04/02/2023
Haftanın filmi köşesinde Kurak Günler filmini konuk ediyoruz.
Sinema güzel sanatların yedinci dalıdır. Görsel teknikler sanatsal içerikle birleşir ve estetik bir gösteriye dönüşür. Sinema; geçmiş, bugün ve gelecek üzerine tanıklık eder sonra insana ulaşır. Günümüzde Türk sineması büyük atılımlar gerçekleştirdi. Piyasadaki kirliliğe inat, nitelikli filmlerde seyirciyle buluşmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz yılın sonlarında gösterime giren ‘Kurak Günler ‘’ filmi de nitelikli filmler arasında yer alıyor. Usta yönetmen Emin Alper’in altıncı uzun metrajlı filmi olan Kurak Günler filmi ülkemizin yaşadığı sıkışık karanlık bir dönemin fotoğrafını, anadoluda bir taşra kasabası üzerinden çekiyor.
Genç ve idealist bir savcı olan Emre ilk görev yeri olan kasabaya geldiğinde köklü değişiklikler yapma eğilimindedir. Film acımasız bir av sahnesi ile açılır ve sonrasında birbirini takip eden olayların şok edici sahneleriyle sarsılırız. Taşra büyük şehirlerde süren acımasız bir düzenin daha geri bir sürümüyle çıkar karşımıza. Belediye başkanından, hakime, esnafından memuruna gerici kuşatmanın yarattığı çatlakların içine doğru çekilir insan.
Zaten filmin ana temalarından biri, yer altı su kaynaklarının hoyratça kullanılması sonucu oluşan obrukların, göçüklerin yarattığı kronik bir krizin çözümsüzlüğe mahkum edilmesidir.
Kurak Günler, zengin anlatım gücü, insanı sarsan sahneleri, gericiliğin aydınlanmaya açtığı savaşın sinema dilidir. Homo fobinin, kadın düşmanlığının, hukukun önüne geçen güç siyasetinin ustaca anlatıldığı bir filme tanık oluyoruz.
Fırsatını bulduğunuzda bu filmi mutlaka izlemenizi tavsiye eder, hepinize kurak değil bereketli günler dileriz.
Hepimize iyi seyirler.