25/06/2026
Bazı sofralar sadece yemek yenilen yerler değildir; fikirlerin doğduğu, ülkenin geleceğinin konuşulduğu mekânlardır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankaya’da kurduğu sofralar da tam olarak böyleymiş. Devlet adamları, sanatçılar, bilim insanları, öğretmenler, çiftçiler… O sofralarda herkes düşüncesini özgürce söyler, ülkenin yarınları konuşulurmuş. Masada not defterleri, kalemler bulunur; gerektiğinde konunun uzmanları dinlenirmiş.O sofralar, bir akşam yemeğinden çok bir fikir ve üretim meclisi olmuş.
Attilâ İlhan da “Mustafa Kemal’in Sofrası” şiirinde bize tam bunu hatırlatıyor. Şiirde davet edilenler yalnızca seçkin insanlar değildir; köylü, işçi, çoban, tütün üreticisi, pamuk emekçisi… Kısacası bu ülkenin bütün insanlarıdır. Çünkü o sofranın en önemli gündemi “Buğday konuşacağız.” sözünde saklıdır. Buğday; üretimin, emeğin, bereketin ve bağımsızlığın simgesidir.
Bir ekmek üreticisi olarak bu şiiri dinlemek beni çok etkiledi. Çünkü her gün yoğurduğumuz hamurun içinde sadece un, su ve maya değil; emek, sabır ve paylaşmanın da olduğunu biliyorum.
ATSO’nun ev sahipliğinde düzenlenen Ekmek Zirvesi’nde bu anlamlı şiiri, böylesine etkileyici bir yorumla seslendiren kıymetli hocam Asuman Kerkez’e gönülden teşekkür ediyorum.
Ayrıca böyle güzel bir etkinliği düzenleyen Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Ayşe Bilsev Baykent ve bubu.creativeworks çok teşekkür ediyorum. Buğday konuştuk, ekmek konuştuk, emek konuştuk 🙏
“Siz siz olmadınız mı yalnızım yadsıyım yabancıyım
Siz yok musunuz varlığım ne kelime
Yarın akşam gelin…
Ama mutlaka gelin…
Buğday konuşacağız.”
Asuman Kerkez ♥️
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası