11/05/2026
Betül Süleyman Alluş, 21 yaşında Teşrin Üniversitesinde Tıp öğrencisi. 29 Nisan günü okulundan kaçırıldı. O gün ailesini ziyaret edecekti. Ailesi peşine düştü. Yurt müdürü, Betül'ün kendi isteğiyle Ceble'ye gittiğini söyledi. Zorla bayıltılarak bir arabaya bindirildiğinin şahitleri olduğu halde Kamera kayıtları aileye verilmedi. Okula girdiği görülüyor ama çıkışı gösteren kayıtlar silinmiş. HTŞ'nin genel güvenlik birimleri, Üniversite sorumluları ve Yurt müdürünün ortak organize ettikleri bir kaçırılma olayı olduğu kesinleşti. Bu kadar büyük bir organizasyonun sebebi şu; Alevi kızları kaçırıp, siyah çarşafa büründürerek ve zorla "İslam yolunda hicret ettiğini" yani selefi islamı tercih ettiği için gönüllü kaçtığını söylettiler. Ailesi de tehdit ediliyor. Betül şu anda Ceble'de bir "kız evi"nde rehin tutuluyor. Bu kız evi, HTŞ'nin başlattığı CARİYE evidir. Osmanlı saray özentisi Alevi kadınlar ve kızlara musallat oldu. Bu bir kırılmadır. Betül'e sahip çıkmazsak, kadınların kaçırılması, "islam yolunda kaçtı" , tecavüzler, "islam yolunda nikah" şeklinde bir kılıfa büründürülecek ve yaygınlaşacaktır.
Betül için çıkardığımız her ses, kadınların cariye/köle yapılması yoluna bir taş koymak demektir.
HTŞ, gündemde geniş yer alması sebebiyle Betül olayınıdan sıyrılmak için, ısrarla "gönüllü kaçtığını" ispatlama telaşına girdi.
Ama tiyatral sahnelerle bunu yapıyor.
Aşağıdaki fotoğrafları inceleyin lütfen!
Dün gece yarısından sonra saat 02'de Betül'ü, kesime götürülen kurbanlık koyun gibi HTŞ'nin Bölge Müdürlüğüne getiriliyor. HTŞ'nin genel güvenlik güçleri, HTŞ yalakası bir gazeteci (üstelik kadın), sosyal medya fenomenleri ve sembolik olarak Alevi olan bölge Belediye Başkanı çağırılıp gece vakti canlı yayın yapıldı.
Betül sihay çarşaflı, siyah eldivenli donuk, mimiksiz, duygusuz bir halde adeta mahkeme sorgusu gibi sözde kendi iradesiyle kaçtığını açıklaması için ortaya oturtulmuş. Etrafındaki erkekler el kol işaretleri ile önceden planlanan konuşmaları yönettiler. Bir sarışın gazeteci Betüle fısıldadı, işaret parmağıyla tetik tehdidi yaptı, kulaklığı olduğunu çaktırmamasını söyledi ve "dün bana anlattıkları aynen anlat" diyerek telkinde bulundu. Oradaki HTŞ tayfası, Alevi başkanı ikna etmek için Betül'ün kaçırılmadığını, kendi rızasıyla Allah yolunu seçtiğini 2 saat boyunca anlattılar. Betül 4 dakikadan az konuştu. duraksayarak , duygusuz, mimiksiz konuştu. Kulaklıktan yapılan telkinlere göre konuştuğu o kadar belli ki!... Belediye başkanı ikna olmadığını, bizzat kendisinin Betül'e soru sormak istediğini söyledi, yaklaşarak herhangi bir ilaç verilip verilmediğini, eve dönmesini engelleyen birileri olup olmadığını sordu, korkmamasını ve kendi kızı gibi koruması altına alacağını söyledi, anında onu susuturdular ve salondan çıkardılar. Kurdukları tiyatro sahnesi buraya kadardı....
Gelelim o sarışın kadın gazeteciye... Adı Riyan Haccarin. Bu sözde gazetecinin derhal sorulturulması ve kadın kaçırma organizasyonundaki işbirlikçiliğinin açığa çıkarılması gerekiyor. Bu ismi unutmayın!...
Ve bu tiyatro sahnesini düzenleyenler, kadın kaçırma suçlarına ortaktır, hepsinin yüzleri, adları bellidir. Yurt müdürü de bu şebekenin suç ortağıdır. Cezalandırılmalarını talep etmeye devam edeceğiz...
Betül hala cariye evinde rehin tutuluyor, ailesi sürekli tehdit ediliyor, evleri gözetim altına alınmış durumda...
Betül şimdi bize, size, bütün vijdanlara emanet....
Betül için SES ÇIKAR!...