Taalbiya

Taalbiya Bir amaç bulun yeter.

Ama geceleri sizi uyutmayacak kadar güzel bir amaç...
Twitter | https://twitter.com/Taalbiya
Facebook| https://www.facebook.com/cuma.yuksel3 Taal; Arapça'da gel demekti... Biya; ise Farsça'da gel demekti... Taalbiya derken sana iki dilde de gel demek istemiştim... Sen hiçbir dilde gelmedin...

Marie, 1930 yılında alkolik bir annenin evlilik dışı çocuğu olarakdünyaya gelir. Annesi ona bakamayınca 5 yaşında olan M...
12/05/2017

Marie, 1930 yılında alkolik bir annenin evlilik dışı çocuğu olarak
dünyaya gelir. Annesi ona bakamayınca 5 yaşında olan Marie'yi
yurda verir. Ardından bir çift onu evlatlık edinir. Marie'nin kaderi ne
yazık ki yine yüzüne gülmez, çünkü onu evlatlık edinen çift sadist
çıkar. Bu İtalyan asıllı çift küçük kızı evin mahzenine kapayıp
sistematik biçimde işkence eder.

Dışarıdan bakıldığında normal ve
çok saygın göründükleri için, bunu yıllarca rahatlıkla gizleyebilirler ve
Marie adeta cehennemden geçer.
Marie Rose 17 yaşında depresyondan felç geçirir. Halüsinasyonlar
da gördüğü için doktorlar ona şizofren teşhisi koyar ve onu akıl
hastanesine yerleştirirler. Marie hayatının 17 yılını orada geçirir ve
çok zor yıllar yaşar. Umutsuzluk ve çaresizlik içinde kıvranır durur.
Yemek yemez, yerinden kımıldamaz ve sıkça intihar etmeyi düşünür.
Otuz dört yaşına geldiğinde doktorlar Marie'nin durumunu yeniden
değerlendirir. Onun şizofren olmadığına, ağır depresyon geçirdiğine ve panik atak yaşadığına karar verirler. Arkadaşlarının ve kendisini seven bir kaç sağlık görevlisinin yardımıyla Marie hastaneden çıkar.

O artık hür ve yaşamını nasıl sürdüreceğine dair kendisi karar verme aşamasındadır. Terk edilmiş, işkence ve tacize uğramış, otuz dört yılı ziyan olmuş bir kişi olarak hiçte kolay olmayacaktı, ama o yılmadı ve kızgın, öfkeli, umutsuz olmak yerine sıfırdan başlamayı tercih etti.
Yetkililer "Aklı dengesi yerinde değil, okuması imkansız" dedikleri
halde Marie, Salem State Üniversitesine Psikiyatri bölümüne girer ve mezun olur. Bu ara kanser hastalığına yakalanır ve mücadelesini kazanır. Kendisi gibi akıl hastanesinden çıkmış ve iyileşmiş Joe ile evlenir. Kocası maalesef altı sene sonra ölür ve Marie kendini işine verir. Uzun yıllar doktor olarak çalıştıktan sonra Harvard Üniversitesi'nde mastır yapar. Psikiyatrik hastalarla çalışır,
konferanslar verir. Biyografisi yazılır ve hayatı film olur (Nobody's
Child). Bir çok ödüle layık görülür.
Elli sekiz yaşındayken, 'vay be' dedirtecek bir şey yapar: On yedi yılını geçirdiği Masachusetts Danver Devlet Hastanesine yönetici olarak atanır.
Verdiği bir basın toplantısında şunları söyler: “Eğer affetmeyi
öğrenmeseydim, bir damla bile gelişemezdim. Yaşamım ziyan
edilmiş bir yaşam olurdu. Ve bugün bu hastaneye yönetici olarak
dönemezdim."
Marie Rose Balter'in yeni görevini haber yapan bir Ajans, onun zafer açıklamasını da şöyle yapar: "En uzun yolculuk, beynimizden
yüreğimize yaptığımız yolculuk. Affetmek bu yolculuğun en kestirme yolu. Affetmeyi gerektiren her yara, içinde önemli bir dersi barındırır.
Dersi görebilmek için yarayı yeniden deşerek yüzleşmek zorunda
kalsak bile..."

Marie bu hayatta hiçbir şeyin imkansız olmadığını gösteren en güzel örneklerden..

23/12/2014

Eski yaralarımızın acılarını dindirecek şefkatli bir el beklerken,
yeni yaralar sahibi olduk.

Burak Aksak

30/07/2014

Bazen bir söz yoktur. O gün ne olduğunu özetleyecek zekice bir alıntı yoktur. Bazen gün, sadece biter..

Criminal Minds

29/07/2014

Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır.

Mevlana

15/12/2013

bir hayali bir kişiyle kuruyorsunuz ve aynı hayali
başkalarıyla da kurup
gerçekleşmediğinin edebiyatını yapıyorsunuz ya o iğrenç ağızlarınızla.
yeter oğlum, yeter piç ettiniz.

g. inesi

01/12/2013

konuşsam dinler miydiniz
kırık dökük aşkları - ne kaldı şimdi -
dibe çöktüler bir bir
yavaş yavaş ıslanan
gereksiz eşyalar gibi..

edip cansever

24/11/2013

karıştırıp varlığını yokluğuna
yokken de varmışsın gibi sevdim..

ali lidar

19/11/2013

Rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde.
Öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda..

Birhan Keskin

04/11/2013

Hiç kimseyi tedirgin etmemişimdir ben, biliyor musun
içimdeki geceyi bile..

Edip Cansever

01/11/2013

Şunu da bir iyi belle: Benim için çok mühim olan, sana aşık olmak veya aşık olmadığımı bağırıp yırtınmak değildir. Aslolan; seni kırmamak, üzmemek, kaybetmemektir. Anladın mı canım?

Ahmed Arif - Leylim Leylim

27/10/2013

kimi vakit geldim sana ama hüznüm döndü,
baktım ki işgal gözlerin.
bilirim aydınlık için karanlıkta gerekli,
bazen var’ı anlarsın yok ile sevgilim..

Cahit Zarifoğlu

26/10/2013

Ah ne varsa beraber sevmeye yetişemediğimiz.
Yokluğunda hepsini birer birer seviyorum...

Ali Lidar

Address

Bursa

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Taalbiya posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category