Vidimax

Vidimax Vidimax Video Prodüksiyon - Profesyonel Video Hizmetleri

Markanız, firmanız ya da ürününüz ancak tanıtabildiğiniz kadar varlardır. İster küçük bir toptancı firması olun, ister b...
20/03/2019

Markanız, firmanız ya da ürününüz ancak tanıtabildiğiniz kadar varlardır. İster küçük bir toptancı firması olun, ister butik bir instagram satıcısı, isterseniz de büyük kurumsal şirket; her zaman bir tanıtıma ihtiyacınız vardır. Tabi tanıtım diyince bir çok tanıtım yöntemi mevcut. Birebir müşteri ilişkileri geliştirebilir, geleneksel medyayı kullanabilir, dijital pazarlama yöntemlerine başvurabilir ya da bunların hepsini karma bir şekilde kullanabilirsiniz. Hangisini ne kadar kullanacağınız bambaşka bir yazının konusu onun için biz bu yazıda başka bir şeye değineceğiz.

Neden Tanıtım Filmi?

Eğer tanıtım için medyayı kullanıyorsanız burada kullanabileceğiniz bir kaç yöntem var. Bunlar yazı formu (blog, websitesi ya da diğer tanıtım yazıları), işitsel tanıtım (radyo veya podcast) sabit görsel tanıtım (sokak panoları, afiş, sosyal medya görsel postları vb gibi) ve birazdan bahsedeceğimiz video formatındaki tanıtımlar.

Video şüphesiz ki en çok etkili olan tanıtım formatı. Zaten on yıllardır hayatımızda olan televizyon bu başarının en iyi göstergesi. Son yıllarda bu etki dijital platformlarda daha da artarak devam ediyor. Artık televizyon izlerken araya giren reklamlar insanlar için adeta telefonlarına rahatça bakabilecekleri bir telefon molası süresi haline gelmiş durumda. İnsanlar artık boş kaldıkları her an telefonlarıyla internette vakit geçiriyorlar ve sayıca video içerikleri diğer tüm içerikleri tamamen sollamış durumda.

Hal böyleyken dijital platformları video tanıtım için kullanmamak en basit tabiriyle akıl karı değil.

Peki bunu nasıl yapacaksınız? Çok basit, hemen anlatıyoruz.

Nasıl tanıtım filmi hazırlanır?

Tanıtmak istediğiniz şey bir ürününüz olabilir, markanız ya da şirketiniz olabilir. Tek yapmanız gereken bizimle iletişime geçmek. Yapacağımız ilk görüşmede sizden o ürüne/markaya dair tüm bilgileri alıyoruz ve bu filmle neyi amaçladığınızı, hangi kitleye hitap ettiğinizi, hangi platformlarda kullanılacağını öğreniyoruz.

Bu görüşmeden sonra aldığımız briefle birlikte çekeceğimiz tanıtım filmine kafa yormaya başlıyoruz. Ürünü/markayı ön plana çıkartacak, izleyicinin aklına kazıyacak şekilde bir senaryo tasarlıyoruz ve gerekirse bunu storyboard haline getirip size sunuyoruz.

Onayınızı aldıktan sonra işin video prodüksiyon kısmını planlıyoruz. Nerede çekim yapacağız? Hangi günler yapacağız? Nasıl ekipmanlar kullanacağız? Gibi soruları birlikte planlıyoruz.

Tüm bu planlamadan sonra tanıtım filmimiz için çekimlere başlıyoruz. Belirlediğimiz lokasyonlarda senaryosunu kare kare planladığımız tanıtım filmimizi, belirlediğimiz kamera ve ışık sistemleriyle çekiyoruz. Bu çekim 3 saatlik ve tek kameralık bir basit çekim de olabilir, bir kaç gün süren ve bir kaç kamera, drone’lar ve diğer yardımcı ekipmanlarla yapılacak bir çekim de olabilir. Önemli olan çekimin ürüne/markaya uygunluğu ve plana sadık kalmamız.

Artık geriye tanıtım filmi için elimizdeki çekilmiş görüntüleri buna uygun müzik ve seslerle kurgulamak kalıyor. Gereken altyazı, logo ve packshot gibi elementler eklendikten sonra son rötuşlarla videonuzu hazır hale getiriyoruz.

Üstelik tüm bu iyi işleri uygun fiyatlara yapıyoruz.

Detaylıca anlattık ama yine de tanıtım filmi ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, ya da direkt teklif almak isterseniz hemen bize ulaşın. Tanışalım, yardımcı olalım, ortaya birlikte güzel projeler çıkaralım.

Vidimax, kurumların tüm profesyonel video çekim ihtiyaçlarını uçtan uca sağlayan, deneyimli ve işini tutkuyla yapan yeni nesil video prodüksiyon ajansıdır.

09/01/2019

Nedir bu Video Prodüksiyon?

Tabi ki videonun ne demek olduğuna günümüzde hepimiz artık oldukça aşinayız ama prodüksiyon kelimesi gelince bazı insanlar anlam veremeyebiliyorlar. Profesyonel video çekimi yaptıran kişiler ya da şirketler bu kavrama alışkın olsa da bir çok birey bu kelime grubunun ne demek olduğunu bilmiyor. Konu bazı küçük ve orta ölçekli işletmelere gelince de bu şirketlerde çalışanlar (ya da bazı departmanları) henüz konuya çok hakim değil ya da süreç nasıl işliyor farkında değil. Gelin işi en basitinden ele alalım, size de bu dertten kurtaralım.

Prodüksiyon, ingilizce “production” kelimesinden geliyor. Prodüksiyon, aynı zamanda yapım demek. Genelde medya işleri için (yani müzik, film vb. gibi) kullanılan, bu işlerin en baştaki fikir aşamasından son ürüne kadar olan sürece verilen isim prodüksiyon. Mesela müziği ele alacak olursak, bir albümün prodüksiyon süreci söz ve bestenin yazımıyla başlıyor. Sonrasında müzisyenler stüdyoya girip o albümün kayıtlarını tamamlıyorlar, daha sonra o kayıtlar düzenleniyor ve en sonunda album haline getirilip dağıtılıyor. İşte tüm bu sürece o albümün prodüksiyon süreci deniyor, yani müzik prodüksiyonu.

Söz konusu video olunca da sürecin adı video prodüksiyon oluyor. Bu prodüksiyon bir reklam filmine de ait olabilir, dijital mecralarda yayınlanacak olan bir youtube videosuna da, ya da bildiğimiz sinema filmine de. Biz size konuyu bizim de zaman zaman prodüksiyonunu yaptığımız sosyal medya reklamlarıyla açıklayalım:

1. İhtiyaç ve Fikir

Her sürecin başlaması gibi video prodüksiyon süreci de ilk önce bir ihtiyaçtan dolayı başlıyor. Bu ihtiyaç bir yönetmenin bir şeyler anlatmak istemesi de olabilir, bir şirketin markasının yeni ürününü insanlara tanıtmak istemesi de. Bu ihtiyacın ardından prodüksiyon ekibi bir araya gelip o ihtiyaca yönelik fikir oluşturmaya başlarlar. Mesela Coca Cola’nın Tarkan’lı reklamının ardından Lipton Ice Tea pazarlama ekibi muhtemelen bir araya gelip “Coca Cola’nın bu reklamına karşı biz nasıl bir karşı hamle yapabiliriz” diye fikir üretme sürecine girmiştir, çalıştıkları ajans ya da prodüksiyon firmasıyla ortak yürüttükleri akılla “kolaya kaçma” reklamının fikri ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla fikir önemlidir diyoruz.

2. Planlama ve Pre-Prodüksiyon

Ne yapılacağı fikrine karar verildikten sonra planlama aşamasına geçilir. Bütçe nedir? Bu bütçe dahilinde neler yapılabilir? Mesela fikriniz ürününüzü havada uçurmak olabilir ama bütçeniz buna yetiyor mu? Stüdyo kiralayabilir misiniz? Ya da bütçe yetmiyorsa aynı fikri daha minimal şekilde (uçurmadan) nasıl çekebiliriz? Reklamda oyuncuya gerek var mı? Gibi sorularla prodüksiyonun ana hatları belirlenir. Sonrasında bir storyboard hazırlanır ve çekilecek reklamın nasıl gözükeceğine dair gözümüzde görsel olarak bir canlandırması yapılır. Burada da mutabık kalındıktan sonra kaç gün ve nerede çekim yapılacak, ne gibi çekim ekipmanlarına ihtiyacımız var, gibi detaylar iyice kalem kağıda dökülür ve sonrasında işe girişilir.

3. Prodüksiyon

Şimdi sıra asıl aksiyona geldi. Kameralar, ışık, ve motor! Tüm detaylar belirlendikten sonra artık prodüksiyon kısmına, yani çekim kısmına geçilir. Planlanan çekim günlerinde stüdyoda ya da dışarıda gerekli ekipmanlarla planlanan sahneler bir bir çekilir ve sonrasında montajlanmak üzere bu videolar saklanır.

Post-Prodüksiyon

Artık elimizde reklam için gerekli olan ham videolar var. Şimdi son videoya gelmeden önce yapılması gereken son aşama da post-prodüksiyon olacaktır. Bu aşamada öncelikle videoda seslendirmeye ihtiyaç varsa seslendirme kayıtları alınır. Videoya animasyon eklenecekse bunlar da bu aşamada hazırlanır (bazı detaylı animasyonlar çok önceden de yapılmaya başlanır) Artık geriye tüm bu eldeki video, ses kayıtları ve animasyonları birleştirmek kalır. Tüm bu işlemleri Adobe Premiere Pro ya da benzeri profesyonel video montajlama programlarıyla montajcı arkadaşlar yapar ve tüm bu malzemeleri bir şefin yemek malzemelerini doğru teknikle ve ölçülerle bir araya getirip mükemmel lezzette bir yemek yapması gibi bir araya getirir. Tüm bu görüntüler bir araya getirildikten sonra videonun renk ayarları yapılır (bunu da şefin yemeğinin müşteriye sunuş şekli olarak düşünebilirsiniz, tabağa dizilişi, son dokunuşlar vb. gibi).

Sonunda videomuz artık ilgili mecralarda, televizyonda ya da sosyal medyada yayınlanmaya hazır hale gelmiştir.

İşte ilk ihtiyaç ve fikir aşamasından başlayıp, son video ortaya çıkana kadar olan süreçtir video prodüksiyon. Eğer ortaya gerçekten iyi bir şeylerin çıkmasını istiyorsanız tüm bu süreci büyük bilgi birikimi, deneyim ve ekipman yeterliliğiyle Vidimax’a bırakın, içiniz rahat olsun.

http://www.vidimax.co
[email protected]

2019’un (şimdilik) 5 En İyi Kameralı TelefonuÖncelikle Vidimax ailesi olarak hepinize iyi seneler diliyoruz. 2018’de her...
05/01/2019

2019’un (şimdilik) 5 En İyi Kameralı Telefonu

Öncelikle Vidimax ailesi olarak hepinize iyi seneler diliyoruz. 2018’de her ne yaşadıysanız umarım acısını geride bırakırsınız, sadece tatlı hatıralar sizinle kalır. Yeni yılda da dilediğiniz herşey gerçekleşir, sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl geçirirsiniz. İyi dileklerimizi geride bıraktıktan sonra her zamanki konumuza, yani video işine geri dönüyoruz.

Sizlere hep buradan videonun önemini vurguluyoruz ve illa video çekmek için profesyonel video kamera almanın şart olmadığını, artık yeni model telefonlarla da film tadında video prodüksiyon yapabileceğinizi belirtiyoruz. Ancak bu sefer de şu soru aklımızda beliriyor: Hangi telefon? Piyasada bir çok model var ve herkes kamera teknik özelliklerini bir profesyonel gibi bilmeyebilir. Bu yüzden size güzel videolar çekebileceğiniz en iyi 5 telefonu ve onların kamera özelliklerini sunuyoruz, buyrunuz:

Iphone 7 Plus
Listenin 5 numarasına nispeten düşük bütçeli bir telefonla başlamak istedik. Tabi ki daha düşük bütçeli telefonlarla da video işini yapabilirsiniz ama kalite belirli bir seviyenin üzerinde olsun isterseniz almanız gereken en uygun fiyatlı telefon iphone 7 plus olmalı. Her ne kadar eski bir model olsa da çift kamera ve iphone çözünürlük kalitesi size video çekimlerinde istediğiniz görüntüyü verecektir.

Huawei Mate 20 Pro
Huawei son zamanlarda amiral modelleriyle yerini epeyce sağlamlaştırdı. Özellikle Mate 20 Pro’nun öyle reklamını yaptılar ki sanırım bütün influencer’lar bu telefonu kullanır oldu. Hakkını yemeyelim, telefon sağlam özelliklere sahip. 3 kameralı olmasından dolayı epeyce geniş açılı videolar çekebiliyorsunuz ve görüntü kalitesi oldukça tatmin edici. Bir telefona bu kadar kamera koyunca ortamda az ışık olsa dahi nispeten netlik bozulmadan görüntü alabilmeniz mümkün. Portre modunu biz iphone’larınki kadar başarılı bulmasak da bir çok insan beğeniyor ve söylemeliyiz ki fena da değil. Bu telefondan kıracağımız tek not yüksek fiyatı olabilir (bu alana kadar iphone alabilirsiniz ama bunu da alırsanız pişman olmazsınız)

Samsung A9
Madem işimiz kamera, bu telefonu es geçmek olmazdı. Samsung A9 modeliyle birlikte telefon dünyasında bir telefonda ilk defa 4 arka kameralı bir modele imza atmış oldu. Gerekli mi? Bilemiyoruz ama review test’lerde gördüğümüz kadarıyla bokehve dinamik genişlik konusunda 4 kamerayla seviyeyi oldukça yukarı taşımış görünüyorlar. Telefon aşırı pahalı da değil, denemeye değer.

Samsung Note 9
Evet belki A9 kadar fazla kamerası yok ama, Samsung’un en pahalı amiral gemisi telefonu Note 9, kamera görüntü kalitesi olayında işi son noktaya taşımış. 960 karelik slow motion video çekimlerinizde ne kadar işinize yarar bilemiyoruz ama Note 9 piyasadaki bir çok telefonu kamerasıyla çok rahat tokatlayabilir. İncelediğimiz kadarıyla portre modu çok başarılı ve özellikle white balance konusunda oldukça doğru değerler veren bir kamera setup’ına sahip. Yani kısacası pişman olmazsınız. Zaten neredeyse 8000 TL vereceksiniz, pişman olmayın lütfen.

Iphone 8 plus
Listenin başına iphone XS gibi son model Apple telefonlarını yazmamamızın sebebi kameralarının aşağı yukarı 8 modelleriyle aynı olması. Bizim gözümüzde iphone 8 Plus hala telefon dünyasının en iyi kamera setup’ına sahip. Diğer telefonların portre modları iphone 8 Plus'unkinin yanında gerçekten kötü kalıyor ve bazı ios uygulamalarıyla birlikte kullanırsnanız inanın aletin profesyonel kameradan farkı kalmıyor. Belki bir çok model daha yüksek çözünürlüğe sahip olabilir ama inanın hiç biri iphone’un görüntü kalitesine o çözünürlüklerle bile yetişemiyor. Eğer telefonla profesyonel video çekimi yapacaksanız en iyi tavsiyemiz bir iphone 8 Plus olur.

Sizlere kameralarıyla video prodüksiyon işleri yapabileceğiniz telefonları sıralamaya çalıştık. Düşük bütçeli pazarlama faaliyetleri yapıyorsanız başka seçeneğiniz olmayabilir ama yine de biz bu işleri işin profesyoneline devredelim derseniz, buyrunuz bekleriz.

http://www.vidimax.co

[email protected]

VIDIMAX - Copyright 2018

Deneyim ve tutku birleşiyor, kurumunuzun tüm video ihtiyaçları maksimum kaliteyle buluşuyor. Etkinlik videoları, lansmanlar, eğitim videoları, ürün tanıtımları ve diğer tüm video ihtiyaçları için Vidimax!

2019’da Video Pazarlama2018 yılının sonuna geldiğimiz bu günlerde artık markalar için video pazarlamanın önemini anlatac...
26/12/2018

2019’da Video Pazarlama

2018 yılının sonuna geldiğimiz bu günlerde artık markalar için video pazarlamanın önemini anlatacak bir blog yazısı yazmak çok da gerekli değil heralde. Herkes işin içinde, kimi marka ise kendini sıyırarak farklılaştırmaya başladı bile. E 2019’a çok da bir şey kalmadı şunun şurasında. Dolayısıyla 2019 yılında dijital pazarlamada tahtına ek kat çıkacak olan video pazarlamada neler yaparak öne çıkabiliriz biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

"Dikey Video Dönemi"
Şüphesiz Instagram şu an en güçlü sosyal medya platformlarından biri. Her ne kadar istatistiksel olarak hala Türkiye’de Facebook önde gibi gözükse de Instagram kullanıcı kitlesi itibarıyla markalara daha yakın ve potansiyel müşteri içeriyor. 2016’da ortaya çıkan Instagram Hikayeleri belirli bir popülerliğe ulaştıktan sonra 2017 yılında markalardan reklam almaya başladı. Şu an baktığımızda ise kullanıcılar normal akıştan çok hikayelerde gezer oldu.

Bu popülerlik 2019 yılında da devam edecek, hatta artacak gibi gözüküyor. Bu yüzden markalar dikey videoları görmezden gelmemeli, hatta bu Alana ciddi anlamda video pazarlama yatırımı yapmalılar. Bir çok video prodüksiyon firması bu yönde hizmet vermeye başladı bile.

"Videoda Mikro İçerik Stratejisi"
Hepimiz biliyoruz ki internetteki içerik havuzu doldu da taştı bile. Heryer yazılı,görsel veya video içerikle kaynıyor ve markaların bunlardan kendini sıyırması giderek zorlaşıyor. Bu sebeple plansız içerik paylaşımı yerine bu işi ciddiye alıp işin en başında bir içerik planlaması oluşturmak gerekiyor. Hangi platformda nasıl davranılacak, ne sıklıkla içerik paylaşımı yapılacak, video mu; yazılı içerik mi yoksa sadece görsel içerik mi kullanılacak bunların ince elenip sık dokunması gerekiyor.

Bu stratejiyi doğru konumlamanın en güzel yolu da içerik piramidi oluşturmaktır diye düşünüyorum. İçeriği bir bütün olarak düşünüp, üretimden sonra bunu piramidin alt kısımlarına doğru genişletip ve mikro içerikler haline getirip doğru platformlarda doğru şekilde paylaşmak sonuç verecektir. İşe video açısından örnek verecek olursak, ürünün anlatılacak bir hikayesiyle ilgili profesyonel video hizmeti alıp daha sonra ortaya çıkan bu video içeriğini her platform uygun şekilde parçalara ayırarak başka başka mikro içerikler üretebilirsiniz.

"Bedava Vermenin Gücü"
Bu aslında video pazarlamadan ziyade daha genel bir kavram ama altını artık daha sık çizmek gerekiyor. Öyle bir bilgi dönemindeyiz ki insanlar kimseye ve hiç bir şeye muhtaç değil. Kimse artık bir film izlerken araya giren reklamı izlemek ya da sosyal medyada “BUNU SATIN ALIN” temalı reklamınıza katlamak zorunda değil (reklamı gizle butonu var sonuçta). Dolayısıyla artık marka olarak kullanıcıya normalde verdiğinizden daha fazlasını vermeniz lazım. Kar payınızdan veremeyeceğinize gore verebileceğiniz en iyi şey “sevginiz”.

Dalga geçiyorum gibi gözükebilir ama gayet ciddiyim. Bir çok yabancı marka yıllardır sosyal medyada kendilerine bir karakter oluşturmuş durumdalar ve kullanıcılarını arkadaş haline getirerek kendilerini pazarlamanın yolunu buldular. Bir otomobil markası otomobille hiç alakası olmayan komik bir içeriği ya da bir arkadaşın başka bir arkadaşa yardım etmesi gibi kullanıcının işine yarayabilecek ama yine otomobille hiç alakası olmayan bir makaleyi paylaşarak kullanıcıya bedava bilgi ya da sevgi vermiş oluyor ve bu sayede onun güvenini kazanıyor.

Deneyim ve tutku birleşiyor, kurumunuzun tüm video ihtiyaçları maksimum kaliteyle buluşuyor. Etkinlik videoları, lansmanlar, eğitim videoları, ürün tanıtımları ve diğer tüm video ihtiyaçları için Vidimax!

26/12/2018

Video Pazarlamanın Gücü

İçerik pazarlaması stratejileri arasında yer alan video pazarlama, son yıllarda markaların başarılı olmasında oldukça önemli bir yer tutuyor. 2017’de en önde gelen stratejilerden biri olan video pazarlama 2018'de önemini daha da artırmış durumda.

Video pazarlama, markaların sadece ürünlerini satmak için doğrudan kullandığı bir yöntemden ibaret değil. İşin içine brand awareness, human-oriented marketing gibi kavramlar girmeye başlayınca içeriğin önemi en üst sıralara taşınıyor. İnsanların kalbine dokunan bir içerik pazarlamasını video ile yapıyorsanız markanız ve verdiğiniz hizmetler ilgi görüyor.

Bugün baktığımızda arama motoru olarak Google'dan sonra en çok kullanılan mecra YouTube olarak karşımıza çıkıyor. Dünyada pek çok şirket, pazarlama aktivitelerine her yıl milyar dolarlık bütçeler ayırıyor ancak artık sektörün ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte televizyon yapımlarını aratmayacak video prodüksiyon hizmetleri uygun bütçelerle karşılanabiliyor. Dolayısıyla günümüzde en küçük kobiden en büyük markaya kadar dijital pazarlamada profesyonel video çekimlerine yer ayırmak çok kolay ve etkili hale gelmiş durumda. 2018’nin görsel trendleri arasında video pazarlama, önceki yıllarda olduğu gibi yerini sağlamlaştırmaya devam edecek gibi görünüyor. Siz de profesyonel video hizmetlerinden faydalanmak istiyorsanız websitemizi http://www.vidimax.co ziyaret edebilirsiniz.

HighQ tarafından yayınlanan “30 Stats Showing Why Video Must Be Part Of Your 2017 Online Strategy” adlı infografik, online stratejiler içerisinde neden videonun yer alması gerektiğine dair istatististiklere yer veriyor. İşte bu istatistiklerden bazıları:

-2017 yılı ile birlikte web trafiğinin %74’ünün online video ile sağlanacağı öngörülüyor.
-Tek bir ayda internete yüklenen video içeriği sayısı, 30 yılda televizyon reklamlarının ürettiğinden daha fazla.
-Tablet sahiplerinin %33’ü, cihazlarından her gün yaklaşık 1 saatlik video seyrediyor.
-Akıllı telefon kullananların %28’i kendi cihazlarından günde en az bir kere video izliyor.
-İnternet kullanıcılarının %78’i her hafta online video izlerken, %55’i her gün izliyor.
-500 milyon insan, her gün Facebook videolarını izliyor.
-Şirket yöneticilerinin %75’i, iş ile ilgili videoları en az haftada bir kez izliyor.
-Üst düzey yöneticilerin %59’u, hem metin hem de video aynı konuda ve aynı sayfada yer alıyorsa videoyu izlemeyi tercih ediyor.
-Üst düzey yöneticilerin %54’ü, haftada en az bir kere işle ilgili videoları iş arkadaşları ile paylaşıyor.
-Pazarlama, satış ve iş profesyonellerinin %69’u, video pazarlamayı kullanırken geriye kalan %31’lik kesim, kullanmayı planlıyor.
-Pazarlamacıların %93’ü, videoyu online pazarlama, satış ve iletişim için kullanıyor.
-B2B şirketlerin %96’sı, videoyu önümüzdeki yıl içerik pazarlamasında kullanmayı planlıyor.
-Pazarlamacıların % 52’si videonun; %52 marka farkındalığında, %45 yeni müşteri ve potansiyel müşteri oluşturmada, %42’si ise online etkileşim kurmada etkili olduğuna inanıyor. Bunun yanında %67’si video pazarlamayı bir nebze başarılı bulurken %18’i çok başarılı buluyor.
-“Video” kelimesini e-mail konularında kullanmak açılma oranını %19 yükseltiyor, tıklama oranını %65 artırırken e-posta üyeliğinden çıkmayı %26 düşürüyor. Pazarlamacılar videoyu gönderilen e-postaya eklediyse tıklama oranı %200-300 oranında artış gösterebiliyor.
-Video içeren online web sitelerinde, içermeyen web sitelerine göre ortalama 2 dakika daha fazla zaman geçiriliyor.
-Dünyanın dört bir yanından pazarlama uzmanlarının %52’si, videoyu en iyi yatırım geri dönüşü sağlayan içerik olarak adlandırıyor.

Kobiler için Video PazarlamaBüyük kurumsal firmaların hali hazırda oturmuş pazarlama departmanları bulunurken bazı küçük...
26/12/2018

Kobiler için Video Pazarlama

Büyük kurumsal firmaların hali hazırda oturmuş pazarlama departmanları bulunurken bazı küçük veya orta ölçekli işletmelerde bu tarz pazarlama faliyetleri eksik olabiliyor, ya da küçük çalışan grubu normal günlük iş yükümlülüklerinin yanında pazarlamaya da bir şekilde katkıda bulunmak zorunda kalabiliyorlar. Peki satıştaki gol pasının geldiği pazarlama departmanı olmayan küçük işletme çalışanları bu işin içinden nasıl kalkacaklar?

Özellikle günümüzde pas değil adeta noktaya teslim orta açan dijital pazarlamanın vazgeçilmezlerinden biri olan video pazarlamada çok büyük bütçeler dönebiliyor. Bir önceki blog yazımızda büyük bütçeler olmadan adeta bir video prodüksiyon firması gibi kendi profesyonel şirket videolarınızı nasıl çekebileceğinizi burada anlatmıştık. Peki sıra bunları sosyal medyada publish etmeye geldiğinde nasıl ilerleyebiliriz? Şimdi biraz platform platform bunlara değinelim:

"Google ve Youtube"
Diyelim ki videonuzu çektiniz ve artık bu videoyla reklam vermek istiyorsunuz. Reklam verebileceğiniz en iyi yerlerden biri tabi ki google. Google’ın reklam verme platformu olan Google Ads (eski adı Google Adwords) ile şirketinizin dijital reklam işlerini önemli ölçüde idare edebilir ve ölçümleyebilirsiniz. Burada kabaca iki türlü reklam modeli mevcut. Birisi sadece google aramalarında reklam olarak çıkıp müşteriyi websitenize (ya da istediğiniz bir linke) yönlendirmek (ki biz şu an buna girmiyoruz çünkü amacımız video pazarlama) diğer bir çözüm ise Youtube’a yüklediğiniz videonuz için çeşitli formatlarda reklam vermek.

Burada da farklı reklam modelleri karşınıza çıkıyor. “In-stream” reklamları normalde youtube’da 5 saniye sonra atlayabildiğimiz (skip ad) model iken “Discovery” modeliyle youtube aramalarında tavsiye link olarak video linkiniz gözüküyor. “Bumper” modeli de yine Youtube videoları içerisinde izleyicinin zorunlu olarak izlediği 6 saniyelik bir video formatı. Tabi bu model için 6 saniyelik özel ve vurucu bir video çekmenizde fayda var. Tüm bunların haricinde “Outstream” reklam modeliyle de Youtube dışında Google partneri mecralarda videonuzun reklamını vermeniz mümkün. Üstelik videonuzun illa prodüksiyon ortamında çekilmiş olması gibi bir şart yok, yeter ki derdinizi hedef kitlenize anlatın.

"Facebook"
Facebook son zamanlarda güvenilirliğini ve popülerliğini kaybetmiş gibi gözükse de inanın hala çok kişi tarafından kullanılıyor ve kullanılacak gibi de gözüküyor. Dolayısıyla burayı es geçmek büyük hata olur. Öncelikle buradan reklam vermek için yine bir işletme sayfasına (pages) sahip olmanız lazım. Sonrasında atacağınız adımlar Google’daki farklı reklam modelleri gibi burada da kampanyanızın stratejisine göre değişkenlik gösterebilir. Facebook bu hedefleri kabaca 3 başlık altında toplamış:

Eğer ayakkabı satan bir e-ticaret sitesiyseniz story’ler için uzun video formatıyla çektiğiniz bir videoyu websitenize trafik çekmek için kullanacakken, açtığınız yeni kafeyi mahallemdeki herkes duysun diyorsanız kahvenizin servisi yapılırkenki slow motion videoyu (çok şükür artık telefonlar sayesinde slow motion videolar çekerek dev bir video prodüksiyon ambiyansı yaratabilirsiniz) küçük bir lokasyonda “Reach” hedefiyle kullanabilirsiniz. Eğer ne yapacağınızı bilmiyorsanız dert etmeyin, teknoloji artık size yardım etmek için var. Küçük rakamlarla herhangi bir kampanyayla başlayın ve sadece rakamları izleyin. Rakamlar sizi deneme yanılma yöntemiyle doğru kampanyaya mutlaka ulaştıracaktır.

"Instagram"
Instagram her ne kadar B2B işletmeler için şimdilik çok verimli platform gibi gözükmese de (ki doğru kullanıldığında çok verimli olabilir) bugün en çok kullanılan sosyal medya platformlarından bir tanesi ve B2C işletmeler için yatırım yapılması gereken en mantıklı yerlerden biri olabilir. Instagramda reklam verebilmeniz için öncelikle mevcut hesabınızı işletme hesabına çevirmeniz gerekiyor. Sonrasında ister Instagram’ın kendi arayüzünden isterseniz ise web’de “Facebook Ads” hesabınızdan (biliyorsunuz Instagram’ı Facebook satın almıştı dolayısıyla aslında reklam panelleri web’de ortak) kampanya oluşturup elinizdeki videoyla reklam verebiliyorsunuz.

Burada önemli olan elinizdeki video için doğru kampanya stratejisini oluşturmak ama tabi burada da Facebook’ta olduğu gibi bir çok kampanya çeşidi var ve reklamda vurgulamak istediğiniz şeye, varmak istediğiniz noktaya ve kişilere göre çok değişkenlik gösterebilir. Burada özellikle son zamanlarda iyice popülerliği artan story’leri es geçmeyelim çünkü telefonunuzla dümdüz çekeceğiniz bir story ile reklam verip gerçekten büyük video prodüksiyonlarına taş çıkartabilecek reklam performanslarına erişebilirsiniz.

"Linkedin"
Linkedin son zamanlarda beyaz yakalıların ve işletme sahiplerinin fazlaca aktif olarak takıldıkları bir yer haline geldi ve B2B işletmeler bunu kesinlikle kaçırmamalılar. Şöyle düşünün, normalde tek tek gidip satınalmacılara satmaya çalıştığınız hizmetinizle ilgili artık bir video çekip Linkedin üzerinden “bunu sadece İstanbul’daki satınalmacılara göster” diye reklam verebiiyorsunuz! Linkedin Campaign Manager da aşağı yukarı Facebook Ads gibi benzer bir yapıya sahip dolayısıyla buraya kadar başarıyla geldiyseniz bunu da rahatlıkla çözebileceğinizi düşünüyoruz.

Tabi ki burada bütün bu platformların tüm inceliklerini anlatmaya kalksak kitap yazmamız lazım, bizler de kabaca bir fikir sahibi olmanız adına şöyle bir üzerinden geçtik. Ancak “ya reklam verme işi tamam da daha video işi benlik değil” diyorsanız o ilk dokunuşu da VIDIMAX PRODÜKSİYON olarak biz seve seve yaparız, yeter ki bizlere websitemizden http://www.vidimax.co ulaşın.

Deneyim ve tutku birleşiyor, kurumunuzun tüm video ihtiyaçları maksimum kaliteyle buluşuyor. Etkinlik videoları, lansmanlar, eğitim videoları, ürün tanıtımları ve diğer tüm video ihtiyaçları için Vidimax!

26/12/2018

Eldeki Ekipmanlarla Profesyonel Video Çekmek

Belki kendi Youtube kanalınızı başlatmak istiyorsunuz, belki de çalıştığınız şirkette bir video projesi doğdu ama şirketin bütçesi buna yeterli değil ve eldeki ekipmanlarla tüm bunları halletmek istiyorsunuz. Merak etmeyin, biz de video ajansıyız diye herşeye fatura kesmek zorunda değiliz. Biraz da amme hizmeti yapalım dedik ve eldeki ekipmanlarla sinema filmi tadında bir video prodüksiyon işi nasıl çıkartabilirsiniz bazı ipuçları vermek istedik. Buyrunuz:

"Gölgelerin değil, ışığın gücü adına"

Size dünyanın en ucuz ama en kuvvetli ekipmanını açıklıyoruz; doğal ışık. Yani bildiğimiz güneş ışığı. Tabi ki oturup sinema filmi çekmeyecekseniz (ki bazı yönetmenler onda bile sadece doğal ışığı kullanmayı tercih ederler) bir videoyu vezir de edebilen rezil de edebilen şey ışıktır. Madem düşük bütçeli bir prodüksiyondan bahsediyoruz, o zaman elimizde kullanabileceğimiz en güzel malzeme doğal ışık. Dışarıda çekim yapacaksanız parlak ama bulutlu bir havayı tercih edin. Güneşli havada çekim yapacaksanız ise mutlaka güneşi doğru açıya (genellikle arkanıza ya da arka çaprazınıza) almalısınız.

“Ağbi ayfonun kamerası çoğiyi”
Bir dönem bu tarz cümleleri çok duyuyorduk ama artık sanırım yeni nesil telefonların neredeyse hepsinin kamerası iyi. Belki profesyonel bir video çekimi yapamayabilirsiniz (ki bunu deneyip yapabilenler bile var) ama doğru şekilde kullanırsanız profesyonele yakın görüntüler ortaya çıkarabilirsiniz. Eğer telefonla iyi videolar çekecekseniz hem Google Play Store’da hem de Apple Store’da birbirinden iyi ve kullanışlı video çekim uygulamaları var. Çok az paralar (20-30 TL civarı) harcayıp tüm çekim ayarlarına manuel olarak ulaşabildiğiniz uygulamalarla dev prodüksiyon bütçeleriyle yarışır hale gelebilirsiniz. Sabit video çekecekseniz ucuz bir telefon tripodu işinizi görür. Cuzi miktarlara telefon icin lensler bile satiliyor. Hareketli video çekecekseniz ise alttaki maddeye buyurun:

"Ninja yürüyüşü"
Madem hareketli görüntü çekeceksiniz, size en güzel ipucunu verelim; Ninja Yürüyüşü! Videoyu kaydetmeye başlamadan nefesinizi tutun, dizlerinizi kırın ve yürümeyi topuktan parmak ucuna doğru şeklinde yapın. Ortaya çıkan görüntüye inanamayacaksınız. Tabi ki profesyonel kameramanlar bu tarz stabil görüntüleri yakalamak için bir sürü ekipman kullanıyor ama o ekipmanları kullanırken bile bu hareketleri daha çok stabilizasyon için mutlaka yapıyorlar.

"Mutfakta son dokunuş"
Artık eldeki basit ekipmanlarla videolarınızı çektiyseniz Büyük prodüksiyonları çatlatmaya bir adım kaldı. Bu videoları birleştirmek için normalde prodüksiyon şirketleri Premiere Pro gibi kurgu montaj programlarına binlerce lira harcıyorlar ama internette video montaj yapmak için Davinci Resolve gibi hem iyi hem de ücretsiz programlara ulaşmanız çok kolay. Biraz kurcalayın, mantığını oturttuktan sonra basit bir video çıkartmak çok zamanınızı almayacaktır.

Sizlere elimizdeki en iyi bilgi birikimini az önce teslim ettik. Ha, biz bu video işini profesyoneline bırakalım derseniz, [email protected] adresine bir mail bırakın, ya da http://www.vidimax.co websitemizi ziyaret edin, memnuniyetle yardımcı olalım.

06/03/2018

Vidimax Productions - Digital Bitbox Ürün Tanıtımı

Firma: Kriptotek

Address

Bozkurt Mahallesi 89/5 Şişli
Istanbul
34375

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Vidimax posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Vidimax:

Share