Marifet Dergi

Marifet Dergi İslam Aleminin Çok Kıymetli Alimleri ve Düşünürleri Güncel Makaleleri ile Misafiriniz Oluyor

İnsana merâmını beyan etmeyi ve kalem ile yazmayı öğreten Allah’a nihayetsiz hamd-ü senalar, Kitab’ı ve hikmeti öğreten, nefisleri tezkiye eden Rasulullah(sallahü aleyhi vesellem) ve Din-i Mübin-i İslam’ı bize nakletmekte bütün gayretlerini sarfeden Âl-ü Ashabına ve kıyamete kadar onlara ihsan ile tabi olanlara salât-ü selâm olsun. Muhterem okuyucular!...

Bizler Efendi Hazretlerimizin hizmet e

kibi olarak şahsı ve davası adına yapmış olduğumuz hizmetlere bir yeni halka daha ekleyerek Marifet Dergisi’ni siz kıymetli okuyucularımızın hizmetine takdim ediyoruz. Mevlânâ Halid-i Bağdâdî (Kuddise Sirruhu)’nun Risale-i Halidiyye’sindeki “Ve herbir umûr(işleri) ve eşgalinde (meşguliyyetlerinde) mürşidinden istîzan eyleye(izin isteye) zira izn-i mürşitte bereket hasıldır.” kavli mucebince, biz de Efendi Hazretlerimizden izin almadan bir işe kalkışmıyor idik. Yurt içinde ve yurt dışındaki bazı muteber ehli sünnet ulemasının kıymetli ilimlerinden müslümanların istifade edebilmesine katkıda bulunmak, kendisinin (Efendi Hazretleri) mübarek nasihatlerinden ve aylık haberlerinden sevenlerini haberdar etmek maksadıyla bir mecmua (dergi) neşretmek istediğimizi Efendi Hazretlerimize arzettiğimizde; sürûr ve beşaşetle müsaade buyurdular. Bizler de kusur ve acziyetimizi itiraf ederek, noksan sıfatlardan münezzeh kemal sıfatlarıyla muttasıf olan Allah-u Zülcelal hazretlerinin inayetini meşayih-i kiramın ve hususiyetle Efendi Hazretlerinin himmet ve bereketlerini umarak bu işe başladık. Yüce Mevlâ’dan bu çalışmamızda bizlere ihlas ve tevfikini ihsan ederek kabul buyurmasını niyaz eder, okurlarımızın tam bir istifadeyle istifade etmesini dileriz. Yüzüm yoktur Sana ey Zât-ı Yezdân / Kerem kıl fazlına geldim budur şân
Bize Sen eyle Tevfik-i tâmmın ihsân / Dahi hüsn-ü hitam eyle Sen ihsân
Seni dâim göre göre gidelim / Cemâli bâ kemâle seyredelim

29/08/2016

Marifet 48. Sayı
Perşembe Günü Kitapçınızda

Abonelik ve sipariş için
444 37 51
www.ahiskayayinevi.com

HER TAŞIN ALTINDAN "ŞİA" ÇIKIYORGeçen hafta yazımızda, Türkmen Dağı'na yaptığımız ziyaretin detaylarını verirken, Bayır-...
14/12/2015

HER TAŞIN ALTINDAN "ŞİA" ÇIKIYOR
Geçen hafta yazımızda, Türkmen Dağı'na yaptığımız ziyaretin detaylarını verirken, Bayır-Bucak Türkmenlerinin kendilerini Şiilere karşı savunduğunu, Rusların da Şiilere bombardımanlar ile destek verdiğini söylemiştik. Bölgede Türkmenlerle savaşan unsurlar; rejimin paralı askerleri olan İranlı Şii askerler, Lübnan Hizbullahı, THKP-C milisleri ve Ruslar. Rejimin yani Esed'in savaşacak askerleri kalmadığı için lejyonerleri kullandığı bir gerçek. Esed zaten bölgede tükendiği için İran ve Rusyanın burada yayılmasını kendi lehine görüyor. Çünkü kendileri, Baas görüşüyle Ruslarla, Nusayriliklerinden dolayıda Şii İranla ittifak içindeler. Tarih boyunca Müslüman Türklere kin duymuş ve düşmanlık etmiş olan bu ikili, burnumuzun dibinde katliam yapmaya devam ediyor.
Rusya ve Esed'in meselesi Suriyenin toprak bütünlüğü ise, neden PYD'nin hakim olduğu bölgeler bombalanmıyor? Orada Sünni Türkmenler olmadığı için olabilir mi? Gündem Suriye ile meşgulken birdenbire Irak'ta bir hareketlenme oldu.Türk Silahlı Kuvvetleri bir gece ansızın sınırı geçerek Musul'a girdi. Bu hareket özellikle yerli basında farklı şekillerde servis edildi. Biz gerçeği yetkililerin açıklamalarından öğrendik.
Irak başbakanı İbadi önceki yıl Türkiye ziyaretinde Başbakan Davutoğlu'ndan Iraklı askerlerin silahlandırılması ve eğitilmesi konusunda yardım istemiş Türkiye'de eğit-donat çerçevesinde oraya bir birlik konuşlandırmıştı.Bu birliğin revizyonu basına yansıyınca Irak yönetimi, Türklerin derhal Irak'ı terk etmesini istedi. Hatta bunu en son Birleşmiş Milletlere mektup yazarak Türkiye’yi şikayet etmeye kadar vardırdı.
Ne oldu da daha dün, özellikle Türk ordusundan yardım isterken, bu gün işler tersine döndü. Açıklayalım:
Önce Irak Başkenti Bağdat'ta bulunan Tahrir meydanına gidelim. Tahrir meydanında toplanan Şii tandanslı grup Türkiye'nin Başika üssüne asker takviyesi yapmasını protesto ederek Türk bayragı yaktı. Ayrıca Basra, Meysan ve Babil'de kalabalık protesto gösterileri düzenleyerek Türkiye'nin askerlerini çekmesini istedi. Türk bayrağının yakıldığı gösterilerde Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Maliki de hazır bulunuyordu. Bu gelişmeler yaşanırken Necef'in Kufe Camiinde Sadr grubu lideri Şii Mukteda El Sadr; "Türk işgali kapıda" diyerek cemaate seslendi.
Üstelik bu konuşmayı cuma hutbesinde yaptı. Konuşmasının devamında; "Türk işgali kapıda. Bazı gruplar bana karşı hem askeri hem de başka başka yollarla savaşıyorlar. Bu gruplar eğer görevlerini yapamazsa müdehaleye hazırız.” dedi.
Söyledikleri doğru. Yazımızın başında dediğimiz gibi bazı Şii gruplar Türkmenleri katlediyor. Bazı gruplar dediği de İran ordusunun ta kendisi!
Mukteda El-Sadr arkasına İran ve Rusya'yı alarak Türkiye'yi tehdit etmekten çekinmiyor. Irak'taki meselenin aslın Musul'un eski valisi Asil Nuceyfi'den öğrenelim. Nuceyfi, Irak Başbakanı Haydar El-İbadi'nin Türk askerlerinin Musul yakınlarında konuşlanmasına neden tepki verdiğini Anadolu Ajansı'na açıkladı.
Nuceyfi, Musul'daki nöbet değişiminin Bağdat'tan habersiz gerçekleşmediğini ve talebin bizzat İbadi'den geldiğini söylüyor.
Gelinen son durumda bu talepten pişman olunmasının sebebinin "İran destekli Bağdat’taki Şii milislerin baskısı" olduğunu ifade ediyor. Ve ekliyor; "Irak'ın kuzeyinde Sünni Araplardan oluşan silahlı bir gücün meydana geldiğinin farkına vardılar. Türkiye’nin bu konuyu çok ciddiye aldığını hissettiler. Aynı zamanda Türkiye'nin destek verip eğittiği askerlerin böyle bir güç haline geleceğine inanmadılar. Kısacası, Irak'taki dengeleri değiştirebilecek bir gücün ortaya çıkmasını süpriz bir şekide karşılayıp derhal ortadan kaldırılması çabasına giriştiler.” dedi. İranlı Şiiler Rusya'yı ve Çin'i arkalarına alarak Türkiye'yi tamamen abluka altına almaya çalışıyor. Eger tedbir almazsak Doğu ve Güney'deki tek komşumuz İran olacak.
Sınırlarımızın ötesinde bunlar yaşanırken peki içeride neler oluyor? İçerisi de dışarısından pek farklı değil! Şii yanlısı ilahiyatçılar, sözüm ona din adamları ve malesef devlet kadrolarında yer bulmuş bürokratlar faaliyetlerini fasılasız sürdürüyor. Mustafa İslamoğlu 2013 yılında cuma hutbesinde devlet yöneticilerine seslenerek İran’ın Suriye'deki nüfüzunun kabul edilmesini ve Suriye'nin İran'a bırakılması gerektiğini söylüyor. Zaten itikadi söylemlerinin Şiilik ile örtüştüğü apaçık iken siyasi görüşünü de böyle açıkca söyleyerek ehli sünnet Türk halkını itikadi olarak dönüştürmeye çalışıyor. Mustafa İslamoğlu çizgisinden gelen bürokratlar hükümete girerek bakan oluyor, belediye başkanı oluyor. Bu zihniyetin Allah muhafaza Türkiye'de sıkıntılı bir durumda yönetimi İran'a verelim demeyeceği ne malum? Bu zihniyetin bu güne kadar verdiğimiz şehitlere “şehit" dediği, şanlı tarihimize sahip çıktığı görülmüş müdür? Sürekli bizi biz yapan değerlerle savaş halindeki bu kitle Yunus Emreleri, Mevlanaları, Akşemseddinleri kısacası bütün Anadolu evliyasını hakir gören, reddeden hatta hakaret eden organize bir yapı gibi davranıyor. Bir kez olsun şehitlerimizi anmazken İran'ı ve Şia'yı göklere çıkarıyor. Al kanlar ile dalgalanan bayrağımızı dahi bayraktan saymıyor. Ne yazık ki bu zihniyete karşı bütün kapılar ardına kadar açık. Anadolu evliyasını çıkardığımızda bu topraklarda ne tarih kalır ne de medeniyet.
2011 yılı Huzur İkliminde İrşad Umresinde, Medine-i Münevvere'deki otelde Mahmud Efendi Hazretlerinin ve cemaatin pek çok büyük hocasının huzurunda, Cübbeli Ahmet Hoca ve ve Muhammed Keskin Hocaefenlerin yaptığı açıklama ile "Diyalogçulara" karşı tüm Türkiye uyarılmıştı. Bugün de bunlara karşı uyarıyoruz! Devlet kadrolarından bu zihniyetin hızla temizlenmesi gereklidir. İlahiyatlarda vaziyet daha da vahim. Ankara üniversitesi İlahiyat Fakültesinde bir profesörün öğrencilerine:
"Ehli sünnet kendini sorgulamayı öğrenmeli. Elimden gelse Peygambere aklın önemiyle ilgili bir sözü bugün söylemek isterdim." demesine ne demeli?
Bir ilahiyat profesörü hayasızca Peygambere (sav) bir sözü “gerekli önemi göstermemiş” vurgusu yaparak edepsizliğini gösterebiliyor. Bu insanların yetiştirdiği din adamı, din adamı olarak kabul edilebilir mi? Önce Allah'a sonra sorumlulara havale ediyoruz.
Ortadoğu'da her taşın altından Şia çıkıyor. Türkiye de mi? Her köşe başındalar.
Fi Emanillah.
Marifet Medya Genel Yayın Yönetmeni
Ersoy Eryan

NİÇİN EHLİSÜNNET VELCEMAAT?Bu noktada akıl karıştırmak isteyenler; İslam yetmiyor mu?Mezheb de nereden çıktı? İslam vark...
24/04/2015

NİÇİN EHLİSÜNNET VELCEMAAT?
Bu noktada akıl karıştırmak isteyenler; İslam yetmiyor mu?
Mezheb de nereden çıktı? İslam varken başka isme ne gerek var? Ehlisünnet nereden çıktı? gibi bazı sorular sormaktadırlar.
Evet! Tabi ki İslam yeterdi, başka isme gerek yok idi.
Ta ki hak yoldan sapmalar başlayana kadar.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmetinin fırkalara ayrılacağını şu hadis-i şerifiyle haber vermiştir:
“Ve muhakkak İsrailoğulları yetmişiki millete (fırkaya, taifeye) bölünmüştür. Ve benim ümmetim de yetmişüç millete bölünecektir. Biri müstesna hepsi cehennemdedir. (Ashab-ı kiram:) Onlar hangileridir ya Rasûlellah? dediler. (Bunun üzerine Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Onlar benim ve ashabımın üzerine olduğu itikad üzere olanlardır. buyurdu.” (Tirmizî)

Bu hadis-i şerifte ümmetinin bölüneceğini ve biri hariç hepsinin cehenneme gireceğini haber veren Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hak üzere sabit olup cennete girecek olanların da kendisi ve ashabını takib edenler olduğunu açıklamıştır.

Şu ayeti kerime de hak üzere olanları beyan etmektedir:
“Eğer onlar senin ve ashabının inandığı gibi inanırlarsa muhakkak (ancak o zaman) hidayete ermiş olurlar.
Eğer yüz çevirirlerse ancak onlar haktan büyük bir ayrılık içindedirler.” (Bakara:137)

Yazının Devamı İçin;
Bkz. Marifet 32. Sayı. S*f 16-17-18-19

14/04/2015

Taziye ilanı
Efendi Hazretlerinin yakın dostu merhum Seyyid Muhammed el-Alevî el-Malikî Hazretleri'nin kardeşi Seyyid Abbas el-Alevî el-Malikî vefat etmiştir.
Mevla Teala kendisine rahmet eylesin. Geride bıraktıklarına sabr-ı cemil, ecr-i cezil ihsan eylesin.

Ahirete intikalinden sonra daPeygamber Efendimiz’e(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) edepli davranmak herkese gereklidir. Bu ...
30/03/2015

Ahirete intikalinden sonra da
Peygamber Efendimiz’e
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) edepli davranmak
herkese gereklidir. Bu edep
çerçevesinde kişi ona arkasını
dönmemelidir. O senin önderin ve
Allah katındaki şefaatçindir.
Onun makamında ayakta durup selâm verecek ve dua edeceksin. Dua ederken ille de ellerini kaldırman gerekmez.

Kadı İyâz - Şifâ-i Şerif

Marifet Dergisi 31. Sayısından Alınmıştır..

DAHA NE KADAR GÖRMEZDEN GELECEKSİNİZ?Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...Cübbeli Ahmet Hoca’nın geçtiğimiz haftalarda...
27/03/2015

DAHA NE KADAR GÖRMEZDEN GELECEKSİNİZ?

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...
Cübbeli Ahmet Hoca’nın geçtiğimiz haftalarda yaptığı sohbette özellikle değindiği; Şii tehlikesi neden görmezden geliniyor?

Medyada ancak satır aralarında rastladığımız İran ajanlığı ne boyutta?

Bu gün Orta Doğu’da müthiş bir Şii hareketinin manevralarını izliyoruz.

İran-Irak savaşını hatırlayan pek yoktur. İran, adeti üzere Irak’taki Şii ve Kürtleri Irak yönetimine karşı kullanınca patlak veren savaş 8 yıl sürdü. Çok geçmeden Batılı güçlerin müdahalesiyle ortadan kaldırılan Sünni lider Saddam Hüseyin’in yerinde bu gün Irak yönetiminde Şiileri görmekteyiz.

Suriye’de devam eden korkunç savaşın taraflarından birinin Şiiler olduğunu, Beşşar Esed’in Şiiliğin bir kolu olan Nusayrilerden olduğunu (Suriyedeki nüfusları %8 dir.), Lübnan’da Şii Hizbullah’ın gücünü giderek arttırdığını ve son olarak Yemen’de Şiilerin devrim yaparak yönetimi ele geçirdiğini görüyoruz.

Yazının Devamı İçin..

http://bit.ly/1bAJNLX

Address

Çiftlik Mah. Çamlık Caddesi Sabah Sk. No: 10 Çavuşbaşı/Beykoz/Istanbul
Beykoz
34380

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Marifet Dergi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Marifet Dergi:

Share

Category