Mavi Beyaz Medya Grup

Mavi Beyaz Medya Grup AydossTv Teknolojik Web Tv -
Beyaz Sayfa Gazetesi
İmtiyaz Sahibi Selahattin OĞUL MİMARSİNAN CAD. HARİKA SOK. No:401 SULTANBEYLİ/İSTANBUL

TLF 0532 251 11 83

FİRMA
MAVİ BEYAZ MEDYA REKLAM VE ARACILIK HİZMETLERİ

FİRMA VE İNTYAZ SAHİBİ

SELAHATTİN OĞUL

ADRES: MİMARSİNAN MAH.

13/04/2022

KIBRIS ZAFERİ
✅✅ 1974'de Kıbrıs Harekatının Hemen Öncesinde Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit Londraya Gider ve Başbakan Vekili Prof. Dr. Merhum Necmettin Erbakan Kuvvet Komutanları İle Birlikte Havaalanında Hemen Bir Toplantı Tertip Eder ve Kıbrıs Çıkarmasının Emrini Verir.‼️‼️
Bu Çıkarmanın Emrini Alan ABD Türkiyeyi 6. Filo İle Tehdit Eder..
Merhum Erbakan Hocamız Tekrar Bir Toplantı Emri Verir, Toplantıya Bu sefer 300 Pilotu Davet Eder, Toplantıda Bu 300 Pilota Dönerek Şöyle Seslenir; Bizim Şu Anda Amerikayı Alt Etmek İçin Elimizde Güçlü Silahlarımız Yok, Bunları Üretecek Vaktimizde Yok, Dolayısıyla Bu Harekatı Hemen Gerçekleştirmeliyiz Der.. Bize Sadece 8 Pilot Gerekiyor, Şehadet Dalışı Yapıp Amerikayı Yok Etmek İçin, Salondaki 300 Pilotun 300'ü Biden Bu Şehadet Dalışı Görevine Şüphesiz Tereddüt Etmeden Talip Olurlar.‼️‼️
🥀🥀 Rahmet, Minnet ve Özlemle Yad Ediyoruz..
🥀 Kabri Nur, Mekanı Cennet, Makam-ı Ali Olsun İnşallah..
🥀 💕 💕 🥀

⭕ ARKADAŞLAR BU GÜN ÜLKEMİZ VE  MİLLETİMİZ OLARAK TARİH BOYUNCA YAŞAYACAĞI EN ÇETİN VE ZOR GÜNLERİNi YAŞAMAKTAYIZ.  AŞAĞ...
22/11/2021

⭕ ARKADAŞLAR BU GÜN ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ OLARAK TARİH BOYUNCA YAŞAYACAĞI EN ÇETİN VE ZOR GÜNLERİNi YAŞAMAKTAYIZ. AŞAĞIDAKİ YAZI OLAYI BÜTÜN ÇIPLAKLIĞI İLE ANLATMAKTADIR. DEFALARCA DA OKUSANIZ TEKRAR OKUMANIZ YERİDİR. ÇOK KIYMETLİ TESPİTLERİ OLAN, ÇOK DEĞERLİ MESAJDIR.

LÜTFEN SEVDİKLERİNİZ İLE DE BOL BOL PAYLAŞINIZ. BU BİR VATAN GÖREVİDİR.
AYNI ZAMANDA HAK İLE BATILIN AMANSIZ ŞAVAŞIDIR.


▪️Dava partiler üstüdür. Unutmayın kazanılması gereken seçim değil savaş var. Yenilmesi gereken parti değil sistem var.

1)ABD Türkiye'yi çembere alıyor.
Yunan adaları ve Trakya sınırına kadar üs kurdu. PYD'yi silahlandırıp bölgeye üs kurdu. ABD Türkiye'yi tehdit eden Doğu Akdeniz tasarısını senatoya sundu. Türkiye'ye baskıyı artırdı.Türkiye'de lider, otorite ve yönetim boşluğu oluşmasını bekliyor.

2) 2025'e kadar kadar parçalanacak 25 ülkeden biri de Türkiye idi. 2013'ten sonra oluşturulacak bir otorite boşluğu ile Türkiye işgale açık hale getirilip en az üçe bölünme planı uygulanacaktı. İlk hedef otorite boşluğu idi. FETÖ otorite boşluğu oluşturmakla görevlendirildi.

3) Ve bölme mesajını verdiler. New York Times Gazetesi 2016 yılında ABD Başkanı Wilson'un 100 yıl önce çizdiği Türkiye'yi üçe bölen haritayı tekrar yayınladı. Times Gazetesi ABD derin devletine bağlı. Uygulayacakları planların mesajı gazetede verilir. Resimdeki o harita.

4) Haritanın paylaşıldığı 2016 yılı 15 Temmuz Darbesinin yılı. Tesadüf değil. Haritaya göre Marmara, İstanbul ve İzmir'i de içine alan bölge Uluslararası Constantinopolitan Devleti, Doğu Anadolu’da Ermenistan, Güneydoğu Anadolu’da Kürdistan, orta bölge Türkiye diye bölünmüş.

5) Geçen sene CHP İzmir belediye başkanı Tunç Soyer İzmir'in kendi bayrağı ve parasının olması gerektiğini söyledi. Wilson haritasında İzmir ayrı bir devlete bağlı olarak görünüyor. Tunç Soyer'in de Wilson gibi bir mason olduğunu bilmeyen yok. Soyer'in konuşması tesadüf değil.

6) ABD derin devletine çalışan Henry Kissenger:
"Kıyamet Savaşı olacak, Ortadoğu'daki dengeler tamamen değişecek. 7 ülke işgal edilip Büyük İsrail Devleti kurulacak. Bu 7 ülkeden biri kesinlikl Türkiye olacak" demişti. Türkiye'yi işgal edip stratejik bölmeyi yapacaklar.

7) FETÖ darbe girişimini organize eden sözde “yurtta sulh konseyi” üyesi eski Tuğamiral Sinan Sürer’in odasında ele geçirilen dokümanlarda, Türkiye’yi iç savaşa sürekleyecek ve bölünmesine neden olacak plan tespit edildi. FETÖ bu kirli kurguya hizmet ediyordu. Hizmet hareketi (!)

Planları şöyleydi:
Deniz Kuvvetelerini FETÖ ile ele geçir.
Akdeniz'de operasyon yapamayacak hale getir.
15 Temmuz darbesiyle de Türkiye'yi içine kapa pasifize et.
Akdeniz, Suriye, Afrika,Ortadoğu'da Türkiye'siz paylaşım yap, harita çiz.
Tüm planları bozuldu.
Örtülü Savaştayız.

9) Türkiye neden bölünecek.
Güneydoğu petrol denizi Uzaydan tespit edildi. Çökecekler!
Kapadokya'ya kadar Büyük İsrail toprağı. Bölünmeden çökemezler.
Bölgede güçlü devlet ve otorite istenmiyor. Irak, Suriye, Libya, Türkiye, İran gibi. Bölünüp minimalize edilecek.

10) Türkiye 2016-2021 arasında otorite ilan ederek oyunu bozdu. İçeride bölme odakları tasfiye edildi. Dışarıda kuşatma odakları askeri operasyonlarla delindi! Akdeniz'e inip Libya ile anlaşarak savunma kalkanı kurduk. Ordu, MİT ve silahlar hızla modernize edildi.

11) 2016'dan sonra ABD Yunanistan'ın kuzeyinden güneyine kadar askeri olarak yerleşmeye başladı. Silah ve savaş mühimmatı yığdı. Ve hala yığmaya da devam ediyor. Tam bu arada dünyanın gözü önünde Yunan vekil 2020'de Türkiye bayrağını ikiye yırttı. Mesaj net. Türkiye'yi böleceğiz!

12) Türkiye büyük hamlesini yaptı. MİT için güvenlikli ve aktif olacak KALE adında bina yaptı. Metafizik istihbarat ve yüksek teknoloji eklendi. Dinleme ve sızma imkansız. Dış operasyon izni verildi. İsrail Hakan Fidan üzerinden KALE'yi tehdit etti. Çünkü MİT'i kaybettiler!

13) Kritik bir 10 yıl başladı. Saldırılar artacak.Türkiye TSK ve MİT'i temizleyip milli silahlarla modernize ederek savunma için hazır hale getirdi. ABD ve İsrail TSK ve MİT'i hedef tahtasına oturttu. FETÖ'nün temizlenmesi ile TSK ve MİT'i kaybettiler. Almak için gelecekler.

14) Birlik şart! Türkiye'de iç savaş çıkarıp otorite boşluğu planlıyorlar. Futbol, parti, ideoloji, ekonomi gibi birçok konu kaşınarak kontrollü kaos oluşturulacak. Darbe ve iç savaşın anahtar kelimeleri demokrasi ve özgürlük. Hedef petrol ve enerji kaynaklarının kontrolü.

15) Herkes uyanık olmalı. Parti kavgaları arttığı an ajanlar Türkiye'ye damlar. İç savaşı körükler. Dava partilerüstüdür. Unutmayın kazanılması gereken seçim değil savaş var. Yenilmesi gereken parti değil sistem var. Halk parti kavgasına yönlendirilip pasifize ediliyor.

16) Türkiye yakında büyük Mavi Vatan Tatbikatı yaparak meydan okuyacak. Sondaj gemileri ile Mavi Vatan'a yerleşme zemini kurdu. İHA-SİHA ile kukla piyonları etkisiz hale getirdi. Ayasofya ile stratejik mesaj verdi. Particilik ideolojisiyle düşünmeyin. Tarihin en büyük tehditiyle karşı karşıyayız.İçimizde bizden gibi görünen ruhu ve kalbi bizden olmayan vatan ve millet hainlerinin algılarına yalanlarına kanmayalım kendi elimizle kendi milletimize, kendi vatanımıza ve kendi devletimize ihanet etmeyelim. Bu millet bu vatan bu devlet batarsa hepimiz toptan batarız.”

01/09/2021

Abdülhamit Kayıhan OSMANOĞLU
Yazmış:
İYİ Parti Genel Başkanı Sn. Meral Akşener hanım efendinin bir açık hava programında İ.B.B Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olmuş Dedem Fatih Sultan Mehmed Han'a benzetmesi, Hanım efendinin bu konudaki cehaletini ortaya koymaktadır. Dedem Fatih Sultan Mehmed Han'ı gündelik siyasete alet etmek ecdada hakarettir. Dedem Fatih Sultan Mehmed Han'a kimse benzeyemez. Hele ki, daha türbesinin bulunduğu hazîreye saygısızca giren Ekrem İmamoğlu gibi bir şahıs asla ve kat'a benzetilemez.. Son olarak şunu ifade etmek isterim, Dedem Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul'u besmele çekerek aldı, birileri gibi kafa çekerek değil..
Kamuoyuna saygılarımla ...

Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU...

TÜRKİYE MÜLTECİ DEPOSU DEĞİLCumhurbaşkanı Erdoğan sanki, “Türkiye yol geçen hanı değildir” dememiş, sanki “Türkiye Avrup...
27/08/2021

TÜRKİYE MÜLTECİ DEPOSU DEĞİL
Cumhurbaşkanı Erdoğan sanki, “Türkiye yol geçen hanı değildir” dememiş, sanki “Türkiye Avrupa’nın mülteci ambarı değildir” çıkışını yapmamış gibi İngiltere’nin önemli gazeteleri Guardian, Mail on Sunday ve BBC Türkçe, Türkiye ve Pakistan’ın mülteci merkezi olarak görüldüğünü yazdı. Ortalığı karıştıran iddia İngiltere Savunma Bakanı Wallace’ın, Mail on Sunday için Afganistan’la ilgili olarak yazdığı makaleyle ilgili haberlerinde yer aldı.
İNGİLİZ OYUNU
İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un da dikkat çektiği gibi Wallace’ın makalesinde “Türkiye” ibaresi yer almıyor. Wallace’ın yazısının tamamının Türkçe çevirisini de istedim. “İngiltere’ye getirmekle yükümlü olduğumuz Afganlılar için Afganistan dışındaki bölgede bir dizi merkez kuracağız” diyor. Türkiye konusunda bir ima bile yok. Ama İngiliz basınında yer alan haberde, “İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Pakistan ve Türkiye gibi ülkelerde merkezler kurmayı düşünüyor” deniliyor. BBC Türkçe de bunu bakana atfen haber yapınca, bizim muhalefet mal bulmuş mağribi gibi üzerine atladı. Oysa Wallace’ın makalesinin metnine dikkat etseler, yalan haber üzerinden ülkelerini töhmet altında bırakmazlardı.
KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER’İN TEPKİSİ

Makale yayınlanır yayınlanmaz Kılıçdaroğlu ve Akşener, “Erdoğan söz verdi Türkiye ve Pakistan’da mülteci merkezi kurulacak” diye harekete geçtiler. Biliyorsunuz daha önce de “Afgan mülteciler için Erdoğan, Biden’la anlaştı” demişlerdi. Türkiye açıklama yapmış, inanmamış, ta ki ABD’den yalanlama gelince ikna olmuşlardı.
Dışişleri Bakanlığı, “Bugüne kadar hiçbir ülkeden tarafımıza iletilmiş bu yönde resmi bir talep bulunmamaktadır. Bu yönde bir talep iletilse dahi, bunu kabul etmemiz mümkün değildir” diye açıklama yaptı. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, iddianın kasıtlı bir çarpıtmadan ibaret olduğunu söyledi. AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in dediği gibi bu Türkiye’ye saygısızlıktır. Hatta bir adım ötesine gidersek küstahlıktır.

ÇAĞLAYANGİL - ERBAKAN ÖRNEĞİ

Yabancı mülteciler artık Türkiye’nin hassas sinir uçlarından biri oldu. O nedenle muhalefet kaşıdıkça kaşımaya çalışıyor. Muhalefetin bu konudaki tepkisi, uluslararası zeminde iktidarın elini de güçlendirebilir.
Eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, “Ben koalisyon ortağımız olduğu zamanlarda Erbakan’dan çok yararlandım. Yabancılar bizden istemediğimiz bir talepte bulundukları zaman, ‘Biliyorsunuz biz koalisyon hükümetiyiz. Bizim Erbakan diye bir ortağımız var. O bunu kabul etmez. Hükümeti yıkar. Siz bizim hükümetimizin yıkılmasını mı istiyorsunuz’ derdim. Önerilerini geri çekerlerdi” derdi.

Ama bizim muhalefet bunu Erdoğan’ın dediği gibi “yalan terörü” noktasına getiriyor.

BBC TÜRKÇE’NİN ÖZÜR DİLEMESİ
Sonunda İngiliz basını da hatasını kabul etti. İletişim Başkanlığı ve Dışişleri’nin çabaları sonucunda BBC Türkçe “Afganlara Türkiye’de mülteci merkezi kurulacağı” haberini silip özür diledi. BCC Türkçe’nin açıklamasında, Wallace’ın makalesinde yer almayan Türkiye ve Pakistan’da mülteci merkezleri kurulacağı yönündeki niyet beyanının Guardian ve Mail on Sunday gazetesinde yer aldığını, kendi haberinde ise “sehven” bakana atfen aktarıldığı belirtildi. BBC Türkçe’nin açıklamasında, “Sorun bir atıf hatasından kaynaklanmıştır fakat BBC Türkçe’nin böyle hatalar yapmaması gerekir. Bu nedenle okuyucularımızdan/izleyicilerimizden özür dileriz” denildi.
KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER ÖZÜR DİLER Mİ?

BCC özür diledi de peki bizim muhalefet özür dileyip iddialarını geri alır mı? Hiç sanmam. Tam tersine. Daha büyük bir iddia ile kampanyaya dönüştürürler.

ERDOĞAN’IN KADEM’DE VERDİĞİ MESAJ NEDEN ÖNEMLİ

İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edildiği süreçte KADEM tartışmaların odağında yer almıştı. KADEM İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken, karşı çıkanlar KADEM’i hedef almıştı.

KADEM’in çalışmalarına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği destek biliniyor ama İstanbul Sözleşmesi’nden sonra muhafazakâr mahallede yaşanan dalgalanmaları takiben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KADEM’i ziyareti özel bir anlam taşıyor. O nedenle hem ziyaret önemli bir mesaj niteliği taşıyor hem de Cumhurbaşkanı’nın orada yaptığı konuşma önemli.
Cumhurbaşkanı Erdoğan cuma günü akşam saatlerinde Vahdettin Köşkü’nden çıktıktan sonra KADEM’in Üsküdar’da Nevmekân’da devam eden hizmet içi eğitim kampına sürpriz bir ziyarette bulunuyor. KADEM’in hedef alındığı bir dönemde gerçekleşen bu ziyaret tabii ki moralleri yükseltiyor.
Programının yoğunluğu nedeniyle Erdoğan’ın katılımcılarla dışarıda fotoğraf çektirip ayrılması bekleniyor. Ama Cumhurbaşkanı içeriye girip 51 ilden gelen katılımcılarla sohbet ediyor.
ERDOĞAN’IN MESAJI
Cumhurbaşkanı konuşmasının başında KADEM’in diğer kadın dernekleri arasındaki öneminin altını çiziyor. “KADEM bizim kadına olan perspektifimizi sadece Türkiye’ye değil, dünyaya anlatmak bakımından çok önemli” diyor.
Erdoğan, KADEM üzerinden kadına, kadın haklarına ve kadının toplumdaki yerine ilişkin bir perspektif ortaya koyuyor. Afganistan’da yaşananları gözünüzün önüne getirirseniz, Türk kadınının rolü önemli. Ama sadece kadın hakları açısından değil, kadın ve demokrasi açısından da önemli.
Bazen haberler bir cümle ile geçiyor. Ama o cümlenin arkasında koskoca bir dünya yer alabiliyor.
Sierra Leone Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatima Maada Bio’nun Türk kadınına ilişkin mesajı da böyle bir gerçeğe işaret ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julis Maada Bio’yu kabulü haber kanallarının canlı yayınlarında yer aldı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuk Cumhurbaşkanı’nı Özbek Otağı’nda ağırlaması ayrı bir haber konusu olmuştu. Otantik özelliği nedeniyle Özbek Çadırı pek kullanılmıyor ama kullanıldığında da haber değeri taşıyor. Özbek Otağı’nda Cumhurbaşkanı eşleri de yer almıştı. Emine Erdoğan’ın konuklara bir şeyler anlattığı kameralara yansımıştı.

TÜRK KADINI İÇİN NE DEDİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KADEM’i ziyaretinde Özbek Otağı’ndan bir anekdot aktarıyor. Sierra Leone Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatima Maada Bio orada, “Türkiye’yi çok seviyorum” diyor. Bu cümle ülkemizi ziyaret eden bir konuk cumhurbaşkanı eşinin nezaketi olarak anlaşılabilir ama Fatima Hanım Türkiye’yi neden çok sevdiğini şu cümlelerle özetliyor: “Türkiye’deki demokrasiyi seviyorum. Türkiye’deki kadın haklarını çok seviyorum.”
Dikkat edin o masada başı örtülü iki Müslüman kadın var. Ama kadın hakları konusunda önderlik eden modern-muhafazakâr iki kadından söz ediyorum. Tabii başörtüsünü mo-
dernliğe aykırı görenlere sözüm yok.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anekdotu Türkiye’nin kadın hakları konusunda kazanımlarının İslam dünyasındaki kadınlara nasıl olumlu bir rol model oluşturduğunu anlatmak için aktarıyor.
Abdulkadir SELVİ
[email protected]
PAYLAŞ
Diğer Yeni Yazılar
Murat Yetkin
15.07.2018
15 Temmuz’un kara delikleri
Ahmet HAKAN
26.08.2021
Yıllık iznin bir bölümü
Ertuğrul ÖZKÖK
26.08.2021
O davulcu öldüğünde niye bizim davulcuyu hatırladım
Cengiz SEMERCİOĞLU
01.05.2020
1 Haziran’da açılacaksa, 3 Temmuz’da kapansın
BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ
Yazarın Diğer Yazıları

10 adımda doğru tercih
Milli Eğitim’e ‘ilkler’in bakanı
Anneanneden toruna 'şefkat' bayrağı
Gel bizimle yüz Batuhan
Ezber bozan liseler
LGS tercihinde 20 kritik nokta
Silikon Vadisi’nin ‘STAR’ı
2.5 milyonluk maraton başladı
Trafik lambaları liselilere emanet
Bu köyde herkes hokey ragbi tenis oynuyor

Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi hurriyet.com.tr; Hurriyet.com.tr haber içerikleri kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

© Copyright 2021

Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.

Haberler, son dakika haberleri, yerel ve dünyadan en güncel gelişmeler, magazin, ekonomi, spor, gündem ve tüm gazete haberleri Türkiye'nin Açılış Sayfası Hürriyet'te!

27/08/2021

Ey Yüce Allah'ım !!!

Lisanı ağızda olanı değil,
Lisanı gönül de olanlara yâr et bizi.!
Tebessümü simasında olanı değil,
Tebessümü gönül de olanlara kat bizi.!
Aşkı tende sananı değil,
Aşkı ruhunda can bilenlere arat bizi.!
"[Mevlana Celaleddin-i Rumi]"

Gecenin ve Cuma'nın hayrı bereketi üzerimize olsun...!!!
Ömrümüz dost zenginliği ile sağlıklı, bereketli, huzur içinde güzel geçsin...!!! Hayırla sevgiyle kalın

26/08/2021

Çorumlu vatandaştan Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki: Hadi yürü
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum'da esnaf ziyareti yaptığı sırada bir kadının tepkisiyle karşılaştı. Kılıçdaroğlu'nun çocuğuna dokunmasını istemeyen kadın, "Hadi yürü, yürü" diye bağırdı.

22/08/2021

''SAPIK KADINLAR ORDUMUZ VAR HABERİMİZ YOK''

Sokaklarda yatak odası kıyafetiyle dolaşan her kadın sapıktır...

Bir algı var; sapık dendiği zaman sadece akla erkek gelir.. Oysa; sokakların sapık kadınlardan da temizlenmesi lazım ki, toplum bir nebze ıslah olsun..
Çok garip geldi değil mi okuyunca "sapık kadınlar"(!)

Bir erkek avret mahallini iyice belli edecek tarzda çok dar bir pantolon giyse, sapık/rezil vs. diye bağırırsın.. Ama giydiğiniz taytlardan her hattınızı belli ederken kendiniz adına neden utanmazsınız?

Haa o sizin özgür yaşam tarzınız değil mi? Peki erkeklere niye yok o özgürlükten? Sen baştan aşağı avret olduğun halde, tayt giyme özgürlüğünü kendine hak biliyorsun da, erkeğin özgürlüğünü neden alıyorsun elinden?(!) Senin avretinin belli olması moda, erkeğin ki sapıklık öyle mi?

Otobüste/metro da bedeninin kokusunu şişeler dolusu parfüm sıkıp güzelleştirip, burunların direğini kıran ve erkeğin yanından ifil ifil geçtiğinde beyne direk şehvet hormonları uyarısı verecek kadar kokulanan bir kadın; "bana bakma" dediği gibi "beni koklamayın" da diyebilir mi?

Ben, helal olduğu halde hiç çarşı pazarı göğüsleri yarıya kadar görünür tarz da gezen abi/amca görmedim. Siz gördünüz mü? Görsek "sapık" diye koşarız değil mi adamcağızın peşinden?

Peki ben, domates seçerken sapık ablanın göğüslerini neden görmek zorundayım? Erkek göbekten yukarısı helal olduğu halde asla böyle gezmez/gezemezken, kadınlar göğüs avretini açıpta geziyor ve bu sapıklık olmuyor öyle mi?

Bir bankta kalçasının tam altına gelecek kısalıkta şort ile oturan bir adamın yanına çocuğunuzu oturtur musunuz?
Ne münasebet deli midir, sapık mıdır nedir?! Teklifim bile nasıl çirkin değil mi annesi?

Peki aynı şekilde oturan, kalçasından aşağısı çıplak bir kadının giyinişi, neden seni aynı şekilde rahatsız etmiyor? Vel hasıl kelam; sokaklar da yatak odası kıyafetiyle dolanan her kadın da bir o kadar sapıktır!

Toplumun ahlakını bozuyorlar! Toplumun kalitesini düşürüyorlar! Bugün o çocuklar çarşı pazarda bir ablanın göğsünü, kalçasını, bacaklarını görmek zorunda kalıyorsa, bu da bir "ÇOCUK VE TOPLUM İSTİSMARIDIR"....

NOT; Yazıyı kaleme alanda bir bayan olduğunu belirteyim.
( Alıntı)

11/08/2021

Altındağ'da büyük provokasyon: Yabancı uyruklulara saldırıp polis aracını taşladılar
Ankara'nın Altındağ ilçesinde iki grup arasında çıkan bıçaklı kavgada 18 yaşındaki Emirhan Yalçın'ın hayatını kaybetmesinin ardından başlayan olaylar büyüdü. İlçede yabancı uyruklu kişilerin evleri, iş yerleri ve araçlarına taş ve sopalarla zarar verildi. Saldırganlar polis araçlarını da taşladı. Ankara Valiliği konuyla ilgili "Olaylar vatandaşlarımızın soğukkanlılığı ve emniyet güçlerimizin yoğun çalışmaları sonucu an itibariyle sona ermiştir." açıklamasında bulundu.

04/08/2021

İstanbul'da günlük su tüketim rekoru

İstanbul'da tüm zamanların en çok suyu tüketildi. İSKİ'nin verilerine göre, dün şehre 3 milyon 358 bin metreküp su verildi.

03/08/2021 17:25
İstanbul'da günlük su tüketim rekoru

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, İstanbul'a su sağlayan barajlardaki su seviyesi yüzde 66,41 olarak ölçüldü.

Su miktarı 3 Ağustos itibarıyla Istrancalar'da yüzde 33,83, Terkos'ta yüzde 72,64, Sazlıdere'de yüzde 36,36, Alibey'de yüzde 37,99, Büyükçekmece'de yüzde 61,52, Ömerli'de yüzde 94,21, Darlık'ta yüzde 68,79, Elmalı'da yüzde 82,45, Kazandere'de yüzde 33,40 ve Pabuçdere'de yüzde 18,18 olarak kaydedildi.

Kente su sağlayan baraj ve göletler, 868 milyon 683 bin metreküp su biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 576,88 milyon metreküp seviyesinde bulunuyor.

Göğün de Sahibi Oldular!03 Ağustos 2021 - 22:17"Dünya'ya İnen Bir Lazer Işını veya Işık Işını Bu Orman Yangına Neden Ola...
04/08/2021

Göğün de Sahibi Oldular!
03 Ağustos 2021 - 22:17
"Dünya'ya İnen Bir Lazer Işını veya Işık Işını Bu Orman Yangına Neden Olabilir mi?"
Yazan Muammer KARABULUT
300 yıl aşkındır dünyanın diğer bir ifade ile yerin hakim olan Rothschildler göğün de(uzayında) tek hakimi oldu!..
Bill Gates 2020 yılında yerde DSÖ’ye pandemi ilan ettirirken, 2021 yılına küresel ısınmayı da ekledi. Elon Musk’da uzay çalışmalarında Mars’ta şehir kurmayı planlarken, Starlink projesi kapsamında 70 bin uyduyu devreye soktu. Diğer mevcut oyuncuları ve planları buradan takip edebilirsiniz.

Rothschildlerin, Bill Gates’in yerde, Elon Musk’ın gökte aynı zaman aralığında başlattıkları bu projelerinden haberinin olmama olasılığı var mı?

Dünya düzenini biraz bilen birisi buna %100 -hayır derdi.

Dünya düzeninde değişiklik yapma projesini biz değil, küresel güçler konuşuyor ve tartışıyordu. Değişimin anahtarı, “büyük kaos” çıkartmaktı. Biranda orman yangınları da aynen COVİD-19 gibi viral durumu geldi. Pandemi ilan eden DSÖ henüz virüsü kimin çıkarttığını bulamazken, bu seferde yangını kim çıkartıyor sorusuna yanıt aranmaya başlandı. İşte bu sorular biranda, Amerika Birleşik Devletleri Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi Üyesi Marjorie Taylor Greene’nin 17 Kasım 2018 tarihinde facebook hesabında paylaştığı kuşkulara götürdü.

Greene, 2018 yılında 70’den fazla ölü ve 1.000’den fazla kaybın olduğu, Kalifornia'daki tarihin en büyük ölümcül yangının sorumlusu olarak PG&E - Pasifik Gaz ve Elektrik Şirketi'nin gösteriyordu. Ve bu orman yangınında PG&E, uzaydan gelen lazer ışınlarını kullanmış olabilir mi, sorusuna yanıt arıyordu. Yani bugün bizim aradığımız yanıt, 2018 yılında Amerikalı meclisi üyesi tarafından da aranıyordu.

Marjorie Taylor Greene facebook paylaşımında; PG&E'nin yönetim kurulundaki Roger Kimmel'in aynı zamanda uluslararası yatırım bankacılığı şirketi Rothschild Inc'in Başkan Yardımcısı olmasını ve PG&E hisselerine olan merakından dolayı yaptığı araştırma sonucu bazı bilgilere ulaştığını açıkça yazarak, bir nevi ihbarda bulunuyordu.

İlginç bulduğu diğer bir hadise ise PG&E'nin yıllar boyunca Kaliforniya Valisi Jerry Brown'a yaptığı finansal katkıların ve lobicilik için harcanan milyonlarca doların uzun geçmişi idi. Greene suyun akışını kontrol eden vali de kontrollerinde demek istiyordu.

Şimdi Vali Brown'ın, Eylül 2018'de PG&E'yi koruyan ve PG&E'nin yangın maliyeti sorumluluğunu faiz artırımları ve tahviller aracılığıyla müşterilerine devretmesine izin veren bir yasa tasarısını imzalaması ne kadar tesadüf olabilirdi?

Meclis üyesi Greene, Vali Brown'ın 77 milyar dolarlık Yüksek Hızlı Tren Projesi'nin inşa edileceği öngörülen alanlarda yangın çıkmasını da tesadüf zincirine ekledi. Sanki Kaliforniya orman yangınında tesadüfler bir araya geliyor ve garip bir şekilde, yangınlara neden olan lazerler veya mavi ışık huzmeleri gibi görünen şeyler, resimler ve videolar da ortalıkta dolaşıyordu. Ve tüm bunları, gördüklerini söyleyen insanlar da vardı. Her zaman olduğu gibi, devreye hemen teyitçiler giriyor, haber ve görüntüleri hızlıca yalanlıyorlardı.

İşte burada Marjorie Taylor Greene paylaştığı mesajında bilinçli olarak hiçbir şey bilmediğini söyleyerek devam eden kuşkularını da şöyle sıralıyordu, PG&E'nin Güneş Enerjisi ile 2009'da başlayan uzay güneş jeneratörleri konusundaki ortaklığını gerçekten merak ediyorum. Mart 2018'de uzaya(*) fırlatılacağını duyurdular, hatta belki daha önce de fırlatılmış olduğunu da belirtti.
Greene PG&E’nin uzay yatırımı ile de Uzay güneş jeneratörleri güneş enerjisini toplar ve sonra elektriğe dönüştürmek için Dünya'ya bir vericiye geri ışınlar. Düşünce, kömür ve petrolün yerini alacak temiz enerjidir. Güneş enerjisini Dünya'ya geri ışınlıyorlarsa, eminim bir verici alıcı istasyonunu asla kaçırmazlar değil mi??!! Demek istediğim, yeni bir şey icat edildiğinde asla hata yapılmaz. Bu nasıl görünecekti ki? Sanırım Dünya'ya inen bir lazer ışını veya ışık ışını bu yangına neden olabilir mi?

-Hımmm, bilmiyorum.

Umarım değildir! Bu, PG&E, Rothschild Inc için pek iyi görünmezdi.(…) Ve bu uzay güneş jeneratörleri ile, umarım güneş enerjisini dünya'ya ışınlamak için çok iyi bir amaçları vardır… Temennisi ile biten Marjorie Taylor Greene paylaşımında, “Yahudi” kelimesi geçmese de konu bir anda “Yahudi Uzay Lazeri” ile servis edildi. Çünkü Greene açıklamasında, PG&E'nin yönetim kurulu üyesi olan Roger H. Kimmel’in Rothschild Inc. Uluslararası Yatırım Bankacığında başkan yardımcısı olarak adını geçirmesi yetmişti. Sihirli kelimelerden olan Antisemitizm hemen hortlayacak, Rothschild adı temiz çıkartılacak ve konu komplo teorisi kapsamına alınarak kapatılacaktı!..

Burada belirtmeliyim ki Rothschild Inc’in Başkan yardımcısı olan Roger H. Kimmel’in PG&E’e bağlı kuruluşlarda başkanlık ve yönetim kurulunda görev almasının tek nedeni olabilirdi. O da PG&E’nin sahibi Rothschild. Inc’den başkası olmazdı. Zaten bunu gerçeği de Rothschildleri biraz tanıyan bilirdi.

Reuters haber ajansı Roger H. Kimmel’nin kuşkularının tam unutulduğu bir zaman olan 15 Ocak 2019 tarihinde, “Rothschild başkan yardımcısı PG&E yönetim kurulundan” istifasını duyurdu. Haberde, “Kalifornia enerji şirketi PG&E Corp Salı günü yaptığı açıklamada, yatırım bankacılığı firması Rothschild Inc'in başkan yardımcısı Roger H. Kimmel'in şirketin yönetim kurulundan istifa ettiği” yazılıydı.

Rothschild Inc’deki başkan yardımcılığı görevine 2001 yılında başlayan Roger H. Kimmel, Ocak 2009'dan itibarende PG&E Corporation Finans Komitesi ve PG&E Corporation Kamu Politikası Komitesi üyesi, PG&E Corporation ve Utility'nin direktörlüğünü yaptı.

PG&E Pazartesi günü yaptığı açıklamada ise Kaliforniya'da 2017 ve 2018'deki feci orman yangınlarıyla bağlantılısı ve baskı nedeniyle, California Ormancılık ve Yangından Korunma Departmanı (CalFire) tarafından açılan iflas davasına hazırlandığını söyledi.

ABD’de küresel güçlere karşı Beyaz Saray’a yakın kaynaklardan gelen ilk kıvılcım olan 2018 yılı Kaliforniya orman yangını kapatılmadı. 30 Ocak 2021 tarihinde Amerikan iş dünyasının dergisi olarak bilinen FORBES’de Marjorie Taylor Greene’nin iddiaları tekrar gündeme getirildi. Sanki haber, Rothschild’e kadar uzanan lazer ile orman yangın çıkarma olasılığı 2021 yılında tekrar hatırlanırsa kapatılmak için yapılmıştı.

Ne demişler, ateş olmayan yerden duman çıkmazmış.

Mümkün olduğu kadar, 2018 yılında Kaliforniya’da yaşanan orman yangınlarında ilk kez Greene’nin gündeme getirdiği kuşkuları özetlemeye çalıştım. Yaptığım araştırmada Greene’nin, “Yahudi Uzay Lazeri” veya başka bir demografik terim birlikte kullanıldığını görmedim. Fakat Greene’nin çok fazla ayrıntıya girmeden uzayı işaret etmesi bile yetmişti. FORBES’in 2021 yılındaki haber ise özellikle 2018 yılındaki bu kuşkuları kapatmaya yönelik olduğu için, yine Hollywood filmlerinde olduğu gibi, “Kara uzay gemisi, bir Latin ışın kılıcı veya bir Çin virüsü gibi şeyleri ne sıklıkla duyuyorsunuz?” benzetilmesi yaparak, "Yahudi Uzay Lazeri"ne gönderme yapılıyordu.

Anlaşılan uzaydan yangın çıkartma teknolojisi hiç kuşkusuz yeryüzünde henüz tam teslim alınmayan hükümetler ve halklar için daha bir çok alanda soru işareti yaratacaktı. Ulusal güvenliğin yeryüzünden biranda göğe yükseldiği görünecekti. Her zaman olduğu gibi, son dönemlerin moda terim trend olacak cümleler devreye girecek ve konunun üzerine etnik, dinsel terimler kullanarak hedef başka yöne sevk edilecekti. Nitekim burada da, Yahudi karşıtlığı devreye girdi. O zaman bu kuşkunun yerle bir edilmesi gerekecekti. O da 2018’deki facebook mesajını, “bir klozetin su yüzeyinde yüzen bir şey gibi.” göstermek olacaktı.

FORBES dergisinde bu mesajın nasıl aşağıladığını bütün ayrıntısı ile okuyabilirsiniz. Yine FORBES’deki haberde özellikle vurgu yapılan bir hadise var, “iklim değişikliği.” Bunu da artık Bill Gates’in 2021 yılını iklim değişikliği yılı olacak öngörüsü ve yazdığı kitaptan dolayı biliyoruz.

FORBES’de diğer dikkate çeken bir hususta, Rothschild ailesinden herhangi bir açıklama yapmadığı halde, her yıl yayınladığı zenginler listesinde yer almadığı gibi adının Kaliforniya yangınında geçmesinden dolayı duyulan büyük rahatsızlıktı.

Onun için Marjorie Taylor Greene’in, "uzay lazeri" teoriye dönüştürüldü, ardından da, "ilgili uzun bir komplo dizisi ve bu komploların her zaman kökünde Yahudi karşıtı olduğunu” belirtildi. 19. yüzyıldan itibaren insanların bu teoriyi kullanıyordu. Özellikle zengin bir aile(muhtemelen Hristiyan), genel olarak Yahudilere iftira atıyordu. Onlar göre, dünyayı kontrol etmek isteyenler Yahudilerdi. Günümüzde yaşadığımız halk sağlığı krizini çıkartanlar da Yahudilerdi. Sanki Rothschild ailesi = yeryüzünde yaşayan tüm Yahudiler olarak tescillenmişti. Rothschildler bir laf söylemek Yahudilere hakaret sayılıyordu.

FORBES’in bu sayısında, her türlü propaganda aracını elinde tutanların, sızıntılara karşı tahammülü olmadığını yine Rothschildleri korumak isterken açığa çıktığını gördük. Konu uzay lazeriydi ama eski ABD Başkanı Donald Trump'ın kampanya konuşmasında Covid-19 koronavirüsünden bahsederken, “kung-grip virüsünden” bahsettiği hatırlatıldı. Aşağılamak için de, “dövüş sanatları yapabilen bir virüs mü, uzay lazeri mi?” sorusu soruldu.

Israrla Taylor Greene’nin orman yangınlarına neden olan bir uzay lazerine dair gerçek bir kanıt olmadığını vurguladıktan sonra, “Rothschild ailesinin veya başka birinin böyle bir lazer yaptığına dair gerçek bir kanıt” sunmadığını 2021 yılında yazıyordu.
Burası çok ilginç, FORBES yazarı, “bu komplo teorilerinin arkasında, dev bir oyuncak ayının gökyüzünde yüzdüğü ve sosisli sandviçler attığına dair kanıt olduğu kadar çok kanıt” olduğuna ilişkin de bir benzetme yaptı. Haber gücü ile itibarı yüksek olan yaygın basın, akıl karıştırma ve propaganda eylemini bu türden yöntemlerle yapıyordu.
FORBES yazarı Bruce Y. Lee yazısının sonunda, Taylor Greene’nin arkasındaki Trump’ı da eleştirerek, Covid-19 koronavirüsünü, Çin virüsü veya Kung Fu adını değiştirerek “kung gribi" olarak adlandırmaya devam etmesinden sonra olanlara dikkat çekmek istiyordu. Trump için, -bu virüsü durdurdu mu? Bunun yerine virüsün yayılmasını kontrol etmeye odaklansaydı kaç hayat kurtarılabilirdi? Sorusu ile de boşuna uğraşmayın, orman yangınlarının arkasında da, "Yahudi uzay lazeri" aramayın diyordu.

Profesyonel örtücü olduğu anlaşılan FORBES yazarı Bruce Y. Lee, virüsteki felaketi gösterdikten sonra, kirlilik ve iklim durumu daha da vahim olmaya devam ettiğine vurgu yaparak, “Her yıl daha fazla orman yangını çıkıyor gibi görünüyor.” Yangının nedenini iklim değişikliği sorunu olarak görmeliyiz. Ama bu sorunu çözmek yerine, “lazer odaklı” düşünmenin bir faydası olmayacağını söyleyerek, aslında tehdit ediyordu!..
Bu tür kapatmaların, yazılı ve görsel basının asıl görevi olduğunu bildiğimiz için, Bruce Y. Lee’nin çabalarını çok iyi anlıyoruz ve takdir ediyoruz. Görevini yapıyor.

O zaman, Marjorie Taylor Greene kuşkusunda haklı mı? PG&E'nin yönetim kurulundaki Roger Kimmel ile Rothschild’e uzanan ve orman yangınlarını göstererek oradan uzaya çıkan bağlantı tesadüf olabilir mi?

O zaman Marjorie Taylor Greene’nin, PG&E'nin Güneş Enerjisi ile 2009'da Mojave Çölü’nde uzay güneş jeneratörleri ile başlayan ve “Mart 2018'de uzaya fırlatılacağını” duyurduğu uydular nerede? Bunların uzayda ne iş yaptığını bilen ve denetleyen uluslararası bir kurul var mı?
Artan enerji maliyetlerini düşürmek için, Mojave Çölün’de “10 km çapında bir güneş tarlası kurmak yerine yalnızca 2 metre çapında bir teleskop aynası" kullanmayı yeterli görerek, PG&E’yi iflastan mı kurtarılacaktı? Ama artık lazer ışınını ateşli silaha dönüştürmek veya konumuz olan orman yangını çıkartmak çok kolay, belki uzaya çıkmaya bile gerek yok. O lazerler Alibaba’da bile satılıyor.
Günümüzde, “uydulara monte edilmiş lazerleri Dünya’ya doğru ateşleyerek, yüzey yüksekliğindeki en küçük değişiklikleri, örneğin kutuplardaki eriyen buzları takip” ediliyor. Isıtma için kullanılabiliyor. Bu alanda bilgisine güvendiğim Tuncay Uludağ’da twitter hesabından, “Dünya etrafında termal kameralar ile donatılmış yüzlerce uydu mevcut, görevleri yangınları büyümeden başlama anında yakalamak. Yanan mangalı bile anında gören bu uydular mevcut iken, ABD orman yangınlarının bile çok geç fark edilmesi gerçekten çok tuhaf. Büyük oyunlar dönüyor.” mesajını paylaştı.

Çıkan yangınların nasıl çıktığı veya çıkartıldığı görülmüyor mu? Diğer bir ifade ile göstermiyorlardı…

Rothschildleri aklayan Bruce Y. Lee’nin orman yangınlarında uzayı boş verin, iklim değişikliğine önlem alın mesajına mı odaklanalım? İklim değişikliği ile biranda hayatımıza sokulan ve Lee’nin söylediği gibi artan orman yangınlarına karşı, yangın tüpü ile çalı çırpı ile yangın söndüren insan manzaralarını yaşamaya devam mı edelim? Olmamamsı gereken yangın yerinde bütün gücü ile açıklama yapan, samimiyetini bildiğim Dışişleri Bakanını mı dinleyelim? Bu hikaye zaten pandemi ilanı ile günlük hayatımıza giren maske, mesafe ve yalnızca aşı olmamızı istenerek anlatılmıyor mu?

Hayır çok geç kaldınız. Söylediklerinizin hepsini çok iyi anlıyoruz, daha fazla örnek vermeye, işin içine Yahudi seti çekmenize gerek yok.

FORBES yazarının haberi yok ama Rothschildlerin fonladığı PG&E gibi az bilinen, RAND Corporation, S**ce Weapons Earth Wars/ Uzay Silahları Dünya Savaşları isimli kitabı 2002 yılında yayınladı. Kitapta başlıklardan da anlaşılacağı üzere, bırakın yangın çıkartmayı dünyadaki bütün canlıları çok kısa sürede nasıl kömüre çevireceklerini ayrıntıları ile yazdılar.

Ayrıca Ateş, ışık ve ısı veren kimyasal oksidasyon sürecinin, Plazma ise atomik iyonlaşma sürecinin sonucudur. Plazma, gaz haldeki maddelerin manyetik kutuplaştırmaya bağlı doğrusal noktalarda oluşan fiziksel ve kimyasal tepkimenin kontrollü etkileşim sürecine verilen genel adıdır. Plazma, kimya ve fizikte iyonlaşmış gaz anlamına gelmektedir. Basitçe söylemek gerekirse, ateş kimyasal bir reaksiyondur ve plazma atomik bir reaksiyondur. Kalifornia'daki yangınlar yangın değil, plazma belirtileri olduğu söyleniyor. Çok sıcak yanıyorlar ve nesneler bir atomik reaksiyonda içeriden "yanıyor".
Ultra hızlı lazer-plazma
ile istediğini yeri vurabilir veya kontrolü yangın çıkartabilirsiniz. Orman yangını çıkan yerlerde özellikle ısıya, sürekli değişen rüzgar yönüne ve eriyen metal parçalarına özellikle dikkat etmek gerekiyor.

Teknolojide bu güce erişildiği bazı hükümetler tarafında tabii ki fazlası ile biliniyor. Yeryüzünde virüs yalanları ile vücudumuzu, kitaptaki,
“Uzay tabanlı(LAZER) yönlendirilmiş enerji silahları”
ile de dünyamız, KORKU vererek kontrol edilmek isteniyor.
Köle olduğumuz için, maske ile dolaşacağız. Çalı çırpı ile ormanda yangın söndüren kadınımızı, haber ajansınız (AP) ile dünyaya yayacaksınız. Yaptığınız işleri biz sorguladığımızda veya anlattığımızda komplo teorisi yapmış olacağız. Antisemitizm ile suçlayacaksınız, bilim karşıtı diyeceksiniz…Yeryüzünde yaşayan insan yalnızca sizin seçtiğiniz insanlar olacak, öyle mi?

Amerika Birleşik Devletleri Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi Üyesi Marjorie Taylor Greene kuşkuları ile bugün daha iyi anlıyoruz ki, orman yangınlarını sizden başka kimse çıkartamaz! Ormanları böylesine yakmayı aklının ucundan dahi geçirmez. O sapıklık sizin DNA’larınızda var.

Göğün sahibi de Rothschildler mi oldu?

Son olarak; Eğer bu dünyada insanca yaşamak, ülke olarak varlığımızı korumak istiyorsak, milli okçu Mete Gazoz’un , 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nda şampiyon olurken izlediği yolu takip etmek yeterlidir.

(*) ABD 29 Mart 2018'de Federal İletişim Komisyonu, S**c eX’in benzeri görülmemiş 4.425 uyduyu Dünya çevresinde alçak yörüngeye fırlatma planına onay verdi.

Address

Mehmet Akif Mh. Atatürk Caddesi Cenk Sk. No:12/1
Istanbul
34920

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mavi Beyaz Medya Grup posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Mavi Beyaz Medya Grup:

Share