Bozcaada Mendirek Dergisi

  • Home
  • Bozcaada Mendirek Dergisi

Bozcaada Mendirek Dergisi Bozcaada'ya dair kültür, sanat, tarih, hatıra, geçmiş ve günümüze dair arşiv oluşturmak niyetiyle yola koyulan Mendirek Dergisi'nin Facebook sayfasıdır.

Türkan Çim Işık yazdı: "Ressam Güven Çetinkaya’nın kadınları""Güven Çetinkaya, 1987 doğumlu bir sanatçı. Çanakkale 18 Ma...
20/03/2026

Türkan Çim Işık yazdı: "Ressam Güven Çetinkaya’nın kadınları"

"Güven Çetinkaya, 1987 doğumlu bir sanatçı. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Seramik Bölümü mezunu. Bugüne kadar öğrencilik hayatı dâhil ulusal ve uluslararası birçok sergi, fuar ve projede işleri ile yer almış. Çalışmalarına uzun yıllar Bozcaada’da ve farklı Avrupa şehirlerinde devam etmiş; şimdilerde Çanakkale’deki sanatçı atölyesinde üretimlerini sürdürmekte. Çetinkaya’nın işlerini uzun zamandır takip ederim. Belki arka denize doğru yürürken gördüğünüz ve Bozcaada Gathering kapsamında hazırladığı heykelin de sanatçısıdır dersem herkesin bir fikri olabilir. Sosyal medyada ve web sayfasında da işlerini görebilirsiniz."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Haluk Şahin yazdı: "Ben Homeros’un yalancısıyım""Yeni girdiğimiz 2026 yılının en önemli 'sanat' olaylarından birisinin C...
18/03/2026

Haluk Şahin yazdı: "Ben Homeros’un yalancısıyım"

"Yeni girdiğimiz 2026 yılının en önemli 'sanat' olaylarından birisinin Christopher Nolan’ın The Odyssey (Odisea) filmi olacağını neredeyse iki yıldır biliyoruz. Çoğu bizim buralarda geçse de, her nedense hiçbir bölümü Türkiye’de çekilmeyen bu dev yapıt tam 250 milyon dolara mal olacak ve 17 Temmuz’da gösterime girecekmiş. 2004’te seyrettiğimiz Brad Pitt’li Truva filminin bölgemiz için yaptığı etkiyi düşünecek olursak, bir kez daha dünyanın dikkatinin yöremize yöneleceğini söyleyebiliriz. Popüler kültür özellikle genç kuşakların ilgisini çekiyor ve turizmi etkiliyor."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Süleyman Güner "Bozcaada Koyları" ile ilgili yazısının dördüncü bölümünde dergimizde... "Ayazma Koyu oldukça geniş bir k...
16/03/2026

Süleyman Güner "Bozcaada Koyları" ile ilgili yazısının dördüncü bölümünde dergimizde...

"Ayazma Koyu oldukça geniş bir kumsal içermekte, iki burun arasında denizdeki Çin Seddi’ne benzeyen kayalıklarıyla da ilginçlikler barındırıyordu. Suların çekildiği zamanlarda kayaların sırtları gün yüzüne çıkıyor, üzerinden dalga aşınca yunus atlıyormuş sanrısı oluşabiliyordu. İnce, altın sarısı kumlar güneşin ışığında parıldıyor; turkuaz sular adeta bir akvaryum gibi, dibindeki taşları ve dans eden balıkları göstererek bize kur yapıyordu."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Semiha Yönet yazdı: "Yeni yıla girerken""Dünyamız için 2025 zor bir yıldı. Kuraklık giderek daha çok hissedildi, orman y...
14/03/2026

Semiha Yönet yazdı: "Yeni yıla girerken"

"Dünyamız için 2025 zor bir yıldı. Kuraklık giderek daha çok hissedildi, orman yangınlarının sayısı arttı, sellerin ölümcül etkileri yaşandı ve depremlerle sarsıldı yerküre. Yükselen sıcaklıklar, düzensiz yağışlar ve neden oldukları yıkımlar, biz insanların yanı sıra tüm ekosistemi olumsuz etkiledi. Tüm dünyada Fransa’dan Filipinler’e, Çin’den Avustralya’ya, Pakistan’dan Meksika’ya pek çok yerde yangınlar, seller ve depremler can ve mal kaybına neden oldu. Doğal afetlerin yanı sıra insan kaynaklı acılar da yaşandı, yaşanıyor. Savaşlar devam ediyor, masum çocuklar ve insanlar ölüyor. Dünyanın pek çok yerinde insanların özgürlükleri, çeşitli nedenlerle, ellerinden alındı geçtiğimiz yıl. Saymakla bitmeyecek olumsuzluklar yaşandı."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Barış Özalp: "Bozcaada sularında ekosistem bazlı koruma""Akdeniz, 200’den fazla mercan türü ile önemli bir mercan toplul...
12/03/2026

Barış Özalp: "Bozcaada sularında ekosistem bazlı koruma"

"Akdeniz, 200’den fazla mercan türü ile önemli bir mercan toplulukları yaşam sahası özelliğindedir ve bazı türleri resif oluşturabilen karakterde olup, koruma alanları bakımından birincil önemde kabul edilirler. Dünya genelinde resif ekosistemleri ve onu oluşturan mercan toplulukları, yağmur ormanlarına benzetilen, yüksek biyoçeşitlilik meydana getiren özel alanlardır. Ekosistem mühendisi olarak bilinen mercanların (resiflerde >4000 tür balığa yuva oluşturur) yoğun sayıda deniz canlısına barınma sağladığı ve adaptasyonları desteklediği belirlenmiştir."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Bahar Taymaz yazdı: "Bozcaada’dan vatandaş bilimine bir bakış""Bilimsel Araştırma dendiğinde çoğumuzun zihninde beliren ...
10/03/2026

Bahar Taymaz yazdı: "Bozcaada’dan vatandaş bilimine bir bakış"

"Bilimsel Araştırma dendiğinde çoğumuzun zihninde beliren o klasik tabloyu bir düşünelim: Beyaz önlüklü, laboratuvarın steril sessizliğinde, karmaşık cam düzenekler ve devasa verilerle çevrili, dünyayı kurtaracak o büyük keşfin peşindeki bilim insanları… Bu imaj her ne kadar etkileyici olsa da, bilimin sadece yüksek duvarlı odalarda, sadece uzmanlara özgü bir alan olduğunu söylemek artık eksik bir tanım. Çünkü bilimin, özellikle de doğa bilimlerinin kökeninde insanın en saf hâli yatar: merak ve gözlem.

Doğadaki büyük ölçekli değişimleri; mevsimlerin kaymasını, deniz suyunun ısınmasını ya da bir balık türünün yerini yurdunu terk edişini anlamak için on yıllar süren, çok geniş coğrafyalara yayılan verilere ihtiyaç duyarız. Hiçbir bilimsel kurumun ya da akademisyenin bütçesi ve zamanı, her an her kıyıda bulunmaya yetmez. İşte tam bu noktada, o fildişi kulelerin kapıları açılır ve sahneye 'Vatandaş Bilimi' (Citizen Science) çıkar."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Selma Kırbaş yazdı: "Ayrık otu - 2""Bir kibrit yaktı. Alevler çoğaldı, cigarasını yaktı. Cigarasını avucuna sıkıştırdı, ...
08/03/2026

Selma Kırbaş yazdı: "Ayrık otu - 2"

"Bir kibrit yaktı. Alevler çoğaldı, cigarasını yaktı. Cigarasını avucuna sıkıştırdı, kibriti elinle çevirip söndürdü, poyraz hızlı esiyordu 'tutuştururuz ortalığı' dedi. Attı kendini kalemlerin kuytusundaki çubuk yığınlarının üstüne oturdu 'ohh' dedi 'rahat burası'. Göz ucuyla işçilere baktı, hızlı hızlı kazıyorlar ayrık otlarını darma duman ettiler, bir metal sesi gibi bir ses duydu sonra anladı, bu bağ çok ayrık otlu ama o kadar da taşlı bu bağ. Çapa taşa çarpıyor ondan ses geliyor çangur çungur…"

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Bülent Akgezer yazdı: "Güvercinler Nereden Gelir?""Artık hatırlanamayacak kadar eski zamanlarda,Bir varmış, bir yokmuş. ...
06/03/2026

Bülent Akgezer yazdı: "Güvercinler Nereden Gelir?"

"Artık hatırlanamayacak kadar eski zamanlarda,
Bir varmış, bir yokmuş. Yoksa hep mi varmış?
Tanrılar insanmış, insanlar tanrıymış.
Yer, içer, kavga eder, sevinir, sever,

Kızarlarmış.
Yani bizim gibi, yani insan gibi.
İşte bu tanrı-insanlardan anlatacağım hikâye.
Şimdilerde kimsenin hatırlamadığı."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Tülay Kospançalı yazdı: "Yaşamdan canlı yayın""Birbirinden ayrılmayan müthiş ikili: ebegümeci ve ısırgan otu. Bu mevsimd...
04/03/2026

Tülay Kospançalı yazdı: "Yaşamdan canlı yayın"

"Birbirinden ayrılmayan müthiş ikili: ebegümeci ve ısırgan otu. Bu mevsimde adada her yerde birlikte gördüğümüz bu ikilinin görünümlerini uzun uzun inceledim. Isırgan otu; sivri birçok kıvrımdan oluşan yeşil yaprakları, minik çiçekleri, içinde bir çocuk neşesi ile sanki her yere koşacakmış gibi heyecanlı, yayılmaya hevesli tohumları… Ebegümeci; yuvarlak kıvrımlı, yumuşak yeşil yaprakları, morun bin bir tonunu içeren çiçekleri, bir anne edası ile sarıp sarmalamak isteyen geniş kolları, korumacı gücüyle göğe doğru yükselişi…

Bu ikilinin birbirinin şifası olduğunu birçoğunuz biliyorsunuz. Hatta halk arasında "ısırgan otu dalar, ebegümeci yalar' denir. Yani ısırgan otu yangısına maruz kaldığımızda dağladığı yerine ebegümeci sürmemiz bu acıyı alır."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Sabri Özdemir yazdı: "Ama sen orada olmalısın""Bordo güller isyandır; Arkadaş Zekai Özger bu şiiri yazdığında devrime yo...
02/03/2026

Sabri Özdemir yazdı: "Ama sen orada olmalısın"

"Bordo güller isyandır; Arkadaş Zekai Özger bu şiiri yazdığında devrime yol oluyordu sokaklar. Biraz daha zaman var. Charlie, Sait Faik, Magritte başka adamlar. O hâlde daha çok yağmur, daha çok Kalben, daha çok ada, daha çok sonbahar. Yaz kaçkını düşlerim de var. İnsanlar savaşıyorlar ve kaç kimliğim var bilmiyorum. Milyonların hayal kırıklığı ve zerrelerin çığırtkanlığı dünyanın dönüşünü bozuyor… İyi kahve ve iyi Negroni içilen şehirleri ziyaret edeceğim zamanlar geliyor. İyi bir kek için yine Brüksel’e gideceğim zamanlar geliyor. İyi geceler Ortaköy ve iyi geceler Bozcaada. Yazdığım yazılar ve yaşadığım yazlar kadar açıyor koynunu sonbahar. Sonbaharı sevenler yanıma sokuluyorlar. Benimle ol ve birlikte yazalım, birlikte kaçalım; bizi bekliyorlar…"

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Ümit Hamlacıbaşı yazdı: "Adalara gidilmez, adalara dâhil olunur!""Bir ada ülkesi olarak İzlanda, hem coğrafi hem de nüfu...
28/02/2026

Ümit Hamlacıbaşı yazdı: "Adalara gidilmez, adalara dâhil olunur!"

"Bir ada ülkesi olarak İzlanda, hem coğrafi hem de nüfus olarak Avrupa’nın en seyrek nüfuslu ülkelerinden bir tanesi. Bozcaada’dan bile seyrek olduğunu söylememe gerek yok. Bozcaada’da kilometrekare başına sadece seksen kişi yaşıyoruz. Bu sayı İzlanda’da sadece dört kişi! Bu da çocuk sayısına göre kilometrekare başına bazen tek, bazen de yarım aile demek olabilir. Bu ıssızlık öyle ki koyunlar bile sürü hâlinde dolaşmıyor! İnsanların ve yerleşim yerlerinin arasındaki bu alışılmadık mesafe, seyreklik ve ıssızlık ada kültürünün en önemli göstergesi olmuş. Yüksek sesle konuşsan dahi sesini duyacak kimse yok!"

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Mustafa Dermanlı'nın özel röportajı: "90’lardan Bozcaada’ya... Oya & Bora ile müzik, ada ve hayat""Oya: Şemsiyemizi, has...
27/02/2026

Mustafa Dermanlı'nın özel röportajı: "90’lardan Bozcaada’ya... Oya & Bora ile müzik, ada ve hayat"

"Oya: Şemsiyemizi, hasırlarımızı, yemeğimizi alıyoruz ve gidiyoruz Habbele'ye. Paralı yerde değil öbür tarafta gayet güzel bir şekilde zamanımızı geçiriyoruz. Eğer çok yorgunsak ve üşenmişsek de limandan giriyoruz denize."

"Bora Ebeoğlu: Ada fikri zaten bende çok farklı bir duygu uyandırıyor. Yani denizin ortasında olmak, bazen ulaşılamamak, bazen bu kurtulamamak fikri çok romantik ve güzel geliyor bana."

Devamı 68'inci sayımızın sayfalarında. Abonelik için mesaj atabilirsiniz.

Address


Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bozcaada Mendirek Dergisi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

  • Want your business to be the top-listed Media Company?

Share