29/09/2026
İKİ TRAFİK POLİSİ, GENÇ BİR KADINI HİÇBİR SEBEP GÖSTERMEDEN DURDURUP DEVİRİYE ARABASINA YASLADI VE ELLERİNİ ARKADAN KELEPÇELEDİ. ANCAK GENÇ KADININ İSTEĞİ ÜZERİNE POLİSLERDEN BİRİ ELİNİ ONUN CEBİNE SOKUP İÇİNDEKİ ŞEYİ ÇIKARDIĞINDA İKİSİ DE GÖRDÜKLERİ KARŞISINDA ADETA DONAKALDI!
O öğleden sonra, Ceylin adında genç bir kadın, şehir dışındaki sakin bir yoldan evine dönüyordu.
Hız sınırını aşmıyor, trafik işaretlerine dikkat ediyor ve son derece kurallı bir şekilde araç kullanıyordu. Hava güzeldi, yolda neredeyse hiç trafik yoktu ve her şey yolunda görünüyordu.
Bir süre sonra Ceylin, dikiz aynasından arkasına yaklaşan bir trafik polisi aracını fark etti. Polisler çakar lambalarını yakarak yolun kenarına çekmesini işaret ettiler.
Ceylin hemen söyleneni yaptı. Arabasını emniyet şeridine çekti, motoru durdurdu, camını indirdi ve beklemeye başladı.
Uzun boylu, geniş omuzlu ve sert bakışlı bir polis memuru aracına yaklaştı. Diğer polis ise birkaç adım geride durarak açık camdan Ceylin'i dikkatle izliyordu.
"Ehliyet ve ruhsatınızı verin!" diye emretti ilk polis.
Ceylin, ehliyetini ve aracının ruhsatını uzattı.
Polis, belgeleri birkaç dakika boyunca inceledi. Ardından arabanın içine baktı, aracın etrafında dolaştı ve yeniden Ceylin'e döndü.
Ortada hiçbir sorun yoktu.
Buna rağmen belgelerini geri vermeye hiç niyetli görünmüyordu.
"Beni neden durdurdunuz?" diye sakince sordu Ceylin.
"Rutin kontrol!" diye tersledi polis.
"Tam olarak neyi kontrol ediyorsunuz? Hiçbir trafik kuralını ihlal etmedim. Üstelik kendinizi bile tanıtmadınız."
Polisin yüzü bir anda asıldı.
Ceylin'in kendinden emin bir şekilde konuşması ve ondan korkmaması belli ki hiç hoşuna gitmemişti.
"Sen kendini çok mu akıllı sanıyorsun?" diye alay etti ikinci polis, araca yaklaşırken. "Biz seninle konuşurken sesini çıkarma, otur oturduğun yerde!"
Ceylin, iki polise sırayla baktı.
"Ben gayet sakin konuşuyorum. Saygısızlık yapan sizsiniz. Hiçbir gerekçe göstermeden beni durdurdunuz. Önce kendinizi tanıtın, sonra da neden durdurulduğumu açıklayın."
İlk polis öfkelenerek ehliyet ve ruhsatı arabanın tavanına fırlattı.
"İn arabadan!"
"Neden?"
"Sana arabadan in dedim!"
Ceylin, iki polisin de kendisini korkutarak susturmaya çalıştığını anlamıştı.
Telefonunu çıkarıp kamerasını açmaya çalıştı.
Ancak daha hiçbir şey yapamadan ikinci polis aniden arabanın kapısını açarak kolundan yakaladı.
"O telefonu hemen kaldır!"
"Bana dokunmayın!" dedi Ceylin kararlı bir sesle. "Yetkinizi kötüye kullanıyorsunuz!"
Bu sözler, polislerin iyice öfkelenmesine neden oldu.
İlk polis Ceylin'i sertçe kolundan tutarak arabadan çıkardı. Ardından yüzünü araca doğru çevirip onu kapıya yasladı.
Diğer polis ise hiç vakit kaybetmeden genç kadının iki kolunu arkasına doğru çekti ve cebinden çıkardığı kelepçeyi bileklerine taktı.
"Şimdi seni karakola götürelim de polislerle nasıl konuşulacağını öğren!" dedi kelepçeyi sıkarken.
Ceylin bağırmadı.
Karşı koymaya da çalışmadı.
Bunun yerine başını hafifçe çevirip iki polise baktı.
"Bunu daha fazla ileri götürmek istediğinizden gerçekten emin misiniz?"
İlk polis kahkaha attı.
"Ne oldu? Şimdi de bizi tehdit mi ediyorsun?"
"Hayır!" diye cevap verdi Ceylin. "Sadece beni hiçbir gerekçe göstermeden gözaltına aldığınızı, bana zor kullandığınızı ve hakkımda herhangi bir işlem yapmadan kelepçe taktığınızı hatırlatıyorum."
Polis küçümseyici bir tavırla güldü.
"Onları karakolda hallederiz! Şimdi bizimle geliyorsun!"
Ceylin birkaç saniye sessiz kaldı.
Ardından, polislerin hiç beklemediği kadar sakin bir sesle konuştu:
"Peki, sizinle geleceğim. Ama önce biriniz şortumun sağ cebindeki şeyi çıkarabilir mi? Ellerim arkamdan kelepçeli olduğu için kendim alamıyorum."
İki polis şaşkınlıkla birbirlerine baktı.
Polislerden biri alaycı bir şekilde sırıttı. Ceylin'in onları kandırmak için bir oyun oynadığını düşünüyordu.
"Neymiş bakalım cebindeki o önemli şey?"
"Çıkardığınızda göreceksiniz!"
İlk polis ağır hareketlerle elini Ceylin'in şortunun sağ cebine soktu.
Parmaklarına gelen şeyi kavrayıp dışarı çıkardı.
Ancak avucundaki nesneye baktığı anda yüzündeki alaycı gülümseme kayboldu.
Bir an gözlerine inanamadı.
Ardından elindekini yanındaki arkadaşına gösterdi.
İkinci polis de gördüğü şey karşısında bir anda bembeyaz kesildi.
💌 Bir sonraki kısmı merak ettiğinizi biliyorum, bu yüzden lütfen sabırlı olun ve devamını aşağıdaki yorumlarda okumayı unutmayın. Anlayışınız için teşekkür ederim. 👇