03/04/2026
SÖYLEŞİ | “Küba halkı, kapitalizmin köleliğine dönmek istemediğini açıkça ortaya koyuyor”
Kübalı tarihçi ve yazar Frank Josué Solar Cabrales, ABD’nin Devrimci Küba’ya öfkesinin nedenlerini Harici'de Erman Çete'ye anlattı
1 Ocak 1959’da Batista’nın kaçmasıyla başarıya ulaşan Küba Devrimi, sosyalist karakterini soykırım seviyesine varan Amerikan ablukasına rağmen korumaya çalışıyor. Domuzlar Körfezi müdahalesi ile doruğa ulaşan emperyalist işgal girişimleri, biyolojik saldırı, suikast, iktisadi saldırganlık, karşı-devrimci faşist grupların beslenmesi gibi unsurlarla hayli “renklendirilmiş” durumda. İkinci Trump dönemi ile birlikte, Küba’nın gırtlağına çökme operasyonu, açıkça rejim değişikliği tonlarına sahip ve başını Küba’dan kaçan ve mülksüzleştirilen karşı-devrimci ebeveynlerinin hırsını taşıyan Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun çektiği Amerikan yönetimi, yalnızca Devrimi değil, bir bütün olarak Küba halkına yok etmeye ant içmiş gibi görünüyor.
Amerikan ablukası nedeniyle elektrik kesintilerinin artık olağan hale geldiği Ada’dan sorularımıza yanıt veren Kübalı tarihçi, yazar ve akademisyen Frank Josué Solar Cabrales, Küba halkının hem sosyalizmi, hem de ulusal egemenliğini kaybetmemek için Amerikan emperyalizmine direneceğini söylüyor. Ona göre, ABD’nin Küba’da gördüğü şey, 150 km uzaktaki küçük bir adanın burnunun dikine giderek başka bir dünyanın mümkün olduğunu göstermesi, yani başta Latin Amerika halklarına olmak üzere, tüm dünyaya “model”olması.
ABD’nin Küba’yı işgal etmesi durumunda ise, emperyalizmin, karşısında yalnızca silahlanmış Küba halkını ve “tüm halkın savaşı”nı değil, Latin Amerika halklarının kıta çapındaki karşı saldırısını bulacağının ipuçlarını veriyor.