06/08/2026
...
'ta sadece binalar yıkılmadı.
, , ve nice güzel geleneklerimiz de büyük yara aldı.
Sevdiklerimizi toprağa verdik; biliyoruz ki gidenler geri gelmeyecek.
Ama onların hatıraları, bize bıraktıkları kültür ve değerler yaşamaya devam edecek.
Bugün Antakya'nın eski sokaklarını, mahallelerini, çocuk seslerini, düğünlerimizi özlüyoruz. Evlerden yükselen seslerini, annelerimizin söylediği türkülerini, zılgıtları, komşuluk sohbetlerini, bayram telaşını ve o sıcacık mahalle kültürünü arıyoruz.
Bizim en büyük zenginliğimiz, yüzyıllardır yaşattığımız gelenek ve göreneklerimizdi. Gelin hamamlarımız, düğünlerimiz, manilerimiz, dayanışmamız ve kardeşliğimiz... İşte bunların yeniden hayat bulmasını istiyoruz.
İnanıyoruz ki bir gün yine Antakya'nın sokaklarında çocuklar gülecek, düğünlerde darbukalar çalacak, zılgıtlar yükselecek, maniler söylenecek. Hamamlarımız yeniden açılacak, gelin hamamları kurulacak ve bu kadim şehir yeniden kültürüyle, sevgisiyle ve umuduyla ayağa kalkacak.
Çünkü Antakya sadece taşlardan ibaret değildir. Antakya; insanıyla, sevgisiyle, gelenekleriyle ve hafızasıyla yaşayan kadim bir şehirdir. Umudumuz, bu topraklarda yeniden hayatın yeşermesi, kaybettiğimiz değerlerin gelecek nesillere aktarılmasıdır.
Bir gün yine Antakya'da darbukalar çalacak, zılgıtlar yükselecek ve umut yeniden filizlenecek... O günü sabırla ve özlemle bekliyoruz.