Kafka Kitap

Kafka Kitap Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı...

İsveç Akademisi, Svetlana Aleksiyeviç’e Nobel Ödülü verdiğinde yazarın “yeni bir edebi tür” yarattığını belirtmiş, eserl...
08/07/2026

İsveç Akademisi, Svetlana Aleksiyeviç’e Nobel Ödülü verdiğinde yazarın
“yeni bir edebi tür” yarattığını belirtmiş, eserlerini de “duyguların ve ruhun
bir tarihi” sözcükleriyle betimlemişti. Aleksiyeviç, uzun bireysel monologları
farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla,
kendilerine nadiren konuşma fırsatı verilen, yaşantıları da çoğu zaman ülkenin
resmi tarihine karışarak yitip giden sokaktaki insanların hikâyelerini kayıt
altına alıyor.

Çernobil Duası’nda Aleksiyeviç, 26 Nisan 1986’da meydana gelen tarihin
en feci nükleer reaktör kazasını odağına yerleştirerek bu trajediyi yaşamış
insanların bireysel tanıklıklarını aktarıyor. Masum yurttaşlardan itfaiye
erlerine, parti yöneticilerinden askerlere onlarca insan, anlattıkları hikâyelerle
halen yaşamakta oldukları korku, öfke ve belirsizliği gözler önüne seriyor.
Çernobil Duası, duygusal gücü ve dürüstlüğüyle hem unutulmaz bir sözlü
tarih çalışması hem de ibret alınası bir yüzleşme.

Töre Sivrioğlu ve Mahir Ünsal Eriş’in keyifli ve ufuk açıcı sohbetlerinden oluşan Geri Dönüyoruz adlı podcast programınd...
06/07/2026

Töre Sivrioğlu ve Mahir Ünsal Eriş’in keyifli ve ufuk açıcı sohbetlerinden oluşan Geri Dönüyoruz adlı podcast programından derlenen bu eserde, mitolojiden reenkarnasyona, dinden ölüm kavramına birçok konunun ele alındığı uzun uzadıya bir sohbete davetlisiniz.

Bin yıllardır anlatılan hikâyelerin merkezinde onlar vardı: Kimi baştan çıkaran bir günahkâr, kimi yıkım getiren bir büy...
05/07/2026

Bin yıllardır anlatılan hikâyelerin merkezinde onlar vardı: Kimi baştan çıkaran bir günahkâr, kimi yıkım getiren bir büyücü, kimi de sessizliğe mahkûm edilmiş bir gölge olarak damgalandı.

Mitoloji ve sanat tarihi, kadını çoğunlukla erkeğin gözünden, onun korkuları ve arzularıyla şekillendirilmiş katı kalıplara hapsetti. Kadınlar, yüzyıllar boyunca kendilerine seçim şansı tanınmayan bir kurgunun nesnesi hâline getirildi.

Asuman Kafaoğlu-Büke, Antikçağda Kadın Olmak’ta yüzünü gölgede kalanlara çeviriyor ve mitolojinin kadın kahramanlarını ataerkil uygarlıkların onlara yapıştırdığı etiketlerden arındırıyor. Havva’dan Medea’ya, Penelope’den Helen ve Venüs’e uzanan bu yolculukta mitlerin sarsıcı dünyasındaki kadınların izini sürüp kusurları, öfkeleri, tutkuları ve kırılmış kalpleriyle yaşayan, nefes alan gerçek karakterlere dönüşümlerine tanık oluyoruz.

Bayan Winterson, Jeanette’ın olduğu ve olmak istediği her şeyin zıddıydı. Ancak Jeanette yine de onu sevdi ve hep çocuk ...
04/07/2026

Bayan Winterson, Jeanette’ın olduğu ve olmak istediği her şeyin zıddıydı. Ancak Jeanette yine de onu sevdi ve hep çocuk kaldı. Bu durumu en iyi izah eden de yine onun sözleri: “Anne bizim ilk gönül maceramızdır. Onun kolları. Onun gözleri. Göğsü. Bedeni. Ve daha sonra ondan nefret edersek, bu öfkeyi kendimizle birlikte diğer sevgililerimize taşırız. Ve eğer onu kaybedersek, bir daha nerede buluruz? Dünyada hiç ilgilenilmemiş, bu yüzden de bir türlü büyüyememiş bu kadar çok çocuk olduğu için üzgünüm. Yaşlanıyorlar ama büyümüyorlar. Bunun için sevgi gerek. Şanslıysan, sevgiyi daha sonra bulursun. Şanslıysan, sevginin suratına yumruğu yapıştırmazsın.”

Töre Sivrioğlu, bizi bu kitapta bir okurdan öte, zamanın içinden geçen bir seyyaha, hakikatin izini süren bir kâşife dön...
03/07/2026

Töre Sivrioğlu, bizi bu kitapta bir okurdan öte, zamanın içinden geçen bir seyyaha, hakikatin izini süren bir kâşife dönüştürüyor. Her bir satırda, hiyerogliflerin gizli çığlığını duyacak, toprağın altında bekleyen o görkemli hikâyenin nabzını tutacaksınız.

Bir sabah dünya uyanır ve fark eder ki artık ne petrol var, ne kömür, ne de elektrik... Kışın en sert günleri yaşanmakta...
01/07/2026

Bir sabah dünya uyanır ve fark eder ki artık ne petrol var, ne kömür, ne de elektrik...

Kışın en sert günleri yaşanmaktadır; keskin bir rüzgâr eser, soğuk ayak bileklerine kadar işler; radyatörler suskun, yiyecekler az, geceleri aydınlatacak ışık bile kalmamıştır. Kentler, gürültüsüz ve ışıksız birer hayalet diyarına dönüşmüştür ve insanların elinden gelen tek şey birbirilerinin yüzüne öylece bakmak olur. Çok geçmeden anlayacakları şeyse şudur: Bu açlık ve korku dolu kışı atlatmak istiyorlarsa geçmişe dönmeleri, atalarının bilgeliğine kulak vermeleri gereklidir. Çıplak elleriyle iş yapmayı bilen, doğayı dinleyip ondan ders alanların bilgisine…

Zorlu günler dünyayı kasıp kavururken en güçsüzler birer birer düşmeye başlar. Direnenlerse ateş yakmayı, avlanmayı, şifa veren otları tanımayı öğrenenlerdir. Ne var ki dünyanın kaderi insanın dikkatsiz ellerindedir hâlâ...

Bol ödüllü İtalyan yazar Corona, korkutan, öğreten, duygulandıran ama en çok da yaklaşan geleceğe dair acımasız ve içten bir uyarıyla nefes kesen bir anlatıyla karşınızda.

Edebiyatın perdesini öyküleriyle aralayan Işıl Aydın, ilk romanı En Uzun Yol’da kulağını yere dayayıp yeryüzünün nabzını...
30/06/2026

Edebiyatın perdesini öyküleriyle aralayan Işıl Aydın, ilk romanı En Uzun Yol’da kulağını yere dayayıp yeryüzünün nabzını dinliyor, ağaçların gölgelerini tarayarak uzun yollara düşüyor, uzaktan mavi görünen şehrin içine kendi rengini katıyor. En Uzun Yol, bir arayışın öyküsü ve Aydın, gözünü budaktan sakınmadan, usta işi bu ilk romanla perdenin üzerine hiç kapanmayacağının teminatını veriyor.

Soylu Vahşinin İzinde, mülkiyetin, savaşın ve toplumsal cinsiyetin kökenlerine dair sarsıcı bir yüzleşme. Kitabın sonuna...
28/06/2026

Soylu Vahşinin İzinde, mülkiyetin, savaşın ve toplumsal cinsiyetin kökenlerine dair sarsıcı bir yüzleşme. Kitabın sonuna geldiğinizde, sadece “vahşi” olanı değil, bizzat insan doğasını ve modern dünyanın dayattığı yerellik kavramını da sorgulayacaksınız.

Bu kitap bir kaçışın değil, bilakis, hayatın tam kalbine yapılan  o cesur yürüyüşün hikâyesi... İncelikli, dürüst ve mod...
27/06/2026

Bu kitap bir kaçışın değil, bilakis, hayatın tam kalbine yapılan o cesur yürüyüşün hikâyesi... İncelikli, dürüst ve modern bir başyapıt.

Eski Ahit’te yer alan Babil Kulesi anlatısını bilir misiniz? Hani insanlığın Tanrı’ya ve biraz da “tanrılığa” erişmek iç...
26/06/2026

Eski Ahit’te yer alan Babil Kulesi anlatısını bilir misiniz? Hani insanlığın Tanrı’ya ve biraz da “tanrılığa” erişmek için upuzun bir kule inşa etmeye koyularak yaratıcıyı kızdırdığı hikâye… En nihayetinde Rab, kentin yapımını durdurmak ve bu ortaklaşa çabayı sonlandırmak için nihai planını uygulamaya koyar ve der ki: “Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar.” Bu anlatıya göre bambaşka diller ve kelimelerin öyküsü işte böyle başlar.

Address

Gümüşsuyu Mahallesi Osmanlı Sk. Osmanlı İş Merkezi 18/4
Beyoglu
34437

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kafka Kitap posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category