Kütahya Arşiv

Kütahya Arşiv Kütahya Arşiv, Kütahya'dan haberler veren bir haber sitesidir.

Meydan Mahallesinde gece saatlerinde bulunmuştur. Erkek Van kedisi, yıkanmış, boğazında tasma ve gümüş rengi boncuk vard...
16/05/2026

Meydan Mahallesinde gece saatlerinde bulunmuştur. Erkek Van kedisi, yıkanmış, boğazında tasma ve gümüş rengi boncuk vardır.
Sahibi olan vatandaşın
0541 251 63 50 numaralı telefonla irtibata geçmesi rica olunur...

02/03/2026

BOP’UN ÇELİK DİŞLERİ TIKIR TIKIR ÜLKELERİ YEMEYE DEVAM EDİYOR!..

Peki, biz ne yapıyoruz?

Küresel hegemonyayı elinde tutan güç, kendi çıkarları ve elde etmeyi planladığı kaynaklar için coğrafya fark etmeksizin birer birer vahşi hamlelerini hayata geçiriyor.

Söyleye söyleye anlata anlata dilimizde tüy biten o meşhur BOP’un çelik dişlerinin, lokum kıvamındaki Ortadoğu’da tıkır tıkır ülkeleri yemeye devam ettiğine şahit oluyoruz. Hal böyleyken, acı bir şekilde Türkiye’nin aslında bir sonraki hedefin kendisi olduğunu bile bile, kuşa bak kuşa misali adeta bataklığa dönmüş siyasetin arsız çıkar kavgalarıyla, laiklik tartışmalarıyla, saçma sapan tv dizilerinin saçma konularıyla, saçma yarışmalarla, Tik Tok videolarının engin deryasında yüzerek, ünlülerin uyuşturucu ve bel altı hikayeleriyle oyalandığını görüyoruz.

Günlük koşuşturmacaya devam ettiğimiz ve orucun verdiği açlık hissiyle akşama ne yiyeceğimizi düşündüğümüz şu mübarek günlerde ise, yanı başımızdaki İran’da hiç tanımadığımız, bilmediğimiz nice insanın, çoluk çocuğun, bebek, yaşlı, genç, kadın, erkek demeden öldürüldüğüne şahit oluyoruz.

Efendim, “ Trump deliymiş, yok Netanyahu kana doymayan vampirmiş, yauv bunlar olmasa Ortadoğu’da bu kadar kan akmaz, savaşlar çıkmazmış.”

Yoook böyle bir şey!

İsrail ve ABD’nin Ortadoğu’da günlük siyaset yapması gibi bir durum asla ve asla söz konusu dahi olamaz.

Neydi; 40 yıldır her yerde ifşa etmekten çekinmedikleri gibi, İsrail’in tehdit olarak gördüğü ve kutsal topraklar olarak kabul ettiği hedef ülkeler bir bir bölünecek ve yok edilecekti. Sözde adı 4 ayaklı Kürdistan olan ama asıl adı büyük İsrail olan bu oluşum için yok edilmesi gereken hangi ülkeler vardı; Lübnan, Irak, Suriye, İran ve Türkiye.

Hakikaten öyle olmuyor mu?

Evet, ama öyle ama böyle İsrail ve emrine aldığı ABD, liderleri değişse de adına ister BOP deyin, ister başka bir şey, bu uzun soluklu plana sadık kalarak Ortadoğu’da söz konusu hedef ülkeleri bir bir devirdi, parçaladı ve İsrail’in arka bahçesi haline getirdi.

“Ya yok biz Amerika ile müttefikiz, NATO’dayız bize saldırmaz.” diyenler oluyor.

Pehhh, yeminle bir dakika bile sürmez!

Şeytanın yanlarında kahveci çırağı kaldığı bu güvenilmez haydutlar için, işlerine gelmeyen hiçbir sözün, hiçbir akdin, hiç bir paktın önemi yoktur ve yüz seksen derecelik dönüş dakikalar içinde gerçekleşir.

İster NATO’yu fesih etsinler, ister etmesinler, bunlar yapacakları muhtemel Türkiye harekâtı için kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını, kimsenin de buna dur diyemeyeceğini gayet iyi biliyorlar. Güç ve paranın egemenliği bunlardan sorulduğu için, saldırının kılıfını ya önceden dünya kamuoyuna duyuracaklardır, ya da işi oldubittiye getirip kimseyi umursamadan ansızın tepemizden bomba yağdırmaya başlayacaklardır.

Şahsen Trump’un son aylarda NATO üyesi Avrupa ülkelerine çektiği, “Bundan sonra yalnızsınız!” restinin altında, Türkiye planlarının olduğunu ve yavaş yavaş NATO ülkelerinin buna hazırlanması düşüncesinin yattığını tahmin ediyorum.

Görüldüğü gibi, İsrail kurulduğundan beri, hatta İsrail kurulmadan önce hedeflenen Büyük İsrail adına planladıkları eylemler, adım adım, nefes nefes hayata geçiriliyor. Ama bir yılda, ama 11 yılda.
Şimdilerde, bir taşla birkaç kuşu avlamakta mahir oldukları için bu güruh, meşhur BOP’un amacının yanında yükselen küresel güç Çin’e karşı da İran’da kan akıtıyorlar. Çin’in enerji koridorunu yok edecek, boğazını sıkacak hamleler için Türkiye coğrafi açıdan da son derece büyük öneme sahip bulunuyor. Bu nokta itibariyle de Türkiye hedef ülke olarak karşılarında dururken, sahip olduğumuz doğal kaynaklar, madenler, petrol ve su ele geçirilmesi gereken zenginlikler olarak da İsrail ve ABD’nin iştahını kabartıyor.

Bu kerteden sonra, diğer emperyalist ülkelerin de Türkiye üzerinde planları olduğunu unutmadan, onlar şöyle yapmış, böyle yapıyor demenin, yaşananlar üzerinde konuşuyor olmanın hiçbir kıymeti yoktur.

Burada asıl sorulması gereken soru, kapımızın eşiğine kadar gelen ve cebren içeri dalmak üzere olan bu düşman topluluğu için bizim ne yapıyor olduğumuzdur…

Bu düşünceyle İran’a baktığımızda, İran’n boş durmadığını, kendine yapılan saldırılara karşı en iyi cevabı verebilmek adına uzun menzilli füzeler geliştirdiğini, dronlar ve SİHA’lar ürettiğini görüyoruz. İran’ın sahada da İsrail ve ABD’nin saldırılarına bunlarla cevap verdiği görülüyor. Kamikaze dronları ve uzun menzilli balistik füzelerin kullanıldığı, “Asimetrik Savaş” olarak da adlandırılan bu yöntemin, normal konvansiyonel bir ordu yapılanmasının haricinde, uzaktan vuruş tekniğine dayanan bir saldırı ve savunma yöntemiyle hayli etkili olduğu aşikâr.

Elbette ülkemizi yöneten yöneticilere akıl verecek halimiz yok. Ancak vatanını milletini seven ve yakın gelecek için büyük endişe duyan vatandaşlar olarak, Türkiye’nin de acilen savunma tedbirlerini arttırması gerektiği inancını taşıyoruz.

Artık tüm dünya kamuoyunun da bildiği üzere, hedef tahtasındaki sıradaki Türkiye’dir. Bu nedenle, buyurun gelin istediğinizi alın diyemeyeceğimiz için, bizi yemek isteyen bu dişlere demirden leblebi olduğumuzu ispat etmeli ve yiyebilecekleri çok zor bir lokma olduğumuzu göstermeliyiz.

Bu bağlamda, acil olarak tüm savunma önlemlerimiz almamız ve karşı manevra için uygun silah sistemlerine sahip olmamız gerekmektedir. Asimetrik savaş için çeşitli menzillerde, bol bol füzeler üretmemiz, satın almamız ve stoklamamız gerektiği aşikardır. Bunun yanında, elektronik harbin gerekleri olan tüm teçhizatı, araç ve gereci ivedilikle temin etmemiz, hava sahamızı korumak için tasarlanan Çelik Kubbe Savunma Sistemimizi de tüm ülke sathına yayılacak şekilde hızla tamamlamamız ve yedeklememiz gerekmektedir.

Bu çerçevede, savunma sanayimiz için üretimlerin gerçekleştirildiği tüm fabrika ve üretim merkezlerimizin acilen tahkimatının yapılarak savunma ergumanlarının yerleştirilmesi ve korumaya alınması da büyük önem arz etmektedir.

Kritik silahlar için aynen İran örneğinde olduğu gibi, sığınak delici bombaların nüfuz edemeyeceği derinliklerde sığınak ve depoların inşa edilmesi, harbe hazırlık noktasında da tüm silahlı kuvvetlerin acilen eğitime alınması ve eksik noktaların da hızla kapatılması gerekmektedir.

Mümkünse savunma sanayi ihracatı konusunda frene basmalı, içeriye dönmeli, kendi ordumuz için, ülkemizi savunmak için ihtiyacımız olacak tüm silah-mühimmat üretimi ve tedarikine son hızla devam etmeli, depolarımızı doldurmalı ve bu mühimmat deposu sayılarını da çoğaltmalıyız.

Lafın kısası, BOP artık bir komplo teorisi değildir. Bilakis, kapımızın önümüzde ete kemiğe bürünmüş çok ciddi bir tehdit unsuru olarak durmaktadır.

Görünen o ki BOP’un çelik dişleri bizi de yemek için ama bir yıl içinde, ama üç yıl içinde, ama 10-11 yıl içinde (İran’ın direnebileceği süreye de bağlı olarak) muhakkak harekete geçecektir. Bundan kaçış yok!

Dilerim ülke olarak, karşımızdaki bu tehdidi hafife almadan çok acil şekilde harekete geçer, Türkiye’nin istiklali ve istikbali için tahkimatımızı, önlemimizi ve tedbirlerimizi ivedilikle hayata geçiririz.

Address

Kütahya
43020

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kütahya Arşiv posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Kütahya Arşiv:

Shortcuts

Share