19/06/2026
SIRLARLA DOLU BİR ŞAHESER: “FATİH CAMİİ”
İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından 1470 yılında, Bizans’ın Ayasofya’dan sonraki ikinci kutsal tapınağı Havariyun Kilisesi kalıntıları üzerine büyük bir külliye ile yaptırılan Fatih Camisi, ilk selâtin cami olma özelliğini taşımaktadır. Osmanlı sultanları ve ailesi tarafından yaptırılan ve ‘’sultan camileri’’ anlamına gelen selâtin camilerinin ilkidir. İlk Fatih Camii’nin inşasına 1463 Mart ayında başlanmış, inşaat yedi sene, on ay kadar sürmüş 1470 yılında tamamlanmıştır. Fatih Camii zamanın en büyük dinî ve kültürel merkezi olacak bir külliye şeklinde inşa edilmiştir. Caminin kuzeyinde ve güneyindeki Fatih Medreselerini, sekiz adet Tetimme Medresesi ve sekiz tane Sahn-ı Seman Medreseleri oluşturmaktadır. Fakat bu medreselerden Tetimme Medreseleri bugün mevcut değildir. Külliyenin güneydoğusundaki imaret, hastane konumunda olan darüşşifa, nekahethane konumunda olan tabhane, kütüphane, ilkokul konumundaki mektep, kervansaray ve türbeler külliyenin diğer bölümlerini oluşturmaktadır. 108.000 metrekarelik bir alanı kaplayan külliye o zamanın üniversitesi ve İstanbul’un Fatih tarafından yeniden kuruluşunun şehirle kaynaşan kültür merkezini ihtiva ediyordu. Bu büyük külliyenin merkezi konumunda olan ve Türk-İslâm mimarisinin en önemli basamaklarından birini oluşturan caminin mimarı hakkında hâlâ kesin deliller mevcut değildir. Buna rağmen araştırmacıların çoğu mimarının Atik Sinan yani Sinan Yusuf bin Abdullah el Atik olduğunda ittifak etmişlerdir.
1766 Depremi Sonrası Fatih Camii/Yeni Fatih Camii
Osmanlı devrindeki İstanbul zelzelelerinin en şiddetlilerinden sayılan ve muhtemelen İkinci Bayezid zamanındaki küçük kıyamete benzetilen depremle yalnız İstanbul değil civarı da sarsılmıştır. 22 Mayıs 1766 tarihi, Kurban Bayramı’nın üçüncü Perşembe günü vuku bulan bu büyük deprem gün doğduktan yarım saat sonra, iki dakikadan az sürerek İstanbul ve civarında büyük hasara sebep olmuştur. Depremin tarihî abidelerdeki tahribatının da hayli korkunç derecede olduğu, Sultan Selim, Şehzade, Süleymaniye, Nuru Osmaniye, Laleli, Valide ve Ayasofya Camileri hariç diğer camilerin bazılarının minarelerinin, bazılarının ise kubbelerinin çöktüğü kaydedilmektedir. İstanbul surlarının bazı yerleri de yıkılarak, ahşap saraylardan Beşiktaş Sarayı epeyce zarar görmüş, Topkapı Sarayı ve Eski Saray’da da bir hayli hasar meydana gelmiştir. Fatih Camii’ndeki hasar ise yeniden inşa etme gereği duyulacak kadar fazla olmuştur. Depremde caminin büyük kubbesi tamamen çökerek harap hale gelmiş, küçük kubbeler ve duvarlar da oldukça hasar görmüştür. Ayrıca imaret, hastane ve medrese yıkılmış, yüzden fazla öğrenci medrese yıkıntıları altında kalmıştır. Bunun üzerine cami Sultan III. Mustafa’nın emri ile tamamen yıkılarak yeniden inşa edilmiştir.