ISLIK

ISLIK Yayınevi

Hegel’de Hukuk Anlayışları, William E. Conklin, Türkçesi: Ali Acar ’de   Anlayışları, Hegel’in hukukun doğasına ilişkin ...
20/03/2026

Hegel’de Hukuk Anlayışları, William E. Conklin, Türkçesi: Ali Acar

’de Anlayışları, Hegel’in hukukun doğasına ilişkin fikirlerine giriş niteliğinde ancak aynı zamanda derinlikli bir çalışma. bu kitapta, devlet merkezli ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının, bireyler üzerinde bağlayıcı olup olmadığını inceliyor, Hegel’in neden bu düzende yaşamanın devletsiz bir kültürde yaşamaktan daha uygar olduğunu kabul ettiğini araştırıyor. Kitap okurları; , ve suçlara dair yasalardan iradiliğe, aileye, devletin rolüne ve uluslararası hukuka uzanan farklı yapıları arasında zorlu bir yolculuğa davet ediyor.

, Hegel’in hukuki tartışmalarını anlamak için gerekli mahiyetteki terminolojisini açık bir şekilde tanıtıyor ve Hegel’in argümanlarını, önde gelen hukuk filozoflarının görüşleriyle karşılaştırıyor. Hegel’in hukuk felsefesini teşrih masasına yatıran eser, hukuki bilinç biçimlerine dair bir altyapı sunmakla alana özgün bir katkı olarak çıkıyor. Hegel’in yasaların neden bağlayıcı olduğunu açıklama çabasında başarılı olup olmadığını da ele alan Conklin, çağdaş ve uluslararası hukuk üzerine çeşitli yorumlarda bulunuyor ve Hegel’in hukuk hakkındaki fikirlerinin günümüz dünyasında da geçerliliğini koruduğunu gösteriyor.

17/03/2026

Hukuk ve İdeoloji, Paul Hirst, Türkçesi: Yusuf Enes Karataş Paul Hirst’ün ve adlı eseri, içerisinde hukuk, ve ideoloji kavramlarının nasıl ele alınabileceğine dair kapsamlı bir tartışma zemini sunuyor. Hirst yerleşik teorik kabulleri birer veri olarak almak yerine, onları yeniden düşünülmesi gereken birer problematiğe dönüştürüyor.

’in ideolojiye dair açtığı tartışmalardan ’in hukuk formuna dair analizlerine uzanan yazan, okuru bu kavramların sınırlarında düşünmeye davet ediyor. İdeolojinin işlevi ve hukukun yapıyla ilişkisi üzerine yeni perspektifler geliştirmeye çalışan yazar, ve hukuk teorisi üzerine düşünenler için alternatif bakış açılarının kapısını aralıyor.

Felsefenin temel metinlerinden, Platon’un Devlet’i, ödüllü çevirisi ve yeni baskısı ile tekrar okurla buluştu. Devlet, P...
22/12/2025

Felsefenin temel metinlerinden, Platon’un Devlet’i, ödüllü çevirisi ve yeni baskısı ile tekrar okurla buluştu.

Devlet, Platon, Türkçesi: Hüseyin Demirhan

adı “ ” olan “ ”, ’un yazdığı otuzdan fazla diyalogun en önemlisi ve de en kapsamlısıdır.
Devlet’te büyük Yunan filozofu, adaletli, doğru ve güçlü bir topluluk yapısının nasıl olması gerektiğini bütün ayrıntılarıyla anlatır. Devlet, insan düşüncesinin, toplumsal ve politik yaşamı aklın buyruğuna sokmak; ona, ahlâk ve doğruluk açısından şekil vermek için harcadığı ilk ve en köklü çabalardan birinin göz kamaştırıcı örneğidir. Etkisini yüzyıllar boyunca sürdüren bu büyük ütopya; bu ideal devlet tasarısı, uygarlığının temeli olan Yunan düşüncesinin en ilgi çekici ürünlerinden biridir.
Platon’un Devlet’i, yalnızca “ideal” bir devletin ilk modeli değildir. Platon, insan mutluluğu ile de aynı yoğunlukta ilgilenir. Ama Devlet’in önemi, biraz da ondaki zenginliği, düşünce üretme, üretilen düşünceleri gerçekleştirme, sorular sorarak adım adım kanıtlama, karşısındakini adım adım ikna etme ya da gerçeği ona buldurma yöntemleridir.
Hıristiyanlık ve Müslümanlıktan önce, ’da ve Batı’da –kutsal olmasa bile– en temel kaynak Devlet’ti. Bugüne kadar ortaya atılmış tüm devlet kuramlarının, tüm toplum düzenlerinin Devlet’te ipuçları, hatta kaynakları vardır.
Devlet, ’lara bölüştürülmüş Platon felsefesinin bu Diyalog’ları birbirine bağlayan en temel halkasıdır.

İnsan Aptallığının Temel Yasaları 2. baskısıyla okurla tekrar buluştu. İlginiz için teşekkür ederiz.İnsan Aptallığının T...
19/12/2025

İnsan Aptallığının Temel Yasaları 2. baskısıyla okurla tekrar buluştu. İlginiz için teşekkür ederiz.

İnsan Aptallığının Temel Yasaları, Carlo M. Cippola, Türkçesi: Burcu Yılmaz

“Akıllı kişi akıllı olduğunu bilir. Haydut, bir haydut olduğunun farkındadır. Saf kişi, acı verici bir şekilde kendi saflık duygusuyla doludur. Tüm bu karakterlerin aksine, aptal kişi aptal olduğunu bilmez.”

Ticari bir meta olarak “biber” üzerinden bir tarihi yazmak –kulağa her ne kadar çılgınca ya da imkânsız görünse de– mümkün müdür? Peki ya İmparatorluğu’nun çöküş nedenleri arasında kurşun zehirlenmesine dair izler bulmak, aptallığının temel yasalarını matematiksel formüllerle ortaya koymak?

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” bal ve av hayvanlarına karşı zaafı olan piskoposların, baharatlı yiyecekleri tercih eden münzevilerin, üzüm bağları için yüz yıl sürecek savaşlar çıkaran kralların ve insanlar arasında yüksek bir orana sahip olan aptalların geçit töreni sırasında, bu sorulara ironik ve bizim için de hayli tanıdık yanıtlar veriyor:

“Gerileyen bir ülkede, bireylerin yüzdesi daima ‘σ’ya eşittir; ancak nüfusun kalanında, özellikle iktidardakiler ara-sında, yüksek aptallık oranına sahip haydutların korkutucu şekilde çoğaldığı ve iktidarda olmayanlar arasındaki safların sayısında eşit derecede korkutucu bir artış olduğu fark edilir. Aptal olmayan nüfusun bileşimindeki böyle bir değişiklik, kaçınılmaz olarak aptalların ‘σ’ kısmının yıkıcılığını artırır ve ülkeyi felakete götürür.”

Her yıl, daha da özlemle, daha da anlayarak… saygıyla anıyoruz.(Resim: Avni Arbaş)
10/11/2025

Her yıl, daha da özlemle, daha da anlayarak… saygıyla anıyoruz.

(Resim: Avni Arbaş)

“  nüfusunun büyük bir çoğunluğu insan haklarının öznesi değil. Bu insanlar daha ziyade   söyleminin nesneleri durumunda...
27/06/2025

“ nüfusunun büyük bir çoğunluğu insan haklarının öznesi değil. Bu insanlar daha ziyade söyleminin nesneleri durumundalar. O halde asıl mesele, insan hakları söyleminin, insan haklarından dışlananların, sömürülenlerin ve ayrımcılığa uğrayanların mücadelelerine yardımcı olmada etkili olup olmadığı ya da tam tersine bu mücadeleleri daha da zorlaştırıp zorlaştırmadığıdır. Başka bir deyişle, bugün insan haklarının iddia ettiği tarihsel bir zaferin mi yoksa bir yenilginin mi sonucudur?“

Ya Tanrı İnsan Hakları Aktivisti Olsaydı?, Boaventura De Sousa Santos, Türkçesi: Yusuf Enes Karataş

KIRIM SAVAŞI ve GÜNDELİK YAŞAM"Kültür ve Modernleşme"KUDRET EMİROĞLUEmma Goldman “Dans edemediğim devrim benim değildir”...
17/06/2025

KIRIM SAVAŞI ve GÜNDELİK YAŞAM
"Kültür ve Modernleşme"

KUDRET EMİROĞLU

Emma Goldman “Dans edemediğim devrim benim değildir” derken, Namık Kemal’den Yakup Kadri’ye Osmanlı fikir önderleri, kurtuluşun ancak “dans olmadan” mümkün olduğunun kavgasını veriyorlardı. Ama Kırım Savaşı’nın zorunluluklarıyla ülkeye gelen telgraf, tren, fotoğraf vb. yenilikler gündelik yaşamın dinamiklerini değiştirmeye başlamıştı bile. Paşalar baloda, masada, kafede zorlanırken, bunların telgraf, tren hatta komisyon, rüşvet gibi zamanın gereği olduğunu anlamışlardı. Fakat gene de Osmanlı kalarak devam etmenin çaresizliği içindeydiler çünkü Osmanlı giderse paşalık bitebilirdi…

Bu çalışma, etki ve sonuçlarıyla Kırım Savaşı’nı, modernizmin gündelik yaşamla birlikte zihin dünyasını değiştirmeye başlamasının dönüm noktalarından biri olarak ele alırken, bu değişimin o zaman ve şimdi Osmanlı tarihyazımında nasıl yorumlandığını da eleştiriyor…

Modernizm, siyasilerin ve akademisyenlerin yorum dünyasıyla değil, “Katip benim ben katibin, el ne karışır” türküsüyle başlıyor ve dans gibi baskılanmak isteniyor…

YA TANRI İNSAN HAKLARI AKTİVİSTİ OLSAYDI?BOAVENTURA DE SOUSA SANTOSTürkçesiYusuf Enes KarataşEn dehşet verici toplumsal ...
16/06/2025

YA TANRI İNSAN HAKLARI AKTİVİSTİ OLSAYDI?

BOAVENTURA DE SOUSA SANTOS

Türkçesi
Yusuf Enes Karataş

En dehşet verici toplumsal adaletsizlikler ve adaletsizliklerin mahsulü insani acılar, bunlarla etkili bir şekilde mücadele etmek ve daha adil bir toplum yaratmak için gereken ahlaki öfkeyi ve siyasi iradeyi artık uyandırmıyor.

Ya Tanrı İnsan Hakları Aktivisti Olsaydı?, daha iyi bir toplum mücadelesinden vazgeçmemiş olanların, özellikle de bu mücadeleyi insan hakları bayrağı altında sürdürenlerin örgütlülüğünü ve kararlılığını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Kitap, dinî hareketlerin ve siyasi teolojilerin kamusal alanda dinin varlığını savunmasından kaynaklanan insan hakları sorgulamalarını ele alıyor. Giderek küreselleşen bu hareketler ve onları besleyen teolojiler, seküler insan haklarının temelindeki söylemle çelişen ve çoğu zaman ona rakip olan bir insan onuru anlayışını yaygınlaştırıyor.

Yazara göre, geleneksel insan hakları düşüncesi, bu tür hareketler ve teolojiler karşısında konumlanmak için gerekli teorik ve analitik araçlardan yoksun; daha da kötüsü, bunun önemini kavrayamıyor. Soyut bir reçeteyi her duruma aynı şekilde uygulayarak, alternatif söylemlerin ve ideolojilerin evrensel insan hakları külliyatını etkilemeyecek yerel özgüllüklere indirgeneceği umuluyor. Ancak bu stratejinin giderek yetersiz kaldığının görülmesine cevaben kitap, yalnızca karşı–hegemonik bir insan hakları anlayışının bu tür sorgulamalarla başa çıkabileceğini göstermeyi hedefliyor.

“Tanrının Maskeleri .II.”DOĞU MİTOLOJİSİJOSEPH CAMPBELLTürkçesi: Kudret Emiroğlu(Gözden geçirilmiş 4. baskı)Joseph Campb...
08/06/2025

“Tanrının Maskeleri .II.”
DOĞU MİTOLOJİSİ

JOSEPH CAMPBELL

Türkçesi: Kudret Emiroğlu

(Gözden geçirilmiş 4. baskı)

Joseph Campbell’in “Tanrının Maskeleri” dizisi, bütün dünya mitolojilerinden bir seçme değil; mitolojiyi insanlığın ürettiği anlama ve anlamlandırma çabası olarak başta felsefe, antropoloji, psikoloji olmak üzere diğer disiplinlerden ve edebiyattan da yararlanarak çözümlediği ve aynı anda bütün bu insanlık birikiminin mitolojiden yararlanarak da anlaşılabileceğini ortaya koyan “tez”li bir başyapıttır. Campbell bu tezini, insanlığın doğum, ölüm, sevgi karşısındaki “kader”ine karşı tek bir kaynaktan doğup gelişen ve farklılaşan manevi yaşamının bütüncüllüğü üstüne kurduğu için de başarılıdır. Dünyanın tarihe geçmiş ve antropologlar eliyle toplanmış mitoslarını anlamlı bir bütünsellik içinde öğrenirken, Freud, Jung, Mann, Spengler, Schopenhauer, Nietzsche, Goethe, Wagner, Joyce, Picasso ve daha birçok düşünür ve sanatçının bu dünyaya bakışlarına, bir de böyle bir pencereden bakacaksınız.

“Doğu Mitolojisi”, yaşam karşısında birey adına ve toplumun bir üyesi olarak üretilen kültürel yanıtların tanrısız erdemini Hint, Çin ve Japonya’nın felsefe, sanat ve siyaseti, tarih ve toplumsal yapısı bağlamında irdeler, insanlık serüveninin kast, devlet ve ata söylemleriyle üretimini sürdürür…

Bu dünyadan Ahmet Say geçti… dokunduğu her şeyi aydınlatarak.Yazarımız Ahmet Say’ı aramızdan ayrılışının üçüncü yılında ...
10/05/2025

Bu dünyadan Ahmet Say geçti… dokunduğu her şeyi aydınlatarak.

Yazarımız Ahmet Say’ı aramızdan ayrılışının üçüncü yılında saygıyla anıyoruz.

Address

Istanbul

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when ISLIK posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share