ISLIK

Directions

ISLIK Yayınevi

Jean Jacques Rousseau 314 yaşında… “Kıyamet borusu ne zaman çalarsa çalsın, ben elimde bu kitapla, yüce yargıcın huzurun...
02/07/2026

Jean Jacques Rousseau 314 yaşında…

“Kıyamet borusu ne zaman çalarsa çalsın, ben elimde bu kitapla, yüce yargıcın huzuruna çıkacak ve yüksek sesle şöyle diyeceğim: “İşte ben böyle düşündüm, böyle yaptım, böyle oldum. İyiyi de, kötüyü de aynı içtenlikle söyledim. Hiçbir kötülüğü saklamadım, hiçbir iyiliği eklemedim; eğer bazı önemsiz süsler kullandığım olduysa, bu ancak bellek kusurumdan ileri gelen bir boşluğu doldurmak için olmuştur; doğru olabileceğini bildiğim şeyi doğru saydım, yanlış olduğunu bildiğim şeyi asla doğru saymadım. Kendimi nasılsam öyle gösterdim; kötü ve aşağılık olduğum zaman kötü ve aşağılık; iyi, gönlü zengin, yüce olduğum zaman iyi, gönlü zengin, yüce; içimi, ancak senin görmüş olduğun gibi, açıkça ortaya koydum. Ey sonsuz varlık, benzerlerimin sayılmaz kalabalığını çevremde topla; itiraflarımı dinlesinler, kötülüklerim karşısında inlesinler, acılarım karşısında yüzleri kızarsın. Onlardan her biri sırası gelince tahtının dibinde kendi kalbini aynı içtenlikle açsın ve sonra, sadece biri, eğer buna cüret edebilirse, sana şöyle desin: “Ben bu adamdan daha iyiydim.”

Hukukun Hükümranlığı, Ronald Deorkin, Türkçesi: Ertuğrul Uzun”“  hayatımızın her yanına nüfuz etmiş durumda. Bizi her ne...
28/06/2026

Hukukun Hükümranlığı, Ronald Deorkin, Türkçesi: Ertuğrul Uzun”

“ hayatımızın her yanına nüfuz etmiş durumda. Bizi her ne isek o yapan hukuktur: Bizi yurttaşlar, işverenler, doktorlar, eşler, malikler yapar. Kılıçtır, kalkandır, tehdittir: Ücretimizi almak isteriz, kiramızı ödemeyi reddederiz, çarptırıldığımız para cezasını ödemeye zorlanırız, kodese tıkılırız; bütün bunlar soyut ve semavi egemenimiz olan hukukun buyruğu uyarınca gerçekleşir. Hukukun buyruklarını tartışırız; buyruklarını ve talimatlarını kaydetmesi gereken sessiz kaldığında bile tartışırız; sonra da sanki hukuk bir yazgıyı kolayca duyamayacağız şekilde mırıldanmış gibi davranırız. Böyle bir durumda ne yapmamız gerektiğini tartışırken, hukuk hükümranlığının tebaasıyızdır; onun yöntemlerinin ve ideallerinin takipçisi, ruhen ona bağlı olan tebaası.

Peki, bu ne anlama geliyor?“

Hegel’de Hukuk Anlayışları, William E. Conklin, Türkçesi: Ali Acar ’de   Anlayışları, Hegel’in hukukun doğasına ilişkin ...
20/03/2026

Hegel’de Hukuk Anlayışları, William E. Conklin, Türkçesi: Ali Acar

’de Anlayışları, Hegel’in hukukun doğasına ilişkin fikirlerine giriş niteliğinde ancak aynı zamanda derinlikli bir çalışma. bu kitapta, devlet merkezli ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının, bireyler üzerinde bağlayıcı olup olmadığını inceliyor, Hegel’in neden bu düzende yaşamanın devletsiz bir kültürde yaşamaktan daha uygar olduğunu kabul ettiğini araştırıyor. Kitap okurları; , ve suçlara dair yasalardan iradiliğe, aileye, devletin rolüne ve uluslararası hukuka uzanan farklı yapıları arasında zorlu bir yolculuğa davet ediyor.

, Hegel’in hukuki tartışmalarını anlamak için gerekli mahiyetteki terminolojisini açık bir şekilde tanıtıyor ve Hegel’in argümanlarını, önde gelen hukuk filozoflarının görüşleriyle karşılaştırıyor. Hegel’in hukuk felsefesini teşrih masasına yatıran eser, hukuki bilinç biçimlerine dair bir altyapı sunmakla alana özgün bir katkı olarak çıkıyor. Hegel’in yasaların neden bağlayıcı olduğunu açıklama çabasında başarılı olup olmadığını da ele alan Conklin, çağdaş ve uluslararası hukuk üzerine çeşitli yorumlarda bulunuyor ve Hegel’in hukuk hakkındaki fikirlerinin günümüz dünyasında da geçerliliğini koruduğunu gösteriyor.

17/03/2026

Hukuk ve İdeoloji, Paul Hirst, Türkçesi: Yusuf Enes Karataş Paul Hirst’ün ve adlı eseri, içerisinde hukuk, ve ideoloji kavramlarının nasıl ele alınabileceğine dair kapsamlı bir tartışma zemini sunuyor. Hirst yerleşik teorik kabulleri birer veri olarak almak yerine, onları yeniden düşünülmesi gereken birer problematiğe dönüştürüyor.

’in ideolojiye dair açtığı tartışmalardan ’in hukuk formuna dair analizlerine uzanan yazan, okuru bu kavramların sınırlarında düşünmeye davet ediyor. İdeolojinin işlevi ve hukukun yapıyla ilişkisi üzerine yeni perspektifler geliştirmeye çalışan yazar, ve hukuk teorisi üzerine düşünenler için alternatif bakış açılarının kapısını aralıyor.

Felsefenin temel metinlerinden, Platon’un Devlet’i, ödüllü çevirisi ve yeni baskısı ile tekrar okurla buluştu. Devlet, P...
22/12/2025

Felsefenin temel metinlerinden, Platon’un Devlet’i, ödüllü çevirisi ve yeni baskısı ile tekrar okurla buluştu.

Devlet, Platon, Türkçesi: Hüseyin Demirhan

adı “ ” olan “ ”, ’un yazdığı otuzdan fazla diyalogun en önemlisi ve de en kapsamlısıdır.
Devlet’te büyük Yunan filozofu, adaletli, doğru ve güçlü bir topluluk yapısının nasıl olması gerektiğini bütün ayrıntılarıyla anlatır. Devlet, insan düşüncesinin, toplumsal ve politik yaşamı aklın buyruğuna sokmak; ona, ahlâk ve doğruluk açısından şekil vermek için harcadığı ilk ve en köklü çabalardan birinin göz kamaştırıcı örneğidir. Etkisini yüzyıllar boyunca sürdüren bu büyük ütopya; bu ideal devlet tasarısı, uygarlığının temeli olan Yunan düşüncesinin en ilgi çekici ürünlerinden biridir.
Platon’un Devlet’i, yalnızca “ideal” bir devletin ilk modeli değildir. Platon, insan mutluluğu ile de aynı yoğunlukta ilgilenir. Ama Devlet’in önemi, biraz da ondaki zenginliği, düşünce üretme, üretilen düşünceleri gerçekleştirme, sorular sorarak adım adım kanıtlama, karşısındakini adım adım ikna etme ya da gerçeği ona buldurma yöntemleridir.
Hıristiyanlık ve Müslümanlıktan önce, ’da ve Batı’da –kutsal olmasa bile– en temel kaynak Devlet’ti. Bugüne kadar ortaya atılmış tüm devlet kuramlarının, tüm toplum düzenlerinin Devlet’te ipuçları, hatta kaynakları vardır.
Devlet, ’lara bölüştürülmüş Platon felsefesinin bu Diyalog’ları birbirine bağlayan en temel halkasıdır.

İnsan Aptallığının Temel Yasaları 2. baskısıyla okurla tekrar buluştu. İlginiz için teşekkür ederiz.İnsan Aptallığının T...
19/12/2025

İnsan Aptallığının Temel Yasaları 2. baskısıyla okurla tekrar buluştu. İlginiz için teşekkür ederiz.

İnsan Aptallığının Temel Yasaları, Carlo M. Cippola, Türkçesi: Burcu Yılmaz

“Akıllı kişi akıllı olduğunu bilir. Haydut, bir haydut olduğunun farkındadır. Saf kişi, acı verici bir şekilde kendi saflık duygusuyla doludur. Tüm bu karakterlerin aksine, aptal kişi aptal olduğunu bilmez.”

Ticari bir meta olarak “biber” üzerinden bir tarihi yazmak –kulağa her ne kadar çılgınca ya da imkânsız görünse de– mümkün müdür? Peki ya İmparatorluğu’nun çöküş nedenleri arasında kurşun zehirlenmesine dair izler bulmak, aptallığının temel yasalarını matematiksel formüllerle ortaya koymak?

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” bal ve av hayvanlarına karşı zaafı olan piskoposların, baharatlı yiyecekleri tercih eden münzevilerin, üzüm bağları için yüz yıl sürecek savaşlar çıkaran kralların ve insanlar arasında yüksek bir orana sahip olan aptalların geçit töreni sırasında, bu sorulara ironik ve bizim için de hayli tanıdık yanıtlar veriyor:

“Gerileyen bir ülkede, bireylerin yüzdesi daima ‘σ’ya eşittir; ancak nüfusun kalanında, özellikle iktidardakiler ara-sında, yüksek aptallık oranına sahip haydutların korkutucu şekilde çoğaldığı ve iktidarda olmayanlar arasındaki safların sayısında eşit derecede korkutucu bir artış olduğu fark edilir. Aptal olmayan nüfusun bileşimindeki böyle bir değişiklik, kaçınılmaz olarak aptalların ‘σ’ kısmının yıkıcılığını artırır ve ülkeyi felakete götürür.”

Address

Istanbul

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when ISLIK posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share