Kapsül

Kapsül İnternetteki haber kalabalığında kaybolmamak için kapsül'e abone olmayı unutmayın. t.me/kapsulbulten

DAVOS STİLİ | Günlük Doz Dünya Ekonomi Forumu, Donald Trump’ın Grönland çıkışı, yapay zeka vurgusu ve “yeni dünya düzeni...
23/01/2026

DAVOS STİLİ | Günlük Doz

Dünya Ekonomi Forumu, Donald Trump’ın Grönland çıkışı, yapay zeka vurgusu ve “yeni dünya düzeni” tartışmalarıyla sona erdi. Zirve, son yılların en gergin Davos toplantılarından biri olarak kayda geçti.

130’dan fazla ülkeden 3 bin katılımcının yer aldığı zirvede ABD Başkanı Donald Trump, yalnızca katılımıyla değil Grönland’a yönelik açıklamalarıyla da gündemi belirledi. Trump, Grönland’ın ABD ve uluslararası güvenlik açısından stratejik önemde olduğunu vurguladı.

Trump, NATO ile Grönland’a “tam erişim” sağlayacak bir çerçeve üzerinde çalışıldığını açıkladı. Zirve öncesinde Avrupa’ya yönelik gümrük vergisi tehditlerini yumuşattı ve askerî güç kullanmayacağını söyledi. Ancak Grönland için “derhal müzakereler” çağrısını yineledi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Arktik güvenliğine yatırım yapılacağını ve Grönland için önemli bir yatırım paketi hazırlandığını duyurdu. “Kaba güçle tanımlanan bir dünyadayız” diyen von der Leyen’e karşılık Danimarka ise net konuştu: “Grönland’dan vazgeçmeyeceğiz.”

Trump, yapay zekayı ABD gücünün “yeni kalesi” olarak tanımladı. Çin’e teknoloji transferinin durdurulacağını açıkladı, ajan yapay zeka yatırımlarını büyümenin motoru olarak işaret etti. Zirvede teknoloji, ekonominin merkezine yerleşti.

Elon Musk ise Tesla’nın Optimus robotlarının fabrikalarda çalışacağını, yapay zekanın 2026 sonuna kadar insan zekasını aşabileceğini ve beş yıl içinde insanlığın kolektif zekasının üzerine çıkabileceğini söyledi. Bu açıklamalar Davos’ta geniş yankı uyandırdı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron “Kuralların olmadığı bir dünyaya gidiyoruz” derken, Kanada Başbakanı Carney “Masada yoksak, menüdeyiz” ifadelerini kullandı. Zirveden çıkan ortak mesaj netti: Güç mücadelesi sertleşiyor, jeopolitik riskler kalıcı hale geliyor ve dünya yeni, belirsiz bir döneme giriyor.

Faiz indi piyasa sarsıldı | Günlük Doz TCMB’nin yılın ilk faiz kararında 100 baz puanlık indirim yapması, piyasalarda da...
22/01/2026

Faiz indi piyasa sarsıldı | Günlük Doz

TCMB’nin yılın ilk faiz kararında 100 baz puanlık indirim yapması, piyasalarda dalgalanmayı beraberinde getirdi. Politika faizi yüzde 38’den 37’ye çekilirken, piyasanın 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında kalınması özellikle borsada satışları tetikledi. Küresel belirsizlikler ve faiz indirimiyle birlikte altın ise tarihi zirvesini yeniledi.

Merkez Bankası gecelik borç verme faizini yüzde 40’a, borçlanma faizini yüzde 35,5’e indirirken, karar metninde “toplantı bazlı ve ihtiyatlı” duruş vurgusu korundu. Metinde, ocak ayında enflasyonun gıda fiyatları öncülüğünde arttığı, talep koşullarının dezenflasyona verdiği desteğin zayıfladığı ve beklentilerdeki iyileşmenin risk unsuru olmaya devam ettiği belirtildi.

Faiz kararının ardından bankacılık hisselerinde sert satışlar görüldü. Bankacılık endeksi yüzde 3’ün üzerinde düşerken, XBANK 17.538 puana geriledi. BIST 100 endeksi ise 12.715 puan seviyesinde sınırlı kayıpla tutunabildi. Satışların temel nedeni, indirim miktarının beklentilerin altında kalması olarak değerlendirildi.

Ekonomistler kararı “ölçülü ama net mesaj” olarak yorumladı. Hakan Kara kararı makul bulurken, Selva Demiralp enflasyon beklentilerindeki yapışkanlığa dikkat çekti. İris Cibre, piyasada 2,5 trilyon TL’nin beklemede olduğunu vurguladı. Ali Çufadar ise yüksek faiz politikası ile rezerv alımları arasındaki çelişkiye işaret etti.

Küresel riskler, jeopolitik gerilimler ve düşen faiz ortamı altına olan talebi artırdı. Altın 4.800 dolar seviyesini aşarak tarihi zirvesini yenilerken, güvenli liman arayışı ve merkez bankalarının agresif alımları fiyatları yukarı taşıdı. Her yüzde 0,01’lik talep artışının altın fiyatını yüzde 1,4 yükseltebildiği belirtiliyor.

Bayrağa uzanan eller | Günlük DozMardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki sınır hattında, terör...
21/01/2026

Bayrağa uzanan eller | Günlük Doz

Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki sınır hattında, terör örgütü sempatizanları tarafından Türk bayrağını hedef alan provokatif bir saldırı gerçekleştirildi. Bayrağın indirilmesine yönelik girişim, yalnızca sınır hattında değil, Ankara’dan Şam’a uzanan hatta siyasi ve güvenlik boyutları olan bir krize dönüştü.

Sınırda toplanan kalabalık barikatları aşmaya çalışırken, Türk bayrağını indirme ve tahrip etme girişiminde bulundu. Güvenlik güçleri önce uyarı ateşi açtı, ardından biber gazı ve göz yaşartıcı kapsüllerle müdahale etti. Bazı kişilerin sınır duvarını aşarak Kamışlı’ya geçtiği tespit edildi. Milli Savunma Bakanlığı olayla ilgili idari tahkikat başlatıldığını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayrağa yönelik saldırıyı alçak bir provokasyon olarak nitelendirerek, “Bayrağımıza uzanan kirli ellerin hesabı mutlaka sorulacak” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve devletin üst düzey kurumları, saldırının Terörsüz Türkiye hedefini sabote etmeye yönelik olduğunu vurguladı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, olayla ilgili 14 kişinin gözaltına alındığını, 35 kişi hakkında tutuklama, 50 kişi için yakalama kararı bulunduğunu açıkladı. İktidar ve muhalefet partileri ortak bir tavırla saldırıyı lanetlerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olayı “provokasyonların en ağırı” olarak tanımladı.

Gerilim Suriye sahasında da derinleşti. YPG/SDG, hükümetle varılan 4 günlük ateşkesi ihlal ederek Haseke’de bir noktaya kamikaze İHA saldırısı düzenledi. Saldırıda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 7 sivil hayatını kaybetti. Ateşkesin bozulmasının ardından el-Hol Kampı ve DEAŞ’a ait hapishaneler Şam yönetiminin kontrolüne geçti. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Washington’un artık IŞİD’le mücadelede SDG’ye ihtiyaç duymadığını açıkladı. Bölgedeki güç dengeleri köklü biçimde değişiyor.

Dünya ‘Atlas’a ağır geldi | Günlük Doz “Yan bakma” tartışmasıyla başlayan kavga, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüyle...
20/01/2026

Dünya ‘Atlas’a ağır geldi | Günlük Doz

“Yan bakma” tartışmasıyla başlayan kavga, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüyle sonuçlandı. Ancak olay, cinayetle sınırlı kalmadı; sosyal medya tehditleri, provokatif paylaşımlar ve dikkat çeken ifadelerle çok boyutlu bir soruşturmaya dönüştü.

14 Ocak’ta İstanbul Güngören’de, birbirini tanımayan iki grup arasında çıkan tartışma saniyeler içinde bıçaklı kavgaya dönüştü. 15 yaşındaki E.Ç., sustalı bıçakla Atlas Çağlayan’ı göğsünden yaraladı. Ağır yaralanan Atlas, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Olay yerinde bulunanlar, ambulansın yaklaşık 40–45 dakika geciktiğini belirtti. İlk müdahale çevredeki yurttaşlar tarafından yapılmaya çalışıldı. Yaşanan gecikme, kamuoyunda büyük tepki yarattı.

Cinayetin ardından sosyal medyada Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Çağlayan’a yönelik tehdit içerikli mesajlar ve provokatif paylaşımlar tespit edildi. Bu kapsamda 6 şüpheli gözaltına alındı; 3’ü tutuklandı, diğerlerinin işlemleri sürdü.

Tutuklanan şüpheliler, tehdit mesajlarını kendilerinin atmadığını savundu. Şüphelilerden biri, daha önce Hakan Çakır cinayeti nedeniyle soruşturma geçirdiğini söyledi. İfadelerde “PKK V404” adlı site detayı dikkat çekti.

Kamuoyunda “ikinci Minguzzi davası” olarak anılan dosya, reşit olmayan failler ve sosyal medya üzerinden yapılan tehditler nedeniyle yakından izleniyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Suçlular hak ettikleri cezayı alacak” açıklamasında bulundu.

Suriye’de tarihi kırılmaŞam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan 14 maddelik kapsamlı ateşkes v...
19/01/2026

Suriye’de tarihi kırılma

Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan 14 maddelik kapsamlı ateşkes ve entegrasyon anlaşması, Suriye’de yıllardır süren fiili bölünmeyi sona erdirme yolunda en kritik adım olarak kayda geçti. Anlaşma; SDG’nin askeri varlığının tasfiyesini, petrol sahalarının devrini, PKK unsurlarının Suriye dışına çıkarılmasını ve Kürtlerin kültürel-dilsel haklarının anayasal güvence altına alınmasını aynı çerçevede buluşturdu.

Anlaşma kapsamında Suriye ordusu Rakka, Deyrizor, Tişrin Barajı, Ayn İsa ve Tel Abyad hattında çatışmasız şekilde kontrolü devraldı. SDG güçleri Fırat’ın doğusuna çekilirken, Şam’a bağlı birlikler ülkenin en büyük petrol ve doğal gaz sahalarının denetimini yeniden ele geçirdi. SDG’nin çekildiği kentlerde örgüt sembolleri indirildi, fiili yönetimler dağıldı.

Anlaşmanın en kritik başlıkları arasında SDG unsurlarının bireysel esasla Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına entegrasyonu, sınır kapıları ile petrol ve gaz sahalarının Şam yönetimine devri ve Suriyeli olmayan PKK yönetici ve üyelerinin ülke dışına çıkarılması yer aldı. IŞİD tutukluları ve kamplarının sorumluluğu tamamen Suriye devletine geçti.

Ateşkesten iki gün önce yayımlanan Kürt Hakları Kararnamesi ile 1962’den bu yana kayıtsız kalan Kürtlere Suriye vatandaşlığı verildi. Kürtçe, ulusal dil statüsüyle tanındı, Nevruz ülke genelinde resmî tatil ilan edildi ve etnik ayrımcılık açıkça yasaklandı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack, anlaşmayı tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirirken, Washington’un SDG’nin Şam yönetimine entegrasyonunu desteklediğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Suriye’nin terörden tamamen arındırılmasının bölgesel güvenlik için şart olduğunu vurguladı.

YORGUNLUK DEĞİL ALARMBugünün insanı, bedeni ve yogaHazırlayan | Evrim BayramBugünün insanı çoğunlukla sempatik sinir sis...
18/01/2026

YORGUNLUK DEĞİL ALARM
Bugünün insanı, bedeni ve yoga

Hazırlayan | Evrim Bayram

Bugünün insanı çoğunlukla sempatik sinir sisteminde yaşıyor: tetikte, hızlı, hazır ve yorgun. Bu bir zayıflık değil; sürekli uyarılan ve belirsizlikle çevrili bir dünyaya verilen bir uyum biçimi. Asıl mesele, bu halin fark edilmemesi ve içinden çıkmanın mümkün olduğunun bilinmemesi.

Birçok insan sinir sistemini regüle edebileceği araçlara sahip olduğunu bilmiyor. Durmak, hissetmek ve düzenlemek lüks sanılıyor. Yoga ise çoğu zaman sadece “esnemek”, “sakinleşmek” ya da “iyi hissetmek zorunda olunan” bir pratik olarak görülüyor. Oysa hiçbir şey olmak zorunda değil; iyi hissetmek de buna dahil.

Yoga bu dar kalıba sıkıştırıldığında, en çok ihtiyaç duyulan tarafı görünmez olur: sinir sistemine seçenek sunması ve bedeni yeniden güvenli bir yer olarak deneyimleme gücü. Doğru bir yoga akışında güç, esneme, nefes, hız ve yavaşlama bir araya gelebilir.

Her bedenin ve her sinir sisteminin ihtiyacı biriciktir. Birine iyi gelen tempo, başka biri için tetikleyici olabilir. Bu yüzden tek bir yöntem herkes için kapsayıcı olamaz. Sinir sistemi çeşitlilikten beslenir.

Yoga, doğru biçimi öğretmekten çok sınırları duyabilme becerisini geliştirir. Buradaki iyileşme; sürekli iyi hissetmek değil, yaşamda karşılaşılan durumlara sağlıklı bir sinir sistemiyle yanıt verebilmektir. Nefes ise yalnızca oksijen değil, anın ne kadar güvenli olduğuna dair bir geri bildirimdir.

Kaosa geri sayım: Kartlar kime gidecek | Kapsül Businessİran’da yükselen tansiyon, rejim tartışmasının çok ötesine geçmi...
17/01/2026

Kaosa geri sayım: Kartlar kime gidecek | Kapsül Business

İran’da yükselen tansiyon, rejim tartışmasının çok ötesine geçmiş durumda. Sahadaki hareketlilik; nükleer güvenlikten enerji piyasalarına, göç riskinden bölgesel güç dengelerine kadar uzanan çok katmanlı bir krize dönüşüyor. Türkiye açısından temel soru net: Bu sarsıntı yönetilebilir bir değişim mi doğuracak, yoksa kontrolsüz bir dağılma mı?

İran merkezli gerilim, Ortadoğu’nun tüm fay hatlarını aynı anda titretiyor. Sokakta öfke yükselirken küresel başkentlerde senaryolar yazılıyor. ABD caydırıcılık ile baskı arasında gidip geliyor, İsrail tehdidi kaynağında durdurma refleksiyle hareket ediyor. İran toplumu ise uzun süredir bastırılmış bir enerjinin dışa vurumunu yaşıyor. Türkiye bu tabloya mesafeli ama dikkatli yaklaşıyor.

Türkiye için en riskli senaryo, İran’da merkezi otoritenin zayıflaması. Böyle bir kırılma yalnızca siyasi iktidarı değil; güvenlik mimarisini, sınır kontrolünü ve toplumsal dengeyi hedef alır. Bölgesel tecrübe, devlet boşluğunun silahlı yapılar, vekâlet savaşları ve kitlesel göç ürettiğini gösteriyor.

Kriz yalnızca meydanlarda yaşanmıyor. Örtülü operasyonlar ve çözülen güvenlik zincirleri tabloyu daha da kırılgan hale getiriyor. Uzun yıllar süren yaptırımlar ve baskı, toplumda geri dönülmesi zor bir psikolojik eşik yarattı. Gençler ve kadınlar sistemle bağını büyük ölçüde koparmış durumda.

İran’ın tarihsel travmaları ve çok etnili yapısı süreci daha karmaşık kılıyor. Merkezi otoritenin zayıflaması, etnik ve bölgesel gerilimleri hızla siyasallaştırabilir. Nükleer ve balistik kapasite ise krizi bölgesel olmaktan çıkarıp küresel bir güvenlik sorununa dönüştürüyor.

Türkiye, İran toplumunun değişim talebini reddetmiyor. Ancak ani ve dış müdahaleyle şekillenen senaryoların istikrar getirmediği görüşünde. Ankara’nın yaklaşımı, zamana yayılan ve devlet yapısını tamamen çökertmeyen bir dönüşümden yana. Zorla hızlandırılan değişim kısa vadede sonuç üretir, uzun vadede ağır maliyet yaratır. Türkiye bu maliyetin farkında.

OTUR, SIFIRMilli Eğitim sınıfta kaldı | Günlük Doz Türkiye’de karne günü bu yıl sevinçten çok krizlerle anıldı. Yaklaşık...
16/01/2026

OTUR, SIFIR
Milli Eğitim sınıfta kaldı | Günlük Doz

Türkiye’de karne günü bu yıl sevinçten çok krizlerle anıldı. Yaklaşık 20 milyon öğrenci yarıyıl tatiline girerken, aynı gün eğitim sistemindeki derin sorunlar, Atatürk tartışması ve çocuk ölümleri ülke gündemine damga vurdu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, tatil mesajında öğrencilere ekranlardan uzak durma, kitap okuma, müze gezme ve sosyal sorumluluk çağrısı yaptı. Karnelerin öğrencinin potansiyelini tek başına ölçemeyeceğini savunan Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ni öne çıkardı.

Eğitim Sen’in yarıyıl raporu ise tabloyu ağırlaştırdı. Özel okul oranının yüzde 41’e çıktığı, dini eğitim veren kurumların bir yılda yüzde 33 arttığı belirtildi. Öğrenci başına yapılan harcamanın OECD ortalamasının üçte biri olduğu, 20 bin okulda temizlik personelinin bulunmadığı ve 611 bin çocuğun eğitim sisteminin dışında kaldığı vurgulandı.

İlkokul 1 ve 2. sınıflarda karne yerine verilen “Öğrenci Gelişim Raporu”nda Atatürk görselinin yer almaması yeni bir tartışma başlattı. Muhalefetin sert tepkileri üzerine Bakan Tekin, Atatürk’e saygıdan kimsenin şüphe duymaması gerektiğini söyledi ve bunun pedagojik bir tercih olduğunu savundu.

Karne günü İstanbul’da yaşanan bir cinayet de ülkeyi sarstı. Güngören’de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan bıçaklanarak öldürüldü. Adana Kozan’da ise 9 yaşındaki Kemal Azgın, bir düğünde maganda kurşunuyla hayatını kaybetti. Baba, karne gününde oğlunun mezarına giderek adalet çağrısını yineledi.

TRAVMATİK İRAN | Günlük Doz 28 Aralık 2025’te İran’da başlayan protestolar, ülke tarihinin en sert iç krizlerinden birin...
15/01/2026

TRAVMATİK İRAN | Günlük Doz

28 Aralık 2025’te İran’da başlayan protestolar, ülke tarihinin en sert iç krizlerinden birine dönüştü. Başlangıçta ekonomik nedenlerle patlak veren gösteriler, kısa sürede rejimin meşruiyetinin açık biçimde sorgulandığı kitlesel bir halk hareketine evrildi. Sokaklardaki isyan yalnızca Tahran’ı değil, Washington–Tahran hattını ve tüm bölgeyi etkileyen bir jeopolitik kırılma noktasına dönüştü.

Krizin fitili, döviz kuru çöküşü ve ağır ekonomik baskılar nedeniyle Tahran’daki Büyük Çarşı’da ateşlendi. Gösteriler ülke geneline yayılırken, güvenlik güçlerinin canlı mermi kullanmasıyla tablo hızla sertleşti. Bağımsız raporlara göre 2.500’den fazla kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi gözaltına alındı ve internet neredeyse tamamen kesildi. Bu süreç, İran’da son yılların en ağır devlet şiddeti olarak tanımlanıyor.

İran yargısı ve siyasi elit, tutuklanan protestocular için hızlı ve sert cezalar çağrısı yaptı. Yetkililer olayları iç savaşa yakın bir güvenlik tehdidi olarak nitelendirirken, uluslararası kamuoyu olası infazlar ve ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle alarm durumuna geçti.

ABD yönetimi protestoculara açık destek verirken, vatandaşlarına İran’ı terk etme çağrısı yaptı ve askeri seçeneğin masada olduğu mesajını net biçimde verdi. Tahran ise olası bir müdahalede bölgedeki Amerikan hedeflerinin meşru hedef olacağını duyurdu. Türkiye diplomatik denge arayışını sürdürürken, İran’dan Türkiye’ye doğru sınır geçişleri krizin bölgesel etkilerini görünür kıldı. İran sokaklarında başlayan isyan, küresel güç dengelerini test eden bir krize dönüşmüş durumda.

Travmatik Amerika | Günlük DozABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis’te bir ICE ajanının 37 yaşındaki Amerikalı R...
14/01/2026

Travmatik Amerika | Günlük Doz

ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis’te bir ICE ajanının 37 yaşındaki Amerikalı Renee Nicole Good’u aracının içinde öldürmesi, ülkede benzeri görülmemiş bir öfke dalgası yarattı. Olay, Trump yönetimini doğrudan hedef alan ulusal protestolara dönüştü.

7 Ocak 2026’da yaşanan olayda, ICE ajanı Jonathan Ross, Renee Nicole Good’a üç el ateş etti. Federal yetkililer “tehdit” iddiasında bulunurken, görgü tanığı videoları Good’un kaçmaya çalıştığını ve tehlike oluşturmadığını ortaya koydu. Good, üç çocuk annesi, toplum içinde aktif ve tanınan bir ABD vatandaşıydı.

Trump ve üst düzey yetkililer olayı “meşru müdafaa” olarak tanımladı. Good’un “yerli terörist” olarak nitelendirilmesi kamuoyunda infiale yol açtı. Açıklamalar, protestoların sadece ICE’e değil, doğrudan hükümete yönelmesine neden oldu.

Minneapolis’te başlayan gösteriler New York, Chicago, Washington, Los Angeles ve onlarca şehre yayıldı. Binlerce protesto düzenlendi, on binlerce kişi sokaklara çıktı. “ICE OUT”, “Adalet istiyoruz” ve “Federal şiddete son” sloganları öne çıktı.

Adalet Bakanlığı’nın sivil haklar soruşturması açmayı reddetmesi üzerine altı federal savcı istifa etti. FBI soruşturmayı sürdürse de ajanın yargılanmasının olası olmadığı belirtiliyor. Kongre’de ICE’in yetkileri ve göç politikaları tartışmaya açılırken, anketler kamuoyunda ICE’e desteğin sert biçimde düştüğünü gösterdi.

Renee Nicole Good’un ölümü, ABD’de federal kolluk gücü, göç politikaları ve devlet şiddeti tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sokaklardan Kongre’ye uzanan bu kriz, ülkenin siyasi ve toplumsal hafızasında derin bir kırılma olarak kayda geçti.

14/01/2026

Londra merkezli danışmanlık şirketi Henley & Partners tarafından her yıl hazırlanan en güçlü pasaportlar listesinde açıklandı.
Türkiye, 46'ncı sırada yer aldı. Geçen yıl da 46'ncı sırada yer alan Türkiye'nin yeri değişmedi.

Halep oradaysa arşın burada | Günlük DozSuriye ordusunun YPG/SDG’yi Halep şehir merkezinden ve Fırat’ın batısından tamam...
13/01/2026

Halep oradaysa arşın burada | Günlük Doz

Suriye ordusunun YPG/SDG’yi Halep şehir merkezinden ve Fırat’ın batısından tamamen çıkarmasıyla birlikte, Ankara’da “soykırım” ve “terörle müzakere” tartışmaları yeniden alevlendi. Bu gelişmeler, Türkiye’nin Suriye dosyasında en kritik eşiklerden birine girildiğini gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan süreci “tarihi fırsat” olarak tanımlarken, siyasi cepheler Ankara’da sert biçimde karşı karşıya geldi.

Sahada ise çatışmalar YPG/SDG’nin Halep’e yönelik kamikaze İHA saldırılarının ardından yoğunlaştı. Suriye ordusu, Şeyh Maksud, Eşrefiyye ve Beni Zeyd mahallelerini örgütten temizledi. Deyr Hafir ve Meskene dahil olmak üzere Fırat Nehri’nin batısındaki tüm SDG bölgeleri “kapalı askeri alan” ilan edildi. Ordu, Halep’i vuran İHA’ların bu bölgelerden fırlatıldığını belirterek silahlı unsurlara Fırat’ın doğusuna çekilme çağrısı yaptı.

Krizin kırılma anı, Halep Valisi’nin basın toplantısı sırasında valilik binasının bir İHA ile vurulması oldu. Bu saldırının ardından SDG’ye bağlı unsurlar yoğun çatışmalar sonucunda Halep’ten çıkarıldı ve Suriye ordusu kent çevresindeki askeri kontrolü sıkılaştırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halep’teki gelişmeleri 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması açısından tarihi bir fırsat olarak nitelendirdi. Halep’in YPG unsurlarından temizlenmesini kalıcı barış, huzur ve güvenlik için önemli bir kazanım olarak değerlendiren Erdoğan, Türkler, Araplar ve Kürtler arasındaki kardeşliğin bozulmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.

MHP lideri Devlet Bahçeli ise SDG/YPG elebaşı Mazlum Abdi’yi sert sözlerle hedef aldı ve Ankara’nın SDG ile müzakere etmesine karşı çıktı. Halep’te sivillerin canlı kalkan yapıldığını söyleyen Bahçeli, DEM Parti’yi örgütü aklamakla suçladı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halep’te yeni bir Halepçe denemesi yapıldığını savunarak operasyonlara tepki gösterdi. PKK’nın şehir yapılanması KCK ise Türkiye ile yürütüldüğü belirtilen ateşkesin Halep ve Kürt mahallelerine yönelik saldırılarla sabote edildiğini açıkladı.

Address

Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kapsül posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share