Istiqlal Türkçe

Istiqlal Türkçe Doğu Türkistan Basın ve Medya Derneği
(1)

Çin'in İstanbul'daki Etkinliğinde Uygur Gence Fiziksel SaldırıÇin Halk Cumhuriyeti'nin İstanbul Başkonsolosluğu tarafınd...
07/08/2026

Çin'in İstanbul'daki Etkinliğinde Uygur Gence Fiziksel Saldırı

Çin Halk Cumhuriyeti'nin İstanbul Başkonsolosluğu tarafından bugün düzenlenen propaganda amaçlı etkinliğe giderek barışçıl şekilde tepkisini dile getiren üç Uygur genç, etkinlik sırasında Çinli katılımcıların fiziksel saldırısına uğradı. Olayın ardından Çinli görevlilerin ve katılımcıların şikâyeti üzerine üç Uygur genç polis tarafından gözaltına alındı.

İstiqlal TV'nin edindiği bilgilere göre, üç Uygur genç bugün öğleden sonra İstanbul Bahçelievler'deki Dr. Enver Ören Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinliğe katıldı. Etkinlik alanına girdikten sonra gençlerden biri Çin'in propaganda faaliyetlerini protesto ederken, diğer bir genç ise yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydetmeye başladı.

8 Çinli Bir Uyguru darbetti

Bu sırada etkinlik alanında bulunan Çin Başkonsolosluğu görevlileri sekiz Çinli, görüntü kaydı yapan Uygur gencin üzerine çullanmak suratıyla onu darbetti. Ardından saldırganlar, gencin cep telefonunu zorla alarak kaydedilen görüntüleri sildi. akabinde ise Çinli tarafın yapılan şikâyet üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, üç Uygur genci ifadeleri alınmak üzere emniyete götürdü.

Saldırıya uğrayan Uygur gencin başından ve kolundan, yaralandığı ve darp raporu almak üzere hastaneye sevk edildiği öğrenildi. Hastane tarafından düzenlenen sağlık raporuyla yaralanma kayıt altına alınırken, olayla ilgili polis merkezinde ifade işlemlerinin sürdüğü ve gençlerin işlemlerinin ardından serbest bırakılmalarının beklendiği bildirildi.

Daha öncede Uygurlara Saldırmıştı

Yaşanan olay, Çin'in yurt dışında yaşayan Uygurlara yönelik baskı ve sindirme faaliyetlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Benzer bir olay, bu yıl Şubat ayında Hollanda'da Çin Büyükelçiliği tarafından düzenlenen Bahar Bayramı etkinliğinde de yaşanmış; Çin'in Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlallerini protesto eden Uygur aktivist Abdurrehim Gheni, etkinlik alanındaki Çinli grupların fiziksel saldırısına maruz kalmıştı.

“Doğruyu söyleyince Sopa Çakıyor!”

İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT olayla ilgili değerlendirmesinde “Çin’in Türkiye’de Kara Propagandasını canı istediği gibi yapabilecek duruma geldiğini, ancak gerçekleri örtmesine, soykırım mağdurlarınca barışçıl protesto ile tepki gösterildiğinde fiziksel saldırıyla karşılık verilmesi asla kabul edilemez. Aslında bu, Çin'in sınır aşan baskı yöntemlerinin ulaştığı noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor.

Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu tarafından bugün düzenlenen propaganda amaçlı etkinliğine tepki göstermek için alana gid...
07/08/2026

Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu tarafından bugün düzenlenen propaganda amaçlı etkinliğine tepki göstermek için alana giden üç Uygur genç, Çinli görevlilerin haklarında yaptığı asılsız şikâyetler üzerine polis tarafından gözaltına alındı.

Çin, Diyanet Akademisi üzerinden algı oluşturuyor!Diyanet Akademisi Başkanı Kaan’ın Çin devlet medyasına verdiği röporta...
07/08/2026

Çin, Diyanet Akademisi üzerinden algı oluşturuyor!

Diyanet Akademisi Başkanı Kaan’ın Çin devlet medyasına verdiği röportajda Doğu Türkistan’ı “gelişmiş, güvenli ve istikrarlı” bir yer olarak anlatması kamuoyu tarafından tepki çekti.

Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan ile Çin tarafından aylar önce yapılan röportajın yeniden gündeme getirilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Prof. Dr. Avşar, söz konusu röportajın yaklaşık 2,5 ay sonra servis edilmesinin “planlı bir propaganda sürecine işaret ettiğini” belirtti.
Zamanlamaya Dikkat Çekti
Prof. Dr. Avşar konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, röportajın 17-21 Mayıs 2026 tarihlerinde Doğu Türkistan’da düzenlenen uluslararası bir program sırasında yapıldığı hatırlatılarak, içeriğin Türkiye kamuoyuna gecikmeli olarak sunulmasının dikkat çekici olduğu vurgulandı.
Prof. Dr. Avşar, “Bu tür içeriklerin zamanlaması tesadüf değildir. Belirli bir etki oluşturmak amacıyla uygun zamanda servis edilir” değerlendirmesinde bulundu.

Seçilmiş İfadelerle Gündem Oluşturuldu İddiası

Tartışmaların, Çin kaynaklı bir görselin sosyal medyada dolaşıma girmesiyle başladığı belirtilirken, röportajdan seçilen bir ifadenin bağlamından koparılarak öne çıkarıldığı ifade edildi. Söz konusu içeriğin daha sonra bazı medya organlarında yer bulduğu, bu kapsamda Aydınlık Gazetesi’nin konuyu manşete taşıdığına işaret edildi.

Bazı Tespitlerin Paylaşılmadığı Öne Sürüldü

Prof. Dr. Avşar, röportajın tamamının kamuoyuna yansıtılmadığını savunarak, program sırasında dile getirildiği belirtilen bazı değerlendirmelerin paylaşılmadığını kaydetti. Bu durumun, içerikte “seçici bir aktarım” yapıldığı yönündeki tartışmaları güçlendirdiği ifade edildi.

“Amaç Kamuoyu Algısını Etkilemek”

Açıklamada, söz konusu sürecin yalnızca bir röportaj tartışması olmadığı, daha geniş bir iletişim stratejisinin parçası olduğu görüşü dile getirildi. Prof. Dr. Avşar, “Doğu Türkistan konusunda duyarlılık gösteren çevreler arasında görüş ayrılığı oluşturulmak isteniyor olabilir” ifadesini kullandı.

Zamanlamanın Olası Nedenleri

Röportajın gecikmeli olarak gündeme getirilmesine ilişkin değerlendirmede şu ihtimaller sıralandı:
• Uluslararası ziyaretlerden beklenen etkinin sağlanamaması
• Türkiye’de kamuoyu hassasiyetinin artması
• Çin’in bölgeye ilişkin imaj çalışmalarının tartışmaya açılması

Uluslararası Temaslar İçin Uyarı

Prof. Dr. Avşar, Çin ile temas kuran kişi ve heyetlerin açıklamalarında dikkatli olması gerektiğini belirterek, yapılan görüşmelerin kayıt altına alınabileceğini ve farklı şekillerde kullanılabileceğini ifade etti.

Kaan’ın Duyarlılığına Vurgu

Açıklamada ayrıca, Enver Osman Kaan’ın geçmişteki açıklamalarının incelendiğinde Doğu Türkistan konusuna duyarlı bir isim olduğu değerlendirmesine yer verildi.
KARAR Gazetesinin 04 Ağustos 2026 tahinde yayımladığı haberinde Prof. Dr. İbrahim Maraş, Kaan’ın “Hiç mi vicdan kalmadı? Çin’in reklamına alet oldu” derken Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, açıklamaları “ÇKP anlatısı” olarak nitelendirdi.
Çin devlet medyasına verdiği röportajda Doğu Türkistan için “gelişmiş, güvenli ve istikrarlı” ifadelerini kullanan Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan’a tepkiler büyüyor. Akademisyenler, Kaan’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek “ÇKP anlatısını tekrar ettiğini” savundu.

“Hangisi gerçek kanaatinizdir?”

İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT “Prof. Dr. Abdulhamit Hocamın hüsnü zanla yaptığı açıklamalarından sonra, Çin’in propaganda yöntemini tartışmak kadar, Sayın Enver Osman Kaan’ın kendi açıklamalarındaki tutarsızlığı da sorgulamak gerektiğini düşünüyorum.

Eğer Çin medyasına verilen demeçte Doğu Türkistan için “gördüklerimiz daha gerçekçi ve daha derin bir izlenim oluşturdu” deniliyor, Türkiye’de ise bunun farklı veya daha eleştirel bir çerçevesi anlatılıyor. Eee bizde gayet doğal olarak şu soruyu soruyoruz. Sayın Enver Hocam hangisi gerçek kanaatinizdir? Çin medyasına söylediğiniz mi, Türkiye kamuoyuna söylediğiniz mi?

Cumhurbaşkanının sözlerini çarpıtmıştı.

Çin’in daha önce de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini çarpıttığı biliniyor. Sayın Kaan’ın da sözlerinizi seçerek propaganda yapması gayet normal ve eleştirilere de açıktır; fakat bir kamu görevlisinin de sözlerinin nasıl kullanılacağını öngörmesi ve özellikle Doğu Türkistan gibi son derece hassas bir konuda iki farklı kamuoyunda farklı izlenim oluşturacak ifadelerden kaçınması gerekmez mi?

Nitekim Diyanet camiasından isimlerin, İslami kuruluşların, pek çok akademisyen ve Doğu Türkistan Âlimler Birliği’nin, çok sayıda Doğu Türkistan STK’sının ve sosyal medya kullanıcısının gösterdiği tepkinin temelinde de bu tutarlılık ve sorumluluk sorusu bulunmaktadır.

📍Hoten Cuma CamiiCami cemaati (imiş) gibi gösterilen yaşlı adamlara zorla komünist andı okutuluyor!
07/08/2026

📍Hoten Cuma Camii
Cami cemaati (imiş) gibi gösterilen yaşlı adamlara zorla komünist andı okutuluyor!

👧🏻👧🏻💔Masum yüzler, dünyanın en büyük gerçeğini haykırıyor:Soykırım gören Uygur Türkleri susmuyor, çocuklarıyla direniyor...
07/08/2026

👧🏻👧🏻💔
Masum yüzler, dünyanın en büyük gerçeğini haykırıyor:
Soykırım gören Uygur Türkleri susmuyor, çocuklarıyla direniyor.
Doğu Türkistan’da zulüm var ama umut da var.

07/08/2026

ÇİN’İN KONTROLLÜ TURLARI GAZETECİLİK Mİ, PROPAGANDA TURİZMİ Mİ?
Programı ev sahibi devletin belirlediği, görüşülecek kişilerin ve ziyaret edilecek yerlerin
kontrol edildiği bir geziden bağımsız gazetecilik sonucu çıkarmak ne kadar mümkün?
https://youtube.com/shorts/RtIZMxOF658

"Dua Müminin Silahıdır. Dinin direğidir. Göğün ve Yerin Nurudur.Doğu Türkistan'ı konuşmaya devam edin...Cumanız mübarek ...
07/08/2026

"Dua Müminin Silahıdır. Dinin direğidir. Göğün ve Yerin Nurudur.
Doğu Türkistan'ı konuşmaya devam edin...
Cumanız mübarek olsun!

İstanbul Çin konsolosluğu Uygur Türklerini Fişlemek İçin Tuzak kuruyor.İstanbul Çin konsolosluğu ve İş birlikçilerinin “...
06/08/2026

İstanbul Çin konsolosluğu Uygur Türklerini Fişlemek İçin Tuzak kuruyor.

İstanbul Çin konsolosluğu ve İş birlikçilerinin “Mahallenizde Hizmet” Etkinliği adı altında Uygurları Fişleme girişiminde bulunması tepki çekti.

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğunun, 7 Ağustos 2026 Cuma günü İBB Dr. Enver Ören Kültür Merkezi’nde düzenleyeceğini duyurduğu konsolosluk etkinliği, Türkiye’de yaşayan Uygur Türkleri arasında ciddi güvenlik ve mahremiyet endişelerine yol açtı.
Daha önce Uygur Türklerine hiç sunulmayan ve zorlaştırıldığı ve mimlenme nedeni olduğu şikayetlerine konu olan “Konsolosluk Hizmetleri Yakınınızda, Hizmetler Mahallenizde” başlığıyla ilan edilen programda; pasaport yenileme, vatandaşlık işlemleri, emeklilik ve bekârlık beyanı gibi rutin konsolosluk hizmetlerinin sunulacağı, ayrıca Çin’e yapılacak aile ziyaretleri ve yaz kampları için danışma ve kayıt masalarının oluşturulacağı belirtiliyor.
Ancak Doğu Türkistan diasporası temsilcileri, etkinliğin yalnızca sıradan bir konsolosluk hizmeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Uygur çevreleri, başvuru sırasında toplanabilecek kimlik, ikamet, iletişim, aile bağı ve biyometrik bilgilerin Çin makamlarının takip ve baskı mekanizmalarında kullanılabileceğinden endişe ediyor.

Konsolosluk Hizmeti Kapsamında Hangi Bilgiler Toplanabilir?

Pasaport yenileme ve diğer resmî işlemler sırasında başvuru sahiplerinden genel olarak güncel adres, telefon numarası, fotoğraf, vatandaşlık durumu ve aile bilgileri gibi kişisel veriler talep edilebiliyor.
Bu işlemler sıradan konsolosluk hizmetlerinin bir parçası olsa da, Çin’in yurt dışındaki Uygurlara yönelik takip ve baskı uygulamalarına ilişkin uluslararası raporlar, söz konusu bilgilerin güvenliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.
İnsan hakları araştırmalarında, Çin yönetiminin yurt dışında yaşayan Uygurları aile üyeleri üzerinden baskı altına aldığı, kişilerin faaliyetleri ve iletişim ağları hakkında bilgi toplamaya çalıştığı, tehdit ve yıldırma yöntemlerine başvurduğu belgeleniyor.
Bu nedenle diaspora temsilcileri, başvuru sahiplerinin hangi bilgileri paylaştıklarını, bu bilgilerin nerede saklanacağını ve kimlerle paylaşılabileceğini dikkatle değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor.
Doğu Türkistan’daki Aileler Baskı Aracı Olarak Kullanılıyor
Çin’in ulusötesi baskı politikasında en sık gündeme gelen yöntemlerden biri, yurt dışında yaşayan Uygurların Doğu

Türkistan’daki aile üyeleri üzerinden tehdit edilmesi.

Çeşitli insan hakları raporlarında, yurt dışındaki aktivistlerin, gazetecilerin ve sıradan Uygurların susturulması amacıyla ailelerinin sorgulandığı, iletişim kurmalarının engellendiği veya yakınları üzerinden baskıya maruz bırakıldığı vakalara yer veriliyor.
Bu tablo, Türkiye’de ikamet eden Uygurların güncel adresleri, aile ilişkileri ve iletişim bilgilerinin Çin makamlarının eline geçmesi halinde nasıl kullanılabileceği sorusunu gündeme taşıyor.

Aile Ziyaretleri ve Yaz Kampları tuzağı

Etkinlikte son 10 yıldır aileleriyle görüşememekten mustarip Uygur Türklerine Çin’e aile ziyareti ve yaz kampları konusunda kayıt alınacağının belirtilmesi de endişeleri artıran başlıklardan biri oldu.
Çin yönetimi son yıllarda yurt dışındaki bazı Uygurların kontrollü şekilde Doğu Türkistan’a götürüldüğü ziyaretleri, bölgede hayatın normal olduğu yönündeki propaganda faaliyetlerinde kullanıyor.
Diaspora çevreleri ise bu ziyaretlerin özgür ve bağımsız seyahatler olmadığını; katılımcıların seçildiğini, ziyaret güzergâhlarının önceden belirlendiğini ve dönüşte Çin’in resmî anlatısını destekleyen açıklamalar yapmalarının beklenebildiğini savunuyor.
Bu nedenle “aile ziyareti” ve “yaz kampı” adı altında yapılacak kayıtların yalnızca seyahat başvurusu olarak değil, kişilerin ve aile bağlarının tespit edilmesini sağlayabilecek bir veri toplama süreci olarak da değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Oysa “Türkiye ile Yapılan Ticaretin veya diğer şeyler suç gerekçesi”

Bilindiği üzere son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı vakalarda, Türk dizisi izlediği için tutuklanan Sanatçılar, Türkiye’deki yakınlarına mal gönderen veya Türkiye ile ticari bağlantı kuran Uygurların Çin makamlarınca sorgulandığı ve “terörizme destek” şüphesiyle hedef alınıyor.
Bu vakalar, sıradan ticaret, para transferi veya aile yardımlaşması gibi faaliyetlerin dahi güvenlik suçlamalarına dönüştürülebileceği endişesini güçlendiriyor.
Dolayısıyla konsolosluk etkinliğinde sunulacak hizmetlerin kapsamı kadar, başvuru sahiplerinden alınacak bilgilerin hangi amaçlarla kullanılacağı da açıklığa kavuşturulması gereken temel konular arasında yer alıyor.

Çok Katmanlı Takip Endişesi

Doğu Türkistan Diasporası, söz konusu etkinliği Çin’in Türkiye’deki diaspora üzerindeki daha geniş takip ve etki faaliyetlerinden bağımsız görmüyor.
Geçmişte protesto gösterilerinde Uygurların görüntülenmesi, sosyal medya faaliyetlerinin takip edilmesi, Çin’deki yakınlar üzerinden mesaj gönderilmesi ve bazı kişilerin Çin’e dönmeye teşvik edilmesi gibi iddialar gündeme gelmişti.
Bu bağlamda “konsolosluk ayağınıza geliyor” yaklaşımı, bazı çevreler tarafından hizmetlerin kolaylaştırılmasından ziyade diaspora ile doğrudan temas kurulması ve kişisel kayıtların güncellenmesi girişimi olarak yorumlanıyor.

İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT, “Çin yönetimi, İstanbul’un göbeğinde birkaç konsolosluk masası kurup “Uygurlar mutlu, zulüm yok, her şey normal” görüntüsü üretmeye çalışabilir. Prof. Dr. Erkin Emet Hocamın da dediği gibi bu, Türkiye'de yaşayan Uygur Türklerini tuzağa düşürmeye yönelik geleneksel bir Çin hilesidir. Fakat masa üzerine konulan broşürler; kampları, kayıp aileleri, keyfî tutuklamaları ve yıllardır birbirinden koparılan insanları ortadan kaldıramaz.
Dünya kamuoyu Çin’i Uygurlara karşı kitlesel gözaltı, zorla çalıştırma, dinî ve kültürel baskı ile sınır aşan sindirme uygulamaları nedeniyle sorgularken, Pekin Türkiye’de birkaç ismi konuşturup bütün bu suçlamaları bir “yanlış anlaşılma” gibi göstermeye çalışıyor. Çin’in hazırladığı metni sorgulamadan tekrarlayan, kendisine gösterilen vitrini hakikat diye sunan kalemler gazetecilik yapmış olmaz; yalnızca propaganda zincirinin Türkiye’deki halkasına dönüşür.
Doğu Türkistanlı sivil toplum kuruluşları olarak, Türkiye’de yaşayan Uygurların can güvenliği, kişisel verileri ve aile mahremiyetinin korunması için yetkili kurumlara çağrıda bulunuyoruz.
Etkinlik kapsamında hangi bilgilerin toplanacağının, bu verilerin hangi hukuk kurallarına göre işleneceğinin ve Türkiye dışına aktarılıp aktarılmayacağının açık biçimde denetlenmesini istiyoruz.

Türk Makamlarına Şeffaflık ve Güvenlik Çağrısı

Türk güvenlik ve istihbarat birimlerinin, diplomatik faaliyet sınırlarını aşabilecek takip, baskı, tehdit veya fişleme girişimlerine karşı gerekli önlemleri almasını talep ediyoruz.
Ayrıca Çin’in merhametine güvenerek geri dönenlerin, ailesini görebilmek uğruna propaganda şartlarını kabul edenlerin veya “Bana bir şey olmaz” diye düşünenlerin yaşadıkları ortadadır. Bu rejim için dün iş birliği yapan kişi, yarın şüpheli; dün davet edilen kişi, ertesi gün tutuklu olabilir. Onurlu ve Şerefli Hemşehirlerimizin Çin'in tuzağına düşmeyeceğini düşünüyorum.
Bu bağlamda Türkiye’deki özelliklede İstanbul’daki Doğu Türkistanlı STK’ların, buna gerekli tepkiyi göstereceğini biliyorum, Çin Rejiminin ne yapmak istediğini yüzüne çalacaktır elbette.” Değerlendirmesini yaptı.

06/08/2026

TÜRK GAZETECİLERİN DOĞU TÜRKİSTAN GEZİSİNİN PERDE ARKASINDA NE VAR?
Çin yönetimi neden özellikle Türk gazetecileri davet ediyor ve bu kontrollü ziyaretlerle
Türkiye kamuoyunda hangi algıyı oluşturmak istiyor?
https://youtube.com/shorts/C0UKFpH7ahg

Bir İnsan, bir bayrak, bir umut…👉Yol uzun, atlar zayıf belki ama Doğu Türkistan halkı vazgeçmeyecek.❗ Paylaş, maneviyatı...
06/08/2026

Bir İnsan, bir bayrak, bir umut…
👉Yol uzun, atlar zayıf belki ama Doğu Türkistan halkı vazgeçmeyecek.
❗ Paylaş, maneviyatımız güçlensin.

Address

Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Istiqlal Türkçe posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Istiqlal Türkçe:

Shortcuts

Share