25/07/2026
Ormanları, zeytinlikleri, meraları, tarihi, doğal ve kültürel alanları madencilik tehdidine açan torba yasa yürürlüğe gireli tam 1 yıl oldu. İkizköy’de doğal alanları ve zeytinlikleri koruma mücadelesi ise 2019 yılından bu yana sürüyor.
Son 1 yılda yaşananlar:
Yasanın ardından Milas Akbelen Ormanı çevresindeki köyler için acele kamulaştırma kararı alındı.
Linyit madenciliği için kamulaştırılan alan, yerleşim bölgelerini besleyen bir su havzası içinde yer alıyor; aynı zamanda tarım alanlarını ve zeytinlikleri kapsıyor. Fosil yakıtlar iklim krizini derinleştirirken doğayı ve halk sağlığını tehdit ediyor. Bu yakıtlar çıkarılırken doğal alanları, su kaynaklarımızı ve tarım alanlarımızı kaybediyoruz.
Kamulaştırma kararlarının iptaline ilişkin yargı süreci devam ederken, köylerde bedel tespiti için keşif yapılmasına karşı çıkan doğa savunucularından Esra Işık gözaltına alındı. Geçtiğimiz günlerde karar açıklandı: Esra Işık’a 2 yıl 1 ay hapis ve adli para cezası verildi.
Esra Işık'ın itiraz ettiği acele kamulaştırma kararı Danıştay tarafından durdurulmuşken, cezalandırılması hukuki ve vicdani yükü artırıyor.
Kasım’da İklim Zirvesi’ne başkanlık ve ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’de, kömüre karşı yaşam alanlarını savunanlara yönelik karar ve uygulamalar, iklim politikalarında üstlenilmesi beklenen uluslararası liderlik rolüyle bağdaşmıyor.
Sadece İkizköy ve çevresindeki zeytinlikleri değil, ülke genelinde ormanlar, sulak alanlar, milli parklar, yaban hayatı geliştirme sahaları da dahil tüm korunan ve korunması gereken doğal alanları tehdit eden yasanın, uluslararası iklim diplomasisine liderlik etme yolunda çalışmalar yapan Türkiye'ye yakışmadığı görülmeli ve yasa iptal edilmelidir.
Yasanın komisyon görüşmelerinde madencilik faaliyetleri için sökülecek zeytin ağaçlarının taşınabileceği savunulmuştu. O gün de söylediğimiz gibi:
“Doğa taşınamaz, bir ekosistem yerinden sökülemez!”
Doğayı korumak, bugünü, yaşamı ve geleceği korumaktır.