Mutlu Hayat Perdesi

Mutlu Hayat Perdesi Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Mutlu Hayat Perdesi, Media, Istanbul.

29/05/2026

Bir kuşağın hafızası sahneye döndü ve düşler yeniden canlandı!

Üniversiteye başladığımda dinlemeye başladım onları… Bir müzik grubuydular ama daha ötesi bir şey yapıyorlardı. Grubun ismi gibiydiler; gezdiğim sokakları düşe çeviriyor, beni şiirsel bir dünyanın içinde duygudan duyguya geçiriyorlardı. Düş Sokağı Sakinleri; yaptıkları müzik, şarkı sözleri, duruşları ve tavırlarıyla gerçekten de nev-i şahsına münhasır bir gruptu. Başka hiçbir müzik grubuna benzemiyorlardı.Kaynak: Bir kuşağın hafızası sahneye döndü ve düşler yeniden canlandı!.........................................................................

İnsan, hüzünleneceğini bile bile, ağlaya ağlaya konsere gider mi?

Düş Sokağı Sakinleri onca zaman sonra tekrar bir araya geldiyse ve yeniden konser vermeye başladıysa, demek ki olmaz denilen olur, gelmez denilen gelir, düşler yeniden canlanır. İnsan, hüzünleneceğini bile bile, ağlaya ağlaya konsere gider mi? Gider! Gece benim için anlatılamayacak kadar duygusaldı. Onları sahnede izlemek o kadar anlamlıydı ki gözlerim yaşlı, ellerim kopasıya alkışladım. İki efsane Murat yine bir aradaydı ve onlara eşlik eden şahane müzisyenlerle müziğin gücü gökyüzünde yankılandı. Sözlerin duygusu, hepimizi kucakladı. Müzisyen arkadaşım Tolga Çebi’nin kemanı da işin içinde olunca hikâye daha da anlam kazandı. O bildik, yürek parçalayıcı akustik gitar soloları yine çok duygusaldı.Kaynak: Bir kuşağın hafızası sahneye döndü ve düşler yeniden canlandı!

Yazının devamını linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden Mutlu Hesapçı sayfamdan okuyabilirsiniz!



Bu yıl Cannes’da yarışan bir Türk filmi yoktu ama Türkiye vardı!  Kırmızı halıda süzülenler, sinemanın ışıltılı dünyası,...
25/05/2026

Bu yıl Cannes’da yarışan bir Türk filmi yoktu ama Türkiye vardı!

Kırmızı halıda süzülenler, sinemanın ışıltılı dünyası, dünya sinemasının en güçlü isimleri, milyon dolarlık yapımlar ve bitmeyen bir gösteri… Cannes Film Festivali bu yıl da yalnızca filmlerin değil; markaların, kıyafetlerin, ünlülerin ve en önemlisi sinema endüstrisinin geleceğinin konuşulduğu dev bir sahneye dönüştü. Bu yıl Cannes Film Festivali’nde yarışan bir Türk filmi maalesef yoktu ama kırmızı halıda boy gösteren ünlülerimiz, marka iş birlikleri sayesinde yer alan oyuncularımız ve ayrıca Türkiye’yi temsil eden oyuncular festivalde yer aldı. Türk televizyon ve sinema sektörünün üretkenliğiyle tanınan başarılı isimlerinden Birol Güven gibi bir ismin Sinema Genel Müdürü olarak etkinliklerin başında yer alması bana güven ve umut verdi. İki yıldır Sinema Genel Müdürlüğü görevini başarıyla sürdüren Birol Güven, Cannes’da yalnızca bugünü değil, Türk sinemasının geleceğini de konuştu. Bir yanda eksiklik hissi, diğer yanda umut duygulara eşlik etti. Türkiye, kırmızı halıda bir filmle yer alamadı ama sinema endüstrisini büyütme arzusu, uluslararası ortak yapım hayalleri ve “Gelin, filmlerinizi Türkiye’de çekin” çağrısıyla oradaydı. Dünyanın en büyük sinema buluşmalarından birinde dikkat çekmek kolay değil ama Türkiye; oyuncularıyla, etkinlikleriyle, prodüksiyon gücüyle ve sinema potansiyeliyle görünür olmayı başardı. Birol Güven ile Cannes dönüşü buluştum. Cannes’ın perde arkasını, Türk sinemasının dünyadaki yerini ve Türkiye’nin yeni bir film platosuna dönüşmesi için yürütülen çalışmaları konuştuk.

https://www.gazetepencere.com/yazarlar/bu-yil-cannesda-yarisan-bir-turk-filmi-yoktu-ama-turkiye-vardi-701886h

Birol Güven ile röportajımızı linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden Mutlu Hesapçı sayfamdan okuyabilirsiniz!

çok teşekkürler

Viyana'yı çok sevdim ve bana terapi gibi geldi. Fotoğraflar şehre dair çok şey anlatmasa da geriye kalan ortaya karışık ...
22/05/2026

Viyana'yı çok sevdim ve bana terapi gibi geldi. Fotoğraflar şehre dair çok şey anlatmasa da geriye kalan ortaya karışık burada dursun istedim. Viyana gezilmesi gereken bir şehir ve çok güzel!
Bu tatilde bana eşlik eden sana çok teşekkür ederim, rehberim oldun🙏 Seninle kısa kaçış planı yapmak çok güzeldi 😍

“Kalbim oradaydı ama hiç sokaktaki insan olamadım”Bir oyun, yıllar sonra başka bir ihtiyaçla yeniden doğabilir mi? Bir e...
18/05/2026

“Kalbim oradaydı ama hiç sokaktaki insan olamadım”

Bir oyun, yıllar sonra başka bir ihtiyaçla yeniden doğabilir mi? Bir ev ortamında izleyenleri derin ve farklı bir sorgulamaya iterek, üstelik bunu ince bir mizahla yapabilir mi? ‘Ev Yapımı Eylem’ “dayanaşamadığımıza dayanamıyorum” etrafında evde buluşan üç yakın kadın arkadaşın kendi hayatlarından yola çıkarak toplumsal meselelere varan sorgulamasının bir yolculuğu…

Şenay Tanrıvermiş’in kaleme aldığı, yönetmenliğini Pervin Bağdat’ın üstlendiği “Ev Yapımı Eylem”, sahnelenmiş okuma tiyatrosu formunun ilk ev gösterimi geçtiğimiz ay gerçekleşti. Alışılmış tiyatro sahnelerinin dışına çıkarak bir ev ortamında gerçekleşen bu ilk özel gösterimde ben de vardım; samimi ve farklı bir deneyim yaşadım. Gündelik hayatın içinden üç kadın arkadaşın sohbetinde geçen ‘Ev Yapımı Eylem’, bireyin iç dünyasına, seçimlerine ve hayatla kurduğu ilişkiye odaklanıyor. İzleyiciyi tanıdık gelen duygular üzerinden düşünmeye davet ediyor. Sade anlatımı ve güçlü metniyle öne çıkan oyun, küçük detayların büyük anlamlar taşıyabileceğini hatırlatıyor. Özlem Saraç, Ayfer Dönmez ve Bensu Orhunöz’ün etkileyici performanslarıyla hayat bulan eser, oyunculuk gücünü ön plana çıkaran yalın yapısıyla izleyiciyle doğrudan bir bağ kurarak, ev ortamının sıcaklığıyla seyir deneyimini daha da derinleştiriyor.

ile oyun sonrası sohbetimizin linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden Mutlu Hesapçı sayfamdan okuyabilirsiniz!

https://www.gazetepencere.com/yazarlar/kalbim-oradaydi-ama-hic-sokaktaki-insan-olamadim-701091h

“Tek hayatın içinde başka hayatlar yaşıyoruz”Kendisini ilk kez “Zenne” filminde gördüm ama onun, “Kasaba” dizisinde izle...
10/05/2026

“Tek hayatın içinde başka hayatlar yaşıyoruz”

Kendisini ilk kez “Zenne” filminde gördüm ama onun, “Kasaba” dizisinde izlediğim kişiyle aynı oyuncu olduğunu sonradan anladım. ‘Kasaba’ dizisinde etkileyici oyunculuğu ve farklı karakteri ile kendisini daha yakından merak ettim. Kerem Can’ın hikayesi Almanya’dan Türkiye’ye, bağımsız sinemadan ana akıma, tiyatro sahnesinden uluslararası projelere uzanan bir yolculuk… Kerem Can, oyunculuğu yalnızca bir meslek değil, “tek bir hayatın içinde başka hayatlar yaşayabilme” hâli olarak görüyor. Türkiye’deki yoğun set temposundan göçmenlik hikâyelerine, Zenne’nin cesaretinden yeni vampir dizisine uzanan bu sohbet; iki dünya arasında kendi yerini arayan bir oyuncunun samimi hikâyesini anlatıyor.

Röportajımızı linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden Mutlu Hesapçı sayfamdan okuyabilirsiniz!

https://www.gazetepencere.com/yazarlar/tek-hayatin-icinde-baska-hayatlar-yasiyoruz-700234h




Müzik, aşk ve iki kıyı arasında: Natasa Theodoridou  Hüzünlü, efkârlı, neşeli ya da mutlu… Hangi ruh hâlinde olursam ola...
03/05/2026

Müzik, aşk ve iki kıyı arasında: Natasa Theodoridou

Hüzünlü, efkârlı, neşeli ya da mutlu… Hangi ruh hâlinde olursam olayım, kendim için mutlaka bir Yunan müziği açıyorum. Çünkü yoğun bir aşkın içinde olsam bile, Yunan şarkıları beni dipte bir hüzne sürüklemiyor; aksine o aşkı kutsayan, “iyi ki hissediyorum” duygusuna taşıyan bir yerden yakalıyor. Türkçe müzikte ise durum biraz farklı. Duyguma uygun bir “damar” şarkı mutlaka buluyorum ama sonrasında kendimi dağıtırken bulabiliyorum. Belki de bu, dilimin Türkçe olmasıyla ilgili; hissettiklerim daha doğrudan, daha sert çarpıyor bana. Yunan dilini bilmiyorum ama kendimi şarkının hissettirdiklerine bırakıyorum.Yunanlı sanatçılar arasında en sevdiklerimden biri de Natasa Theodoridou. Öyle ki Atina seyahatimde sahne aldığı mekânda onu canlı dinlemeyi çok istedim ama tarihlerimi uyduramadım. Natasa’nın “Mia Kokkini Grammi” adlı şarkısı ise benim için hep en başlarda yer aldı. O kadar çok dinledim ki zamanla sözlerinin Türkçesini merak ettim. Şarkıda şöyle diyor: “Hayatımı senin ellerine bağlamamı söyledin / Sonra da beni düşmeye bıraktın.”Yunanistan bir komşu ülke ve aslında birçok açıdan birbirimize ne kadar benzediğimizi görmek zor değil. Ben hem ülkeyi hem insanlarını seviyorum; müziklerini ise ayrı bir yere koyuyorum. Türkiye’ye gelen her Yunan sanatçının konserine gitmeye çalışıyorum. Ve şimdi, heyecanla beklediğim o konserlerden biri gerçekleşmek üzere. Natasa Theodoridou, İstanbul’da sahne almak için gün sayıyor. Yunan müziğinin güçlü sesi, 7 Haziran 2026’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu sahnesinde dinleyicisiyle buluşacak.Konser öncesinde İstanbul’da basın mensuplarıyla bir araya gelen sanatçıyla ben de bu buluşmada tanışma fırsatı yakaladım. Şarkılarını yıllardır severek dinlediğim bir isimle yüz yüze gelmenin heyecanını yaşadım ve kendisiyle özel bir röportaj gerçekleştirdim.

Röportajımızı linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden Mutlu Hesapçı sayfamdan okuyabilirsiniz!

https://www.gazetepencere.com/yazarlar/muzik-ask-ve-iki-kiyi-arasinda-natasa-theodoridou-699198h


Yaklaşık on yılın ardından “Başıbozuklar” ile yeniden sinemaya dönen Gani Müjde ile buluştuk. Geçmişten bugüne üretim se...
27/04/2026

Yaklaşık on yılın ardından “Başıbozuklar” ile yeniden sinemaya dönen Gani Müjde ile buluştuk. Geçmişten bugüne üretim serüvenini, “Arabesk”ten bugünün sinemasına uzanan yolculuğunu; sektörün tıkanan damarlarını, sansürü ve hikâyelerin neden gerçeklikten koptuğunu konuştuk.

Röportajımızı linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden Mutlu Hesapçı sayfamdan okuyabilirsiniz!



Teşekkürler


Bir festivale daha erebildiğimize şükrederek   diyerek bir  'nin sonuna geldik. Festivalde emeği geçen herkese teşekkürl...
21/04/2026

Bir festivale daha erebildiğimize şükrederek diyerek bir 'nin sonuna geldik. Festivalde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Festival sayesinde geride hayatımı iyileştiren sinemanın büyüsü, etkileyen hikâyeler ve buluşmalardan anlamlı fotoğraflar kaldı. ( Aklımda ve fotoğraf olarak o kadar çok şey var ki...)
İyi ki sinema var!

ÖLÜM VE YAŞAMIN KOL KOLA DANSI  ‘Bir Arada Yalnız’, 45. İstanbul Film Festivali’nde izlediğim filmler arasında beni en ç...
20/04/2026

ÖLÜM VE YAŞAMIN KOL KOLA DANSI

‘Bir Arada Yalnız’, 45. İstanbul Film Festivali’nde izlediğim filmler arasında beni en çok çarpan ve etkileyen yapım oldu. Çaresizlik duygusunun eşlik ettiği, umudun zorlu yolculuğunda buldum kendimi… Film, ölümü düşündürüyor; hem de bunu istismara kaçmadan, ajitasyona düşmeden, son derece incelikli ve güçlü bir anlatıyla başarıyor. Finalinde ise hıçkırarak ağlamakla dans etme isteği arasında kalıyorsunuz. O kadar etkileyici ki, film bittikten sonra bile etkisinden çıkamıyorsunuz; üstelik bu etkinin uzun süre devam edeceği çok açık. Düşündükçe gözlerim doluyor; yaşamla ölüm arasındaki o ince hatta, hayata artık başka bir yerden bakıyorum. Ve belki de en çok, yaşama ve kendime daha sıkı sarılıyorum.“Bir Arada Yalnız”, İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale için yarışıyor. Ali Vatansever’in yeni uzun metraj filmi olan yapımın başrollerinde Fatih Al, Esra Kızıldoğan ve Onur Gözeten yer alıyor. 45. İstanbul Film Festivali’nin ödülleri, bu akşam düzenlenecek kapanış töreniyle sahiplerini bulacak. Filmin ödüllendirilmesini içtenlikle diliyorum. Kendi adıma, kalbimden geçen ödülleri çoktan film ekibine ilettim bile.Bu güçlü deneyimin ardından, filmi daha yakından anlamak için yönetmeni ve senaristi Ali Vatansever ile uzun bir sohbet gerçekleştirdim. Şimdi bu sohbeti sizlerle buluşturuyorum. Ve içtenlikle söylüyorum: “Bir Arada Yalnız”ı mutlaka izleyin.

Röportajımızı linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden okuyabilirsiniz!

https://www.gazetepencere.com/yazarlar/olum-ve-yasamin-kol-kola-dansi-697493h





“Seyircileri bu kara komedide ikiyüzlülük yemeğine davet ediyoruz”📌Festivallerden ödüllerle dönen, vizyona giren 'Perde'...
15/04/2026

“Seyircileri bu kara komedide ikiyüzlülük yemeğine davet ediyoruz”

📌Festivallerden ödüllerle dönen, vizyona giren 'Perde' filmini Cem Zeynel Kılıç ile konuştum.
Röportajımızı linkten, profilimdeki bağlantıdan ya da www.gazetepencere.com adresinden yazarlar bölümünden Mutlu Hesapçı sayfamdan okuyabilirsiniz!

https://www.gazetepencere.com/yazarlar/seyircileri-bu-kara-komedide-ikiyuzluluk-yemegine-davet-ediyoruz-696490h

Cem Zeynel Kilic Perde - Curtain (2025) gazetepencere

Address

Istanbul
34398

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mutlu Hayat Perdesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category