21/01/2016
Soğuk hava ve hastalıklarla boğuşmaktan dolayı uzun bir süre motor kullanıp paylaşımda bulunamadım. Ancak şuanda ki paylaşımım da diğerlerinden farklı olacak. Motorum yok, yolculuk yapmadım. Yeni bir yer değil yeni bir insan keşfettim.
Resme ilk baktığınızda dikkatinizi çekmeyebilir, fark edemeyebilirsiniz. Ancak orada; havanın soğuğu, günün kararmak üzere olması, sağından ve solundan arabaların geçmesinden rahatsız olmayan, sokak ışığının altında mutlu bir şekilde kitabını okuyan bir beyfendi var.
Kendisini camdan dışarı bakarken gördüm ve yanına gitmek için dışarı çıktığımda gitmişti, yetişememiştim.
Bende merak uyandırmıştı. Kimdi? Neden orta refüjde kitap okuyordu? Acaba ne kadar kitap okuyor günde? Cevabını bilemediğim bir sürü soru vardı kafamda.
Sorular cevapsız kalmış ve günler akıp geçiyordu. Birgün iş çıkışı kendisini yine orta refüjde kitap okurken gördüm ve yanına gittim. Beni gördü, oturuşunu düzeltti. Anlatmaya başladığında şaşkınlıkla dinledim kendisini.
- Adım; Kamil
- Emekli imam'ım
- Burdurluyum, çok oldu buraya geleli ama.
- Burda okudum burda görev aldım.
- 83 yaşındayım.
- Üç tutkum var. Kitap okumak, Temizlik, Spor.
- İki tane kitap okurum günde ama bir tek kitap okumuyorum. Kuran-ı Kerim'den üç cüz okurum. Üç beş gazete okurum sabahları.
- Çiçekler var beni buraya çeken. Açık hava. Evde olmuyor.
- Siz Ne iş yapıyorsunuz beyfendi?
- Çevre Mühendisinin anlamı ne oluyor ki? Temizlik giriyormu oraya?
- Birde gezi merakım var. Sekiz ülke dolaştım. Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Kudüs, Suriye, Irak, Sudi Arabistan.
- Yurt dışında görev yaptım. Şu Avrupayı görmesem beyfendi dünyaya kör gelip kör gidecekmişim. Gezmek görmek çok güzel birşey beyfendi.
- Bazıları kızıyor, hoca efendi gavurları met ediyorsun diye. İnsan olmak yeterli, bir kelime-i şehadet'de noksanlar.
- Mezarlıklarını gördüm hayran kaldım. Ordaki mezarlıklarda yatağını sereceksin yanı başına yatacaksın. Papaza sordum dedim bu insanlar ölülerini fazla sevdikleri için mi bu kadar güzellik veriyorlar buraya yoksa bir mecburiyet mi var? Papaz düşündü, her ikiside var dedi.
- Yurt dışına çıkın gidin görün.
- Biryeri merak ettim, orayı göremedim.
- İran'a gidemedim.
- Ben Ömer Hayyam hayranıyım. Onun her sözü güzel. Devamlı yanımdadır kitapları. Biraz sitemkar, biraz içkiden bahseder. Olsun, onun görüşü o.
- Şuan yanımda Çi******er, Rubailer, Allah'a Koşun ve bir de Stres kitabı var.
- Sizde kitap okuyun. Ama ne olursa olsun okuyun, düşünce ayırmayın. Güzelliğe bakın.
- Yurt dışına çıkın, gidin, görün...
Kamil amcanın bu sözlerinden sonra kaldığım yerden yola devam etmek için iyice sabırsızlanıyorum. Daha gidemediğimiz yollar, göremediğimiz güzellikler, hayal edemediğimiz hayatlar var. Yola çıkmak, keşfetmek ve başkalarıyla paylaşmak gerek biriktirilen herşeyi.
Belki sevdiğinizle paylaşacaksınız birikmişlerinizi, belki torununuzla, belkide refüjde oturmuş sokak lambasının altında kitabınızı okurken yanınıza gelen hiç tanımadığınızla...