27/09/2026
Fenomenin düğününde sahte altın çıktı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın kolunda ise gerçek bir Patek Philippe vardı.
Çağla Öz ile Kara Haydar’ın düğününde takılar takıldı, gece valize kondu, sınırda eritildi. 43 milyonluk anons hayaliydi; takıların çoğu sahteydi. Fenomeni basıyorlar, bu doğru. Asıl sahne ise 2013’te kuruldu ve kamerası yoktu.
Rıza Sarraf’ı “İranlı iş insanı” diye gezdirdiler. ABD onu tutukladı. Halkbank davasında konuştu ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 45–50 milyon avro rüşvet verdiğini söyledi. Hediyelerin arasında saat de vardı.
O saat Patek Philippe’ti. O günkü parayla 700 bin lira ediyordu. Cenevre’den alındı, gece yarısı uçakla Ankara’ya indi, özel kaleme teslim edildi. Çağlayan önce “saat aldığımı söyleyen namerttir” dedi. Sonra fatura gösterdi; firma faturanın kendilerine ait olmadığını açıkladı. Ardından otel antetli bir kâğıda “240 bin avroyu elden aldım” yazıldı. ABD dosyasında aynı kalem Saatçi Yusuf hanesinde duruyor: 97 bin, 95,5 bin, 71 bin ve 200 bin avro. Toplam 463 bin avro.
İş yalnızca saatten ibaret değildi. Pırlanta, piyano ve nakit transferler de dosyaya girdi. “Cash to Cag Sadık” notu düşüldü. Kardeş hesabına milyonlar aktı. Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinden ayakkabı kutuları dolusu dolar çıktı. Sarraf, ilk kapıyı Egemen Bağış’ın açtığını, Muammer Güler hattının da döndüğünü anlattı. Türkiye’de dosya “kumpas” denilerek kapatıldı. Amerika’da ise konuşuldu.
ABD savcıları şunu yazdı: 2012–2016 arasında Halkbank’taki kısıtlı İran hesaplarından yaklaşık 20 milyar dolarlık petrol geliri, altın ve sahte gıda ticaretiyle döndürüldü. Devlet bankası dokuz yıl New York’ta sanık sandalyesinde oturdu. Hisse düştü, dış finansman kilitlendi, yaptırım riski milletin sırtında kaldı. Hakan Atilla mahkûm oldu. Dosya 2026’da siyasi pazarlıkla cezasız düşürüldü; çarkın bedeli silinmedi. Bakan saati taktı. Faturayı millet ödedi.
Aynı çark bugün fonda dönüyor. SPK, yedi şirketin