Akçağ Yayınları

Akçağ Yayınları Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Akçağ Yayınları, Publisher, Saray Mah. 52. Caddesi No:23 Kahramankazan/ANKARA, Ankara.

24/01/2026
24/01/2026
24/01/2026
24/01/2026
24/01/2026
24/01/2026
Kültür tarihimizin temel taşlarından biri olan Ahilik, hususen, toplum dokumuzun tarihten beri önemli bir kesimini oluşt...
17/12/2025

Kültür tarihimizin temel taşlarından biri olan Ahilik, hususen, toplum dokumuzun tarihten beri önemli bir kesimini oluşturan esnaf ve sanatkârın, genelde ise toplumu oluşturan bütün birey-lerin adalet, eşitlik, dürüstlük, cömertlik, işi ehline verme, diğer-gamlık, ve sevgi-saygı gibi özelliklerle donanımını amaçlayan, böylece aileden millete ve hatta bütün insanlık alemine varınca-ya kadar topyekün insanlığın huzurlu, müreffeh ve barış içinde yaşamalarını hedefleyen bir insanlık kurumu dur.

Ahiliğin temelinde güçlü bir ahlak öğretisi olan, sosyal hayatın tüm alanlarını "uhuvvet" ve "fütüvvet" anlayışıyla şekillendirme-yi, böylelikle toplumun huzur ve güvenini sağlamayı esas alan değerler sistemi yatar. Sanatla ahlakı bütünleştiren Ahilik, işi kutsal, çalışmayı ibadet sayan, karşılıklı işbirliği ve sosyal daya-nışmaya dayalı, kaliteyi ve müşteri hizmetini ilke edinmiş, mes-lekî gelişmeyi sürekli eğitimle pekiştiren bir ahlâk anlayışını temsil eder.

Bu bağlamda rehberliğini yaptığı teşkilatla dürüstlüğün, ahlakın, cömertliğin kurumsallaşmasını sağlayan ve Anadolu'nun vatan haline gelmesinde önemli bir rol üslenen Ahi Evran'ı, kurduğu Ahilik teşkilatını ve meslek ahlakını içeren bu kitabı hazırladık.

Okuyalım, düşünelim; eleştirelim... "Doğru" bu yolda bulsun bizi.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/ahi-evran-ahilik-ve-meslek-ahlaki

İran coğrafyasında kadim çağlardan beri varlık gösteren Türk toplulukları, 11. yüzyıldan 20.yüzyıla uzanan geniş bir zam...
17/12/2025

İran coğrafyasında kadim çağlardan beri varlık gösteren Türk toplulukları, 11. yüzyıldan 20.
yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminde bu topraklarda siyasi hâkimiyet kurarak güçlü bir
devlet geleneği oluşturmuştur. İran, bu uzun tarihsel süreçte Anadolu ile Türkistan arasında
yalnızca bir coğrafi geçiş alanı değil, aynı zamanda kültürel bir kavşak noktası olmuştur.
İran Türkleri, konumları sayesinde Orta Asya ile Anadolu arasındaki dilsel, sanatsal ve
düşünsel bağı koruyan önemli bir rol üstlenmiştir. Zengin halk bilimi mirasıyla dikkat çeken
bu topluluk, özellikle sözlü kültürün en köklü ifade biçimlerinden biri olan âşıklık geleneğini
canlı biçimde yaşatmaktadır.
Bu eser, İran coğrafyasında önemli bir Türk kitlesine sahip olan Hemedan bölgesinin âşıklık
geleneğini, sosyokültürel değişmeler bağlamında ele almakta; modernleşme, kentleşme,
teknolojik gelişmeler ve siyasal dönüşümler gibi dinamiklerin geleneğe yansımalarını çok
yönlü biçimde incelemektedir. Âşıkların değişim karşısında geliştirdikleri tepkiler ve uyum
stratejileri üzerinden geleneğin hem sürekliliği hem de dönüşüm süreçleri analiz edilmiştir.
Böylece eser, Hemedan âşıklık geleneğinin modern dünyayla kurduğu ilişkiyi, toplumsal
roller ve icra pratikleri ekseninde kapsamlı bir bakış açısıyla ortaya koymaktadır.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/iran-da-turk-asiklik-gelenegi?AppLanguageCode=tr

Türk dilinin tarihî gelişimi, temas ettiği kültür ve medeniyet çevrelerinin izlerini derinlikli biçimde taşır. Bu etkile...
17/12/2025

Türk dilinin tarihî gelişimi, temas ettiği kültür ve medeniyet çevrelerinin izlerini derinlikli biçimde taşır. Bu etkileşimlerin en dikkat çekici örneklerinden biri, Eski Uygur yazı dili döneminde metinlere yansıyan Yunanca kökenli unsurlardır. Maniheizm, Budizm ve Hristiyanlık gibi büyük dinî geleneklerle karşılaşan Uygurlar, yalnızca bu inançların kavram dünyasını değil, Soğdca, Sanskritçe, Toharca, Tibetçe ve Süryanice gibi kültür dillerini de benimsemiş; Yunanca ise bu çok yönlü aktarımın hem dolaylı hem de yer yer doğrudan izlerini bırakmıştır.
Bu eser, Eski Uygurcada yerleşmiş Yunanca alıntıları ilk kez kapsamlı ve bütüncül bir yöntemle incelemektedir. Yunanca kökenli kelimelerin fonetik ve biçimbirimsel uyarlanmalarından semantik alanlarına, metin türleri içindeki dağılımından Yunanca → (ara diller)→ Eski Uygurca şeklinde ilerleyen aktarım kanallarına kadar geniş bir çerçevede değerlendirme yapılmıştır. Böylece söz konusu alıntılar, yalnızca bir söz varlığı tabakası değil, Orta Asya’nın dinî ve entelektüel dolaşımının filolojik tanıkları olarak ele alınmaktadır.
Çalışmanın amacı, malzemeyi basit bir liste hâline getirmekten çok, Eski Uygur filolojisi ile Bizans, İran dilleri ve tarihsel dilbilim araştırmalarını ortak bir bağlamda buluşturmaktır. Parçalı ve problemli bir korpusla çalışmanın gerektirdiği titizlikle hazırlanan bu kitap, konuya ilişkin güvenilir bir başvuru zemini sunmayı hedeflemektedir.
Ortaya konan veriler, hem Türk dilinin temas tarihini hem de Orta Asya’nın kültürler arası etkileşim ağlarını daha iyi anlamaya katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, araştırmacıları Eski Uygurcadaki Yunanca izleri yeniden düşünmeye ve yeni sorular sormaya davet ediyor.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/eski-uygurcada-yunanca-alintilar

1934 kışında İstanbul, “Karlar Şairi” Cenap Şahabettin’i son yolculuğuna uğurlarken, onun mirası gazete sütunlarında ses...
17/12/2025

1934 kışında İstanbul, “Karlar Şairi” Cenap Şahabettin’i son yolculuğuna uğurlarken, onun mirası gazete sütunlarında sessizce bekliyordu. Bu kitap yalnızca edebiyat tarihinin kayıp bir halkasını tamamlamakla kalmıyor Cumhuriyet gazetesi ekseninde iki büyük mirası ilk defa bir araya getiriyor: Birincisi, bu büyük edibin 1927-1934 arasında Cumhuriyet’te yayımlanan unutulmuş son yazıları. Yüz yaşındaki bu yazılar, onun bir kâşif olarak farklı kimliklere büründüğü entelektüel coğrafyasını sergileyen tematik bir harita gibidir: Bir edebiyat eleştirmeni olarak, Molière’den Shakespeare’e, Namık Kemal’den Ahmet Mithat’a uzanan edebî portreler çizer; Onlar ve Biz’de nesiller arası sanat kavgasını ele alır. Keskin bir gözlemci kimliğiyle; semtini Bizim Köy’de, bir ses yarışmasını İstanbul Bülbülü’nde ve jürisi olduğu bir güzellik yarışmasının perde arkasını Niçin Keriman Halis’e Rey Verdim?’de anlatır. Bir düşünür olarak Şan ve Kahraman’da ölümsüzlüğü tartar, Taş Bebeğin Macerası’nda bir kültürel mirasın tarihi bir gafletle kaybediliş öyküsünü sorgular, Terkos’un Romanı’nda bürokrasiyi hicveder ve İnkılap yazılarıyla yeni cumhuriyetin felsefesini savunurken Cumhuriyet’in onuncu yılını Anlı Şanlı Yıl adlı yazısıyla kutlar. Bunlar ve daha nicelerinde. İkincisi ise, onun vefatıyla Cumhuriyet’te yaşanan “Edebî Matem”dir. Gazete sütunları adeta bir anma kürsüsüne dönüşür. Okur, Halit Ziya’dan, Abdülhak Hâmid’e, Mithat Cemal’den Ali Ekrem’e uzanan devrin büyük kalemlerinin Cenap için döktüğü mürekkebin izlerini sürerek bir devre vefa ile nasıl veda edildiğine tanıklık eder. Görseller, açıklamalı notlar ve dizinle zenginleştirilmiş bu kitabın pusulası Cenap’ın günümüz okuruna seslendiği şu satırlarda saklıdır: Gençler elbette taze ve yeni yazacaklar, fakat eskiye zulmetmeksizin de insan yeni düşünür ve yeni yazabilir, sanıyorum... Evet biz çürümekteyiz, siz kemale ereceksiniz ve mazi ölüdür, gömülmezse kokar.

Detaylı bilgi için; https://www.akcag.com.tr/urun/cenap-sahabettin-cumhuriyet-yazilari

Address

Saray Mah. 52. Caddesi No:23 Kahramankazan/ANKARA
Ankara

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Akçağ Yayınları posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Akçağ Yayınları:

Shortcuts

Share

Category