Ahmet Durkaya

Ahmet Durkaya Elinden geldiğince inandığını yazmaya, anlatmaya, uygulamaya çalışan sıradan biri…

Bir Şehrin Hafızası UnutmazBu sabah Eyüpsultan’daki İdris-i Bitlisi Tepesi’nden aşağıya doğru inerken yine aynı manzaray...
04/06/2026

Bir Şehrin Hafızası Unutmaz

Bu sabah Eyüpsultan’daki İdris-i Bitlisi Tepesi’nden aşağıya doğru inerken yine aynı manzarayla karşılaştım. Uzayıp giden araç kuyrukları, sabırsız korna sesleri, işe yetişmeye çalışan insanlar…

O an aklımdan şu soru geçti:

Bir şehir gerçekten nasıl yönetilir?

Yıllarca Sarıyer Ayazağa’da yaşadım. Aynı sıkıntıları orada da gördük, yaşadık. Yazdık, anlattık, konuştuk. Trafiğin neden oluştuğunu, hangi yolların yetersiz kaldığını, plansız yapılaşmanın nelere sebep olduğunu herkes gördü. Fakat yıllar geçti, değişen pek az şey oldu.

Bugün de aynı sorunların içinde yaşamaya devam ediyoruz.

Geçmişte bazı yöneticiler vardı. Belki imkânları bugünkü kadar geniş değildi ama şehri bir emanet bilirlerdi. Bir yol açarken yarını düşünür, bir bina yaparken çevresini hesaba katarlardı. Çünkü bilirlerdi ki yanlış yapılan her planın bedelini makam sahipleri değil, o şehirde yaşayan insanlar öder.

Ne yazık ki zaman zaman bazıları, görevlerinin bir hizmet sorumluluğu olduğunu unutup kendilerini ulaşılmaz, dokunulmaz ve herkesten üstün görmeye başlayabiliyor. Oysa makamlar vatandaşın üstünde olmak için değil, vatandaşa hizmet etmek için vardır.

Şehrin sorunları çözülmüyor, trafik her geçen gün büyüyor, insanlar ömürlerinden saatleri yollarda tüketiyorsa; kürsülerden verilen nutukların, yapılan gösterişli açıklamaların ve sosyal medyada sergilenen başarı hikâyelerinin vatandaş nezdinde bir karşılığı kalmaz. Çünkü makamın değeri sözle değil, hizmetle ölçülür.

Makamlar; açılışlarda kurdele kesmekten, etkinliklerde görünmekten ve fotoğraf vermekten ibaret değildir. Asıl mesele, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak, sorunlarını azaltmak ve şehri yarına hazırlamaktır.

Aksi hâlde geriye kalanların büyük kısmı lafügüzaftır.

Peki belediye nedir, ne için vardır?

Belediye; yol yapmak, ulaşımı planlamak, altyapıyı güçlendirmek ve şehirde yaşamı kolaylaştırmak için vardır.

Belediye; okul ihtiyacını görmek, otopark sorununu çözmek, yeşil alanı korumak ve şehrin nefes almasını sağlamak için vardır.

Belediye; vatandaşın hayatını zorlaştırmak için değil, kolaylaştırmak için vardır.

Şimdi ise insan ister istemez soruyor:

Bu kararları alanlar hiç bu yolları kullanmıyor mu?

Sabah saatlerinde vatandaşın yaşadığı çileyi hiç görmüyorlar mı?

Dar sokaklara, yetersiz bölgelere verilen her yeni ruhsatın yarın oluşturacağı yükü hiç hesaplamıyorlar mı?

Bir vatandaş evine küçük bir çivi çakmak istese türlü prosedürlerle karşılaşıyor. Fakat milyonlarca insanın hayatını etkileyecek şehir planları yapılırken aynı hassasiyet çoğu zaman gösterilmiyor.

İstanbul’da son yıllarda nüfus yoğunluğu artarken bazı bölgelerde okul, otopark ve ulaşım altyapısı aynı hızda gelişmedi. Bunun sonucu olarak birçok mahallede araçlar kaldırımlara park ediyor, toplu taşıma duraklarında uzun kuyruklar oluşuyor ve insanlar her gün saatlerini yollarda geçiriyor.

Belki de en acısı, insanların bu manzaralara alışmış olmasıdır.

Trafiğe alışıyoruz.

Betona alışıyoruz.

Yeşilin kaybolmasına alışıyoruz.

Kaybettiğimiz zamanı normal görmeye başlıyoruz.

Oysa bir insanın ömründen her gün çalınan saatler de bir hak kaybıdır.

Eğer bu sorunlara çözüm üretilmeyecekse, vatandaşın sesi duyulmayacaksa, yıllardır bilinen problemler görmezden geliniyorsa o makamların ne anlamı kalır?

Makamın değeri, sağladığı imkânlarda değil; çözdüğü sorunlarda ölçülür.

Şehirler sadece betonla kurulmaz. Vicdanla, öngörüyle ve sorumluluk duygusuyla inşa edilir. Kitaba uydurulan değil; adalete, vicdana ve ahlaka sığan projelerle yaşar ve yaşatılır.

Makamlar geçicidir.

Bugün yetki sahibi olanlar yarın olmayacaktır.

Fakat yapılan hizmetler de, yapılmayan hizmetler de yıllarca yaşamaya devam edecektir.

Bir gün herkes yaptığının da yapmadığının da hesabını verecektir.

Çünkü bir şehrin hafızası unutmaz.

Geriye makamlar değil; insanların hayır duası ya da ahı kalır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Ulaştırma Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü
Tarih

Bu sabah Eyüpsultan’daki İdris-i Bitlisi Tepesi’nden aşağıya doğru inerken yine aynı manzarayla karşılaştım. Uzayıp giden araç kuyrukları, sabırsız korna sesleri, işe yetişmeye çalışan insanlar…

https://www.yuzyilgazetesi.com.tr/yazar/ahmet-durkaya/kiyilar-hepimizindir-620-kose-yazisiKıyılar Sahiller HepimizindirH...
02/06/2026

https://www.yuzyilgazetesi.com.tr/yazar/ahmet-durkaya/kiyilar-hepimizindir-620-kose-yazisi

Kıyılar Sahiller Hepimizindir

Hemen hemen herkes yaşamıştır bunu…

Bir gün deniz kenarında huzurla yürümek istersiniz. Dalgaların sesini dinleyip kıyı boyunca kesintisiz ilerlemek niyetindesinizdir. Fakat bir süre sonra önünüze tel örgüler çıkar. Bir yerde özel işletme, başka bir yerde kurum yerleşkesi, sosyal tesis, güvenlik noktası ya da “özel mülk” tabelası… Yol biter.

Oysa kıyılar, birilerinin lütfuyla kullanılan alanlar değil; toplumun ortak mirasıdır.

Bir şehri yaşanabilir kılan sadece yollar, köprüler ve yüksek binalar değildir. Şehri yaşanabilir kılan; insanların nefes alabildiği, doğayla buluşabildiği ve kendini ait hissedebildiği ortak yaşam alanlarıdır.

Deniz kıyıları da bunun en önemli parçalarından biridir.

Ancak bugün birçok sahil şeridi çeşitli gerekçelerle parça parça kapatılmakta, vatandaşın denize erişimi ve kıyı boyunca özgürce yürüme hakkı fiilen engellenmektedir.

Üstelik bu durum sadece vicdani değil, hukuki açıdan da kabul edilemez.

Anayasa’nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu açıkça belirtmektedir: Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve kamu yararına kullanılmak zorundadır.

Hiçbir kurum, işletme, vakıf, dernek ya da ayrıcalıklı yapı; vatandaşın denize ulaşmasını, kıyıda yürümesini ve ortak kullanım hakkını engelleyemez.

Çünkü mesele birkaç metre sahilden ibaret değildir.

Mesele; kamusal alanları koruma meselesidir.

Mesele; çocuklarımızın, gençlerimizin ve geleceğimizin ortak yaşam hakkına sahip çıkma meselesidir.

Mesele; şehirlerin ruhunu koruma meselesidir.

Bugün sessiz kalınan her kapatılmış kıyı, yarın kaybedilecek başka bir kamusal alanın habercisidir.

Ortak alanlar daraldıkça insanlar doğadan uzaklaşır, şehirler nefessiz kalır ve kent kültürü yavaş yavaş yok olur.

Bu yüzden artık mesele sadece sahilde yürümek değildir.

Mesele; hukukun üstünlüğünü, kamusal yaşamı ve ortak hafızamızı korumaktır.

Kıyılar işgal edilemez.

Kıyılar kapatılamaz.

Kıyılar ayrıcalıklı kullanıma tahsis edilemez.

Çünkü kıyılar bir avuç insanın değil, milletindir.

Ve eğer bu sorunu çözmeye, hukuku uygulamaya ve vatandaşın ortak kullanım hakkını korumaya gücü, iradesi ya da niyeti olmayanlar varsa; o makamları işgal etmemelidir.

Çünkü makamlar, millete ait olanı korumak için vardır.

KIYILAR HEPİMİZİNDİR

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı *Sn. Burhanettin Duran’ın teşrifleriyle, “Türkiye Yüzyılında İletişim” konulu ...
14/05/2026

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı *Sn. Burhanettin Duran’ın teşrifleriyle, “Türkiye Yüzyılında İletişim” konulu buluşmamız *İnsan ve Medeniyet Hareketi Bahariye Mevlevihane’sinde* yapıldı.

Medya Platformu olarak; İçişleri Bakanımız Sn. Mustafa Çiftçi’yi ziyaret edip çalışmalarımız hakkında bilgilendirme yapt...
03/05/2026

Medya Platformu olarak; İçişleri Bakanımız Sn. Mustafa Çiftçi’yi ziyaret edip çalışmalarımız hakkında bilgilendirme yaptık.

Sn. Bakanımıza, nazik kabulleri için teşekkür ediyoruz. .adempalabiyik

01/05/2026

Zulme sessiz kalırsak yarın bizim kapımızı da çalar!

“İnsanın sözü, özünün tercümanı olmalı deriz hep. Bestami Yazgan hocamız, özüyle söylediği arasında mesafe olmayan ender...
31/01/2026

“İnsanın sözü, özünün tercümanı olmalı deriz hep. Bestami Yazgan hocamız, özüyle söylediği arasında mesafe olmayan ender gönül insanlarından biridir. Sözü kalpten süzülen, samimiyetiyle gönüllere dokunan anlatımı için kendisine şükran ve muhabbetlerimi arz ederim.”
.yazgan

Address

100. Yıl Mah 2264 Sok No:1
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ahmet Durkaya posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Ahmet Durkaya:

Share

Category