Akçağ Yayınları

Akçağ Yayınları Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Akçağ Yayınları, Publisher, Saray Mah. 52. Caddesi No:23 Kahramankazan/ANKARA, Ankara.

Kültür tarihimizin temel taşlarından biri olan Ahilik, hususen, toplum dokumuzun tarihten beri önemli bir kesimini oluşt...
17/12/2025

Kültür tarihimizin temel taşlarından biri olan Ahilik, hususen, toplum dokumuzun tarihten beri önemli bir kesimini oluşturan esnaf ve sanatkârın, genelde ise toplumu oluşturan bütün birey-lerin adalet, eşitlik, dürüstlük, cömertlik, işi ehline verme, diğer-gamlık, ve sevgi-saygı gibi özelliklerle donanımını amaçlayan, böylece aileden millete ve hatta bütün insanlık alemine varınca-ya kadar topyekün insanlığın huzurlu, müreffeh ve barış içinde yaşamalarını hedefleyen bir insanlık kurumu dur.

Ahiliğin temelinde güçlü bir ahlak öğretisi olan, sosyal hayatın tüm alanlarını "uhuvvet" ve "fütüvvet" anlayışıyla şekillendirme-yi, böylelikle toplumun huzur ve güvenini sağlamayı esas alan değerler sistemi yatar. Sanatla ahlakı bütünleştiren Ahilik, işi kutsal, çalışmayı ibadet sayan, karşılıklı işbirliği ve sosyal daya-nışmaya dayalı, kaliteyi ve müşteri hizmetini ilke edinmiş, mes-lekî gelişmeyi sürekli eğitimle pekiştiren bir ahlâk anlayışını temsil eder.

Bu bağlamda rehberliğini yaptığı teşkilatla dürüstlüğün, ahlakın, cömertliğin kurumsallaşmasını sağlayan ve Anadolu'nun vatan haline gelmesinde önemli bir rol üslenen Ahi Evran'ı, kurduğu Ahilik teşkilatını ve meslek ahlakını içeren bu kitabı hazırladık.

Okuyalım, düşünelim; eleştirelim... "Doğru" bu yolda bulsun bizi.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/ahi-evran-ahilik-ve-meslek-ahlaki

İran coğrafyasında kadim çağlardan beri varlık gösteren Türk toplulukları, 11. yüzyıldan 20.yüzyıla uzanan geniş bir zam...
17/12/2025

İran coğrafyasında kadim çağlardan beri varlık gösteren Türk toplulukları, 11. yüzyıldan 20.
yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminde bu topraklarda siyasi hâkimiyet kurarak güçlü bir
devlet geleneği oluşturmuştur. İran, bu uzun tarihsel süreçte Anadolu ile Türkistan arasında
yalnızca bir coğrafi geçiş alanı değil, aynı zamanda kültürel bir kavşak noktası olmuştur.
İran Türkleri, konumları sayesinde Orta Asya ile Anadolu arasındaki dilsel, sanatsal ve
düşünsel bağı koruyan önemli bir rol üstlenmiştir. Zengin halk bilimi mirasıyla dikkat çeken
bu topluluk, özellikle sözlü kültürün en köklü ifade biçimlerinden biri olan âşıklık geleneğini
canlı biçimde yaşatmaktadır.
Bu eser, İran coğrafyasında önemli bir Türk kitlesine sahip olan Hemedan bölgesinin âşıklık
geleneğini, sosyokültürel değişmeler bağlamında ele almakta; modernleşme, kentleşme,
teknolojik gelişmeler ve siyasal dönüşümler gibi dinamiklerin geleneğe yansımalarını çok
yönlü biçimde incelemektedir. Âşıkların değişim karşısında geliştirdikleri tepkiler ve uyum
stratejileri üzerinden geleneğin hem sürekliliği hem de dönüşüm süreçleri analiz edilmiştir.
Böylece eser, Hemedan âşıklık geleneğinin modern dünyayla kurduğu ilişkiyi, toplumsal
roller ve icra pratikleri ekseninde kapsamlı bir bakış açısıyla ortaya koymaktadır.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/iran-da-turk-asiklik-gelenegi?AppLanguageCode=tr

Türk dilinin tarihî gelişimi, temas ettiği kültür ve medeniyet çevrelerinin izlerini derinlikli biçimde taşır. Bu etkile...
17/12/2025

Türk dilinin tarihî gelişimi, temas ettiği kültür ve medeniyet çevrelerinin izlerini derinlikli biçimde taşır. Bu etkileşimlerin en dikkat çekici örneklerinden biri, Eski Uygur yazı dili döneminde metinlere yansıyan Yunanca kökenli unsurlardır. Maniheizm, Budizm ve Hristiyanlık gibi büyük dinî geleneklerle karşılaşan Uygurlar, yalnızca bu inançların kavram dünyasını değil, Soğdca, Sanskritçe, Toharca, Tibetçe ve Süryanice gibi kültür dillerini de benimsemiş; Yunanca ise bu çok yönlü aktarımın hem dolaylı hem de yer yer doğrudan izlerini bırakmıştır.
Bu eser, Eski Uygurcada yerleşmiş Yunanca alıntıları ilk kez kapsamlı ve bütüncül bir yöntemle incelemektedir. Yunanca kökenli kelimelerin fonetik ve biçimbirimsel uyarlanmalarından semantik alanlarına, metin türleri içindeki dağılımından Yunanca → (ara diller)→ Eski Uygurca şeklinde ilerleyen aktarım kanallarına kadar geniş bir çerçevede değerlendirme yapılmıştır. Böylece söz konusu alıntılar, yalnızca bir söz varlığı tabakası değil, Orta Asya’nın dinî ve entelektüel dolaşımının filolojik tanıkları olarak ele alınmaktadır.
Çalışmanın amacı, malzemeyi basit bir liste hâline getirmekten çok, Eski Uygur filolojisi ile Bizans, İran dilleri ve tarihsel dilbilim araştırmalarını ortak bir bağlamda buluşturmaktır. Parçalı ve problemli bir korpusla çalışmanın gerektirdiği titizlikle hazırlanan bu kitap, konuya ilişkin güvenilir bir başvuru zemini sunmayı hedeflemektedir.
Ortaya konan veriler, hem Türk dilinin temas tarihini hem de Orta Asya’nın kültürler arası etkileşim ağlarını daha iyi anlamaya katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, araştırmacıları Eski Uygurcadaki Yunanca izleri yeniden düşünmeye ve yeni sorular sormaya davet ediyor.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/eski-uygurcada-yunanca-alintilar

1934 kışında İstanbul, “Karlar Şairi” Cenap Şahabettin’i son yolculuğuna uğurlarken, onun mirası gazete sütunlarında ses...
17/12/2025

1934 kışında İstanbul, “Karlar Şairi” Cenap Şahabettin’i son yolculuğuna uğurlarken, onun mirası gazete sütunlarında sessizce bekliyordu. Bu kitap yalnızca edebiyat tarihinin kayıp bir halkasını tamamlamakla kalmıyor Cumhuriyet gazetesi ekseninde iki büyük mirası ilk defa bir araya getiriyor: Birincisi, bu büyük edibin 1927-1934 arasında Cumhuriyet’te yayımlanan unutulmuş son yazıları. Yüz yaşındaki bu yazılar, onun bir kâşif olarak farklı kimliklere büründüğü entelektüel coğrafyasını sergileyen tematik bir harita gibidir: Bir edebiyat eleştirmeni olarak, Molière’den Shakespeare’e, Namık Kemal’den Ahmet Mithat’a uzanan edebî portreler çizer; Onlar ve Biz’de nesiller arası sanat kavgasını ele alır. Keskin bir gözlemci kimliğiyle; semtini Bizim Köy’de, bir ses yarışmasını İstanbul Bülbülü’nde ve jürisi olduğu bir güzellik yarışmasının perde arkasını Niçin Keriman Halis’e Rey Verdim?’de anlatır. Bir düşünür olarak Şan ve Kahraman’da ölümsüzlüğü tartar, Taş Bebeğin Macerası’nda bir kültürel mirasın tarihi bir gafletle kaybediliş öyküsünü sorgular, Terkos’un Romanı’nda bürokrasiyi hicveder ve İnkılap yazılarıyla yeni cumhuriyetin felsefesini savunurken Cumhuriyet’in onuncu yılını Anlı Şanlı Yıl adlı yazısıyla kutlar. Bunlar ve daha nicelerinde. İkincisi ise, onun vefatıyla Cumhuriyet’te yaşanan “Edebî Matem”dir. Gazete sütunları adeta bir anma kürsüsüne dönüşür. Okur, Halit Ziya’dan, Abdülhak Hâmid’e, Mithat Cemal’den Ali Ekrem’e uzanan devrin büyük kalemlerinin Cenap için döktüğü mürekkebin izlerini sürerek bir devre vefa ile nasıl veda edildiğine tanıklık eder. Görseller, açıklamalı notlar ve dizinle zenginleştirilmiş bu kitabın pusulası Cenap’ın günümüz okuruna seslendiği şu satırlarda saklıdır: Gençler elbette taze ve yeni yazacaklar, fakat eskiye zulmetmeksizin de insan yeni düşünür ve yeni yazabilir, sanıyorum... Evet biz çürümekteyiz, siz kemale ereceksiniz ve mazi ölüdür, gömülmezse kokar.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/cenap-sahabettin-cumhuriyet-yazilari

Tanrı, Türklere büyük bir dünya vermiş. Kosova’dan Çin ve Moğolistaniçlerine, Lena ırmağının Kuzey Buz Denizi’ne döküldü...
12/12/2025

Tanrı, Türklere büyük bir dünya vermiş. Kosova’dan Çin ve Moğolistan
içlerine, Lena ırmağının Kuzey Buz Denizi’ne döküldüğü kıyılara dek uzanan
büyük bir dünya. Bizler bu büyük dünyada bir tuğan kardeşleriz ve birbirimizi
tanımak istiyoruz. Bu sebeple her şeyden önce dillerimizi, lehçelerimizi
öğrenmeye ihtiyacımız var. Bugün, yalnızca akademisyenler ve öğrenciler değil,
farklı mesleklerden, iş dünyasından da pek çok insan, kardeşlerimizin dillerini
öğrenmek istiyor. Türk Açar yani Türk Lehçeleri Açarı bunun için yazıldı. Türk
Açar, Türk lehçelerinin kilidini açacak kitaptır. Eline alan her Türkiye
Türk’ünün anlayabileceği, halka yönelik bir kitap. Haydi, Türk dünyasının
kapılarını Türk Açar’la birlikte açalım!

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/herkes-icin-cagdas-turk-lehceleri-turk-acar-turk-lehceleri-acari

Kazak Halkının Sözlü Hazinesi: Efsanelerden Destanlara, Ritüellerden Geleneklere Bir YolculukKazak kültürü, sözlü gelene...
12/12/2025

Kazak Halkının Sözlü Hazinesi: Efsanelerden Destanlara, Ritüellerden Geleneklere Bir Yolculuk

Kazak kültürü, sözlü gelenekten modern kimlik inşasına uzanan köklü bir tarihe sahiptir. Kazak halkbilimi, yalnızca geçmişin izlerini taşıyan anlatılar değil; aynı zamanda bir milletin kolektif hafızasını, değerler sistemini ve yaşam felsefesini içinde barındıran zengin bir kültürel mirastır.

Bu eser, Kazak halk kültürünün temel yapı taşlarını akademik bir çerçevede ele alarak, halkbilimi disiplinine bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Kazak halkbiliminin tarihsel gelişiminden yola çıkan kitap, sözlü kültürün taşıyıcısı olan geleneksel bilgi ve uygulamaları sistemli biçimde analiz etmektedir. Eser, sadece folklor unsurlarının betimlenmesiyle yetinmeyip, bu unsurların toplumsal işlevlerini, kültürel süreklilik içindeki dönüşümlerini ve günümüzle kurdukları bağı da irdeliyor. Böylece Kazak kültürünü tarihsel ve antropolojik boyutlarıyla anlamak isteyen araştırmacılar için bir kaynak niteliği taşımaktadır.

Kazak müziği, halk oyunları, giyim-kuşam kültürü, geleneksel yeme-içme pratikleri ve inanç sistemleri gibi başlıca halkbilimi unsurları, hem tarihsel hem de toplumsal bağlamlarıyla incelenmiştir. Bu bağlamda eser, Kazak halk yaşamının kültürel kodlarını çözümleyerek, okuyucuya halkbilimi perspektifinden çok katmanlı bir okuma imkânı sunmaktadır.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/kazak-halkbilimi

Kolay Yeni Farsça kitabı, Farsça öğreniminde öncelik taşıyan konular dikkate alınarakhazırlandı. Ferdî çalışmaya yardımc...
12/12/2025

Kolay Yeni Farsça kitabı, Farsça öğreniminde öncelik taşıyan konular dikkate alınarak

hazırlandı. Ferdî çalışmaya yardımcı olması amacıyla yöntem olarak örnekli ve telaffuzlu bir anlatım

tercih edildi. Alfabenin sesli ve sessiz harflerinin uygun karşılıkları ve telaffuzları yanında etken ve

edilgen ortaç yapılar, tamlamalar, bileşik sıfatlar ve bileşik isimler, özel edatla kullanılan fiiller gibi

konuların daha açık ve anlaşılır bir şekilde sunulması arzu edilmiştir.

Kitabın sonunda yer alan “Farsça İlk 1500 Kelime” Farsça öğrenmek isteyenler için öncelikli

bir çalışma alanı olarak görülmelidir. Bu kısımda kelimelerin okunuşlarında güncel tercihlere yer

verilirken gerekli yerlerde farklı okunuşlara da işaret edilmeye çalışılmıştır.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/kolay-yeni-farsca

BİRLEŞEREK BÜTÜN OLUŞTURMAKKırmızı beyaz siyah renkleri ve aralarına biraz da sarı yeşil mavi gibi ara renkleri birleşti...
12/12/2025

BİRLEŞEREK BÜTÜN OLUŞTURMAK
Kırmızı beyaz siyah renkleri ve aralarına biraz da sarı yeşil mavi gibi ara renkleri birleştirerek BÜTÜN bir TEK RENK elde etmeye çalıştığımızda ortaya çıkan renk ne ise TÜRKİYE'DE 86 milyon insanın birleşmesiyle elde edilen TEK BÜTÜN aynıdır. Bu renk ne kırmızıdır ne beyaz ne de siyah. Ara renkler ise zaten kaybolmuştur.
Ortaya çıkan rengi kırmızıya, beyaza, siyaha dönüştürmeye çalışmak nafiledir. Hiçbir zaman dönüşmez. Peki ne yapacağız o zaman?
Çok basit. Tüm insanları istediğimiz renge dönüştürmeye çalışmayacağız. Bu renk paletinde 86 milyon renk skalası ile bir BÜYÜK GÜÇLÜ LİDER ÜLKE TÜRKİYE RESMİ yapacağız. Yani insanı değiştirmek yerine o insandan TÜRKİYEYE FAYDALI bir değer kazandırmayı sağlayacağız. Yani her insanı gücü kadar kullanarak ortaya güzel faydalı ve birbiriyle kaynaşan ayrışmayan bir bütün TÜRKİYE RESMİ yapacağız.
Bunu aşağıdaki 3 sloganla gerçekleştirebiliriz.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/ortak-yasama-sanati

Çağrı Candar'ın maceraları devam ediyor. Elinizdeki kitap, Ahmet B. Ercilasun tarafından yazılan Türk'ün Kayıp Kitabı: U...
12/11/2025

Çağrı Candar'ın maceraları devam ediyor. Elinizdeki kitap, Ahmet B. Ercilasun tarafından yazılan Türk'ün Kayıp Kitabı: Ulu Han Ata romanının devamıdır. Bi-rinci kitapta birçok maceradan sonra kahramanları-mız önce kayıp kitabı sonra da kitapta anlatılan altın heykeli bulmuşlardı. Kahire'den Hawai'ye uzanan bir macera idi bu. Fakat Çağrı Candar ve arkadaşlarının zihnini kurcalayan bir şey vardı. Altan heykelin ba-şında taç yoktu. İşte bu romanda kahramanlarımız altın tacın peşine düşüyorlar. Tacı bulacaklar ama daha önce KKTC'de ve Doğu Türkistan'da birçok ma-ceralar yaşıyorlar. Kıbrıs'ta uyuşturucu tüccarı Baron Darjan tarafından kaçırılıyorlar. Doğu Türkis-tan'da Çin'e karşı bağımsızlık savaşı veren Uygur Türklerine yardım ederken Çin zindanlarına düşü-yorlar. Tacın yerini belli belirsiz anlatan Göktürk harfli çok eski bir kitapla macera devam ediyor. Ef-sanelerden kopamayan Ercilasun Hocanın akıcı üs-lubuyla olaylar da akıp gidecek. Ancak bu kez Ercila-sun, geleceğe bir destan bırakmak ister gibi.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/cagri-candar-altin-tac

Eldeki kitap İslâm sonrasında gelişen ilim ve düşünce hayatının Horasan ve Türkis-tan'da nasıl bir kimlik oluşturduğunu ...
12/11/2025

Eldeki kitap İslâm sonrasında gelişen ilim ve düşünce hayatının Horasan ve Türkis-tan'da nasıl bir kimlik oluşturduğunu gös-teren ve bu konuda tarihi görüntüler barın-dıran yazılardan oluşmaktadır. Bu yazılar bir yanda uzak coğrafyaların hangi heye-canlarla yakın hale geldiğini, diğer yanda aynı inanç ve iradenin ilk hicri asırlardan, yani miladi yedinci ve sekizinci asırlardan yirmi birinci asra ne şekilde taşındığına işaret etmektedir, mümkün olduğunca. Kitap içerisinde tarihi sürece ve olgunlaşan şiir anlayışına dair tarihi kaynaklara dayalı bilgiler verilmeye çalışılırken, bilim-sel yazılara nazaran daha duygusal ve daha sade bir anlatım tercih edilmiştir.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/selcuklu-golgesinde-anadolu-nun-dirilisi

Tarihte Türk-Ermeni ilişkilerinin nasıl olduğu meselesi, genelde tarihçiler tarafından siyasi, diplomatik, ve jeopolitik...
12/11/2025

Tarihte Türk-Ermeni ilişkilerinin nasıl olduğu meselesi, genelde tarihçiler tarafından siyasi, diplomatik, ve jeopolitik bakımlardan ele alınmış bir mevzu olup, bu konunun sosyo- kültürel, ekonomik ve hukuki boyutları yeteri kadar inceleme konusu yapılmamıştır. Ancak, bu tür çalışmaların eksikliği, özellikle son yıllarda Türkiye'nin maruz kaldığı Ermeni Meselesi, Kıbrıs Meselesi gibi uluslararası problemlerin daha yoğun olarak gündeme gelmesi sebebiyle, ziyadesiyle hissedilmektedir. Zira, sosyal tarih çalışmaları çok ileri seviyede olan ve talep gören Batı âleminde, toplumsal ve tarihsel ya da sosyo-kültürel meselelere siyasi ve stratejik temelde yapılan çalışmalarla cevap vermek hiçbir zaman tatmin edici olmamaktadır. Bu kitabın hazırlanma sebeplerinden biri de alanındaki böylesine mühim bir boşluk ve ihtiyacı karşılamak ve yerel ve toplumsal tarih alanındaki araştırmalara mütevazı de olsa katkı sağlamak olmuştur.

Bu genel çerçevede mevcut eser, güncel anakronik değerlendirmelerin aksine Osmanlı döneminde Türkler ile Ermeniler arasında yaşanan toplumsal ilişkilerin sosyo-ekonomik, kültürel ve hukuksal hayata dair yansımalarını ve izlerini yerli ve yabancı arşiv belgeleri, bilhassa da Osmanlı arşiv bulguları çerçevesinde inceleme konusu yaparak oldukça farklı ve aydınlatıcı sonuçlara ulaşmıştır. Bu yönüyle de kitap alanında mühim eserlerden biri olma iddiasını taşımaktadır.

Metot olarak ta bu çalışma, bir taraftan Türkler ve Ermeniler arasındaki ilişkilerin genel Osmanlı tarihine olan etkilerini incelemeye çalışırken diğer taraftan da yerel olarak, yani Maraş bölgesi özelinde, bu ilişkilerin gündelik hayatta nasıl cereyan ettiğini araştırmaya çabalamıştır. Türkler ve Ermenler arasında ne gibi tarihsel sosyo-ekonomik, kültürel ve hukuksal bir etkileşim olduğu, nasıl bir üretim tarzı ve iş birliği ilişkisi geliştirildiği ve bunun toplumlar arası ilişkilere ve ortak yaşam kültürüne olan etkileri ortaya konmaya çalışılmıştır.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/osmanli-da-birlikte-yasama-kulturu-maras-ta-turkler-ve-ermeniler

Batılı yazarların mensubu ya da fikir babası olduğu edebi akımlar ve eserlerinde sergiledikleri İncil'in mistik dünyasın...
12/11/2025

Batılı yazarların mensubu ya da fikir babası olduğu edebi akımlar ve eserlerinde sergiledikleri İncil'in mistik dünyasına kaçış, bütün insanlıktan kaçış, kader-ci anlayış gibi bu acı ve ruh sıkışmalarını tam olarak anlamadan batı düşüncesini ve edebiyatını anlamamız çok zordur. Çünkü ilgisi olmadığını sandığımız konu ve davranışların içine dönemin siyasî ve içtimai olayla-rı sıkışmıştır.

Kitapta Uzak Doğu'dan Çin ve Hindistan, Yakın Do-ğu'dan Ön Asya, Filistin ve Mısır; Antik Çağ'da Yuna-nistan, Batı'nın üç ayağından biri olan Roma estetiksel ve eleştirel bir biçimde ele alınmış. Uygarlıkların çö küşleri ve çöküş nedenleri, ırkçılık, savaş, teknoloji, felsefe, sosyoloji, tarih gibi konular edebiyatla olan alakası çerçevesinde başarıyla işlenmiş.

"Biz 21. yüzyılda beynimizi ve düşüncelerimizi biraz daha zorlamalıyız. Geçmişin karanlık koridorlarına ru-humuzu ve bilincimizi tutsak etmemeliyiz. Geçmişin düşüncelerinin uygulandığı zaman insana ne kazandır-dığını, neleri kaybettirdiğini biliyoruz. O halde geçmi-şi aynen tekrarlamanın bir anlamı var mı? Bu kitabın amacı bunun bir anlamı olmadığını ortaya koymaktır."

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/cagdas-insan-ve-edebiyat

Address

Saray Mah. 52. Caddesi No:23 Kahramankazan/ANKARA
Ankara

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Akçağ Yayınları posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Akçağ Yayınları:

Share

Category