30/01/2026
Bugünlerde en sık karşılaştığım sorulardan biri şudur: “Biz birbirimize bağlı mıyız, yoksa sadece alıştık mı?”
Bu soru basit görünür ama ilişkinin kalbini hedef alır.
Çünkü bağ ile alışkanlık aynı şey değildir, hatta çoğu zaman birbirine karıştırıldığında ilişkiyi yavaş yavaş içten çürütür.
Sağlıklı bağ; seçimle oluşur.
İki insan, her gün yeniden birbirini seçer.
İletişim vardır, merak vardır, saygı vardır.
Zor anlarda kaçmak yerine temas kurma isteği olur.
Partnerinizin duygularını anlamaya çalışırsınız, çünkü onun iç dünyası sizin için hâlâ önemlidir.
Bağ, güvenle beslenir ve gelişmeye açıktır.
Alışkanlık ise konfordan doğar.
Aynı ev, aynı düzen, aynı roller…
İlişki sürer ama canlı değildir.
Sorunlar konuşulmaz, ertelenir.
Duygusal temas azalır, otomatik davranışlar artar. “Böyle gelmiş, böyle gider” cümlesi alışkanlığın sessiz imzasıdır.
Alışkanlık ilişkide kalmayı sağlar ama büyümeyi durdurur.
Sağlıklı ilişki hissi şunu sorar: “Bu ilişkide kendim olabiliyor muyum?”
Eğer cevap net bir evetse, orada bağ vardır.
Eğer “bilmiyorum” ya da “mecburum” diyorsanız, durup yeniden bakmak gerekir.
Çünkü sevgi, alışkanlıkla karıştırıldığında hem ilişkiyi hem insanı yorar.
Soru: İlişkinizde kaldığınız şey sevgiyle kurduğunuz bir bağ mı, yoksa sizi tutan bir alışkanlık mı?
Hadi yorumlayalım...