ALFA Anadolu TV

ALFA Anadolu TV ALFA ANADOLU TV

Hatay Valimiz Sayın Mustafa Masatlı ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Sayın Gökhan Yazgı’nın teşrifleriyle İlçe Halk...
08/08/2026

Hatay Valimiz Sayın Mustafa Masatlı ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Sayın Gökhan Yazgı’nın teşrifleriyle İlçe Halk Kütüphanemizin resmî açılışını gerçekleştirdik.

Hatay Valimiz Sayın Mustafa Masatlı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Sayın Gökhan Yazgı, İlçe Kaymakamımız Sayın Halil Yazıcı, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Sayın Taner Beyoğlu, AK Parti Hatay İl Başkanımız Sayın Mustafa Erdoğan, Altınözü Belediye Başkanımız Sayın Rıfat Sarı, Kırıkhan Belediye Başkanımız Sayın Ömer Erdal Çelik, Antakya Belediye Başkanımız Sayın İbrahim Naci Yapar, Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Abdullah Dinç, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanımız Behçet Akın, İlçe Kadın Kolları Başkanımız Nazan Ergüder, ilçe kurum amirlerimiz, meclis üyelerimiz ve kıymetli hemşehrilerimizin katılımlarıyla İlçe Halk Kütüphanemizin açılışını gerçekleştirdik.

Hatay Valiliğimiz, Yayladağı Kaymakamlığımız, Yayladağı Belediyemiz ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın iş birliğiyle ilçemize kazandırılan Halk Kütüphanemizin açılışını gerçekleştirmenin gurur ve mutluluğunu yaşadık.

İlçemizin kültürel ve sosyal hayatına önemli katkılar sağlayacağına inandığımız bu anlamlı yatırımın hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a, Hatay Valimiz Sayın Mustafa Masatlı’ya, İlçe Kaymakamımız Sayın Halil Yazıcı’ya ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

İlçe Halk Kütüphanemizin Yayladağı’mıza ve tüm hemşehrilerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

HATAY GÜNDEMİ: SESSİZLİK Mİ, TEPKİ Mİ? TOPLUMUN SORUMLULUĞU TARTIŞILIYORHatay’da yaşanan sorunlar ve aksayan hizmetler k...
08/08/2026

HATAY GÜNDEMİ: SESSİZLİK Mİ, TEPKİ Mİ? TOPLUMUN SORUMLULUĞU TARTIŞILIYOR

Hatay’da yaşanan sorunlar ve aksayan hizmetler kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ederken, dikkat çeken bir başka gerçek ise toplumun tepkisizliği oldu. Vatandaşların yanlışlara zamanında “dur” dememesi, birçok sorunun büyüyerek kronik hale gelmesine neden oluyor.

Uzmanlara göre; sadece siyasiler, bürokratlar ya da daire amirleri değil, toplumun sessizliği de bu sürecin önemli bir parçası. Yanlışa itiraz edilmediği sürece, hataların devam etmesi kaçınılmaz hale geliyor. Tepkilerin genellikle bireysel mağduriyet yaşandıktan sonra yükselmesi ise eleştirilerin odağında.

Hatay’da birçok vatandaş, komşusu zor durumdayken sessiz kalındığını, ancak sorun bireysel boyuta ulaştığında yüksek sesle tepki verildiğini ifade ediyor. Bu durum, toplumsal dayanışma ve bilinç konusunu yeniden tartışmaya açtı.

Öte yandan basın kuruluşlarının rolü de gündemde. Vatandaşlar sorunların gündeme taşınmasını isterken, basına yeterli destek ve saygının gösterilip gösterilmediği sorusu da dikkat çekiyor. Zor şartlar altında görev yapan basın mensuplarının, kamu adına önemli bir sorumluluk üstlendiği vurgulanıyor.

Alfa Anadolu TV İmtiyaz Sahibi ve Uluslararası Basın Cemiyeti Başkanı Süleyman Şanlı, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Toplum olarak yanlışa zamanında tepki vermezsek, o yanlış büyür ve hepimizi etkiler. Basın, halkın sesi olmak için mücadele ediyor. Ancak vatandaş da bu sürecin bir parçası olmalı, duyarsız kalmamalıdır.”

Hatay’da yaşanan bu tablo, sadece yöneticilerin değil, toplumun da sorumluluk alması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

YAŞAMAK, VARMAKTAN DAHA KIYMETLİDİRİnsan ömrü boyunca hep bir yere yetişmeye çalışır. Daha iyi bir iş, daha büyük bir ev...
08/08/2026

YAŞAMAK, VARMAKTAN DAHA KIYMETLİDİR

İnsan ömrü boyunca hep bir yere yetişmeye çalışır. Daha iyi bir iş, daha büyük bir ev, daha çok para, daha fazla başarı... Sanki mutluluk, ulaşılacak son durakta bizi bekliyormuş gibi yaşarız. Oysa hayatın en büyük yanılgısı da budur.
Hayat, bir varış noktası değildir. Hayat; yürüdüğün yol, tanıdığın insanlar, düştüğünde ayağa kalkmayı öğrendiğin anlar ve yüreğinde biriktirdiğin izlerdir.
Sürekli "Bir gün..." diyerek yaşayanlar, bugünün güzelliklerini fark edemez. Oysa hayat, erteleyenleri değil; anın kıymetini bilenleri ödüllendirir.
Bir çiçeğin açışı, bir dostun samimi sözü, annenin duası, evladın gülüşü... İşte ömrün gerçek serveti bunlardır. Çünkü yıllar geçince cebimizdeki para değil, kalbimizde taşıdığımız hatıralar bizimle kalır.
Yol bazen dümdüz olur, bazen dikenlidir. Bazen umut verir, bazen sabrı öğretir. Ama her adım insanı olgunlaştırır. Asıl kayıp; hedefe geç ulaşmak değil, yaşarken yaşamayı unutmaktır.
Öyleyse bugünü tüketmeyelim. Sevelim, paylaşalım, affedelim, üretelim. Çünkü ömrün uzunluğu değil, anlamı önemlidir.
Unutmayalım; hayat bize varacağımız yeri değil, yürürken nasıl bir insan olduğumuzu soracaktır.
Meltemce ✍️

ALFA Anadolu TV Köşe Yazarı Şair Yazar Meltem Yuvarlak

TERÖRSÜZ TÜRKİYE KAPALI KAPILAR ARDINDAN ŞEKİLLENEN SÜREÇVE TOPLUMSAL HAFIZA İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti’nin...
08/08/2026

TERÖRSÜZ TÜRKİYE KAPALI KAPILAR ARDINDAN ŞEKİLLENEN SÜREÇVE TOPLUMSAL HAFIZA

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti’nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" söylemleriyle adlandırdığı yeni sürecin yasal zeminini oluşturmak üzere hazırlanan çerçeve yasa maddeleri Türkiye TBMM gündemine taşınmıştır.

AK Parti, MHP, CHP, DEM Parti ve HÜDA PAR’ın üzerinde uzlaştığı belirtilen bu yasa metni; içeriği kamuoyuna tam açıklanmadan Meclis süreçlerinden geçmektedir.

Ne gariptir ki 40 yılı aşkın süredir şehit veren, babasız kalan çocuklar, eşsiz kalan kadınlar, evlatsız kalan ana babalar bu yasanın detaylarını tam olarak bilememektedir.

Evlatlarının ve babalarının kanıyla sulanan bu topraklarda insanların neye dayanarak teselli bulacağı büyük bir soru işaretidir.

Geçmişte ip atarak siyasi söylem geliştiren Sayın Devlet Bahçeli’nin, bugün içeriği halktan gizlenen bir çerçeve yasaya destek vermesi ve yıllardır cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş ile avukatı aracılığıyla temas kurması kamuoyunda dikkatle takip edilmektedir.

Siyasette yaşanan bu hızlı söylem değişiklikleri, toplumsal vicdanda derin sorgulamalara yol açmaktadır.

Seçim dönemlerinde Altılı Masa’yı terörle iş birliği yapmakla suçlayan iktidar anlayışının; bugün DEM Parti ve ilgili aktörlerle aynı masada buluşması, siyasetteki çelişkileri bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Ana muhalefet kanadının da bu sürece destek vermesi, Meclis'teki temsil makamlarının topluma karşı şeffaflık borcunu gündeme getirmektedir.

Halkın temsilcisi olan milletvekillerinin, 12 maddelik bu düzenleme hakkında milleti detaylıca bilgilendirmesi gerekirken; sürecin kapalı kapılar arkasında yürütülmesi toplumsal endişeleri artırmaktadır.

İYİ Parti’nin sürece yönelik itirazları ve Yeniden Refah Partisi’nin olası bir düzenleme için referandum çağrısı yapması, muhalefet kanadındaki farklı yaklaşımları göstermektedir

Giderek ağırlaşan hayat şartları ve enflasyon kıskacında mücadele eden halk, vatan için bedel öderken, alınan kararların hangi hukuki ve siyasi pazarlıklara dayandığını bilmek en temel hakkıdır.

Siyasette Yaş Sınırı ve Hukuki İkilem
Yazıda değinilen bir diğer önemli husus ise siyasi liderlerin yaşları ve mevzuattaki yetki kullanımıyla ilgili çelişkidir:

Recep Tayyip Erdoğan (Doğum: 26 Şubat 1954)

Devlet Bahçeli (Doğum: 1 Ocak 1948)

Kemal Kılıçdaroğlu (Doğum: 17 Aralık 1948)

Türkiye’de mevcut mevzuata göre Tapu Kanunu ve Türk Medeni Kanunu gereğince; 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlardan gayrimenkul satışı veya akli meleke gerektiren hukuki işlemlerde, işlemin güvenliği açısından hukuki ehliyet raporu (sağlık kurulu raporu) istenebilmektedir.

Buna karşın, ülkenin kaderini tayin eden, kanun çıkaran ve stratejik kararlar alan siyasi liderlerin 70 yaşın üzerinde aktif siyasete devam etmesi, toplumsal ve hukuki düzlemde sıkça tartışılan bir tezat oluşturmaktadır.

Ağır ekonomik yükler altında ezilen ve yıllardır terörle mücadelede bedel ödeyen milletimiz, geleceğini ilgilendiren tüm yasaların açık, şeffaf ve kamuoyu vicdanını rahatlatacak şekilde ele alınmasını beklemektedir.

Saygı ve sevgilerimle,

Gülendam METİN
ALFA Anadolu TV Siyasi Köşe Yazarı

Bir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından...
08/08/2026

Bir şarkın olsun. Senin olsun.
Hayatına her giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet.
Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.

Tek bir parfümün olsun. Özdeşleşmek iyidir. Dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. Öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa “acaba burda mi” diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.

Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde “şanssızlığınıza” biraz gülün, biraz ağlayın.

Bir tane çok büyük aşkın olsun. Rakıya bahane olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bi yanin acıyarak. “O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?” diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de “başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım” diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.

Bir evlat edin. Bir kedi olur, bir köpek de. Ama olsun. Kapılarını aç. Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset.
Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. Birinin kahramanı olmak istersen bundan büyük fırsat olamaz. Sevmek çok güzel. Hele bir de her koşulda sevilmek.

Bol bol kitap oku biri seni derinden etkileyene kadar oku. Onu bulduğunda kimseyle paylaşma. O hikaye senin. Beğenmediğin sayfayı yırt sevdiğin yerleri yıldızlarla donat. Başucunda dursun. Belki bir gün biri gizlice o sayfaları keşfeder. Seni daha iyi tanıma imkanı olur.

Salaş bir restaurant edin. Patronundan garsonuna kadar tanı. Kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. Bir masan olsun hep oturduğun. Bir başına gitsen bile başına bir şey gelmeyeceğini bil. Bir gün belki kapanır ya da yıkılır. Ama sen önünden her geçtiğinde “burda eskiden hep bi yerim vardı” dersin.

Bir hobin olsun. Kaçmak için. Hiçbir şey düşünmediğin. Dünyadan uzaklaşabildiğin. Onunla övün. En iyi yaptığın şey olsun. Insanlar şaşırsın. Senin icin çocuk oyuncağı olsun.

Bir şey iste. İmkansız olsun. Peşinden koş. Yorul. Defalarca vazgeç. Defalarca dene. Susmanın çaresizliğini de yaşa bağırmanın da. Uykuların kaçsın. Düşündükçe saç diplerin bile uyuşsun.
Her ne ise bu istediğin, aşk da olur iş de. Bağrına taş bas gerekirse. Yeter ki gece yatağına yattığında “ben elimden geleni yaptım” de. Bazen kazanamamış olsan da, yapabileceklerinin ya da bir şeyi delice istemenin limitini görmek de zaferdir.

Vakit ayırdığın bir ailen olsun. Yarın kaybettiğinde keşke daha çok zaman ayırsaydım demeyeceğin. Pişmanlık kötüdür. Bir daha geri getirmeye gücünün yetmedikleri içinse, iskence. Kıymetini bil. Yarin ne olacağı belli degil. Kalp krizi dediğin bir kaç saniye. Kalp kırma.

Sınırların olsun aşılamayacak. Duvarların olsun yıkılamayacak. Herkes bilsin. Ona göre davransın.

Bir alanın olsun metre karesi dert değil. Kapısını kapattığında gercek sen olabildiğin. Dört duvardan birininin dibine çöküp ağlayabildiğin. Güçsüzlüğünü yaşayabildiğin. Sonra daha güçlü kalkabildiğin. Kaldığın yerden devam edebildiğin. İnsan en Çok kendini özlüyor çünkü.

Bir sevdiğin olsun tabi. Belki hayallerindeki gibi olmaz koşullar ama bir şeyleri birlikte var etmenin tadı bi başka. Para amaç değil araç olsun mutluluğuna. Olmadığı zaman da elindekini cömertçe paylaşabil. En çok onla gül. Saatlerce muhabbet edebil. Birbirinize ulaşamadığınızda, “başka biriyle mi acaba” diye değil “başına bir şey mi geldi” diye endişelen. İlişkini başkalarıyla kıyaslama. Biri sevdiğini çok söyler, biri daha çok gösterir. Sen de biri eksikse bu seni daha az seviyor demek değildir.
Telefon karıştırmakla ömür geçmez. Bir insan bir şey yapmak isterse yapar. Kalbin temizse, sen araştırmadan da karşına çıkar korkma. Sonuna kadar güven. Bir gün kırılırsa kalp yenisini inşa eder.

VE Kalbini temiz tut. Çevreni de.
Unutma yaptığın her iyilik bir gün sana geri döner.

UMUDA 💙
ALFA Anadolu TV Köşe Yazarı Alper Yatkın

Uşaklı resim sanatçısı Bircan Demirtaş ve öğrencilerinin birlikte hazırladığı “Doğa’nın Senfonisi” adlı karakalem çalışm...
08/08/2026

Uşaklı resim sanatçısı Bircan Demirtaş ve öğrencilerinin birlikte hazırladığı “Doğa’nın Senfonisi” adlı karakalem çalışma, doğanın sessizliğini ve canlılığını çizgi, ışık ve ton değerleriyle etkileyici biçimde yansıtıyor. Eserde kuş figürleri, ağaç gövdesi ve bitkisel dokuların bir araya gelişi, doğadaki yaşamın bütünlüğünü vurgularken; ışık-gölge kullanımı kompozisyona güçlü bir derinlik kazandırıyor. Kuşların tüylerinde ve ağacın dokusunda kullanılan koyu-açık ton geçişleri, formların hacim kazanmasını sağlıyor. Özellikle açık zemin üzerinde koyu tonların dengeli kullanılması, figürleri ön plana çıkararak eserin görsel etkisini güçlendiriyor. Karakalem tekniğinin sunduğu ton zenginliği ve çizgi çeşitliliği, ağacın sert dokusuyla kuşların yumuşak tüyleri arasında başarılı bir karşıtlık oluşturuyor. Ön plandaki yaprak ve dallarda ayrıntıların daha belirgin tutulması, arka plana doğru tonların yumuşaması ise perspektif ve mekân duygusunu destekliyor. “Doğa’nın Senfonisi”, Bircan Demirtaş ve öğrencilerinin gözlem, çizgi, ton ve ışık bilgilerini bir araya getiren; doğanın sessiz güzelliğini sanatsal bir anlatımla görünür kılan başarılı bir ortak çalışma olarak dikkat çekiyor. Bu kara kalem çalışması siz sanatseverlerin beğenisine sunulmuştur.

ALFA Anadolu TV Köşe Yazarı Eğitimci Ressam Bircan Demirtaş

GECE Bugün de bitti Gece Işıl ışıl Salkım saçak Yıldızlarını astı Gökyüzüne Nice umutlar Yok oldu gittiKim bilir Belki d...
08/08/2026

GECE

Bugün de bitti
Gece
Işıl ışıl
Salkım saçak
Yıldızlarını astı
Gökyüzüne

Nice umutlar
Yok oldu gitti

Kim bilir
Belki de
Nice güzellikler
Yaşandı hece hece

Konuşurdu
Eğer
Dili olsaydı

Yürekler konuşuyor
Sessizce

Suskunluk
Vurmuş damgasını
Geceye

Sanki
Yükü az gibi
Yürek heybesinde

ALFA Anadolu TV Köşe Yazarı Eğitimci Şair Yazar TC Ferhan Yeşil ( 8.08.2020)

“ YÜREĞİMİN SESİ YETER BANA İSİMLİ “
Şiir kitabımdan

EHVENİ ŞER -Teröristle Anlaşma Olmaz Ya! Haydi Oldu Diyelim -...Cebir Şiddet ve Zarar ve Katl Af Kapsamının dışındadır. ...
08/08/2026

EHVENİ ŞER -Teröristle Anlaşma Olmaz Ya! Haydi Oldu Diyelim -...

Cebir Şiddet ve Zarar ve Katl Af Kapsamının dışındadır. Affedilenler Bölücü Parti ve Kuruluşlara Üye Olamazlar.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi – 13. MADDE

Af, hukukun en istisnai kurumlarından biridir. Hukuk tarihinde af; suçun övülmesi veya ödüllendirilmesi için değil, pişmanlığın ortaya konulması ve toplumsal barışın yeniden tesis edilmesi amacıyla öngörülmüştür.

Bu nedenle affın temelinde yalnızca cezanın kaldırılması değil; hukuka, devlete ve toplumsal düzene gönüllü dönüş iradesi bulunur.

Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır:

**Örgüt ortadan kalkmadan, örgütsel bağlar kesilmeden ve örgütün feshi hukuken gerçekleşmeden bireysel af mekanizmasının işletilmesi düşünülemez.**

# # # 13. MADDE

*“PKK silahlı terör örgütü ile PJAK ve PYD dâhil olmak üzere, Avrupa bağlantıları ve KCK üst yapı kuruluşları ile bunlara bağlı tüm örgütsel yapıların FESHEDİLMESİ ve faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesiyle birlikte, örgütle olan tüm bağımı kesiyorum.*

*Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne verdiğim bu dilekçe itibarıyla, örgütsel faaliyetlerden tamamen ayrıldığımı ve bir daha hiçbir şekilde bu faaliyetlere katılmayacağımı beyan ediyorum.*

*Bundan böyle Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit bir vatandaşı olarak, bölücü fikir ve eylemlerden tamamen arınmış şekilde, mevcut kanunlara ve Anayasa’ya bağlılığımı kabul ve beyan ediyorum.*

*Bireysel olarak yapılan bu beyan, affedilmenin temel şartı ve hukuki dayanağıdır.*

*Örgütsel yapıların feshi gerçekleşmeden ve bu fesih yetkili makamlarca hukuken tespit edilmeden, bu madde kapsamında herhangi bir af hükmü uygulanamaz.”*

Bu maddeyle amaçlanan, terör örgütünün yalnızca silah bırakması değil, **örgütsel varlığını sona erdirmesidir.**

Çünkü silah bırakmak ile örgütün feshi aynı şey değildir.

Silah bırakma, örgütsel faaliyetin bir aşamasının sona ermesi olabilir. **Fesih ise örgütün kendisini hukuken ve fiilen ortadan kaldırmasıdır.** Bu nedenle süreç yasasında bu iki kavram birbirine karıştırılmamalıdır.

Süreç Yasası, bu maddeyle Türkiye’nin güvenliğine ve toplumsal bütünleşmesine hizmet etmelidir.

Çünkü sosyoloji bize şunu söyler: Bir toplumu ayakta tutan yalnızca ortak coğrafya değil, ortak aidiyet duygusudur.

Devlet vatandaşına güven vermek zorundadır; vatandaş da devlete sadakat göstermekle yükümlüdür. Bu karşılıklı güven zedelendiğinde yalnızca güvenlik değil, toplumsal bütünleşme de yara alır.

Psikoloji açısından gerçek pişmanlık; davranışın terk edilmesi, yanlışın kabul edilmesi ve aynı eylemin tekrar edilmeyeceğine dair açık iradenin ortaya konulmasıdır.

Pişmanlık yalnızca bir duygu değildir. **Davranış değişikliğiyle ortaya konulan bir iradedir.**

Hukukun aradığı da tam olarak budur.

Hukuk devleti bakımından af, koşulsuz bir unutma değildir. Belirli şartların yerine getirilmesi karşılığında tanınan istisnai bir hukuki imkândır.

Devlet egemenlik hakkından vazgeçmez; aksine, hukukun üstünlüğünü esas alarak toplumsal barışı sağlamaya çalışır. Bunun için sınırların açık, şartların net ve uygulamanın tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenlenmesi gerekir.

Mevcut haliyle bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir savrulmanın içine de sokabilir.

Eğer ortaya çıkacak sonuç;

**“Hoş geldin... Silahla bölemedin; gel şimdi kaleminle, oyunla ve oyunuzla böl. Dün dağda söylediklerini bugün kürsüde söyle.”**

anlamına gelecek şekilde yorumlanabilecek bir zemine dönüşürse, buna **“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme”** demek, kavramların anlamını ters yüz etmek olur.

Toplumsal bütünleşme; ayrışmayı farklı araçlarla sürdürmek değil, **ortak hukukta ve ortak vatandaşlıkta buluşmaktır.**

Millet slogan değil, **güven** ister.

Güven ise ancak açık hükümlerle, denetlenebilir şartlarla ve herkese eşit uygulanan hukuk kurallarıyla sağlanabilir.

Bu nedenle Süreç Yasası’nın kapsamı, sınırları, amacı ve sonuçları hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak açıklıkta yazılmalıdır.

**Kanunlar satır aralarında değil, açık hükümlerinde yaşar.**

Belirsizlik, hukukun değil; tartışmanın alanıdır.

Devletin şefkati kadar ciddiyeti, merhameti kadar otoritesi de vardır.

Kalıcı toplumsal barış; unutmakla değil, yanlışın terk edildiğinin samimiyetle beyan edilmesi ve bunun hukuk içinde güvence altına alınmasıyla mümkündür.

**Örgüt feshedilmeden af olmaz.**

Örgütsel yapı sona erecek, bireysel bağ kesilecek, vatandaşlık bağı yeniden ve açık biçimde kabul edilecek; bütün bunlar hukuk içinde denetlenebilir hâle gelecektir.

İşte o zaman af, yalnızca bir hukuki işlem değil; millet vicdanında da karşılık bulan gerçek bir toplumsal uzlaşmaya dönüşebilir.

ALFA Anadolu TV Köşe Yazarı Eğitimci Şair Yazar Prof Dr Kemal Duruhan

DEPREM GERÇEKLERİ!1-Depremden 4 gün sonra ekipman gelerek kurtarma çalışmarı başladı!Enkaz altında kalan insanlar 3 gün ...
08/08/2026

DEPREM GERÇEKLERİ!
1-Depremden 4 gün sonra ekipman gelerek kurtarma çalışmarı başladı!Enkaz altında kalan insanlar 3 gün dayanayıp susuzluktan, hipotermden öldüler...

2-Türkiye geneli 70 bin insan öldü denildi!Sadece Hatayın ilçelerinde 70 bine yakın insan öldü bunların telefon operatör hattı kapandı ve bir daha açılmadı...

3-Rezev alanı diye bir kanun çıktı binlerce insanın tapulu malına el koydular! Hak sahipleri kendi mallarını parayla borçlanıp satın alacak!Hak sahiplerine verilen evler kadar bedava hükümetin Mütaahatine kaldı...

4-Söz verilen eşya yardımı yatmadı, kira yardımları kesildi,herkesin evi kendi mahalesinde çıkacak denildi,metre karesine göre ev verilecek denildi depremzedeler gene mağdur oldu...

5-Daha sayalım mı? 4 yıl oldu koca şehir toz ve çamur içinde! Konteyner kentler boşaltılacak diyorlar daha evler hazır değil alt yapılar, sağlık ocakları, marketler, okullar, yollar hazır değil...

6-Siz neyin kafasını yaşayıp şükür diyorsanız halinize, bizim yaşadıklarımızın aynısını inşallah sizlerde yaşarsınız...

Haber Mehmet Yaşar Okay Kutlarım Sizi Herkes Gerçekleri Yazsa İnanın Siyasilerimiz Hata Yapmamaya İtina Gösterirler ALFA Anadolu TV Süleyman Şanlı

Address

Antakya

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when ALFA Anadolu TV posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to ALFA Anadolu TV:

Shortcuts

Share

Category