08/03/2026
"Hayatımın yirmi yılını geçirdiğim, sosyal çevremin Belarus ve Ukrayna’da şekillendiği bir geçmişe sahip biri olarak; kadın-erkek eşitliğinin doğal bir yaşam biçimi olduğu, cinsiyet ayrımcılığının gölgesinin düşmediği bir güne uyanmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Oralarda 8 Mart, toplumun her kesimi tarafından kucaklanan en büyük ve en anlamlı bayramlardan biridir.
En büyük temennim; ülkemizde de kadınların, başta iş hayatı olmak üzere hak ettikleri makamlara gelmeleri ve emeklerinin karşılığı olan rakamlara ulaşmalarıdır. Unutmamalıyız ki kadın da erkek gibi her şeyden önce 'insan'dır. Hayata cinsiyet temelli dar bir pencereden bakmak, toplumsal gelişimi çıkmaza sokan büyük bir tuzaktır.
Bugün maalesef 8 Mart; yeme-içme sektörü ve AVM’lerin cirolarının zirve yaptığı, STK’ların ve belediyelerin sembolik konserler düzenlediği bir 'tüketim günü' vitrinine dönüşmüş durumda. Ancak bu vitrin süslense de özde pek bir şey değişmiyor.
Gelecekte 8 Mart haftasının gerçek bir 'Kadın-Erkek Eşitliği Haftası' olarak yaşanmasını; bu sürecin sadece kutlamalarla değil, toplumsal sorunları çözen somut adımlarla değerlendirilmesini diliyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım."
Davud Hoca