadın, çocuk ve bebeklerin de dahil olduğu sivil vatandaşlarımızdan…)

Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın, ilk şehidimiz olarak kayıtlara geçti. Kader işte, aynı isimli Jandarma Uzman Çavuş Süleyman Aydın’da tam otuz dört yıl sonra 2018 yılında, Batman’da, yol yapımı çalışmasının emniyetini sağlayan askerlerin bulunduğu zırhlı askeri aracın geçişi sırasında, PKK’lı teröristlerin asfaltın altına tuzakladıkları el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit düştü. Kader iki Süleyman Aydın için aynı şekilde tecelli etmiş, terör örgütüne karşı mücadele ederken iki Süleyman’da şehit olmuştu. Bu memleketin Süleymanları, kahramanları asla tükenmezdi. Ama haini de boldu.

İşte böyle gençler…

Bu yazıyı yine bir 15 Ağustos yaklaştığı için yazıyorum. Bu sefer içim daha da yanıyor onun için.

Çünkü…

Önce bu eli kanlı örgütün sözde her hangi bir suça karışmamış militanları! için Gazi Meclis’te bir “Çerçeve Yasa” çıkartılması öngörülüyor. Yine “Kök Yasa” diyenler de var. Neyin köküyse, zıkkımın kökü! her halde.

Burada suça karışmış, karışmamış terörist ayrımı yapılacakmış… Bu nasıl yapılacak, bunun bir dedektörü mü var!, şüpheli!!! Terör Örgütü mensubu olmak başlı başına bir suç değil midir?! Bunlara 5 yıllık bir siyasi yasak ön görülecekmiş ve yine adli kontrol tedbirlerleriyle takip edileceklermiş… Sonuçta dağa çıkmış, terör örgütü mensubu olmuş, terör örgütünün ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, terör zehirini tatmış, beyinleri yıkanmış bu teröristler 5 yıl sonra tertemiz olarak aramızda olacaklar! gibi görünüyor. Ve hatta bir 5 yıl sonra siyaset yaptıklarını da göreceğiz. Bu konuya dikkat çektiğim, bir kabus senaryosunu anlattığım “smokinli terörist” adlı makaleyi de buraya koyuyorum. Vakti olana… (Yazıyı Okumak İçin Tıklayınız!)

Ve yine işin daha da acı kısmı şimdi geliyor.

Yukarıda acılarını yine ta kalbimizde hissettiğimiz Süleymanları, Alileri, Ahmetleri, Mehmetleri, Memişleri, Hasanları… nice Türk evladının şehit edilme talimatını vermiş terör örgütünün lideri bebek katili Öcalan ve onun maşası sözde üst düzey ele başları için bir statü oluşturulmak isteniyor, bu çerçeve yasa sonrası bunlar için adımlar atılması bekleniyor. Bu yüzden “kök yasa” yani, kök salacaklar, karşımıza koca bir ağaç olarak çıkacaklar. Yine Bebek katiline de “Barış Süreci Koordinatörü” makamı verilmesini öngörüyorlar... Çıkarılacak taslak yasayı İmralı’ya götürüp bir de onayını almışlar. Pes yani…

Tüm bu sürecin adına da “Terörsüz Türkiye”, bazılarınca da ısrarla “Barış Süreci” deniyor. Kiminle barışıp, kiminle ne koordine ediyorlarsa artık?

“Bu yasa 15 Ağustos’a kadar yetişsin ki bir 15 Ağustos’ta Süleyman Aydın’ın şehadetiyle başlayan bu mücadele yine bir 15 Ağustos’ta terörist başının koordinatörlüğü ile bitsin artık…” deniyor.

Söylentiler böyle. Ben teröristlerin üst düzeyli yetkilisi Duran Kalkan ile görüşen Ruşen Çakır’ın yalancısıyım. Ama Meclis tatile girmedi, harıl harıl bu yasanın meclise sunulması bekleniyor. Bir o partiye bir İmralı’ya gidiliyor. Bu yüzden bu 15 Ağustos tarihi önemli işte.

J. Onb. Süleyman Aydın’ın şehadetinin üzerinden tam 42 yıl geçmiş…

42 yılda neler olmuş neler?

Sizce de böyle mi olmalıydı?

Sizce Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın’ı hangi savaşta yitirdik ki? Böyle haince, kancıkça savaş mı olur? Bunun adı savaş değil, terördür terör!

Yine sizce Batman’a yol yapmaya çalışan görevlileri koruyan diğer Jandarma Uzman Çavuş Süleyman Aydın kimlere yol götürmek için görev icra ediyordu? Tüm bu şehitlerimiz sadece görevleri gereği bu örgütün hain hedefi olmadılar mı?

Sizce Başbağlar’da öldürülen o ufacık bebeler, onların biricik anaları, o yörenin çocuklarına eğitim vermek için göreve koşarak gelmiş Aybüke öğretmen ve nice devlet memuru ne için şehit oldular ki? Vatan, bayrak için, ülkenin bölünmez bütünlüğü için değil mi? Affetmemiz, unutmamız mümkün mü?

Ya böyle işte sevgili gençler. Biraz düşünelim, elimizi vicdanımıza koyalım. Şehitlerimizin kemikleri sızlamasın. Mesela şehit olmasaydı şimdi 60’lı yaşlarında olacak J. Onb. Süleyman Aydın’ı hep hatırlayın, olur mu? Veya öğrencilerinin biricik ablaları Aybüke Öğretmeni… Ve tek tek bu mücadele için verdiğimiz 15 bin nice şehidimizi…

Aklımızın, mantığımızın sesine kulak verelim. Allah aşkına; “Teröristle barış olur mu?”

…

Başta bu güzel ülkeyi, Türkiye’mizi bizlere emanet eden ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, yine bu vatan için korkmadan , gözlerini kırpmadan bizler için şehit düşen Süleyman Aydın’ları, adlarını burada tek tek sayamayacağım tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla, minnetle anıyorum.

Vatan size minnettardır…

Yazıyı İnternet Sitemizde Okumak İçin:
https://www.tahakkum.net/j-onb-suleyman-aydin-15-agustos-1984-v-murat-tulga

Türkiye'mizin daha iyi, daha güzel yarınlara ulaşması için mücadele etmiş; bedel ödemiş aydınlarımızın yazılarını yenide...
12/08/2026

Türkiye'mizin daha iyi, daha güzel yarınlara ulaşması için mücadele etmiş; bedel ödemiş aydınlarımızın yazılarını yeniden bilgi ve ilginize sunuyoruz...

Düşün evrenimizde derin izler bırakmış Ahmet Taner Kışlalı'yı saygıyla anıyoruz...

PKK KİMİ TEMSİL EDİYOR?

PKK’nın kimi ve ne ölçüde temsil ettiği sorusu, çok önemli.

PKK eğer Türkiye’de yaşayan Kürt kökenli yurttaşların çoğunluğunun duygu ve düşüncelerini dile getiriyorsa… Devlet bir yandan şiddet eylemlerine karşı koyarken, öte yandan da eylemcilerin istemleri yönünde adımlar atmak zorundadır.

Ama durum öyle değilse… Yani PKK, ancak bir azınlığın ve bu arada bazı dış güçlerin temsilcisi ise iş değişir. O durumda, PKK’nın istemleri doğrultusunda politikalar saptamak, Kürt kökenli çoğunluğu silahlı bir azınlığın ellerine teslim etmek demek olur.

“Demokratikleştirelim” derken, kitleleri tümden korku ve baskının egemenliğine bırakmak olur. Dış güçlere hizmet etmek olur…

***

PKK ile HEP arasındaki bağlantı artık bilinmeyen bir şey değil.
SHP, 1991 seçimlerinde -hem kendisini hem de rejimin iyiliğini düşünerek- HEP ile bir seçim işbirliği yaptı. Doğu ve Güneydoğu illerinin aday listelerim -neredeyse tümüyle- HEP’in “takdirine” terk etti.

O bölgedeki seçim kampanyası da HEP’lilerin “uygun” buldukları biçimde yürütüldü.

Bu nedenle, bölgedeki seçim sonuçları, PKK’nın ne ölçüde bir “demokratik kitle desteği”ne sahip olduğunun göstergesidir.
O seçimlerde SHP, şu illerde hiç milletvekili çıkaramadı: Artvin Ağrı Van, Bingöl, Gümüşhane, Bitlis, Erzurum(1 ve 2.bölge). Elazığ, Hakkari, Şanlıurfa (1. ve 2.bölge) Bayburt.
CHP’nin geleneksel kalesi Malatya da ise altı milletvekilliğinden sadece bir tanesi kazanıldı.
SHP’nin başarılı olduğu Mardin ve Siirt ise halkın yarıya yakınının Kürt kökenlilerin oluşturmadığı illerdi…

***

Urfa’daki seçimler, özellikle anlamlı ve önemliydi.
SHP listesi “tamamen” önde gelen HEP’lilerden oluşuyordu. Seçim propagandası, yoğun bir biçimde Kürtçe şarkı ve kasetlerle desteklenmişti.
Ve Urfa’nın en yoksul iki mahallesi olan Yakubiye ve Eyubiye’de; DYP’nin 274 ve RP’nin 252 oyuna karşılık, SHP sadece 16 oy alabildi.

(Bir yıl kadar önce KONDA’nın yaptığı bir araştırma da gösterdi ki, PKK’nın Şırnak’ta tabanı var. Urfa’da yok. Çünkü Şırnak insanının umudu yok Urfa insanı ise GAP’ı şimdiden yaşamaya başladı…)

O seçimlerle görevi sona eren TBMM’de “Kürt sorunu”na en çok sahip çıkan üç milletvekili vardı M. Ali Eren, Fuat Atalay ve Nurettin Yılmaz. Bu üç milletvekili de yeniden seçilemediler!...

***

Sorun, bölgenin kötü koşullarından kaynaklanan bir sorun mudur? Yoksa bir “Kürt “sorunu mudur?

Eğer sorun “etnik” kökenli ise niçin bölgeden göç eden Kürt kökenli yurttaşlarımızın hiçbirisi Kuzey Irak’taki “Kürt devleti”ne sığınmıyor?
Niçin kendisi ile aynı “kültürel kimliğe” sahip olan insanlarla birlikte olmayı seçmiyor da İstanbul’a, İzmir’e, Ankara ya, Adana’ya gidiyor?
Eğer bunalım “etnik kimlik” üzerindeki baskıdan kaynaklanıyorsa bu baskı Şırnak’ta mı daha fazladır? Yoksa -kendinden farklı kültürel kimliklere sahip insanların yoğun bulunduğu- İstanbul’da mı daha fazladır?

Niçin, kuşaklar boyu İç Anadolu’nun kırsal kesiminde toplu halde ya da büyük kentlerde dağınık olarak yaşayan milyonlarca Kürt kökenli yurttaş silaha sarılmadı? Bir “bunalım” yaşamadı?...

***

Güneydoğu’daki 22 ilin -yeraltı kaynakları dahil- ulusal gelire katkısı, sadece yüzde 7.
Yarı feodal yapı, yer yer varlığını koruyor. Gelir dağılımı adaletsizliği, Türkiye’nin her yerinden daha yüksek İşsizlik, Türkiye’nin her yerinden daha yüksek.
Can ve mal güvenliği yok 15 yaşındaki gençler, normal bir hukuk rejiminde yaşamamışlar. Demokrasiyi, özgürlüğü tanımıyorlar.
İnsanlar umutsuz… Ve Suriye, Irak, Iran, Ermenistan komşu…

O yöre kuşaklar öncesi boşaltılsaydı… Kürtlerin yerine Lazlar, Çerkezler, Boşnaklar, Türkmenler doldurulsaydı… Ne değişirdi?
Bugünkü bunalım gene -bazı ayrıntılarla- yaşanmaz mıydı?...

Evet, sorun ‘etnik’tir. Ama geniş kitleler için değil, PKK ve bir avuç Kürt okumuşu için!...
Kürt kökenli kitleler ise “gerçek ve “demokratik” temsilcilerini bekliyorlar!...

Ahmet Taner KIŞLALI
Cumhuriyet, 7 Kasım 1993.

İnternet Sitemiz: https://www.tahakkum.net/

Kaynak 1: Kemalizm Laiklik ve Demokrasi, Ahmet Taner Kışlalı, İmge Kitabevi Yayınları, 8. Baskı, Mart 2007, s. 270-273.
Kaynak 2: https://www.ahmettanerkislali.com/

TAHAKKÜM; DÜN ÇIĞLIKTI, BUGÜN HAYKIRIŞ. YARIN İSE ŞİİR VE TÜRKÜ...Tahakküm Medya kurucumuz Arda ÇELİK, Karşıyaka Haber'd...
11/08/2026

TAHAKKÜM; DÜN ÇIĞLIKTI, BUGÜN HAYKIRIŞ. YARIN İSE ŞİİR VE TÜRKÜ...

Tahakküm Medya kurucumuz Arda ÇELİK, Karşıyaka Haber'den Sayın Çiğdem ÇİMEN'in sorularını yanıtladığı röportajında Tahakküm Medya çalışmalarına ve Türkiye'de Yaşamak "fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür" Genç Yazılar kitabımıza yer verdi.

RÖPORTAJDAN BİR SORU VE YANITI...
Tahakküm Medya’yı kurma fikri nasıl doğdu? “Türkiye’de Yaşamak” kitabı ve diğer yayıncılık faaliyetlerinizle neyi hedeflediniz?

Tahakküm Medya’yı kurma düşüncesi, temelinde neyin olmaması gerekliliği ile olgunlaştı. Baskı olmamalıydı, sömürü olmamalıydı. Oyun oynadığımız sokaklardan, okul sıralarına; iş yerlerinden, kamusal alanlara sanki her yerde sıkışmış hissediyorduk. Gülümsemelerimiz gittikçe azalıyor, gözlerimiz daha çok buğulanıyordu. Biraz gençlik heyecanı, biraz yaşamın hoyratlığı çokça da ülkemizin sorunları; aynı yerde buluşuyordu. Bireyin kendine, bireyin-bireye, toplumun bireye uyguladığı baskı her geçen gün artıyordu. Biraz soluklanmalıydık… Eyvallahsızdık, emir almıyorduk, düşlerimizin peşindeydik. O zaman her birimizin öyküsü anlatılmalı ve ortak yönleri öne çıkarılmalıydı.

Böylece kendimizi yalnız hissetmeyecek, ortaklaştığımız yerleri büyütecek, toplumsal sorunlara kafa yoracak, çözümü ilmek ilmek örüp ulus olmanın onuruna böylece erişebilecektik… Söze döktüklerim, bugünden söyleyebildiklerim. Tahakküm; dün çığlıktı, bugün haykırış. Yarın ise şiir ve türkü olmasını umarım.

TÜRKİYE’DE YAŞAMAK “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” Genç Yazılar kitabımız ise 6,5 yıldır dijital ortamlarda sürdürdüğümüz yayıncılık etkinliğini kurumsallaştırmak adına, attığımız ilk somut adım. Tüm yayıncılık etkinliklerimizi 12 temel ilke çerçevesinde sürdürdük. Bunların ayrıntılarına kitabımızdan ulaşılabilir.

Özetlememiz gerekirse; vicdan özgürlüğü, bilimsel düşünce, toplum yararı için doğru, güvenilir, bağımsız içerik. Amacımız, konuşulmayanı konuşmak, görülmeyeni görmek, duyulmayanı duyurmak. Emekçi halkımızın, Anadolu’nun yoksul çocuklarının öyküsünü yazmak; düşlerin sıcaklığını korumak, duyguların samimiyetine inanmak, sınanmış düşünceleri ortaya dökmek…

Röportajın Tamamını Okumak İçin:

Türkiye’nin kalbinde, Ankara’da; emeğin, onurun ve Atatürk’ün aydınlanma mirasının peşinde yürüyen bir isimle buluştu

06/08/2026

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit aileleri ve er gazilerin "eşit özlük hakları" talebiyle Güvenpark'ta sürdürdükleri eylemlerine, Doruk Madencilik mağduru maden işçileri destek ziyaretinde bulundu.

TÜRK MİLLETİ "HAYIR" DİYOR! 2. Çözülme Süreci'ne karşı tarihi bildiri...Kamuoyunda hain terör örgütü PKK’ya af olarak bi...
05/08/2026

TÜRK MİLLETİ "HAYIR" DİYOR!
2. Çözülme Süreci'ne karşı tarihi bildiri...

Kamuoyunda hain terör örgütü PKK’ya af olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” bugün TBMM'ye sunuldu. Türkiye'nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen adıma karşı 244 kişinin imzasıyla TÜRK MİLLETİ "HAYIR" DİYOR! bildirisi yayınlandı.

Aralarında demokratik kitle örgütü başkanlarından emekli bürokrat ve diplomatlara; emekli hâkim ve savcılardan, eski bakan ve milletvekillerine; gazetecilerden, sanatçılara; emekli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından emekli Türk Polis Teşkilatı mensuplarına; gençlerden işçi ve çiftçilere kadar yüzlerce kişi, PKK açılımına karşı yayınlanan açıklamaya imza verdi. Açıklamada, “Güvenlik güçlerimizin on binlerce şehidi ve gazisiyle verdiği mücadele sonucunda mağlup edilen PKK’yla pazarlık yapmanın teslimiyet” olduğu vurgulanıp, “Türk Milleti olarak teslimiyete ‘hayır’ dendiğinin altı çizildi.

İmza dizelgesinde öne çıkanlar: Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, Millî Düşünce Merkezi Genel Başkanı Hakan Paksoy, Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Hamit Köse, TBMM eski Başkanvekili Uluç Gürkan, Türkiye-Azerbaycan Dostluk Derneği Başkanı Kürşat Karacabey, Türk Dil Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Bican Ercilasun, Türk Devletleri Teşkilatı Kurucu Genel Sekreteri Büyükelçi Halil Akıncı, Prof. Dr. İskender Öksüz, Yazar A. Yağmur Tunalı, ADD Genel Başkan Yardımcısı Hatice Topçu Şap, Gazeteci Müyesser Yıldız, Gazeteci-Yazar Arslan Bulut, Gazeteci Yazar Suay Karaman, , Murat Selamoğlu, E. Mv. Atilla Kaya, E. Mv. Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Avukat Şule Nazlıoğlu Erol, Avukat Hüseyin Özbek, Bartu Soral, Prof. Dr. Hasan Ünal, E. General Ahmet Yavuz, Ö.E.Kd.Alb-Sosyolog-Yazar Alican Türk, E. Bakan Oktay Vural, E. Bakan Namık Kemal Zeybek, Türk Halk Müziği Eğitmen Sanatçısı Abdullah Gündüz...

İlk aşamada 244 kişinin imzasıyla yayınlanan bildirinin tam metni ve tüm imzacıların dizelgesi ise şöyle:

TÜRK MİLLETİ “HAYIR!” DİYOR

Anayasanın 66. maddesi açıktır: “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” Hepimiz Türk’üz ve “Türk, Kürt, Arap” söylemlerine “Hayır!” diyoruz.

Atatürk’ün el yazısıyla açıkça yazılmıştır: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” Türk milletiyiz ve millî egemenliğimize ortak getirilmesine “Hayır!” diyoruz.

Anayasanın başlangıcındaki “Bu anayasa… Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği… fikir, inanç ve kararıyla anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, Türk milleti tarafından, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.” sözlerine dayanarak “Türk evlatları” sıfatıyla ülkemizin bölünmesine yol açacak olan her türlü girişime “Hayır!” diyoruz.

PKK için kullanılan “terör örgütü” söylemi eksiktir, PKK, “bölücü terör örgütü”dür. PKK’nın açılımı Partiya Karkeren Kurdistan yani “Kürdistan İşçi Partisi”dir. Adından da Kürtçü ve bölücü olduğu açıkça bellidir. Dolayısıyla “Terörsüz Türkiye” denilerek bölücü elebaşılarıyla ve onların siyasi uzantılarıyla görüşmeler ve pazarlıklar yapılmasına “Hayır!” diyoruz.

Türk güvenlik güçleri on binlerce şehidi ve gazisiyle mücadele ederek PKK’yı mağlup etmiştir. Yenilen düşmanla pazarlık yapmak teslimiyettir. Türk milleti olarak teslimiyete “Hayır!” diyoruz.

On binlerce insanımızın katili olarak hüküm giymiş bulunan bölücübaşının muhatap alınması, ona statü verilmesi, şu veya bu şekilde bölücü terör mensuplarının affedilmesi hiçbir devlet kuruluşuna, hiçbir partiye ve gruba onur ve itibar kazandırmaz. Biz Türk milletiyiz ve “Hayır!” diyoruz.

Acar Osman, Vali
Ahmetbeyoğlu Ali, Dr. Öğretim Üyesi
Akalın Baturalp, Çiftçi
Akcan Abdülkadir, Prof. Dr. E. Bakan
Akıncı Halil, Büyükelçi
Aksoy Mustafa, Prof. Dr.
Aksungur Bünyamin, Sanatçı
Akyürek Bekir, Öğretim Görevlisi
Akyüz Ahmet Erdem, Avukat- Hukukun Egemenliği Der. Onursal Bşk.
Albayrak Kemal, 20- 21. Dönem Milletvekili
Altay Ömer Nail, Gazi Yük. Vk. Mtv. Bşk.
Apuhan Recep Şükrü, Yazar
Arabacı Ali 21. Dönem Milletvekili
Ardalı İlhan
Arıcı Aykut Alp, Milliyetçi Kongre Der. Baş.
Arıkoğlu Ekrem, Prof. Dr.
Arslan Beyhan, 21. Dönem Milletvekili
Arslan Gürsel, Makine Müh.
Ataoğlu Aybars, Prof. Dr.
Atay Mehmet, Tiyatrocu Yönetmen
Atlı Faruk, Dr.
Ay Mehmet, E Öğretmen
Ayaz İlayda, 1283 Hareketi Yönetim Kurulu Üyesi-Mimar
Aydınlı Atilla, Prof. Dr.
Azıtepe Metin
Babacan Cahit, Avukat
Babacanlı Celalettin, E. Tümgeneral
Babaoğlu Abdullah Selim, Avukat
Bahar Bilal, E. Ülkü Tek Gen. Bşk.
Bahşi Feridun, 27. Dönem Milletvekili
Başbuğ Temel, Eski Belediye Başkanı
Batmaz Erdal
Bayır Fikret, Dr.- E. Kur. Alb.
Bayrak Sabahat, Prof. Dr.
Beştepe Naci, E. Tümgeneral
Beyatlı Kemal
Beyit Ali, Dr. Öğretim Üyesi
Birgül Emrah, Yapımcı
Bozdoğangil Veysel Erdem
Bozkurt Hüsnü, ADD. Gen. Baş.
Bulut Arslan, Gazeteci- Yazar
Can Ahmet Selçuk, İnsan ve Demokrasi Vak. Bşk.
Canpolat Nihat, Vali
Cebeci Aspay, Sosyolog Yazar
Cebeci Çağrı, Karikatürist Yazar
Çağlağan Haydar, Prof. Dr.
Çakır Osman, Yazar
Çakır Rüştü, Eğitimci Yazar
Çam Nusret, Prof. Dr.
Çamkerten Bayram, E. KOSGEB. Bşk.
Çavuşoğlu Gültekin,
Çekiç Hasan, Yazar
Çelik Afşar, Dr.
Çelik Arda, Yazar, Basın Danışmanı
Çelik Nevin, E. Öğretmen
Çetin İsmet, Prof. Dr.
Çetin Meltem, Prof. Dr.
Çetin Recep, Prof. Dr. 25.Dönem Milletvekili
Çiftçi Haydar, İnşaat Müh.
Çimen Ayşenaz, Avukat
Çirkin Süleyman Turan, 21. 23. Dönem Milletvekili
Dağaşan Dursun, E. PTT. Gen. Müd.
Demir Ali, E. Tuğgeneral.- Avukat
Demir Mehmet Akif
Demirtaş Raşit, Yönetmen
Deniz Şerafettin, Avaz Araş. Strateji Merkezi Baş.
Dinçarslan Bahadırhan
Doğan Ali, Gazeteci
Doğrusöz Alp, Fotoğrafçı
Durak Osman, Büyükelçi
Durakoğlu Mahir, E. Savcı
Duvarcı Ayşe
Duvarcı Özber
Dümen Yunus, Gazi Eğitim Mezunları Vakfı Bşk.
Eraslan Gülcan Havva
Ercilasun Bican, Prof. Dr.
Ercilasun Bilge, Prof. Dr.
Ercilasun Konuralp, Prof. Dr.
Erdoğan Ayşe
Erdoğan Selim, Dr.
Erdoğan Umut Barış
Ergin Saide
Erkal Mustafa, Vali
Erkalan Yaşar, İnşaat Müh.
Erkan Aydemir, Büyükelçi
Erkanlı Cevdet
Eroğlu Feyzullah, Prof Dr.
Eryılmaz Fatih, E Gazi Emniyet Müdürü
Ertuğrul Hasan Murat, Prof. Dr.
Fırat Ahmet, İnşaat Müh.
Gökmenoğlu Korhan, Prof. Dr.
Göze Hicran, Avukat -Yazar
Gündüz Abdullah, Türk Halk Müziği Eğitmen Sanatçısı
Gündüz Mehmet, E. Öğretim Görevlisi
Güner Sadık, İlahiyatçı-yazar
Güneş Ercan, E. TÜRKAK Uzmanı
Günyeli İnci
Gürdal İrfan, Sanatçı
Gürel Emre, Ülkücü Düşünce Derneği Baş.
Gürkan Uluç, 19. 20. 21. Dönem Milletvekili
Güven Berkan, Oyun tasarımcısı
Hacaloğlu Örpen
Hacaloğlu Türkan
Halilbeyoğlu Abdullah, İnşaat Müh.
Hamşioğlu Oğuz, Dr.
Horasan Erdem, Öğrenci
Işık Şükrü, İnş. Müh.
İlker Ayşe, Prof. Dr.
İlker Süleyman Sami, Prof. Dr.
İncedelen Cenk, Dr.
Kadıoğlu Cihan, iş insanı
Kallimci Hasan, Yazar
K**a Nuri Aydın, Prof. Dr.
Karaaslan Mahmut, E Emniyet Müdürü
Karacabey Kürşat, Avukat-Türkiye Azerbaycan Dostluk Derneği Bşk.
Karadayı Mehmet Onur
Karamahmutoğlu Azmi
Karaman Suay, Gazeteci Yazar
Kaya Atilla, 23 24 25 26. Dönem Milletvekili
Kayıhan Hasan, Yazar
Kepenek Osman
Kılıç Ayşen, E Öğretim Üyesi
Kılıç Rafet, E. Tümgeneral
Kılıç Veli, Dr.
Kılıçarslan Abdullah, E. Tuğ General
Kılıçarslan Zeynep, Emekli
Kılıçoğlu Orhan, Yazar
Kılıç Hasan Basri, Öğrenci
Kiper Mehmet, İnşaat Müh.
Kocakoç Ahmet
Koç Atilla, 1283 Hareketi Genel Sekreteri
Koçak Ahmet, İnşaat Müh.
Koncuk İsmail, 27. Dönem Milletvekili
Konuşkan Halil, YAD Başkanı
Kök Dündar, Prof Dr.
Köse Hamit, Şehit Aileleri Konfederasyonu Baş.
Kula Paşa
Kumcuoğlu Ertuğrul, 21-23. Dön. MV. Mal. Bak. Müsteşarı – Büyükelçi
Kuvvetli Mustafa
Macit Nadim, Prof. Dr.
Maral Harun
Maraş İbrahim, Prof. Dr.
Metin Efsane Çolpan, Öğretim Görevlisi
Mirzaoğlu Ramazan, Prof. Dr. – E. Devlet Bakanı
Murathan Atilla, Prof. Dr.
Nazlıoğlu Erol Şule, Avukat
Okçu Eyüp, TAV Başkanı
Okur Alperen
Oral Hüseyin, sigortacı
Orhan Burhan – 21. Dönem Milletvekili
Öksüz Enis, Prof. Dr. – E Bakan
Öksüz İskender, Prof. Dr.
Öksüz Namık Kemal
Önder Fırat Baran, 1283 Hareketi Derneği Başkanı-İş İnsanı
Öner Burçin, Dr. Öğretim Üyesi
Öner Sakin, Dr. – Eğitimci Yazar
Öner Yüksel, Prof. Dr.
Ören Edip, Tv Yapımcısı
Örtlek Muzaffer, İnşaat Müh.
Özay Saltuk Buluçhan, Avukat
Özbaş Edip, 21. Dönem Milletvekili
Özbek Hüseyin, Avukat
Özbek İsmet, 1283 Hareketi Yönetim Kurulu Üyesi -Reklamcı
Özeller Orkun, E. Kur. Alb. Alb.
Özer İsmail, E. İş Baş Müf.
Özgedik Mehmet
Özkan Yusuf
Özkaya Hayati, Yazar
Özmen Ferhan, Prof. Dr.
Öztürk Mustafa, Bilgi Yurdu Derneği Başkanı Başkanı
Patır Erhan, E. Tuğ General
Paksoy Hakan
Polat Cezmi, 21. Dönem Milletvekili
Polat Hüseyin, E. Tar. Bak. Gen. Müd. Yar. Yar.
Saföz Turan
Saygılı Oğuzhan, Yazar
Selamoğlu Murat
Seven Nidai, 21. Dönem Milletvekili
Sezen Yümni, Prof. Dr.
Somuncuoğlu Kazım, Stk Başkanı
Somuncuoğlu Mübeccel
Somuncuoğlu Tümen, Doç. Dr.
Soral Bartu
Sönmez Nihat, Sanatçı
Sözer Berkan, Yayıncı Yönetmen
Süğlün Sevin
Sünger Şaban, E. Karayolları. Böl. Md. Md.
Şalk Talat, E. Savcı
Şanalmış Ali
Şanlıtürk Mustafa, E. Temsan Genel Md.
Şener Aspay
Şener Selim
Tan Ahmet, Gazeteci – 26. Dönem Milletvekili
Tarkan Yıldız
Taş Veli, E Baş Müfettiş
Taşan Banu, Avukat
Taşova Haldun
Tekbudak Atilla, Ziraat Müh.
Temeltaş Kıymet
Temeltaş Teoman
Topçu Şap hatice, ADD Gen. Baş. Yar.
Tunalı A. Yağmur, Yazar
Tunceroğlu Ayşe Göktürk, Yazar
Tunceroğlu Mehmet, Müh.
Turanlı Güzide, Prof. Dr.
Turanlı Sacit, Prof. Dr.
Türk Alican, Ö.E.Kd.Alb, Sosyolog-Yazar
Türk Vahit, Prof. Dr.
Türkoğlu İsmail, Prof. Dr.
Tütüncü Enis, 18. 22. 23. Dönem Milletvekili
Uçar Zahide, Yazar
Uluant Sinan, Kubbealtı Akademisi Bşk.
Uluant Zeynep Göze, Yazar
Uyartaş Mehmet Emin
Ünal Ahmet Hamdi
Ünal Hasan, Prof. Dr.
Ürgen Güner, E. Bankacı
Ünser Hakan
Vural Oktay, E. Bakan. Bakan
Yağcı Kadir Oğuz, 1283 Hareketi Yönetim Kurulu Üyesi -Öğrenci
Yahnici Ercüment Devlet
Yahnici Şevket Bülent, Avukat-21. Dönem Milletvekili
Yahnici Taşer Yasemin
Yakıt İsmail, Prof. Dr.
Yapıcı Murat, Dr.
Yaraş Mahmut, Kanaat Önderi
Yardım Ümit, Büyükelçi
Yavuz Ahmet, E. Tümgeneral. Tümgeneral
Yazar Afide
Yeniçeri Özcan, Prof Dr.- Eski Milletvekili
Yeşiloğlu Hanifi, Müh.
Yıldırım Mikail, Elektrik Teknikeri
Yıldırım Mustafa, Vali, E. AYM. Üyesi
Yıldız Ata Naciye, Prof. Dr.
Yıldız Mehmet
Yıldız Müyesser, Gazeteci
Yılmaz Iraz, Avukat
Yılmaz Kerim, E. AC. Reisi
Yılmaz Yunus Buğra, Yayıncı Yazar
Yiğitbaşı Mustafa, Emekli
Yokuş Fahrettin, 27. Dönem Milletvekili
Yücesoy Ayşe
Yücesoy Fehmi
Zeybek Namık Kemal, E. Bakan

Haberin tamamı internet sitemizde:
https://www.tahakkum.net/turk-milleti-hayir-diyor-tarihi-bildiri

Türkiye'mizin daha iyi, daha güzel yarınlara ulaşması için mücadele etmiş; bedel ödemiş aydınlarımızın yazılarını yenide...
04/08/2026

Türkiye'mizin daha iyi, daha güzel yarınlara ulaşması için mücadele etmiş; bedel ödemiş aydınlarımızın yazılarını yeniden bilgi ve ilginize sunuyoruz...

Düşün evrenimizde derin izler bırakmış Uğur Mumcu'yu saygıyla anıyoruz...

MİLLİYETÇİLİK BU MU?

Milliyetçilik tarih boyunca üzerinde en çok söz edilen kavramlardan biridir. Siyasal ve ekonomik gelişmeler yeni aşamalara doğru tırmanırken, kimlerin milliyetçi oldukları gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Çünkü "kaderde-kıvançta-tasada" ortak olması gereken insanların yaşam kaderleri başka başka koşullarla oluşmaktadır. Bir ülkede kırk bin köy okulsuz, yolsuz ve ışıksızsa, insanlar hastane kapılarında kıvrana kıvrana ölüyorlarsa, işçiler Batı ülkelerinin ışıklı kentlerinde sokak süpürüyorlarsa kimlerin milliyetçi oldukları çok ama çok önemlidir.

Milliyetçilik, ulusal sınırlar içinde yaşayan yurttaşların insanca yaşamaları için verilen savaşın adıdır. Yoksa, sömürücü toprak ağalarıyla, yabancı şirketlerin, kafataslarında seçim sandığı taşıyan siyasetçilerle Mığırdıç Şellefyanları ve Konya Müftülerinin düzeni değildir. Çünkü, sömürücülerin milliyeti olmaz, onlar için önemli olan sadece ve sadece sınıfsal ve kişisel çıkarlardır.

Kapitalizm gerçek bir enternasyonalizmdir. Bugün dünya ekonomisi uluslararası sermaye örgütlerine bağlıdır. Avrupa ekonomisi bile şirket payları yoluyla Amerikan kapitalizminin eline geçmiştir. Bir dolar ya da mark krizinin bütün dünya ekonomilerini etkilediği bir siyasal dönemde, kapitalizmin gerçek gücünü çok yakından izlemek gerekir. Bu gücün, "milliyetçi" değil, "enternasyonal" bir dayanışma yarattığı bir ekonomik olgu olarak kabul edilmektedir. Türkiye'de geçer akçe olan bir suçlama ile ifade edersek, gerçekten "kökü" dışarda olanlar uluslararası sermayeden güç alan siyasal çevre ve örgütlerdir demek gerekir.

"Milliyetçilik", ülkesinin halkını iç ve dış sömürücülerin ahtapot kollarından kurtarmak isteyenlerin ülküsüdür. "Halkçılık" ise, milliyetçiliğin toplumsal yönünü belirler. Milliyetçi olmayan bir halkçılık olamaz. Ancak halkçı olmayan bir milliyetçiliğin de söz konusu olmaması gerekir. Halkçı olmayan bir milliyetçilik, sadece bir siyasi dolandırıcılık konusudur ve adı "Faşizm"dir!

"Halk" birçoklarının sandığı gibi Marksizmin bir kavramı değildir. Marksizm, "sınıf" kavramına dayanır. Halk, Marksizmde bir anlam taşımaz, çünkü bir sınıf tanımlamamaktadır. "Halk" ulusal kurtuluş savaşlarının terminolojisidir. "Halkçılık", dış sömürüye dayanan bir düzende, milliyetçiliğin dayandığı sosyal temeldir.

İç ve dış sermaye çevrelerinin egemenliğini savunanlar, imam sarığını seçim sandıklarına sarıp siyaset meydanlarına çıkanlar, yabancı petrol şirketlerinin savunuculuğunu yapanlar, hiç milliyetçi olabilirler mi? Bu uluslararası sermayenin açık pazarında, yabancı sermaye işportacılığı yapanlar milliyetçilik bayrağına sığınabilirler mi? Boğaziçi'nin lüks kumar salonlarında mor binlikleri iskambil kağıtları gibi açanlar okulsuz, yolsuz ve ışıksız köylerle dolu bu yurdun milliyetçisi sayılabilirler mi? Atalarımızın dört kıtada at koşturduklarından söz edip, Münih sokaklarında çöp toplayan Anadolu çocuklarından utanmayanlara milliyetçi denilebilir mi?

Böyle bir düzende yaşıyoruz işte. Millet düşmanlarının milliyetçi, Atatürk düşmanlarının Atatürkçü, halk düşmanlarının halkçı sayıldığı bir ülkede gerçek milliyetçilere düşen görev, korkmadan, yılmadan, usanmadan Türk halkının çıkarlarını savunmaktır. Bu memleket, yabancı sermaye uşaklarının, din sömürücülerinin, siyaset demirbaşlarının değil, tüm Türk halkınındır. "Milliyetçilik" ise sömürücülerin değil, Mustafa Kemal devrimcilerinin bayrağıdır.

Uğur MUMCU
Ortam, 20 Eylül 1971

İnternet Sitemizde Okumak İçin:
https://www.tahakkum.net/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu

Kaynak: Uyan Gazi Kemal, Uğur Mumcu, um:ag Vakfı Yayınları, Seçmeler Dizisi: 4, 9. Baskı, Eylül 2022, Ankara, s. 39-40.

Address

Ankara

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tahakküm Haber posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Tahakküm Haber:

Shortcuts

Share